<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>MAKALE &#187; tedavi</title>
	<atom:link href="http://www.makale.us/tag/tedavi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.makale.us</link>
	<description>Just another WordPress weblog</description>
	<lastBuildDate>Wed, 25 Aug 2010 21:17:04 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Depresyon &#8211; Panik  Atak</title>
		<link>http://www.makale.us/depresyon-panik-atak.html</link>
		<comments>http://www.makale.us/depresyon-panik-atak.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 04 Sep 2009 11:08:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Saglık]]></category>
		<category><![CDATA[ask makale]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon nedir]]></category>
		<category><![CDATA[dini makale]]></category>
		<category><![CDATA[edebi makale]]></category>
		<category><![CDATA[güncel makale]]></category>
		<category><![CDATA[güzel makale]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[makale bul]]></category>
		<category><![CDATA[makale nasıl]]></category>
		<category><![CDATA[makale oku]]></category>
		<category><![CDATA[makale.org]]></category>
		<category><![CDATA[makle örnekler]]></category>
		<category><![CDATA[Panik Atak]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık makalesi]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[www.yenimakale.com]]></category>
		<category><![CDATA[yeni makale]]></category>
		<category><![CDATA[yenimakale]]></category>
		<category><![CDATA[yenimakale.com]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.makale.us/?p=501</guid>
		<description><![CDATA[
Panik atağı yenmek için melissa ve papatya çayı
Yeme içme alışkanlıkları panik atağı yakından ilgilendiriyor.Panik atak hastaları tok karnına yatmamalı, aç kalmamaya özen göstermeli. Hastalar bol bol somon yiyip melissa ve papatya çayı gibi sakinleştirici içecekler tüketmeli.
Panik ataklı biri hamile kalabilir mi?
Elbette. Fakat bu süreç bazıları için güç olabilir. Öte yandan birçok panik ataklının hastalığının hamilelik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-502" title="papatya" src="http://www.makale.us/wp-content/uploads/2009/09/papatya-300x225.jpg" alt="papatya" width="300" height="225" /></p>
<p>Panik atağı yenmek için melissa ve papatya çayı</p>
<p>Yeme içme alışkanlıkları panik atağı yakından ilgilendiriyor.Panik atak hastaları tok karnına yatmamalı, aç kalmamaya özen göstermeli. Hastalar bol bol somon yiyip melissa ve papatya çayı gibi sakinleştirici içecekler tüketmeli.</p>
<p><strong>Panik ataklı biri hamile kalabilir mi?</strong></p>
<p>Elbette. Fakat bu süreç bazıları için güç olabilir. Öte yandan birçok <a title="panik atak" href="http://www.makale.us">panik atak</a>lının hastalığının hamilelik sürecinde azaldığı da görülmüştür. Çocuk sahibi olmak isteyen hastalarımla ben şöyle bir yol takip ediyorum: Önce hastalığını tedavi edip 6 ayda tam düzelmenin olmasını ve ilacı kesme aşamasına gelmesini sağlamaya çalışıyorum. &#8220;Düzeldim&#8221; diyebilmek için hastalıkla ilgili hiçbir belirti ve şikayetin olmaması ve bu durumun da en az 6 ay devam etmesi gerekir. Bu aşamada hasta, çocuk sahibi olmak için hazırdır. Hastalık tam düzelmediği halde kişi çocuk sahibi olmak istiyorsa ya da kazara hamile kalmışsa bu kez şöyle bir yol izliyorum:</p>
<p>Kullanılan ilaçlar hamilelik için zararlıysa, kademeli olarak azaltıp kesiyorum. Hastayı terapi ve doğal yöntemlerle tedaviye alıyorum.<br />
<script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-6852433861304837";
/* 468x60, oluşturulma 04.09.2009 */
google_ad_slot = "4095761092";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script><br />
Hamile hastamız hiçbir şekilde ilaç kullanmak istemiyorsa, ona da bu yöntemi uyguluyorum.</p>
<p>Kendilerini 15 gün arayla terapiye almamın yanı sıra, arzu ettikleri an bana ulaşma imkanları olduğunu bildiriyorum.</p>
<p>Kullanılan ilaç doğacak çocuk için zararlı değilse ve hastamız da ilaç kullanmaktan geri çekilmiyorsa, ilacı kullanmaya devam ediyoruz. Sadece ilacın dozaj mı düşürüyorum.</p>
