<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>MAKALE &#187; Saglık</title>
	<atom:link href="http://www.makale.us/tag/saglik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.makale.us</link>
	<description>Just another WordPress weblog</description>
	<lastBuildDate>Wed, 25 Aug 2010 21:17:04 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Sara hastaları anne olabilir mi?</title>
		<link>http://www.makale.us/sara-hastalari-anne-olabilir-mi.html</link>
		<comments>http://www.makale.us/sara-hastalari-anne-olabilir-mi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 2009 22:07:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Saglık]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[olmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.makale.us/?p=589</guid>
		<description><![CDATA[Epilepsi ilaçlarını kesmek hatalı.
İlaç yetersizse ameliyat olmak şart
Epilepsi hastaları ve kendilerini takip eden doktorlar da “Kullanılan ilaçlar bebeğinize zarar verir” diye bir önyargı vardır. Fakat epilepsi ilaçların’ı bırakmk hatalı.Sebebi hamilelik döneminde geçirilecek büyük nöbetler, annenin karnında ki bebeğe  kullanılan ilaçların yan etkilerinden daha fazla zarar verir.
Epileptik hastaların gebelikte en çok yaptığı hatalardan biri ilacı bırakmak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Epilepsi ilaçlarını kesmek hatalı.</p>
<p><strong>İlaç yetersizse ameliyat olmak şart</strong></p>
<p>Epilepsi hastaları ve kendilerini takip eden doktorlar da “Kullanılan ilaçlar bebeğinize zarar verir” diye bir önyargı vardır. Fakat epilepsi ilaçların’ı bırakmk hatalı.Sebebi hamilelik döneminde geçirilecek büyük nöbetler, annenin karnında ki bebeğe  kullanılan ilaçların yan etkilerinden daha fazla zarar verir.</p>
<p>Epileptik hastaların gebelikte en çok yaptığı hatalardan biri ilacı bırakmak sağlıklı gebelik için düzenli ilaç kullanımı ve doktor takibi şart. Hamile kalmadan önce folik asit takviyesi ilaçların yan etkisini azaltıyor.</p>
<p><strong>Epilepsi nasıl teşhis edilir?</strong></p>
<p>Önce hastadan ayrıntılı bir önbilgi alırız. Hastaya nöbet sırasın da neler hissettiğini ve nöbetin geleceğini anlayıp anlamadığını sorarız. Sonra hasta yakınlarından nöbet sırasın da neler olduğunu öğreniriz. Önbilgi kısmı çok önemlidir. Sebebi bazen ilk seferinde tabloyu anlamak pek mümkün olmayabiliyor. Hastayı defalarca görüp dinlemek gerekebiliyor. 2. adım EEG denen beyin elektrosudur. Bu yöntem ile beynin elektriksel faaliyeti kaydedilir. Yarım saat süren çekim sonunda film de bir sorun tespit edilebilir. Eğer hastanın epilepsi olduğunu düşünüyor fakat filmde problem görmüyorisek çekim mutlaka tekrarlanmalıdır. Gerekirse en az üç defa EEG çekilmelidir.</p>
<p><strong>EEG çekimi nasıl yapılıyor?</strong></p>
<p>Hastanın başına elektrot denen teller yerleştiriliyor. Kafanın derisi’nin üzerinden beynin elektrik faaliyeti bilgisayara veya kağıda aktarılıyor. Bu işlem kesinlikle hastaya zarar vermez, can acıtmaz. Çekim sırasında epilepsiyi ortaya çıkarıcı faaliyetler vardır. Örneğin;<br />
Aralıklarla hastaya ışık vererek hastanın ışığa duyarlı olup olmadığını anlıyoruz. Diğer uygulama, hastamız en az beş dakika soluk alıp verdirmedir. Sebebi soluma bazen nöbetleri tetikleyebiliyor. EEG çekimlerinin standarda uygun yapılması çok önemlidir. Maalesef ki  çekimler çoğu zaman teknik donanımlara uyulmadan yapılabiliyor.</p>
<p><strong>Kullandığınız başka tetkikler var mı?</strong></p>
<p>Eğer beyin elektrosu normal çıktı ise  şüphemiz hala sürüyorsa yapacağımız tetkik uyku-uyanıklık EEG ’sidir. Bu yöntem ile hasta bütün gece uykusuz bırakılır ve sabah EEG çekimi yapılır. En son olarak  video EEG monitörizasyon yapılır. Bu uzun süreli bir EEG incelemesidir. Bir başka görüntüleme yöntemi de MR’dır.<br />
Bu yöntem için iyi bir cihaz ve iyi bir yorum önemlidir. Her beyin MR’ı epilepsinin nedenini göstermez çünkü. MR, beyin tümörü, damar yumağı olup olmadığını açığa çıkartabilir.</p>
<p><strong>Epilepsisi hastası olan kadınlar çocuk sahibi olabilirler mi?</strong></p>
<p>Olabilir, sağlıklı bir gebelik yaşayabilirler. Bazı doktorların bu konuda çok kesin bir ön yargısı var. Hastalara bu dönem de ilaçlarını bırakmalarını söyleyebiliyor.İlaç kullanımının birtakım yan etkileri, bebeğe zarar verme riski vardır. Bu risk çok yüksek değildir. <a title="epilepsi" href="http://www.makale.us">Epilepsisi</a> olmayan, hiç ilaç kullanmayan gebe bir kadın da anomali riski yüzde 1-2’dir. İlaç kullanmak zorunda olan  epilepsi hastasında bu oran en fazla yüzde 4-5’tir.</p>
<p><strong>Gebelikte ilaç bırakılınca ne olur?</strong></p>
<p>İlacı bırakmak nöbetin gelmesini tetikler. Çünkü bağzı epilepsi türleri hamilelikte artma eğilimine girer. Bu yüzden ilaç kesildiğinde gelebilecek nöbet daha şiddetli olabilir. Şiddetli bir nöbet ilacın bebeğe vereceği zarardan çok daha fazladır.<br />
Örneğin “allah korusun” düşük, anne ve bebek ölümleri olabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.makale.us/sara-hastalari-anne-olabilir-mi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Romatizma Nedir? ve Tedavi Yolları</title>
		<link>http://www.makale.us/romatizma-nedir-ve-tedavi-yollari.html</link>
		<comments>http://www.makale.us/romatizma-nedir-ve-tedavi-yollari.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Sep 2009 15:31:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Saglık]]></category>
		<category><![CDATA[bayan hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[kadın hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[makale oku]]></category>
		<category><![CDATA[makale resmi]]></category>
		<category><![CDATA[romatizma]]></category>
		<category><![CDATA[romatizma hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[romatizma ilaçları]]></category>
		<category><![CDATA[romatizma nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.makale.us/?p=482</guid>
		<description><![CDATA[ Ağızdaki yaralar romatizma işareti Romatizmal rahatsızlıklardan biri olan Behçet hastalığı, eklemlerde iltihaba yol açarak ağrı ve şişlik yapıyor. Ağızda ve cinsel organlarda çıkan yaralar hastalığın önemli belirtileri arasında Vücuttaki birçok doku ve organ sistemini etkileyebüme özelliği olan kronik bir romatizma hastalığıdır.
