|
Uzaklara Dalıp Kayboldum
Kategori: UncategorizedEklenme Tarihi: Aug 29th, 2009Ekleyen: admin
.
Okuduğunuz Kuran surelerini içselleştirme çabası ile dalıvermişken en derinlere ve yakıcılığı hoş bir hüzünle yudumlarken kutsal kelimeleri, boğazınızda düğümleniverir Kıyamet suresi. Artık her surede gidilmesi gereken bir adres, her ayette ziyaret edilmesi gereken bir mekan vardır sizin için. Bu halin ardından, gördüğünüz küçücük bir tepecik bile Nur dağının şefkatli gözleriyle bakar olur size de, kendinizi atıp sığınmak istersiniz eteklerine… Yan yana duran iki ağaç, bağrına basmak için açılmış iki kol gibi görünse de gözünüze, yine derin bir özlemle başınızı eğersiniz önünüze. Her zaman olduğu gibi, gidememenin/gitmemenin elindeki paslı hançer saplanacaktır sinenize. Güçsüz ve zayıf hissettiğimiz zaman meylettiğimiz gitmelerimiz vardır bir de. Kızdığımız, başaramadığımız zamanki gitmelerimiz. Aslı, gitmekten öte olan kaçış eylemlerimiz. Gittiğimiz yerde karşımıza çıkacak en büyük hasımsa yine kendimiziz… Küsmelerimiz ve incinmelerimizin ardından vuku bulan ve gittiğimiz yerde de asla kalıcı olamayacağımızın tüm işaretlerini, ceketimizi alırken sarfettiğimiz sözlerle deşifre ettiğimiz gitmelerimiz… Güdemediğimiz devenin huysuzluklarının ardına sığınarak, güdemeyeceğimiz yeni bir deveyi menzil edindiğimiz zaman “başımızı da alıp” gideriz. Başımızı almadan gidebilsek eğer belki sorunu çözebiliriz. Ama “başımızı da alıp gidince” kaçan da biz kaçılan da biziz. “Nereden gelip, nereye gittiğimiz” sorusunun cevabını bulamadığımız için başıboştur bu tür gidişlerimiz. Gizlemek için hatalarımızı, yeniden başlamak ve en başa sarmak için hayatı tekrar ederiz. “Ben durduğunuz yerden sıkıldım, başka bir yere gidiyorum” da diyebiliriz. Bu cümlenin başında kırk tilki dolandığı için biz buraya girmek istemeyiz. İnsan, gelen ve gidendir nihayetinde. İlk gelişten son gidişe kadar hep bir yerlere gidip gelmelidir. Çakılıp kalmak olmaz olduğu yere.. Nasıl geldi ise öylece kalabilmek için, gitmelidir gerektiğinde. “Nereden gelip nereye gittiğini” arayıp bulmalı ve ilk geldiği anın hüznünü muhafaza etmeli yüreğinde… Her gittiği yerde, ilk geldiği anki sevinçle karşılanmak için gitmesi gerektiğinde gitmelidir.. Tüm gidişleri, son gidişin güzel oluşuna hazırlamalıdır o’nu. Son gidişinden sonra bir daha asla gelemeyeceğinin bilinci içinde Güzele gitmeli ve güzelce gitmelidir. İlk geldiği gün gelişine sevinenleri aldatmamak için, son gidişinde ağlatmasını bilmelidir. İlk gelişinde niçin ağladığını bilerek yaşayanlar, giderken gülmesini bilenlerdir…
Sosyal Etiketler:
|
Linkler |