<p>Mutlaka ilaç kullanılması gerekiyorsa, hamilelikte sakıncalı olmayan ilaçları öneriyor ve tedaviyi terapiyle destekliyorum.</p>
<p><strong> Panik atağı durdurmak için önerileriniz nelerdir?</strong></p>
<p>Elinizi dirseklerinize kadar soğuk suyun içine koyun. Bu mümkün değilse bol soğuk suyla elinizi yüzünüzü yıkayın.</p>
<p>■ Dondurma yiyin yoksa soğuk/buzlu bir içecek için.</p>
<p>20 saniye kadar kulaklarınızı patlatmaya çalışırcasma, burnunuzu kapatıp üfleyin. Böylece çarpıntı azaltılabilir.</p>
<p>■ Panik anında sık sık nefes alma yerine, derin nefes alıp içinizde tutun, 6&#8242;ya kadar sayıp sonra üfler gibi nefesinizi verin. Bu derin nefes alıp yavaşça vermeyi 10 kere tekrarlayın.</p>
<p>Panik anındaki sık nefes alma vermeler kan kimyasını bozar. Kandaki kalsiyum proteinlere bağlanır; bu yüzden uyuşmalar, kasılmalar yaşayabilirsiniz. Kendinizi sıkmayın,kasmayın. Bırakın panik akıp gitsin, muhatap almayın. &#8220;Seni tanıyorum, bana bir şey yapamazsın. Daha önce yapamadığın gibi&#8221; diye kendinize telkinde bulunun. Kendinizi kontrol ettikçe, kastıkça stresinizin artacağını unutmayın.</p>
<p>Bulunduğunuz toplantı, davet, ibadet yerlerinde, toplu taşıma vasıtalarında, kendi aracınızda nöbet yaşadığınızda şöyle düşünün: &#8220;Panik atak yaşamak bir eksiklik, zaaf değildir. Asla küçük düşürücü bir şey değildir. Sıkıldığım an dışarı çıkabilirim. Hava almaya ihtiyacım var, başım döndü, bulantım var, lavaboya kadar çıkacağım diyebilirim. Araçlardan istediğim zaman inebilirim. Kendi aracımı istediğim yerde bırakabilirim. Bu çok normal bir durum; gerektiği için bunu yapıyorum. Kimseyi rahatsız etmek gibi bir düşüncem yok. Herkesin basma acil durumlar gelebilir. Anlayışlı olmak gerek&#8221;.</p>
<p>Panik atak yaşayanların çoğu söz konusu ortam ve durumlarda &#8220;Aman, paniğim tutmasın&#8221; diye dua eder ve tetikte bekler. Oysa, az önce söylediğim gibi düşünüp o şekilde davranırsanız, kendinizi &#8220;kapana sıkışmış&#8221; psikolojisinden kurtarırsınız. Büyük bir olasılıkla kendinize bu rahatlığı, hareket serbestliğini sağladığınız için panik atak da yaşamayacaksınız. Panik atağın öncü belirtileri başladığında &#8220;Eyvah, yine geldi, ne yapacağım?&#8221; demeyin. &#8220;Kontrol bende, bunlar adrenalin yükselmesinin yarattığı bedensel belirtiler. Adrenalinimi durdurabilirim&#8221; deyin ve ona emir verin. Kendinizden emin ve güvenli bir sesle &#8220;Ey adrenalin! Geldiğin yere geri dön ve panik yapma!&#8221; diye söylenin.</p>
<p><strong> Panik atağı tetikleyeri yiyecek ve içecekler var mı?</strong></p>
<p>Koyu çay,   Kahve, Kolalı içecekler,   Alkol (başlangıçta rahatlatır, sonraları paniği artırır),</p>
<p>Aşırı sigara içimi, Esrar, &#8216;Ecstasy&#8217;, kokain,   Aşırı yemek yemek,</p>
<p>Özellikle tatlı yiyecekler. Çünkü kan şekerini aniden yükselttiğinden şekeri düşüren insülin hormonunu aşırı salgılatır ve kan şekerini aniden düşürüp paniğe sebep olabilir. Düzensiz ve tek yönlü beslenmeler, Uzun süre aç kalmak,   Yemeklerden sonra hemen uyumak,   Vitaminden yoksun yiyecekle beslenmek,</p>
<p>Aşırı ve hızlı kilo vermek-rejim yapmak. Bu durum vücut kimyasını bozarak paniğe depresyona yol açabilir. Ayda en fazla 2-3 kilo verecek şekilde diyet yapılmalıdır.</p>
<p>Günde toplam 8-10 bardak su, soda, taze sıkılmış meyve suları için.</p>
<p>Günde 5 adet değişik ve özellikle o mevsimde olan meyvelerden yiyin.</p>
<p>Günde 3 öğün yerine 5 öğün, ama az az yiyin.</p>
<p>■ B vitaminlerinin sinir sistemini güçlendirdiği ve beyindeki serotonini arttırdığı, adet öncesi gerilimi azalttığı biliniyor. Bu nedenle kepekli buğday ekmeği yemek; mercimek, nohut, fasulye, bezelye, barbunya tüketmek faydalıdır.</p>
<p>Sütlü ve meyve tatlılarını tercih edin.</p>
<p>Meyve ve tatlıları yemekten 2 saat önce ya da sonra yiyin.</p>
<p>Çay tüketimini günde 5-6 bardakla sınırlayın ve açık çay için.</p>
<p>Panik ataklar kontrol altına almdıktan sonra günde 1 fincan kahve içüebilirsiniz.</p>