 Türkiye&#8217;de erkeklerde sıktır ve çoğunlukla 20 -30 yaşlarında başlangıç gösterir. Bu hastalarda birçok organ işin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-483" title="romatizma" src="http://www.makale.us/wp-content/uploads/2009/09/romatizma.jpg" alt="romatizma" width="250" height="175" /> Ağızdaki yaralar romatizma işareti Romatizmal rahatsızlıklardan biri olan Behçet hastalığı, eklemlerde iltihaba yol açarak ağrı ve şişlik yapıyor. Ağızda ve cinsel organlarda çıkan yaralar hastalığın önemli belirtileri arasında Vücuttaki birçok doku ve organ sistemini etkileyebüme özelliği olan kronik bir <a title="romatizma" href="http://www.makale.us">romatizma</a> hastalığıdır.</p>
<p> Türkiye&#8217;de erkeklerde sıktır ve çoğunlukla 20 -30 yaşlarında başlangıç gösterir. Bu hastalarda birçok organ işin içine girdiği için, hasta ilk önce ilgili organlarla ilişkili doktorlara gider. Behçet şüphesi doğmuşsa hastalar romatoloji uzmanına yönlendirilmeli. Aslında , birçok hekim grubunun ortak çalışmasını gerektiren, karmaşık bir hastalıktır.</p>
<p>Ama izlemlerin ve tedavi takibinin mutlaka romatolog (romatizma uzmanı) tarafından yapılması gerekir. Belirtileri neler? En belirgin yakınmalar ağız içinde sık ve çok miktarda olan aftlar, cinsel organlarda tekrarlayan yaralar, büyük ve yaygın sivilceler, ağrılı cilt altı bezeleri gibi cilt yakınmalarıdır. Gözde kızarıklık, ağrı ve bulanık görmeyle kendini gösteren, görme tabakasında iltihaplanma (üveit) önemli bulgulardandır.</p>
<p> Daha çok diz ve ayak bilek ekleminde görülen şişlik, ağrı ve kısıtlılıkla giden iskelet sistemi bulguları olabilir. Bazen bacak ve kol damarlarında, bazen iç organları besleyen damarlarda, bazen de beyin içindeki damarlarda pıhtı oluşması, tıkanıklıklar görülür. Eğer beyin damarlarında ise ani bilinç kaybı ve felç bulgularına neden olur. Bağırsaklar etkilendiğinde karın ağrısı, kanlı ishal gibi yakınmalar yapabilir.</p>
<p>Akciğer ve kalpte daha hafif bulgular yaratır. Yani Behçet hastalığı birçok sistemde yakmmaya neden olur ama tüm bulgular aynı anda ve aynı kişide olmayabilir. Bu nedenle hiçbir Behçet hastası bir diğerine tam anlamıyla benzemez. Herkeste hastalık çok farklı seyir gösterir. İlginç olarak, hastalık ilk başladığı yıllarda daha şiddetli yakınmalara yol açarken, ilerleyen yıllarda daha selim olma eğilimindedir. Ağ iz içi yaraları nasıl özelliktedir? Ağız yaralarının birçok nedeni olabilir.</p>
<p>Ailesel, alerjik, ilaçlara bağlı, beslenme ve viral enfeksiyonlar gibi çok sebep vardır. Behçet hastalığında ayda 1 veya daha sık, birkaç adet, dudak ve dilde, büyük ve uzun sürede iyileşen yaralar dikkat çekicidir. Nedenleri neler? Bu hastalığın bilinen ve kanıtlanmış en önemli nedeni genetik bir yatkınlık taşınmasıdır. Özellikle HLA-B5 ve HLA-B51 denen bir genetik molekülün Behçet hastalığına yakalanma riskini artırdığı saptanmış. Bunun dışmda da genetik yatkınlığı artıran başka faktörler var. Bu hastalık &#8216;İpek yolu hastalığı&#8217; olarak da biliniyor. İpek yolu üzerindeki ülkelerde daha sıktır.</p>
<p>Bunun nedeni olarak, bu ülkeler arasında evliliklerin sık olması ve genetik yapının karışması düşünülür. Genetik yatkınlığı olan ve ailesinde Behçet hastalığı olan kişilerde geçirilen enfeksiyonlar hastalığı başlatıcı faktör olabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.makale.us/romatizma-nedir-ve-tedavi-yollari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Varis Nedenleri ve Son Tedavi Yöntemleri</title>
		<link>http://www.makale.us/varis-nedenleri-ve-son-tedavi-yontemleri.html</link>
		<comments>http://www.makale.us/varis-nedenleri-ve-son-tedavi-yontemleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Sep 2009 15:28:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Saglık]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[makale oku]]></category>
		<category><![CDATA[makalesi]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[varis nedir]]></category>
		<category><![CDATA[varis öğren]]></category>
		<category><![CDATA[www.makale.org]]></category>
		<category><![CDATA[www.yenimakale.com]]></category>
		<category><![CDATA[yenimakale]]></category>
		<category><![CDATA[yenimakale.com]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.makale.us/?p=479</guid>
		<description><![CDATA[Yarım saatte varise veda
Varis ameliyatları artık hastanede kalmayı bile gerektirmeden, etkili bir şekilde yapılabiliyor. Radyofrekans teknolojisi sayesinde damar içindeki varislerden yarım saatte kurtulmak mümkün
Kimler ameliyat edilmeli?
Tedavide amaç yaşam kalitesini artırmaktır. Şikayetler hastanın yaşam kalitesini ciddi olarak etkiliyorsa tedavi düşünülmeli. Tedavi edilmeyen toplardamar yetersizliği olan hastalar çoğu zaman karşımıza iyileşmeyen yara, nadiren de kanamayla gelir. Bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-480" title="varis" src="http://www.makale.us/wp-content/uploads/2009/09/varis.jpg" alt="varis" width="230" height="230" />Yarım saatte varise veda<br />
<a title="varis" href="http://www.makale.us">Varis</a> ameliyatları artık hastanede kalmayı bile gerektirmeden, etkili bir şekilde yapılabiliyor. Radyofrekans teknolojisi sayesinde damar içindeki varislerden yarım saatte kurtulmak mümkün</p>
<p><strong>Kimler ameliyat edilmeli?</strong></p>
<p>Tedavide amaç yaşam kalitesini artırmaktır. Şikayetler hastanın yaşam kalitesini ciddi olarak etkiliyorsa tedavi düşünülmeli. Tedavi edilmeyen toplardamar yetersizliği olan hastalar çoğu zaman karşımıza iyileşmeyen yara, nadiren de kanamayla gelir. Bu hastalarda cerrahi tedavi kaçınılmazdır. Büyük ve küçük toplardamar sisteminin varisleri, cerrahi işlem (soyma=stripping) ile çıkarılarak tedavi edilebilir. En iyi cerrahi adayları aktif, kilolu olmayan sağlıklı kişilerdir. Hastalar kozmetik nedenlerle de varisli damarların çıkarılmasını isteyebilir.</p>
<p><strong>Ameliyat öncesinde ne tür hazırlıklar yapılır?</strong></p>
<p>Ameliyat planlanan bacağın cilt hazırlığı yapılır. Hasta erkekse bacak tıraş edilir ve pürüzsüz hale getirilir. Varislerin belirginleşmesi için hastanm bir süre ayakta durması istenir. Hasta ayakta dururken uygun bir kalemle varisli damarlar işaretlenir. Genellikle işaretleme işlemi ameliyattan hemen önce yapılır.</p>
<p><strong>Varisler nasıl çıkartılıyor?</strong></p>
<p>Ameliyat steril ortamda (ameliyathane) yapılmalı. Kısmen kozmetik bir işlem olduğu için cilt kesileri 0.5 santimden küçük olmalı. Cerrahi işlem sırasında varisli ana damar içine ince bir kılavuz tel gönderilir. Varisli damar kılavuz telle birlikte dışarı çıkarılır. Ardından diz altı ve diz üstünde bulunan varisli küçük damarlar küçük cilt kesileri<br />
yardımıyla çıkarılır. Son olarak küçük cilt kesileri özel bir yapıştırıcı bant yardımıyla bazen de küçük dikişlerle kapatılır. İşlem sonrası ameliyat edilen bacağa ayak parmaklarmdan, kasığa kadar sıkı bandaj uygulanır. Varislerin bacaktaki yaygınlığına göre işlem ortalama 1.5 -2.5 saat sürer.</p>
<p><strong>Nelere dikkat edilmeli?<br />
</strong>Ameliyat sonrası hasta ameliyat olan bacağı yüksekte olacak şekilde yatakta istirahat ettirilir. Ertesi sabah pansumanı değiştirilir ve elastik bandaj uygulaması tekrarlanır. Cerrahın görüşüne, hastaya uygulanan cerrahinin büyüklüğüne ve hastanm ağrı durumuna göre hasta ameliyat günü veya ertesi gün taburcu edilebilir. Hastalarda ameliyat sonrası ağrı şikayetine sık rastlanılmaz. Hasta 1 hafta sonra kontrole çağrılır. Eğer varsa dikişleri alınır ve bacağa varis çorabı giydirilir. Bu yöntemle tedavi edilen hastalar günlük yaşantılarına kısa sürede dönebilir.<br />
<strong></strong></p>
<p><strong>Yeni tedavi yöntemleri var mı?</strong><br />
Radyofrekans ablasyon, varis tedavisinde yeni bir uygulamadır. Bu yöntem, özel bir kateter ile varisli damarların kurutulmasıdır. İşlem lokal anesteziyle uygulanır. Genellikle diz altı veya diz üstünden bir iğneyle girildikten sonra radyofrekans kateteri, doppler ultrasonografi eşliğinde damar içine yerleştirilir. Bu kateter yardımıyla hastalıklı toplardamara yüksek enerji verilir. Ortalama işlem süresi 30-35 dakikadır. İşlem sonrası hastanm bacağına elastik bandaj uygulanır ve 2-3 gün bacakta kain. Bu sürenin sonunda hastalara varis çorabı giydirilir. Bu yöntemle hastalar günlük yaşantılarına hemen dönebilir. Ayrıca bacakta yara izi olmaz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.makale.us/varis-nedenleri-ve-son-tedavi-yontemleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Selülite Son Vermenin 10 Yolu</title>
		<link>http://www.makale.us/selulite-son-vermenin-10-yolu.html</link>
		<comments>http://www.makale.us/selulite-son-vermenin-10-yolu.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 31 Aug 2009 08:55:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[acil kilo verme]]></category>
		<category><![CDATA[acil zayıfla]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Bölgesel incelme]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[diyeti]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[hemen zayıfla]]></category>
		<category><![CDATA[kalori]]></category>
		<category><![CDATA[kalori yakma]]></category>
		<category><![CDATA[kolay zayıflama]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Mezoterapi nedir?]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl kilo veririm]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl zayıflarım]]></category>
		<category><![CDATA[oku]]></category>
		<category><![CDATA[Saglık]]></category>
		<category><![CDATA[selilüt nedir]]></category>
		<category><![CDATA[selülit]]></category>
		<category><![CDATA[yolu]]></category>
		<category><![CDATA[zayıf kadın]]></category>
		<category><![CDATA[zone diyeti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.makale.us/?p=455</guid>
		<description><![CDATA[Yiyecek ve içeceklerden destek alarak, dar pantalonlar giymeyerek,tuzu az kullanarak portakal görünümünden kullanabilirsiniz.İşte selülit müzadelenizi kolaylaştıracak 10 pratik öneri.
