Modern çağı bir hız çağı olarak adlandırmak mümkündür. Bu çağda her şey ve herkes daha hızlı olmak zorundadır. Üretim ve tüketim hızlıdır. Arkada kalan, yavaş ilerleyenin yaşama şansı yoktur.
Tüm toplumlar hız çağının peşine takılmış koşarlar. Önde olanlara gelişmiş, ortalarda olanlara gelişmekte olan ve en geride kalmış toplumlara da az gelişmiş dense de gerçek olan herkesin bu yarışta olduğudur.
Yarışa katılmak istemeyenler zorla sokulmuştur yarışa. Buna modernleşme denir. Yani herkesin hız trenine binmesi.
Frene basan yok. Herkes gönüllü. Hız çağının insanı hıza iman etmiştir. Arabası hızlıysa havası yerindedir. Bindiği uçak çok hızlıdır. Bilgisayarı …
Panik atağı yenmek için melissa ve papatya çayı
Yeme içme alışkanlıkları panik atağı yakından ilgilendiriyor.Panik atak hastaları tok karnına yatmamalı, aç kalmamaya özen göstermeli. Hastalar bol bol somon yiyip melissa ve papatya çayı gibi sakinleştirici içecekler tüketmeli.
Panik ataklı biri hamile kalabilir mi?
Elbette. Fakat bu süreç bazıları için güç olabilir. Öte yandan birçok panik ataklının hastalığının hamilelik sürecinde azaldığı da görülmüştür. Çocuk sahibi olmak isteyen hastalarımla ben şöyle bir yol takip ediyorum: Önce hastalığını tedavi edip 6 ayda tam düzelmenin olmasını ve ilacı kesme aşamasına gelmesini sağlamaya çalışıyorum. “Düzeldim” diyebilmek için hastalıkla …
Ophiuchus yılancı
Ophiuchus ( Yılancı ), güneş ve bilgelik tanrısı Apollon ile Theselia’da oturan bir kavim olan Lapith’lerin kralı Peirithoos’un ( Phlegyas) kızı Koronis’in oğludur. Mitolojide sağlık tanrısı olarak bilinir.Apollon’un eşi hakkında bazı şüpheleri vardır. Eşini izlemek için bir karga görevlendirmiştir. O zamanlar tüm kargalar beyaz renktedir. Karga Apollon’un eşini izler ve eşinin kendisine sadık olmadığını iletir. Apollon duydukları karşında çok öfkelenir ve öfkesini kargaya yöneltir. Bu öfkeyle karganın rengini siyah rengine döndürür. O günden sonra kargaların hepsinin rengi siyah olmuştur. Apollon, kardeşi Artemis’ten okları ile,Ophiuchus’a hamile olan eşi Koronis’i öldürmesini …
Ejderha’nın masalı, Hesperid’lerin altın bahçeleri ve Herkül’ün görevlerinden biriyle ilgilidir.
Hesperid’ler Güneş’in battığı yerin perileridir. Nyks, yani gece tanrıçası Hesperid’leri kendi kendine yaratmıştır. Bazı masallarda Zeus ve adalet tanrıçası Themis’in kızları oldukları söylenir. Başka bir masala göre dünyayı omuzlarında taşımakla görevli Atlas’ın kızlarıdır.
Hesperid’lerin başlıca görevi, tanrıların bahçesinde altın elmalara bekçilik etmektir. Yer tanrıçası Gaia, cennetin tanrıçası Hera ile baş tanrı Zeus’a evlilik hediyesi olarak verdiği bu ağaç dünyanın batı ucundaki bir bahçeye dikilmiştir. Hera altın elma bahçesini koruması için yüzlerce başa sahip bir ejderha olan Ladon’u görevlendirmiştir. Herkül’ün görevi, bu bahçeden …
Berenis’in Saçı, gerçek bir insanla özdeşleşen nadir takımyıldızlarından biridir. Saçlarının güzelliğiyle gururlanan Mısır Kraliçesi Berenis, yüzyıllardır süregelen geleneklere bağlı kalarak, erkek kardeşi Ptolemy III Euergetes ile evlenir. Evliliklerinden kısa bir süre sonra Berenis’in kocası Asya’daki bir savaşa katılmak üzere ülkeden ayrılır.
Bunun üzerine Berenis, tanrılara adakta bulunur. Kocası savaşta galip gelip, sağ olarak geri dönerse karşılığında saçlarını keseceğine dair söz verir. Ptolemy, evine zaferle döner ve Berenis saçlarını keser. Kestiği saçlarını Zephyrium’da annesine ithaf edilen bir tapınağa bırakarak sözünü yerine getirir. Ancak, ertesi gün saçların bırakıldığı yerde olmadığı görülür. Ptolemy ise …
Teşekkürler Tanrım… Dünyayı cennetinden koparıp varettiğin için…
Teşekkür ediyorum bizlere güzel estetik bedenler verdiğin için… Bizlere yaşamı algılama gücü verdiğin için. Ve şükrediyorumki yarattığın bütün güzellikleri görebiliyorum…
Onların seslerini duyabiliyorum…
Peki neden benden alıp onlara vermedin???