<p>Her gün mutlaka bitkisel çay için. Özellikle panik atak ve kaygı giderici özelliği olan melisa, papatya gibi bitki çaylarından günde 3 fincan için.</p>
<p>■Omega-3 ve Omega-6 bakmamdan zengin olan ton balığı ve somon tüketin.</p>
<p>Ev ve işyerinizde lavanta bulundurup, ondan yaydan rahatlatıcı kokuları içinize çekin. Güzel kokular ve bazı müziklerin gevşetici ve huzur verici gücü var.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.makale.us/depresyon-panik-atak.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İlk Ayından Doğuma Kadar Hamilelik</title>
		<link>http://www.makale.us/ilk-ayindan-doguma-kadar-hamilelik.html</link>
		<comments>http://www.makale.us/ilk-ayindan-doguma-kadar-hamilelik.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 11 Aug 2009 23:17:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel]]></category>
		<category><![CDATA[belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[doktory]]></category>
		<category><![CDATA[hamile]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[makalesi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık makale]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.makale.us/?p=220</guid>
		<description><![CDATA[İlk 3 ay ilaç kullanımına dikkat
Hamilelik döneminde ilaç kullanımı gebelik ve bebek üzerinde istenmeyen sonuçlara yol açabilir. Fark edilmeden ilaç kullanıldığında ya da ilaç kullanımı gerektiğinde mutlaka bir uzmana başvurmak gerekiyor.Röntgen ışınları, alkol ve sigarada  gebelikte uzak durulması gerekenler listesinde
6&#8242;ncı haftada anne adayında ne tür değişiklikler olur?
Bu haftada anne adaylarının içinde hayal edemeyeceğiniz kadar hızlı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.makale.us/wp-content/uploads/2009/08/101_hamile-bebekjpg.jpg"><img src="http://www.makale.us/wp-content/uploads/2009/08/101_hamile-bebekjpg-300x185.jpg" alt="" title="101_hamile-bebekjpg" width="300" height="185" class="alignright size-medium wp-image-803" /></a>İlk 3 ay ilaç kullanımına dikkat</strong></p>
<p><a title="hamilelik dönemi" href="http://www.makale.us">Hamilelik dönemi</a>nde ilaç kullanımı gebelik ve bebek üzerinde istenmeyen sonuçlara yol açabilir. Fark edilmeden ilaç kullanıldığında ya da ilaç kullanımı gerektiğinde mutlaka bir uzmana başvurmak gerekiyor.Röntgen ışınları, alkol ve sigarada  gebelikte uzak durulması gerekenler listesinde</p>
<p><strong>6&#8242;ncı haftada anne adayında ne tür değişiklikler olur?</strong><br />
Bu haftada anne adaylarının içinde hayal edemeyeceğiniz kadar hızlı çalışan bir fabrika var! Embriyonun tek tek her hücresi sürekli faaliyet halindedir. Buna bağlı olarak anne adayında bazı şikayetler yavaş yavaş ortaya çıkar. Özellikle sabah bulantıları hatta kusma yakınması olabilir. Eskiden cezbedici yemek, parfüm kokuları artık tiksinti verebilir. Aslında tüm bu kokular yine eskisi gibidir. Ama gebelik hormonları beyindeki bulantı merkezini uyararak bu değişikliğe yol açar.</p>
<p><strong>Peki, bebeğin gelişimi nasıldır?</strong><br />
6&#8242;ncı haftanın sonunda embriyonun boyu 5 milimetre kadardır. Bu dönemde çok hızlı bir büyüme ve değişim söz konusudur. Göz ve kulak taslakları meydana gelmiştir. Embriyonun kalbi atmaya başlar. Ancak damarlar tam anlamıyla gelişmediğinden tam bir dolaşım olmaz. Kalp kapakçıkları gelişmeye başlar.</p>
<p><strong>7&#8242;nci haftada bebek, anne karnında ne durumdadır?</strong><br />
Bu haftanın sonunda bebeğin boyu bir fasulye tanesi kadar olur. Eğer rahimin içine direkt bakma ya da bir kamera yerleştirme şansınız olsaydı göreceğiniz tıpkı bir fasulye tanesi gibi bir cisim olacaktı. Bu fasulyenin tepe kısmına<br />