Bölgesel incelme için mezoterapi
Mezoterapi nedir?
Selülitli bölgelere çok ince iğnelerle ilaç verilir. Bu ilaçlar yağ bloklarını kırarak kan dolaşımını hızlandırır. Cilt altında yağ hücrelerini sıkıştıran, dolaşımı bozan sıvı atıklarını vücuttan atar. Toplardamarlarının duvarlarındaki gevşeme ve geçirgenlik artışını da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-456" title="zone-diyeti" src="http://www.makale.us/wp-content/uploads/2009/08/zone-diyeti-239x300.jpg" alt="zone-diyeti" width="239" height="300" />Yiyecek ve içeceklerden destek alarak, dar pantalonlar giymeyerek,tuzu az kullanarak portakal görünümünden kullanabilirsiniz.İşte selülit müzadelenizi kolaylaştıracak 10 pratik öneri.</p>
<p>Bölgesel incelme için mezoterapi</p>
<p><strong>Mezoterapi nedir?</strong></p>
<p><a title="selülit" href="http://www.makale.us">Selülit</a>li bölgelere çok ince iğnelerle ilaç verilir. Bu ilaçlar yağ bloklarını kırarak kan dolaşımını hızlandırır. Cilt altında yağ hücrelerini sıkıştıran, dolaşımı bozan sıvı atıklarını vücuttan atar. Toplardamarlarının duvarlarındaki gevşeme ve geçirgenlik artışını da düzeltir. Bunun sonucunda yeni selülit oluşumu engellenir.</p>
<p><strong>Nasıl uygulanır?</strong></p>
<p>Tabanca benzeri bir cihazın içindeki ince uçlu iğnelerle orta deriye ilaç enjekte edilir. Tedaviden sonra kişinin günlük hayatını etkileyecek herhangi bir durum yaşanmaz ancak bazen iğne yerlerinde küçük morluklar görülebilir.</p>
<p><strong>Hangi bölgelere uygulanabilir?</strong></p>
<p>Bacaklar, kollar ve karın bölgesinde kullanılabilir. Ayrıca zayıflamaya rağmen bazı bölgelere yerleşen, verilmesi zor kilolardan kısa ve pratik yoldan kurtulmayı sağlar.</p>
<p><strong>Kaç seans sürüyor?</strong></p>
<p>Genellikle 8^ 12 seansta tamamlanır. Her seans 30 dakikadan oluşur.</p>
<p><strong>Ne kadar inceltiyor?</strong></p>
<p>Bir aylık sürede 1 ya da ya 2 beden incelme hedeflenir.</p>
<p><strong>Nelere dikkat edilmeli?</strong></p>
<p>Aynı gün kozmetik ürünler kullanmamalı, işlemin ardından 12 saat geçinceye dek banyo ve duş yapılmamalı. Güneşten 48 saat korunmaya ve havuza girmemeye özen gösterilmeli.</p>
<p><strong>Kimlere uygulanamaz?</strong></p>
<p>Mezoterapi hamileler, emzirenler, diyabet ve kanser hastaları, iyota karşı alerjisi olanlar, kan sulandıran etkiye sahip ilaç tedavisi görenler ve cilt döküntüleri olanlar için sakıncalı.</p>
<p style="text-align: center;"><em>Aşağıdaki videoda güzellik uzmanı tarafından selülitin nedenleri ve selülitten kurtulmak için neler yapabileceğimizi açıklıyor. Kan dolaşımı ve hormonların etkisi selülitin başlıca nedenleri arasında olduğunu açıklıyor. </em></p>
<p style="text-align: center;"><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="480" height="381" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowScriptAccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.dailymotion.com/swf/x6oemo_yaza-fyt-gyrmenyn-yollari_lifestyle" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="480" height="381" src="http://www.dailymotion.com/swf/x6oemo_yaza-fyt-gyrmenyn-yollari_lifestyle" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
<p><strong>Selülitle Savaş  Diyeti:</strong></p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Sabah:</span></p>
<p>/ Yarım demet maydanoz, /1 parça beyaz peynir tuzsuz (30 gram), / 2 dilim tuzsuz ekmek</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Ara:</span></p>
<p>/ 3 adet ceviz,  4 gün kurusu erik</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Öğle:</span></p>
<p>/ 5-6 yemek kaşığı etli sebze yemeği (tuzsuz), / Salata (1 tatil kaşığı zeytinyağı ile),</p>
<p>1 çay bardağı yoğurt, / 5 yemek kaşığı domatesli bulgur pilavı Ara:</p>
<p>1 su bardağı ayran, /1 orta boy elma,</p>
<p>1 çay bardağı tuzsuz leblebi Akşam:</p>
<p>► 5-6 yemek kaşığı etli sebze yemeği (tuzsuz), / Salata (1 tatlı kaşığı zeytinyağı ile),  1 dilim tuzsuz ekmek, / 1 orta boy kepçe çorba tuzsuz, /1 çay bardağı yoğurt Ara:</p>
<p>1 çay bardağı yoğurt ve 1 orta boy elma ile yapılan meyveli yoğurt, /Bol su</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">NOT:</span> Mevsim meyve ve sebzelerini tercih edin. Çünkü bunların besin değeri daha yüksektir.</p>
<p><strong>1-)</strong> Günde 5-6 porsiyon sebze meyve tüketin.</p>
<p><strong>2-)</strong> Tuzu az kullanın. Özellikle salam ve bazı peynirler gibi çok tuzlu gıdalardan uzak</p>
<p>durun. Tuz, dokularda çok su tutar. Ayrıca iştah açarak diyet yapmayı güçleştirir.</p>
<p><strong>3-)</strong> En az 2 litre (yazın 3) su için. Su, böbreklerinizin zehirli atıkları vücuttan uzaklaştırmasını sağlar,</p>
<p>Yeterince su içmek selülitli dokuları temizleyerek bu dokulardaki tuzu atar.</p>
<p><strong>4-)</strong> Unlu, şekerli, baharatlı, salçalı yiyeceklerden, kola, kahve gibi kafeinli</p>
<p>içeceklerden, alkol ve sigaradan uzak durun.</p>
<p><strong>5-)</strong> Et, peynir gibi besinlerin az yağlısını tercih edin.</p>
<p><strong>6-)</strong> Hiç mayonez kullanmayın. Soslardan uzak durun.</p>
<p><strong>7-)</strong> Margarin, tereyağı gibi katı yağlardan kaçının. Yemeklerinizde bitkisel yağ tercih edin. Etsiz pişirdiğiniz yemeklere ve salatalara zeytinyağı koyun. 1 kilo sebze pişiriyorsanız 2 yemek kaşığı yağı geçmeyin.</p>
<p><strong> <img src='http://www.makale.us/wp-includes/images/smilies/icon_cool.gif' alt='8-)' class='wp-smiley' /> </strong> Abur cubur ve fast food&#8217;tan (hazır yiyecek) uzak durun.</p>
<p><strong>9-)</strong> Kan dolaşımınızı hızlandırmak için egzersizi hayatınızda alışkanlık</p>
<p>haline getirin. Bol bol yürüyüş yapın.</p>
<p><strong>10-)</strong> Çok sıkı iş çamaşırı, pantolon, çorap gibi giysileri kullanmayın.</p>
<p>Dar giysiler topardamarları sıkıştırarak düzenli kan dolaşımını engeller.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.makale.us/selulite-son-vermenin-10-yolu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Takımyıldızların Mitolojik Öyküleri / Coma Berenices (Berenis&#039;in Saçı)</title>
		<link>http://www.makale.us/takimyildizlarin-mitolojik-oykuleri-coma-berenices-berenisin-saci.html</link>
		<comments>http://www.makale.us/takimyildizlarin-mitolojik-oykuleri-coma-berenices-berenisin-saci.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 30 Aug 2009 10:03:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mitoloji]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[aşk makalesi]]></category>
		<category><![CDATA[Berenis]]></category>
		<category><![CDATA[Coma Berenices]]></category>
		<category><![CDATA[güncel makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[makale oku]]></category>
		<category><![CDATA[makalem]]></category>
		<category><![CDATA[makalen]]></category>
		<category><![CDATA[makalesi]]></category>
		<category><![CDATA[masal]]></category>
		<category><![CDATA[Ptolemy]]></category>
		<category><![CDATA[resim]]></category>
		<category><![CDATA[roman]]></category>
		<category><![CDATA[Saglık]]></category>
		<category><![CDATA[süper makale]]></category>
		<category><![CDATA[Takımyıldızların Mitolojik Öyküleri]]></category>
		<category><![CDATA[yeni makale]]></category>
		<category><![CDATA[yeni makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Zephyrium]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.makale.us/?p=413</guid>
		<description><![CDATA[ Berenis’in Saçı, gerçek bir insanla özdeşleşen nadir takımyıldızlarından biridir. Saçlarının güzelliğiyle gururlanan Mısır Kraliçesi Berenis, yüzyıllardır süregelen geleneklere bağlı kalarak, erkek kardeşi Ptolemy III Euergetes ile evlenir. Evliliklerinden kısa bir süre sonra Berenis’in kocası Asya’daki bir savaşa katılmak üzere ülkeden ayrılır.