Ne zaman yolarda elinde beyaz bastonuyla gezen kırgın insanlar görsem gözlerim dolar…
Ağlarım ardı sıra… Ağlarım hemde içimden geldiğince…
Ölürüm….. Ağlarım… Kurtulamam… Düşünürüm… Ağlarım… ve yeniden…
Düşündükçe ölürüm… İçimi acıtır… Beni benden alır…
Yaşarken ölmektir önümde gideni hissetmek…
Beyaz ne demek? Yeşil ne demek? Güzel olan nedir?
Renk nedir? Ben siyahtan başka bi renk bilmem. Uzun nasıl kısa? Çirkin ne demek?
Ben görmedimki? Ben hiç! …
Dur ne olur gitme yüreğimden Dur ne olur bile diyemeden gittin..Şimdi bilmem kaç zaman sürer bu ayrılığa alışmak..Belki biraz canım yanacak*ilk başlarda kabullenemeyeciğim*zor gelecek nefes almadan yaşamak..
Sen hiç bilmedin nefesim olduğunu*söyleyemedim ki..Nefesimsin diyemedim ki*Şimdi sana kal gitme diyebileyim.Alışmıştım her sabah sesinle uyanmaya*sesimle uyandırmaya..sesini duyunca günüm bir başka güzel oluyor demiştin ya ben her sabah senden önce uyanıpta seni aramaya alıştırmıştım kendimi.
Geceleri olurda rüyalarında görürsün diye geç saatlere kadar telefon sohbetlerini nasıl unuturum şimdi.offf içim daralıyor düşündükçe sensiz geçecek günleri*sesinden yoksun geceleri..alışmak mı çok zor..sevgi aldatmaz ama ya seven aldatırsa …
Gözlerimi açtığımda aklıma düşensin.
Nefes alışlarımda hissettiğimsin.
Yüreğim boşluğa takıldığında sensin hayalinle beni çekip alan,
Bu nasıl anlatılır,yada nerden başlanır bilmiyorum.
Tek bildiğim seninle bir yaşamın içinde nefes alma ihtimalimin olmayışı
İmkansızım diyorum ben sana.
Nasıl can yakan bir ateşse düştüğü yeri delip geçiyor.
Susarak aşıyorum yalnızlığımı.
İmkansızı hayata gömüp,
Rüyalarıma hapsediyorum seni.
Biliyorsun değil mi yaşam devam ettiğince
Seninle aynı gökyüzüne bakamayacağız.
Aynı havayı soluyamayacağız.
Aynı sofrada bir dilim ekmeği paylaşamayacağız.
Gözlerime bakarak seni seviyorum diyemeyeceksin.
Sen bastığın toprağın efendisiyken,
Ben yaşadığım toprağın susuz kalmış bir mezrasında
Yeşeremeyen bir filiz olacağım.
Zamansız vurdu acı,
Zamansız girdi kapımdan hayal.
Gözlerimi kapadığımda biliyorum ki seni görücem.
Ellerimin uzandığı yerde olacaksın biliyorum düşlerimde.
Sevda …
Her giden ardında bir bekleyen bırakır.
Bazen ister “bekle beni” der..
Bazen de “bekleme hayatına devam et” der…
Bu bekleme demenın ardında bır
beklenme isteği vardır hep…
Nedense herkes bırı tarafından beklenmeyı özler.
Özlenmeyi özler ya da birinin hayatında hep var olmayı bilmektir güzel olan.
Ve her kalan yüreğindeki acısıyla “bekleyeceğim” der.
Dönmeyeceğini bile bile…
Gelmeyeceğini bile bile…
Sevmeyeceğini bile bile…
Ve bekler…
Ta ki bir gün artık ümitler kesilip
yolların tamamen ayrı olduğu fark edilene kadar…
Ve başlar keşkeler pişmanlıklar…
Yanı başımızdayken fark etmediğimiz bir çok ayrıntı takılır hafızalara. Oysa “ne güzelmiş yaşanılanlar” dersiniz… Meger ne çok sevmişim” dersiniz…
Ve belki de hiç sevilmediğinizi fark …
Hasretin düşer yüreğimin orta yerine
Garip bir hüzün sarar ruhumu
Her zaman yaslıdır bu şehir sensiz
Fakir odamda döner durur yokluğun
Dalar gider gözlerim uzaklara
Silindi rüyalarımı süsleyen renkler
Ne kar tanelerini tutuyor ellerim
Nede melekler teselli ediyor beni
Düşlerim kapkara artik
Düşlerimde bile yalnızım
Birden çalsan diyorum kapımı
Ansızın uyandırsan beni
Kurtarsan bu kâbustan
Kurtulsam bu maphustan
Güneşi getirsen bana
Yani sen gelsen diyorum
Ellerim acıyor ellerim bağlı simdi
Ellerim tutsak ellerim saklı
Ellerim kayboldu karanlığında gecelerin
Ellerime yokluğunun kelepçesi vuruldu
Sana çiçek veremem can
Resmin puslu vaktine dutsu …