dikkat ettiğinizde iki   küçük siyah noktacığı fark edebilecektiniz, işte bu iki küçük nokta bebeğinizin gözleri olacaktır, hatta gözün ağ tabakası olan retina oluşmaya başlar. Biraz daha kenarda yer alan topluiğne başından küçük çukurluklar da kulaklar olarak gelişecektir. Bu organlar hem denge hem de işitmede görev alır. ilkel bir ağız ve dil fark edilebilir. Yine bu haftada kol ve bacak tomurcukları  oluşmaya başlar, ince bir tabaka halinde deri belirir. Beyin 3 ana kısma ayrüır. Tiroid bezi gelişimini sürdürür, lenfatik sistem ilk defa oluşmaya başlar. Kalp kan hücreleriyle dolar. Kan dolaşımı başlar. Şimdilik iki bölümden oluşan kalp dakikada 150 defa atar. Ultrasonla bebeğini kalp atımını doktor anneye dinletebilir. Akciğer gelişimi devam eder. Safra kesesi, mide, bağırsaklar ve pankreas gelişimini sürdürür. Plasentadan gelen kan karaciğere ulaşır. Dışarıdan anne adayınm hamile olduğunu fark ettirecek hiçbir değişim yoktur. Bu dönemde 1-2 kilo alınabilir ya da verilebilir. Her iki durum da normaldir. Gebeliğin erken belirtileri yavaş yavaş azalmaya başlar, buna karşın bulantı ve kusmalar artabilir. Bu şikayetler özellikle sabah erken saatlerde daha fazla olur.</p>
<p><strong>8&#8242;inci haftada bebekteki değişiklikler nelerdir?<br />
</strong>Bebek hâlâ embriyo olarak adlandırılır. Bunun nedeni alt kısmmda kuyruğa benzer bir çıkıntının olmasıdır. Gelişen bebekte küçülen tek bölüm bu çıkıntıdır. Diğer bölümler ise süratle büyümeye devam eder. Özellikle beyin ve kafa hızla büyür. Göz kapakları kıvrım şeklinde ayırt edilebilir. Alt çene belirginleşmeye başlar. Omurilik gelişimini sürdürür. Burnun ucu oluşur. Dişetlerinin altında dişler gelişimini başlatır. Yemek borusu farklılaşır ve nefes borusundan ayrüır. Kalp içinde kapakçıklar fark edilmeye başlar. Kalbin 4 odacığı ayırt edilebilir. Akciğerler yemek borusunun iki yanında yer alırlar. Böbrek oluşmaya başlar. Kollar silindirik şekilde uzamaya başlarken uçlarında el ayaları belirmeye başlar. Bu haftada anne adayında da bazı değişiklikler olur. Gebelik  öncesinde kapalı bir yumruk kadar olan rahim artık neredeyse portakal kadar olur. Rahimdeki bu büyümeler  zaman zaman kramplara sebep olabilir. Hormonal değişimlere bağlı olarak cilt yağlanır, sivilceler ortaya çıkabilir. Psikolojik  durum yavaş yavaş düzelir, gebelik kabullenilir. Anne adayı artık gebeliğe alışmaya başlar.</p>
<p><strong>9&#8242;uncu haftada hamilelik gelişimi nasıldır?</strong><br />
Embriyonun kuyruğu iyice kaybolur. Kıkırdak ve kemik dokuları oluşmaya başlar. Beyin hâlâ daha en büyük organdır. Yutak belli olmaya başlar. Kulak kepçesi farklılaşır. Gözde retina iyice belli olabilir. Göz kapakları fark edilebilir. Burun delikleri belirir. Koku almaya yarayan sinir oluşur. Yemek borusu uzar ve kalpten çıkan kan iki ayrı yönde pompalanmaya başlar. Meme uçları belirgindir. İnce bağırsaklar uzar, böbrek oluşumu tamamlanır ve ilk kez idrar üretmeye başlar. îlkel cinsiyet hücreleri oluşmaya başlar. Dış genital organların farklılaşması<br />
Anne adayının ise ikinci adet dönemi de gecikmiştir. Belirgin bir kilo artışı olmasa da memeler büyür, dolgunluk ve hassasiyet olur. Bu dönemde destekleyici sutyen giymeye başlamak gerekebilir. Mide içeriğinin yemek borusuna kaçması sonucu yanma hissi olabilir. Bu dönemde günlük kalori gereksinim yaklaşık 300 kalori artar.</p>
<p><strong>Bebek ne zaman hareket etmeye başlar?</strong><br />
10&#8242;uncu haftada bebek artık su kesesi içinde hareket etmeye başlar, ancak bu hareketleri anne adayı hissetmez. Bu haftada kafa dik durumdadır ve iç kulakta denge sağlayan kısımlar gelişir. Dudakların gelişimi tamamlanır. Gözler kapalıdır. Kalp gelişimini büyük ölçüde tamamlar. Ayak parmakları ve tırnakları belli olur. Kız bebeklerde klitoris erkek bebeklerde ise penis gelişir. Bu dönemlerde anne adayının duygu durumunda dalgalanmalar çok sık görülür. Kendilerini bazen melankolik bazen de çok mutlu hissedebilirler. Bu çok normal bir durumdur.</p>
<p><strong>Gebelikte ilaç kullanımı tehlikeli mi?</strong><br />
ilk 3 ay bebeğin organ gelişiminin kritik olduğu dönemdir. Bu süreçte organ oluşumunu etkileyecek ilaç, enfeksiyonlar, kimyasal ve çevresel faktörler embriyoda kalıcı, geri dönüşümsüz etkiler yaratabilir. Bu dönemde özeUikle kanı sulandırmakta kullanılan bazı ilaçlar (warfarin), retinoidler, bazı hormonlar (DES), kanser tedavisinde kullanılan ilaçlar, bazı antibiyotikler, mantar tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar kullanılmamalı. Ayrıca alkol ve sigaradan da kesinlikle uzak durulmalı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.makale.us/ilk-ayindan-doguma-kadar-hamilelik.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Saç Dökülmesini Önlemenin Yolları</title>