Bunun üzerine Berenis, tanrılara adakta bulunur. Kocası savaşta galip gelip, sağ olarak geri dönerse karşılığında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-414" title="Coma Berenices " src="http://www.makale.us/wp-content/uploads/2009/08/coma-300x296.jpg" alt="Coma Berenices " width="300" height="296" /> Berenis’in Saçı, gerçek bir insanla özdeşleşen nadir takımyıldızlarından biridir. Saçlarının güzelliğiyle gururlanan Mısır Kraliçesi Berenis, yüzyıllardır süregelen geleneklere bağlı kalarak, erkek kardeşi Ptolemy III Euergetes ile evlenir. Evliliklerinden kısa bir süre sonra Berenis’in kocası Asya’daki bir savaşa katılmak üzere ülkeden ayrılır.</p>
<p>Bunun üzerine Berenis, tanrılara adakta bulunur. Kocası savaşta galip gelip, sağ olarak geri dönerse karşılığında saçlarını keseceğine dair söz verir. Ptolemy, evine zaferle döner ve Berenis saçlarını keser. Kestiği saçlarını Zephyrium’da annesine ithaf edilen bir tapınağa bırakarak sözünü yerine getirir. Ancak, ertesi gün saçların bırakıldığı yerde olmadığı görülür. Ptolemy ise gökyüzünde Aslan’ın Kuyruğu’nun yanındaki birkaç yıldızı göstererek kaybolan saçların yıldızların arasına katıldığını söyler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.makale.us/takimyildizlarin-mitolojik-oykuleri-coma-berenices-berenisin-saci.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Saç Dökülmesini Önlemenin Yolları</title>
		<link>http://www.makale.us/sac-dokulmesini-onlemenin-yollari-2.html</link>
		<comments>http://www.makale.us/sac-dokulmesini-onlemenin-yollari-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 11 Aug 2009 22:58:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Saglık]]></category>
		<category><![CDATA[bayan]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[erkek]]></category>
		<category><![CDATA[genel]]></category>
		<category><![CDATA[kellik]]></category>
		<category><![CDATA[kız]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[makale.com]]></category>
		<category><![CDATA[mkle.org]]></category>
		<category><![CDATA[oku]]></category>
		<category><![CDATA[saç dökülmesi]]></category>
		<category><![CDATA[sglk]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yenimakale]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.makale.us/?p=212</guid>
		<description><![CDATA[Saç nakli sorunu kökünden çözülüyor
 
Erkeklerde saç dökülmesi ne zaman başlar?
201i yaşlardan itibaren erkeklerde hormon yapısının belirlenmesiyle birlikte saç karakteri belli olur. 100 erkeğin 60&#8242;ında 30&#8242;lu yaşlarla birlikte saç dökülmesi sorunu yaşanır.
 
Saç ekimi için en uygun yaş nedir?
Saç ekimi her yaş grubunda uygulanabiliyor. Ancak farklı yöntemler olduğu için ekim yaptırmak isteyen kişinin özelliklerinin uzman bir doktor [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><img class="alignleft size-medium wp-image-216" title="keladam" src="http://www.makale.us/wp-content/uploads/2009/08/keladam-300x224.jpg" alt="keladam" width="300" height="224" />Saç nakli sorunu kökünden çözülüyor</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><strong>Erkeklerde saç dökülmesi ne zaman başlar?</strong></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">201i yaşlardan itibaren erkeklerde hormon yapısının belirlenmesiyle birlikte saç karakteri belli olur. 100 erkeğin 60&#8242;ında 30&#8242;lu yaşlarla birlikte saç dökülmesi sorunu yaşanır.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><strong>Saç ekimi için en uygun yaş nedir?</strong></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">Saç ekimi her yaş grubunda uygulanabiliyor. Ancak farklı yöntemler olduğu için ekim yaptırmak isteyen kişinin özelliklerinin uzman bir doktor tarafından değerlendirilmesi gerekiyor. Hangi yöntemin uygun olduğunun belirlenmesinde; verici bölgedeki saç yoğunluğu, kafa derisinin gevşekliği, saç dökülme tipi, saç rengi ve dalgalı veya düz obuası gibi pek çok faktör etkili.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><strong>24 yaşından önce saç ekimi sakıncalı mı?</strong></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">Hayır. Konusunda tecrübeli bir merkez, her yaş grubuna farklı bir protokolde çalışabilir. Bu durumda uzun vadede hiçbir zaman hata oluşmaz.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><strong>Saç ekiminden önce hangi tetkikler istenir?</strong></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">Saç nakli lokal anestezi altında gerçekleştirilen bir girişimdir. Hastanın ön görüşmesi bir doktor tarafından dikkatle yapılmalı. Operasyondan önce doktorun görüşüne göre bazı tetkikler talep edilebilir.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">Saçsız kalmaktan korkanlara tıp dünyası pek çok seçenek sunuyor. Özel ürünler ve ilaç tedavilerinin yetersiz kaldığı durumlarda uygulanan saç nakli yöntemleri etkili sonuçlar veriyor. Saç ekimi kadınlara da yapılabiliyor</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><strong>Peki ekilen saç dökülmez mi?</strong></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">Hayır. Bu operasyonların sonuçları kalıcıdır. Cerrahi tedavi süreci tamamlandıktan sonra, ömrünün geri kalan kısmında, kişinin saç dökülmesini dert etmesine gerek yoktur.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><strong>Saç ekimi için en uygun adaylar kimler?</strong></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">Verici alanı yeterli, sağlıklı erkeklerin çoğu saç nakli için uygundur. Saç ekimi her yaş grubuna uygulanabilir. Fakat her hasta, her yöntemden iyi sonuç alamaz. Bir hasta için hangi yöntemin uygun olup olmadığının belirlenmesinde verici bölgedeki saç yoğunluğu, kafa derisinin gevşekliği, saç dökülme tipi, saç rengi, saçın dalgalı veya düz olması gibi pek çok faktör rol oynar. Erkekler kadar sık olmasa da kadınlar da saç dökülmesiyle karşılaşabilir. Bazı kadınlarda saç dökülmesi genetik olabilir, bazılarında ise cerrahi girişimler ya da yaralanmalardan sonra görülebilir. Kadınların saç nâkli operasyonu için uygun olup olmadıkları saç dökülme nedenine göre belirlenir. Saç ekimi operasyonu için iyi bir aday olup olmadığınıza karar verebilmeniz için muayene randevusu almakta yarar var.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><strong>Hiç saçı olmayan birine saç ekimi yapılabilir mi?</strong></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">Hayır. Saçının tamamı dökülmüş kişilerin saç ektirme şansı yoktur.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><strong>Kaç tür saç ekimi var?