		<link>http://www.makale.us/sac-dokulmesini-onlemenin-yollari-2.html</link>
		<comments>http://www.makale.us/sac-dokulmesini-onlemenin-yollari-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 11 Aug 2009 22:58:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Saglık]]></category>
		<category><![CDATA[bayan]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[erkek]]></category>
		<category><![CDATA[genel]]></category>
		<category><![CDATA[kellik]]></category>
		<category><![CDATA[kız]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[makale.com]]></category>
		<category><![CDATA[mkle.org]]></category>
		<category><![CDATA[oku]]></category>
		<category><![CDATA[saç dökülmesi]]></category>
		<category><![CDATA[sglk]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yenimakale]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.makale.us/?p=212</guid>
		<description><![CDATA[Saç nakli sorunu kökünden çözülüyor
 
Erkeklerde saç dökülmesi ne zaman başlar?
201i yaşlardan itibaren erkeklerde hormon yapısının belirlenmesiyle birlikte saç karakteri belli olur. 100 erkeğin 60&#8242;ında 30&#8242;lu yaşlarla birlikte saç dökülmesi sorunu yaşanır.
 
Saç ekimi için en uygun yaş nedir?
Saç ekimi her yaş grubunda uygulanabiliyor. Ancak farklı yöntemler olduğu için ekim yaptırmak isteyen kişinin özelliklerinin uzman bir doktor [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><img class="alignleft size-medium wp-image-216" title="keladam" src="http://www.makale.us/wp-content/uploads/2009/08/keladam-300x224.jpg" alt="keladam" width="300" height="224" />Saç nakli sorunu kökünden çözülüyor</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><strong>Erkeklerde saç dökülmesi ne zaman başlar?</strong></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">201i yaşlardan itibaren erkeklerde hormon yapısının belirlenmesiyle birlikte saç karakteri belli olur. 100 erkeğin 60&#8242;ında 30&#8242;lu yaşlarla birlikte saç dökülmesi sorunu yaşanır.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><strong>Saç ekimi için en uygun yaş nedir?</strong></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">Saç ekimi her yaş grubunda uygulanabiliyor. Ancak farklı yöntemler olduğu için ekim yaptırmak isteyen kişinin özelliklerinin uzman bir doktor tarafından değerlendirilmesi gerekiyor. Hangi yöntemin uygun olduğunun belirlenmesinde; verici bölgedeki saç yoğunluğu, kafa derisinin gevşekliği, saç dökülme tipi, saç rengi ve dalgalı veya düz obuası gibi pek çok faktör etkili.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><strong>24 yaşından önce saç ekimi sakıncalı mı?</strong></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">Hayır. Konusunda tecrübeli bir merkez, her yaş grubuna farklı bir protokolde çalışabilir. Bu durumda uzun vadede hiçbir zaman hata oluşmaz.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><strong>Saç ekiminden önce hangi tetkikler istenir?</strong></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">Saç nakli lokal anestezi altında gerçekleştirilen bir girişimdir. Hastanın ön görüşmesi bir doktor tarafından dikkatle yapılmalı. Operasyondan önce doktorun görüşüne göre bazı tetkikler talep edilebilir.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">Saçsız kalmaktan korkanlara tıp dünyası pek çok seçenek sunuyor. Özel ürünler ve ilaç tedavilerinin yetersiz kaldığı durumlarda uygulanan saç nakli yöntemleri etkili sonuçlar veriyor. Saç ekimi kadınlara da yapılabiliyor</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><strong>Peki ekilen saç dökülmez mi?</strong></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">Hayır. Bu operasyonların sonuçları kalıcıdır. Cerrahi tedavi süreci tamamlandıktan sonra, ömrünün geri kalan kısmında, kişinin saç dökülmesini dert etmesine gerek yoktur.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><strong>Saç ekimi için en uygun adaylar kimler?</strong></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">Verici alanı yeterli, sağlıklı erkeklerin çoğu saç nakli için uygundur. Saç ekimi her yaş grubuna uygulanabilir. Fakat her hasta, her yöntemden iyi sonuç alamaz. Bir hasta için hangi yöntemin uygun olup olmadığının belirlenmesinde verici bölgedeki saç yoğunluğu, kafa derisinin gevşekliği, saç dökülme tipi, saç rengi, saçın dalgalı veya düz olması gibi pek çok faktör rol oynar. Erkekler kadar sık olmasa da kadınlar da saç dökülmesiyle karşılaşabilir. Bazı kadınlarda saç dökülmesi genetik olabilir, bazılarında ise cerrahi girişimler ya da yaralanmalardan sonra görülebilir. Kadınların saç nâkli operasyonu için uygun olup olmadıkları saç dökülme nedenine göre belirlenir. Saç ekimi operasyonu için iyi bir aday olup olmadığınıza karar verebilmeniz için muayene randevusu almakta yarar var.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><strong>Hiç saçı olmayan birine saç ekimi yapılabilir mi?</strong></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">Hayır. Saçının tamamı dökülmüş kişilerin saç ektirme şansı yoktur.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><strong>Kaç tür saç ekimi var?</strong></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">FUT ve FUE olmak üzere 2 tür saç ekim tekniği var. FUT tekniğinde kökler bir cilt şeridi halinde alınarak tek tek köklere ayrılır ve saçlanması istenilen alanda açılan kanalların içine yerleştirilir. Şeridin alındığı iki kulak arasında ince bir çizgi şeklinde iz kalır. FUE tekniğinde ise kökler iki kulak arasından teker teker &#8216;punch&#8217; adı verilen özel aletlerle çıkarılır. Köklerin tek tek çıkarıldığı FUE girişimi sonrası kalan izler yuvarlak ve çok küçük olur. FUE tekniğinde izler dağınık ve nokta şeklindedir ancak mikroskopla görülebilir. FUE girişimlerinde nakledilebilecek kök miktarı FUT&#8217;a oranla daha düşüktür. FUE operasyonunda çok sayıda kök nakledilmesi durumunda bu alanda seyrelme başlayacaktır. FUT girişiminde kökler bu bölgeden cilt şeridi halinde alındığı için herhangi bir seyrelme söz konusu olmaz.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">Yönteminizi Kendiniz<span style="mso-spacerun: yes;">  </span>seçin</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><strong>FUT yöntemi:</strong></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Kökler ince bir cilt şeridi halinde alınır.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ İnce bir iz bırakır.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Kökler topluca çıkarılırken zarar görmez.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ İki kulak arasında ciltte 2 hafta hissizlik olur.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Sadece baştaki saçlar nakledilebilir.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Bir seansta 4000 <a title="saç dökülmesi" href="http://www.makale.us">saç</a> kökü ekilebilir.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Saç kökleri üniteler mikroskop altında hazırlanır.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Mikroskopla çalışıldığı için sonuç çok doğaldır.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Bir seansta sonlanır.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Girişimden önce saçları kestirmek gerekmez.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ İyileşme süresi 7-10 gündür.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Dikişler 10 gün sonra alınır.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Bir kaç yıl ara ile operasyon aynı başarı ile tekrarlanabilir.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Gerçekleştirilmesi en az 8 kişilik büyük bir ekip gerektirir.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Maliyeti FUE operasyonuna göre düşüktür.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><strong>FUE yöntemi:</strong></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Kökler tek tek alınır.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Verici alanda mikroskop ile görülebilen nokta izler bırakır.