</strong></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">FUT ve FUE olmak üzere 2 tür saç ekim tekniği var. FUT tekniğinde kökler bir cilt şeridi halinde alınarak tek tek köklere ayrılır ve saçlanması istenilen alanda açılan kanalların içine yerleştirilir. Şeridin alındığı iki kulak arasında ince bir çizgi şeklinde iz kalır. FUE tekniğinde ise kökler iki kulak arasından teker teker &#8216;punch&#8217; adı verilen özel aletlerle çıkarılır. Köklerin tek tek çıkarıldığı FUE girişimi sonrası kalan izler yuvarlak ve çok küçük olur. FUE tekniğinde izler dağınık ve nokta şeklindedir ancak mikroskopla görülebilir. FUE girişimlerinde nakledilebilecek kök miktarı FUT&#8217;a oranla daha düşüktür. FUE operasyonunda çok sayıda kök nakledilmesi durumunda bu alanda seyrelme başlayacaktır. FUT girişiminde kökler bu bölgeden cilt şeridi halinde alındığı için herhangi bir seyrelme söz konusu olmaz.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">Yönteminizi Kendiniz<span style="mso-spacerun: yes;">  </span>seçin</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><strong>FUT yöntemi:</strong></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Kökler ince bir cilt şeridi halinde alınır.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ İnce bir iz bırakır.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Kökler topluca çıkarılırken zarar görmez.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ İki kulak arasında ciltte 2 hafta hissizlik olur.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Sadece baştaki saçlar nakledilebilir.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Bir seansta 4000 <a title="saç dökülmesi" href="http://www.makale.us">saç</a> kökü ekilebilir.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Saç kökleri üniteler mikroskop altında hazırlanır.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Mikroskopla çalışıldığı için sonuç çok doğaldır.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Bir seansta sonlanır.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Girişimden önce saçları kestirmek gerekmez.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ İyileşme süresi 7-10 gündür.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Dikişler 10 gün sonra alınır.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Bir kaç yıl ara ile operasyon aynı başarı ile tekrarlanabilir.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Gerçekleştirilmesi en az 8 kişilik büyük bir ekip gerektirir.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Maliyeti FUE operasyonuna göre düşüktür.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><strong>FUE yöntemi:</strong></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Kökler tek tek alınır.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Verici alanda mikroskop ile görülebilen nokta izler bırakır.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Yüzde 5 oranında kökün zarar görme ihtimali vardır. 100 kökün 5&#8242;i alım sırasında zarar görür.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ İki kulak arasında ciltte hissizlik olmaz.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Saç ve vücut kılları ekilebilir.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Bir seansta en fazla 1000-1200 saç kökleri ekilebilir.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Saç kökleri üniteler mikroskobik kesilerle çıkartılır.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Mikroskobik çalışıldığı için sonuç çok doğaldır.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Birkaç günlük üst üste seanslar gerekir.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Girişim öncesinde saçların tamamen traş edilmesi gerekir.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ İyileşme süresi 7-10 gündür.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Dikiş yoktur.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Hiçbir zaman verici alan aynı verimlilikte olmaz.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ 4 kişilik bir ekiple yapılabilir.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;">■ Maliyeti FUT operasyonundan yüksektir.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.makale.us/sac-dokulmesini-onlemenin-yollari-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>10 dakikada gözlüksüz hayat</title>
		<link>http://www.makale.us/10-dakikada-gozluksuz-hayat.html</link>
		<comments>http://www.makale.us/10-dakikada-gozluksuz-hayat.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 03 Aug 2009 02:04:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Saglık]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyat]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[göz]]></category>
		<category><![CDATA[GÖZ HASTALIKLARI]]></category>
		<category><![CDATA[Lazerin çeşitleri]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[oku]]></category>
		<category><![CDATA[uzman]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[yöntemler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.makale.us/?p=177</guid>
		<description><![CDATA[Lazer,tıp dünyasının pek çok dalında olduğu gibi gözdede mucize yaratıyor. 5-10 dakikalık bir lazer operasyonuyla gözlük ve lenslerden ömür boyu kurtulmak mümkün.Üstelik 10 dereceye kadar miyoplar,6 dereceye kadar astigmat ve hipermetroplar sıfırlanabiliyor.
Lazer hangi göz kusurları için uygulanabilir?
Miyop, hipermetrop, astigmat hastalarına ve yaşa bağlı yakını görme yeteneğini kaybedenlere uyguluyoruz.
Kimlere lazerle göz ameliyatı yapılabilir?
18 yaşını doldurmuş, son [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-183" title="glases" src="http://www.makale.us/wp-content/uploads/2009/08/glases.jpg" alt="glases" width="300" height="293" />Lazer,tıp dünyasının pek çok dalında olduğu gibi gözdede mucize yaratıyor. 5-10 dakikalık bir lazer operasyonuyla gözlük ve lenslerden ömür boyu kurtulmak mümkün.Üstelik 10 dereceye kadar miyoplar,6 dereceye kadar astigmat ve hipermetroplar sıfırlanabiliyor.</p>
<p><strong>Lazer hangi göz kusurları için uygulanabilir?</strong><br />
Miyop, hipermetrop, astigmat hastalarına ve yaşa bağlı yakını görme yeteneğini kaybedenlere uyguluyoruz.</p>
<p><strong>Kimlere lazerle göz ameliyatı yapılabilir?<br />
</strong>18 yaşını doldurmuş, son iki yılda 0.50 dereceden fazla göz kusuru değişmemiş, kornea dokusu kalınlığı yeterli olan hastalara lazer yapılabiliyor.</p>
<p><strong>Lazerle kaç dereceye kadar olan göz kusurları sıfırlanıyor?</strong><br />
 Eksi 10 dereceye kadar miyop, eksi 6 dereceye kadar astigmat, artı 6 dereceye kadar hipermetrop düzeltilebiliyor.</p>
<p><strong>Lazerin çeşitleri var mı?</strong><br />
Evet, çeşitti lazer tedavilerinden birkaçını şöyle sıralayabiliriz:<br />
■ Lasik: Günümüzde hâlâ miyop, hipermetrop tedavisinde en çok yapılan ameliyat türüdür.<br />
Bu yöntem, son 1 yıl içinde gözlük yada lens dereceleri 0.50 dereceden fazla değişmemiş, eksi 14&#8242;e kadar miyop, eksi 6&#8242;ya kadar astigmat, artı 6&#8242;ya kadar hipermetrop olanlara<br />