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Yüzde 5 oranında kökün zarar görme ihtimali vardır. 100 kökün 5&#8242;i alım sırasında zarar görür.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ İki kulak arasında ciltte hissizlik olmaz.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Saç ve vücut kılları ekilebilir.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Bir seansta en fazla 1000-1200 saç kökleri ekilebilir.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Saç kökleri üniteler mikroskobik kesilerle çıkartılır.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Mikroskobik çalışıldığı için sonuç çok doğaldır.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Birkaç günlük üst üste seanslar gerekir.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Girişim öncesinde saçların tamamen traş edilmesi gerekir.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ İyileşme süresi 7-10 gündür.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Dikiş yoktur.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Hiçbir zaman verici alan aynı verimlilikte olmaz.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ 4 kişilik bir ekiple yapılabilir.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;">■ Maliyeti FUT operasyonundan yüksektir.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.makale.us/sac-dokulmesini-onlemenin-yollari-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Panik Atak Hastalığı Hakkında Herşey</title>
		<link>http://www.makale.us/panik-atak-hastaligi-hakkinda-hersey.html</link>
		<comments>http://www.makale.us/panik-atak-hastaligi-hakkinda-hersey.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 29 May 2009 16:01:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Saglık]]></category>
		<category><![CDATA[belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[bul]]></category>
		<category><![CDATA[getir]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[makale oku]]></category>
		<category><![CDATA[nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Panik Atak]]></category>
		<category><![CDATA[Panik Atak hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.makale.us/?p=120</guid>
		<description><![CDATA[Tedavi 2 yıl sürüyor
Panik atak hastaları &#8216;Asla iyileşemeyeceğim&#8217; diye düşünmemeli. Çünkü hastalık psikoterapi ve ilaç tedavisine başarılı yanıt veriyor. Ancak panik atakların tekrarlamaması için hastaların en az 2 yıl ilaç kullanması gerekli

Panik atağın diğer psikiyatrik rahatsızlıklarla ilişkisi var mı?
Panik ataklar çoğu kez alkol kullanılarak yatıştırılmaya veya önlenmeye çalışılıyor. Bu durum alkolizme yol açabilir. Panik ataklar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tedavi 2 yıl sürüyor</strong></p>
<p>Panik atak hastaları &#8216;Asla iyileşemeyeceğim&#8217; diye düşünmemeli. Çünkü hastalık psikoterapi ve ilaç tedavisine başarılı yanıt veriyor. Ancak panik atakların tekrarlamaması için hastaların en az 2 yıl ilaç kullanması gerekli</p>
<p><strong><br />
Panik atağın diğer psikiyatrik rahatsızlıklarla ilişkisi var mı?</strong></p>
<p>Panik ataklar çoğu kez alkol kullanılarak yatıştırılmaya veya önlenmeye çalışılıyor. Bu durum alkolizme yol açabilir. Panik ataklar ve panik bozukluğu belirtileri genellikle depresyonla birlikte görülür. Fobiler panik bozukluğunda gelişen korkulardan kaynağmı alır.</p>
<p><strong>Panik atağın tekrarlama riski neyle ilgili?</strong></p>
<p>Aslında en kritik konulardan biri bu. Bü¬kere panik atak geçiren bir kişi tekrar geçirebileceği ihtimalini aklından uzaklaştıramıyor. Bu yüzden kaçınma davranışlarında bulunuyor. Biz de ne kadar sonra tekrarlayabildiğim öngöremiyoruz. Panik ataklar tedavi olduktan sonra belli bir süre görülmeyebilir.<br />
Ancak tekrarlayacaktır. Bu nedenle önlem almak ve tedavi etmek gerekir.</p>
<p><strong>Peki tekrarlamaması için neler yapılabilir?</strong><br />
En önemlisi hastalık hakkında bilgi sahibi olmaktır. Burada hastalığın tekrar riski nedeniyle uzun süreli tedavisinin gerekeceğini baştan kabullenmek en iyi seçimdir. Gevşeme egzersizlerini öğrenmek ve kaçınma davranışına karşı koymak hastaya ciddi bir mesafe kat ettirir. Hekime danışmak, psikiyatrist kontrolünde olmak, ilacını düzenli almak da alınabilecek önlemler arasında.</p>
<p><strong>Panik atak nasıl teşhis edilir?</strong>Öncelikle panik atakla karışan bazı hastalıkları gözden geçiririz. Örneğin tiroid bezinin fazla çalıştığı hipertiroidi dediğimiz bir hastalık çarpıntı, terleme gibi belirtileri yüzünden panik bozulduğuyla karıştırılabilir. Yine kanda kortizol hormonunu artıran hastalıklara bakarız. Bunları ekarte ettikten soma hastanın ruh halini anlamak için bazı testlerden yararlanırız. Hastanın öyküsünü dinlemek de çok önemli. Bu aşamada hastanm yakınlarını da dinleriz. Çünkü psikiyatri hastaları kendilerine ait bir durumun farkında olmayabilir.<br />
Örneğin ilişkilerinin nasıl etkilendiğini, geçmişe göre nasıl değiştiklerini ayırt edemeyebilirler. Yakınlarından aldığımız &#8216;Eskiden bu kadar sinirli değildi&#8217; gibi bilgiler bizim için çok önemli. Bir de bizim hastalarımızın bir kısmı belirtilerini saklama eğilimdedir. Farkında olmadan, kendilerini kötü bir halde göstermemek için durumlarını inkar ederler. Bu nedenle varsa eşiyle,anne-babasıyla, veya onu yıllardır tanıyan arkadaşlarıyla görüşüyoruz. Tanı koyarken, ruhsal hastalıkları, kişilik özelliklerini, yaşanmış fiziksel hastalıklar, son bir yılın nasıl geçirdiğini, sosyal uyumunu bilmek bizim için çok önemli.</p>
<p><strong>Peki nasıl tedavi edilir?</strong><br />
Tedavi iki başlık altında toplanabilir: İlaçlar ve psikoterapi. İlaç tedavisinde yatıştırıcılar ve özellikle antidepresanlar kullanılıyor. İlaçlar bir süre alındıktan sonra etkileri ortaya çıkar ve hastanın yaşamı yeniden rayma girer. Yatıştırıcıları mümkün olduğunca kısa süre için kullanır, asıl tedavi edici etkisi olan antidepresifleri ise sürdürürüz. Psikoterapi hastaya yaşamını sağlıklı olarak devam ettirmesinde önemli rol oynar. Ailenin tedavinin içinde olması, hekimin işini kolaylaştırır.<br />
İlaç tedavisi ne kadar sürüyor?<br />
Panik atak geçiren hastalarda tedavi süremiz iki yıldan az olmamalı. İlk aşamada 2 yılı duymak bazı hastalar için moral bozucu olabiliyor. Ancak ilaç tavsiye edildiği gibi kullanılmazsa hastalığın tekrarlaması kaçınılmaz.<br />
İlaçların yan etkileri var mı?<br />
Sağladığı avantajlar göz önünde bulundurulduğunda yan etkiler çok önemli boyutta değil. Hastalar uzun süreli kullandıklarında ilaç aldıklarını bile farketmezler. Her ihtimale karşı yılda bir kez karaciğer testlerinin yapılması uygundur. Bir de ilacın mutlaka azaltılarak kesilmesi gereklidir.</p>
<p>Tedavi birkaç ay gibi kısa sürelerle yapılmışsa hastalığın tekrarlama riski yüzde 100&#8242;dür. Uzun süreli tedavide küçük bir tekrarlama riski vardır, ancak bu tür olaylarda belirtilerin şiddeti çok daha düşüktür.</p>
<p>Kişinin kendisini tanıması, hangi savunma mekanizmalarını kullandığının öğretilmesi, her stresin zararlı olmadığının anlatılması, panikle başa çıkma teknikleri konusunda bilgi verilmesi gibi yararları vardır. Güven duygusunun geliştirilmesi amaçlanır.</p>
<p>Hastalar uyarıcı olan çay-kahve kullanması azaltmalı, koyu kahve, çay kullanımından vazgeçmelidir. Hastalık belirtilerinin bastırılmasında alkol kullanılmamalı, Stresi yaşamanın kaçınılmaz olduğu düşünülerek başa çıkma yolları (örneğin gevşeme egsersizleri) öğrenilmeli ve uygulanmalı. Sigaranın sıkıntıyı giderdiği düşüncesi yanlıştır, sigaraya hiç başlanmamalı.</p>
<p>&#8216;Bir şeyin yok, evham yapıyorsun, herşey senin elinde&#8217; gibi cümlelerle hastaya yaklaşmamak, paniğin kişinin kontrolü dışında olduğunu bilmek ve onu anlamak gerekir. Eleştirmek, küçük düşürücü davranışlarda bulunmak hastayı daha da güç bir duruma düşürebilir. Ona zor durumdayken yardımcı olup tedavinin sürdürülmesi için onu teşvik edin. Gerektiğinde uzmanından yardım almaktan kaçınmayın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.makale.us/panik-atak-hastaligi-hakkinda-hersey.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