uygulanıyor. Lasik ameliyatıyla gözün önündeki saydam tabaka olan kornea belli bir oranda kaldırılarak içeri lazer yapılıyor.<br />
25-30 saniye süreyle lazer ışını gönderildikten soma kapakçık tekrar kapatılıyor.<br />
Dikiş koymadan, göz bandajlanmadan operasyon tamamlanıyor.<br />
■ Intralase lasik: Miyop, hipermetrop ve astigmat gibi göz hastalıklarının tedavisinde yeni uygulamalardan biri. Intralase&#8217;in en önemli özelliği ameliyatın bilgisayar kontrolünde ve kişiye özel programlanan bir tedavi olması.<br />
 Doktor hatasını sıfıra indiren bu yöntemle önce kornea dokusundan ince bir tabaka (flep) bilgisayarak kontrolünde kaldırılıyor, daha sonra da yatak dokuya lazer yapılarak kornea şekillendiriliyor.<br />
Kuru göz oluşumunda daha az risk taşıyan bu yöntem, korneası çok dik ya da düz, göz kapak aralığı çok dar hastalarda sorunsuz, kontrollü flep oluşturmayı sağlıyor. Ameliyat süresi yaklaşık 5 dakika olan interlasik, korneasının kesilmesinden korkan hastalarda, korneası çok düz ve çok yüksek astigmatizması olanlarda tercih ediliyor.<br />
■ Wavefront: Gözün yapısı ve görme gücü tıpkı parmak izi gibi kişiye göre farklılıklar gösterir.<br />
Örneğin 3 derece miyop olan herkesin gözü aynı özellikleri taşımadığı gibi görme kusuru da farklı gelişebilir.<br />
Dolayısıyla herkese aynı tedavi uygulanamaz. İşte wavefront adlı bir lazer tekniği bu noktada devreye giriyor.<br />
Bu yöntemde lazer cihazı, kişinin göz yapısına özel lazer ışınları programlıyor.<br />
Wavefront yöntemiyle miyop, hipermetrop, astigmat gibi göz kusurlarının dışmda yüksek seviyeli kusurlar da düzeltilebiliyor.<br />
Kişinin normal yaşantısı içinde fark etmediği sorunlar bile tespit edilebiliyor.<br />
Wavefront özellikle karanlıkta göz bebeği normalden büyük, gece görme problemi olanlarda kullanılıyor.<br />
Ayrıca pilot, kaptan gibi görme keskinliğinin en üst düzeyde olması gerekenlere, daha önce lazer ameliyatı olup başarı sağlanamayanlara uygulanıyor.<br />
■ Epi-Lasik: Yeni yöntemlerden biri. İnce kornea nedeniyle lasik ameliyatı yapılamayan 6 dereceye<br />
kadar miyop hastalara uygulanıyor. Ameliyat damla anestezisi ile yapılıyor.<br />
■ Yağ lazer: Katarakt ameliyatından sonra merceğin yerleştirildiği zardaki koyulaşmayı açmak ve bazı göz tansiyon tiplerini tedavi etmek için kullanıyor.<br />
■ Argon lazer: Şeker hastalığına (diyabet) bağlı kanamaları engellemek için uygulanıyor.</p>
<p><strong>Lazer tedavisindeki yenilikler nelerdir?</strong><br />
Şu anda ilasik denilen yeni bir tedavi var. Tedavi süreci hastanın göz yapısına özel tasarlanır. Miyop, hipermetrop ve astigmat hastaların tedavilerinde kullanılabilir.<br />
İlasik yöntemi Amerikan Ordusu&#8217;ndaki pilotların ve NASA&#8217;daki astronotların tedavisi için onaylanmış.<br />
Bu onay bize gösteriyor ki, bu yöntem astronot ve pilot gibi mesleki olarak olağanüstü koşullara maruz kalan, görüş kalitesinin çok güçlü olması gereken kişilerde dahi iyi sonuç veriyor.</p>
<p><strong>Kimler ilasik yöntemini tercih ediyor?</strong><br />
Pilotlar gibi mesleğinde gece görüşünün önemli olduğu kişiler, görme kalitesinde yüksek beklentisi olan sporcular, yüksek astigmatı olan ve gözbebeklerinin çapı 6.5 milimetrenin üzerinde olan kişiler bu yöntemi tercih ediyor.</p>
<p><strong>Operasyon ne kadar sürüyor?<br />
</strong>Hasik ile işlem yaklaşık 15 saniye, wavefront ile 30-40 saniye sürüyor. Hastanın ameliyathanede kaldığı süre 10 dakika kadardır.</p>
<p><strong><a title="lazer" href="http://www.makale.us">Lazer</a> tedavisi iş ve sosyal yaşantıyı ne kadar etkiler?</strong><br />
Operasyondan sonra yaklaşık 6 saat yanma batma şikayeti sürüyor. Aynı gün sosyal hayata dönüş mümkün.</p>
<p><strong>Lazer göz tembelliğini tedavi eder mı ?</strong><br />
Göz tembelliği lazerle tedavi edilemez. Sadece gözlükle görme kapasitesini elde edebiliriz.</p>
<p><strong>İkinci kez lazer ameliyatı olunabilir mi?</strong><br />
Evet, ancak kornea yapısı, kalınlığı uygun olmalıdır.</p>
<p><strong>Kimlere lazer yapılamaz?</strong><br />
■ Gözünde aşırı kuruluk olanlara<br />
■ Hamilelere, bebek emzirenlere<br />
■ Tedavi edilmemiş aktif halde romatizmal, cilt hastalığı olanlara<br />
■ Katarakt ve göz tansiyonu gibi hastalıkları olanlara<br />
■ Diyabetten dolayı göz için kanaması olanlara<br />
■ 18 yaşm altındakilere.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.makale.us/10-dakikada-gozluksuz-hayat.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğum kontrol hapları kısırlık yapar mı?</title>
		<link>http://www.makale.us/dogum-kontrol-haplari-kisirlik-yapar-mi.html</link>
		<comments>http://www.makale.us/dogum-kontrol-haplari-kisirlik-yapar-mi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 03 Aug 2009 01:51:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel]]></category>
		<category><![CDATA[bayan]]></category>
		<category><![CDATA[Doğum kontrol hapı]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadın hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[oku]]></category>
		<category><![CDATA[Saglık]]></category>
		<category><![CDATA[sor]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[yazı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.makale.us/?p=174</guid>
		<description><![CDATA[Doğum kontrol hapıyla ilgili ençok merak edilen konu hapların kısırlık yapıp yapmadığı.Araştırmalara göre endişeler gereksiz çünkü hapları kestikten 1 ay sonra gebe kalma yeteneği geri geliyor. Hap bırakıldıktan sonra oluşan gebeliklerde düşük riskindede artış olmuyor.
Haplar kalp krizi riskini artırır mı?
Araştırmalar, yeni düşük doz östrojen ve progesteron içeren hapların kullanımıyla kalp krizi arasında olumsuz bir ilişki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-185" title="fft20_mf90343" src="http://www.makale.us/wp-content/uploads/2009/08/fft20_mf90343-300x200.jpg" alt="fft20_mf90343" width="300" height="200" />Doğum kontrol hapıyla ilgili ençok merak edilen konu hapların kısırlık yapıp yapmadığı.Araştırmalara göre endişeler gereksiz çünkü hapları kestikten 1 ay sonra gebe kalma yeteneği geri geliyor. Hap bırakıldıktan sonra oluşan gebeliklerde düşük riskindede artış olmuyor.</p>
<p><strong>Haplar kalp krizi riskini artırır mı?</strong><br />
Araştırmalar, yeni düşük doz östrojen ve progesteron içeren hapların kullanımıyla kalp krizi arasında olumsuz bir ilişki göstermiyor.<br />
Hatta bu hapların lipid ve kolesterol üzerinde olumlu etkilerinin olduğu belirtiliyor.<br />
Eski yüksek doz haplarda yüzde 5 oranında yüksek tansiyon riski ortaya çıkıyordu.<br />
Yeni düşük doz haplarda zaman zaman tansiyon yükselmeleri görülmekle beraber, klinik olarak anlamlı bir hipertansiyon rapor edilmedi.</p>
<p><strong>Doğum kontrol haplarının içinde ne var?</strong><br />
30 yılı aşkın bir süredir piyasada olan, bugün dünyada 60 milyon kişi tarafından kullanılan güvenilir bir yöntem.<br />
Doğum kontrol hapları östrojen ve progesteron denilen iki hormon içerir.<br />
Bu hormonlar normalde kadınların yumurtalıklarında üretilir.<br />
Ancak doğum kontrol hapı içinde östrojen ve progesteronun laboratuvar ortamında üretilen türevleri var.</p>
<p><strong>Bu hormonlar zararlı mı?</strong><br />
Modern doğum kontrol hapları, düşük düzeylerde hormon içerir.<br />
Bileşimlerinde insan bünyesine yabancı hiçbir madde yok.<br />
Bugünkü haplarda 20 yıl öncesine göre 3-5 kez daha az östrojen ve 5-10 kez daha az progesteron var.<br />
Yan etkiler yeni haplarda önemli derecede azaltıldı. Bu nedenle korkulacak bir durum yok.</p>
<p><strong>Haplar gebelikten nasıl korur?</strong><br />
Hamilelik kadın yumurtalıklarının ürettiği yumurtanın erkek sperm hücresiyle birleşip döllenmesi sonucu meydana gelir.<br />
Doğum kontrol hapları vücutta bulunan hormonlar gibi çalışır.<br />
Vücut nasıl hamile kaldıktan sonra, hamilelik olan hastalarda bile kontrollü olmak şartıyla kullanılabiliyor.<br />
Hormonları aracılığıyla yumurtalıkların yumurta üretmesine engel oluyorsa, doğum kontrol hapı da benzer bir etki göstererek yumurtlamayı önler.<br />
Yumurtlama olmazsa, erkeğin spermiyle yumurtanın birleşmesi gerçekleşmez ve böylece gebelik önlenir.</p>
<p><strong>Başarı oranı yüksek mi?</strong><br />
Doğum kontrol haplarının etkinliği çok yüksek. Başarısızlık oranı binde 1.</p>
<p><strong>Nasıl kullanılır?</strong><br />
Her kutuda 21 adet hap var. Bu haplara adetin l&#8217;inci günü başlanır ve 21 gün süreyle hiç ara vermeden her gün 1 adet kullanıhr. l&#8217;nci kutu bitince 7 gün ara verilir (bu süre içinde adet görülür), 1 hafta sonra 2&#8242;nci kutuya başlanır.<br />
Örneğin l&#8217;inci kutu çarşamba bittiyse 2&#8242;nci kutuya öteki hafta perşembe başlanır.</p>
<p><strong>Hap unutulursa ne olur?</strong><br />
Düzensiz adet kanaması görebilir ve gebe kalabilirsiniz.<br />
Hapı saatinde almayı unutmak herhangi bir problem yaratmaz.<br />
Ancak bu durum alınması gereken saatten sonraki 12 saat içinde fark edilirse unutulan hap, bu süreyi geçirmeden alınmalı.<br />
Ve bir sonraki hap her zamanki saatinde kullanılmalı.<br />
İki hapın alınması arasındaki zaman 36 saatten fazla olursa güvenirlilik artık tam olmaz.<br />
Böyle bir durumda bir sonraki adet kanamasına kadar prezervatif gibi ek tedbirler kullanmalı.<br />
Unutulan haplar atlanarak, geri kalan haplara adet düzensizliğine yol açmamak için devam edilmeli.</p>
<p><strong>Peki şeker hastalığı yapar mı?<br />
</strong>Eski yüksek doz östrojen içeren haplarda gizli şeker, şeker seviyelerinde artış görülebiliyordu.<br />
Yeni haplarda bu risk yok.<br />
Ancak insüline bağımlı şeker hastalarına, hap dışında başka bir doğum kontrol yöntemi öneriyoruz.<br />
Çünkü haplar bu hastalarda kanm pıhtılaşma riskini artırabiliyor.</p>
<p><strong>Safra kesesi taşlarına yol açıyor mu?<br />
</strong>Safra taşları ilk 2 yıl kullanımda artar, 4&#8242;üncü yılda ise normale döner.<br />
Aslmda bu artış sadece safra taşlarına eğilimli olan kişilerde görülür.<br />
Normalde hapların böyle bir etkisi yok.<br />
Ancak doğum kontrol hapları akut karaciğer hastalığı olanlarda ve safra yolları tıkalı olan kişilerde kullanılmamalı.<br />
Çünkü siroz ya da geçirilmiş bir sarılık doğum kontrol hapları ile yeniden alevlenebilir.</p>
<p><strong>Hapın yan etkileri neler?<br />
</strong>Kritik aylarda bazı kadınlarda bulantı, memelerde hassasiyet, baş ağrısı gibi şikayetler görülebilir.<br />
Ama bunlar bir süre sonra kendiliğinden kaybolur.<br />
Ayrıca bazı hastalarda ilk 3 ay ara kanama olabilir.<br />
Gerekirse bu kanama uzman bir hekim tarafından uygun şekilde tedavi edilebilir.</p>
<p><strong>Cinsel isteği azaltır mı?</strong><br />
Hayır, hapların cinsel istek üzerinde olumsuz bir etkisi yok.<br />
Aksine geri çekme, takvim yöntemi gibi geleneksel yöntemler kullanılmayacağı için cinsel yaşam daha güvenli olur.<br />
Kadınlar korunduklarından emin oldukları için, kendilerini daha rahat hissederler.<br />
Bu da cinsel yaşamlarını olumlu yönde etkiler.</p>
<p><strong>Depresyon yapar mı?<br />
</strong>Depresyon çok nadir görülen bir etki. Ama depresyonda olanlara doğum kontrol hapı önermiyoruz.</p>
<p><strong>Kısırlığa sebep olur mu?<br />
</strong>Hayır. / <a title="Doğum kontrol hapı" href="http://www.makale.us">Doğum kontrol hapı</a> bırakıldıktan sonra gebe kalmada hafif bir gecikme olmakla birlikte, l&#8217;inci yılın sonunda yüzde 75.2, 2&#8242;nci yılın sonunda yüzde 90 kadm gebe kalabiliyor.<br />
Daha önce hiç hamile kalmamış olsanız bile hapı güvenle kullanabilirsiniz.</p>
<p><strong>Hap bırakıldıktan ne kadar süre sonra hamile kalınabilir?</strong><br />
Kullanmayı bıraktıktan 1 ay sonra hamile kalmanızda hiçbir sakınca yok.<br />
Hap bırakıldıktan soma oluşan gebeliğin seyri normal gebelikle aynı. Sakat bebek doğurma ve düşük riskinde artış olmuyor.</p>
<p><strong>Hap kullananlar düzenli doktor kontrolden geçmeli mi?<br />
</strong>Düşük dozlu hapların güvenirliliği nedeniyle hap kullanan hastaların yılda 1 kez kontrolden geçmesi yeterli.<br />
Başlangıçta iyi bir muayene, tansiyon ölçümü, idrar tahlili, meme muayenesi, karaciğer fonksiyon testleri, pelvik muayene ve smear testi yapılması gerekli.<br />
Risk faktörü olan kadınlar ise 6 ayda bir doktora gitmeli.<br />
Yan etkiler ya da şikayetler olduğunda doktora danışılmalı, gerektiğinde ilacın ya da yöntemin değiştirilmesine karar verilmeli.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.makale.us/dogum-kontrol-haplari-kisirlik-yapar-mi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Selülitler kaderiniz değil</title>
		<link>http://www.makale.us/selulitler-kaderiniz-degil.html</link>
		<comments>http://www.makale.us/selulitler-kaderiniz-degil.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 03 Aug 2009 01:37:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[bilinçli]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[hızlık]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kolay]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[oku]]></category>
		<category><![CDATA[Ozon sauna]]></category>
		<category><![CDATA[Saglık]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[selülit]]></category>
		<category><![CDATA[zayıflamak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.makale.us/?p=171</guid>
		<description><![CDATA[Selülit ile yaşama yolları
Kadınların korkulu rüyası olan selülitler artık çözümsüz değil. Önemli olan beslenme alışkanlığınızı değiştirip, sağlıklı yaşam kurallarına uymanız. İşte, kısa sürede pürüzsüz ve sıkı bir cilde kavuşmak için yapmanız gerekenler.
Selülit nasıl ortaya çıkıyor?
Deri altındaki yağ hücrelerinin fazla genişlemesi, kan dolaşımının bozulmasına yol açar. Bu da deri altında sıvı birikimine ve bağ dokularının yeterince [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img class="alignleft size-medium wp-image-189" title="zayiflama3" src="http://www.makale.us/wp-content/uploads/2009/08/zayiflama3-300x200.jpg" alt="zayiflama3" width="300" height="200" />Selülit ile yaşama yolları</strong><br />
Kadınların korkulu rüyası olan selülitler artık çözümsüz değil. Önemli olan beslenme alışkanlığınızı değiştirip, sağlıklı yaşam kurallarına uymanız. İşte, kısa sürede pürüzsüz ve sıkı bir cilde kavuşmak için yapmanız gerekenler.</p>
<p><strong>Selülit nasıl ortaya çıkıyor?</strong><br />
Deri altındaki yağ hücrelerinin fazla genişlemesi, kan dolaşımının bozulmasına yol açar. Bu da deri altında sıvı birikimine ve bağ dokularının yeterince beslenememesine sebep olur. Sonuçta deride çökmeler ve portakal kabuğu görünümü ortaya çıkar.</p>
<p><strong>Selülit her kadını etkiliyor mu?</strong><br />
Selülit deriye portakal kabuğu görünümü veren değişimlerin tümüdür. Kadınların yüzde 90-98&#8217;sinde görülüyor.</p>
<p><strong>Zayıf kadınlarda selülitlerden yakınıyor. Neden?</strong><br />
Çünkü selülit genetik ve hormonal kaynaklı bir sorun. Bu nedenle çok zayıf kadınlarda bile görülebilir.<br />
<strong>Selülitin sebepleri neler?</strong><br />
Genetik faktörler çok önem taşıyor. Annenizde selülit varsa sizde de görülme ihtimali yüksek.<br />
Vücuttaki hormonal değişiklikler de selülit oluşumunu tetikliyor.<br />
Örneğin ergenlik, hamilelik, menopoz gibi durumlarda selülitler çoğalabiliyor. Yine doğum kontrol hapları gibi bazı ilaçlar selülit nedeni.<br />
Hatalı beslenme de ciddi bir selülit sebebi olarak karşımıza çıkıyor.<br />
Aşın yağlı, şekerli ve asitli yiyecekleri çok sık tüketen kadınlarda selülit daha fazla görülüyor.<br />
Hareketsizlik, aşırı stres ve yorgunluk da selüliti artıyor.</p>
<p><strong>Erkeklerde neden selülit olmuyor?</strong><br />
Çünkü erkeklerdeki testosteron hormonu, kadınlardaki östrojen hormonu gibi davranış sergilemiyor, vücudun yağlanmasına neden olmuyor.</p>
<p><strong><a title="sülülit" href="http://www.makale.us">Selülit</a> oluşmasına nasıl engelleyebiliriz?</strong><br />
Deri altındaki yağ hücrelerinin genişlemesini engelleyici besinler tüketilmeli ve kan dolaşımını hızlandıncı hareketler yapılmalı. Diyetinizdeki 5 değişiklikle selülit oluşumunu engelleyebilirsiniz:<br />
1) Yağ oranı yüksek besinleri tüketmeyin. Et ve tavuğun yağlı kısımları, katı yağlar, mayonez, kaymak, hamur işleri gibi.<br />
2) Şeker oranı yüksek besinlerden uzak durun: Hamur tatlıları, pastalar, çikolata, kek gibi.<br />
3) Kafein içeren koyu çay, kahve, kola gibi içeceklerden uzak durun<br />
4) Katkı maddesi içeren hazır besinleri diyetinizden çıkann.<br />
5) Tuz tüketimini mutlaka sınırlayın.</p>
<p><strong>10 dakikada yarım kilo verin</strong><br />
<strong>Ozon sauna nedir?</strong><br />
Yumurta şeklindeki bir kabin içinde deri yoluyla vücuda oksijen verme yöntemidir.<br />
Ozon buharı derinin 4-6 santim altına inerek selülit hücrelerinin oksijenle dolmasını sağlar.<br />
Böylece kan dolaşımını düzelir, cilt ısısı artar, selülitli bölgeler harekete geçer. Düzenli uygulandığında daha pürüzsüz ve sıkı bir cilt oluşur.<br />
Evet. Ozon sauna yağ asit zincirlerini kırarak vücuttan atılmasına neden olur.<br />
Her seans sonrasında 200-600 gram (400-600 kalori) kadar azalma olur. Tedavi anında yoğun terlemeyle su kaybederiz ancak terlemeyle vücuttan toksinler de atılır.<br />
Ozon sauna böbreklerin 24 saat boyunca çalışmasını gerektiren ağır metallerin boşaltım işini, terleme yoluyla 15 dakikada yerine getirir.</p>
<p><strong>Kaç seans uygulanıyor?</strong><br />
Haftada 2 kez olmak üzere en az 8-10 seans uygulanır. Sauna süresi başlangıçta 10 dakikadır.<br />
Daha sonra 20 dakikaya kadar çıkabilir.<br />
Toksinler atılırken ve yerine yeni dokular oluşurken baş ağrısı, yorgunluk, ishal ve deride hafif kızarıklık olabilir. Bu şikayetler genellikle 3 gün sürer. Ancak hastanın toksin yükü fazlaysa 1 haftayı aşabilir.</p>
<p><strong>Ozon sauna sonrası sorun olabilir mi?</strong><br />
Toksinler atılırken ve yerine yeni dokular oluşurken baş ağrısı, yorgunluk, ishal ve deride hafif kızarıklık olabilir.Bu şikayetler genelde 3 gün sürer.Ancak hastanın toksin yükü fazlaysa 1 haftayı aşabilir<br />
Nelere dikkat edilmeli?<br />
Hastalarımın her zaman özel bir beslenme programıyla beslenmelerini istiyorum.<br />
Özellikle tuzlu ve şekerli gıdalardan uzak durmaları gerekiyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.makale.us/selulitler-kaderiniz-degil.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hemoroid (Basur) Nedenleri ve en son tedavi yöntemleri</title>
		<link>http://www.makale.us/hemoroid-basur-nedenleri-ve-en-son-tedavi-yontemleri.html</link>
		<comments>http://www.makale.us/hemoroid-basur-nedenleri-ve-en-son-tedavi-yontemleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 03 Aug 2009 01:17:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Saglık]]></category>
		<category><![CDATA[basur]]></category>
		<category><![CDATA[fissür nedir]]></category>
		<category><![CDATA[HEMOROID]]></category>
		<category><![CDATA[Kaç tür prostat ameliyatı vardır?]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[oku]]></category>
		<category><![CDATA[PMR tayini ne işe yarıyor?]]></category>
		<category><![CDATA[prostat]]></category>
		<category><![CDATA[Sistoskopi nedir?]]></category>
		<category><![CDATA[Ürodinarni testi nedir?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.makale.us/?p=166</guid>
		<description><![CDATA[Başka hastalıklarla karıştırılabiliyor
Liften fakir beslenme ve kabızlık hemoroidin en önemli nedenleri. Ancak bu iki faktör bazen fissür denen bir soruna da yol açabiliyor.
Hemoroidle karıştırılan bu hastalık tedavi edilmediğinde kişinin yaşam kalitesini olumsuz etkiliyor.
Fissür nedir?
Anal kanalın &#8216;yırtığı&#8217;, &#8216;çatlağı&#8217; olarak tanımlanır. Anal kanal, mide bağırsak sisteminin son 3-4 santimlik kısmıdır.
Bu bölge güçlü kaslarla sarılıdır.
Anal kanal dişli çizgi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Başka hastalıklarla karıştırılabiliyor</p>
<p>Liften fakir beslenme ve kabızlık hemoroidin en önemli nedenleri. Ancak bu iki faktör bazen fissür denen bir soruna da yol açabiliyor.<br />
Hemoroidle karıştırılan bu hastalık tedavi edilmediğinde kişinin yaşam kalitesini olumsuz etkiliyor.</p>
<p><strong>Fissür nedir?</strong><br />
Anal kanalın &#8216;yırtığı&#8217;, &#8216;çatlağı&#8217; olarak tanımlanır. Anal kanal, mide bağırsak sisteminin son 3-4 santimlik kısmıdır.<br />
Bu bölge güçlü kaslarla sarılıdır.<br />
Anal kanal dişli çizgi diye tanımlanan bir yapıyla ortadan ikiye ayrılır.<br />
Çatlaklar genellikle bu dişli çizginin altında olur.<br />
Anal kanal son derece önemli bir yapıdır, çünkü bu yapı olmazsa dışkıyı tutabilme yeteneğimiz de olmaz.</p>
<p><strong>Sebepleri neler?</strong><br />
Fissür, anal kanalın travmayla yırtılması sonucu oluşuyor. Genellikle kabızlık dönemini takiben oluşur.<br />
Sert dışkı anal kanaldan geçerken bu bölgede yırtık oluşur.<br />
Ender olarak ishal atağını takiben ortaya çıkar.<br />
Bazen doğum sonrası olabilir.<br />
Ayrıca makat ağzının iltihabi hastalığı, klamidya, bel soğukluğu, herpes, AİDS gibi cinsel yolla bulaşan hastalıklar, anal kanal kanseri, lösemi (kankanseri) gibi kan hastalıkları nadir görülen çatlak sebepleridir.<br />
Çatlak, yüzeyel olarak başlar ve hızla derinleşir. Şikayetlerin başlamasından 1-2 ay içerisinde kronikleşmeye başlar.</p>
<p><strong>Fissür kimlerde görülür?<br />
</strong>Genellikle 20-40 yaş grubunda görülür ama her yaşta rastlanabilir.<br />
Kadm-erkek oranı eşittir.<br />
Posadan fakir beslenme, ayakta geçiştirilerek düzensiz yeme alışkanlığı, az sıvı tüketme, uzun süre oturarak çalışma alışkanlığı, uzun süre tuvalette kalma, anal ilişki, sık lavman yapılması, kötü hijyen nedenler arasında sayılabilir.</p>
<p><strong>Nasıl teşhis edilir?<br />
</strong>Muayene sırasında çatlaktan şüphelenir. Bu nedenle muayene çok önemli.<br />
Ağrının oluş şekli (yanma, sızlama, batma, zonklama), karın ağrısı, kilo kaybı, ağrıyla birlikte kanamanın olması, kanamanın taze kırmızı renkli ve koyu pıhtılı olup olmaması, dışkıya çizgisel şekilde bulaşık olması gibi faktörler muayenede özenle sorgulanmalı.<br />
Dışkıma sırasında ve sonrasında saatlerce sürebilen yırtılma şeklinde şiddetli ağrı en sık belirtidir. Ağrıyla birlikte kanama sık görülür.<br />
Kaşıntı, akıntı diğer belirtilerdir.<br />
Muayene sonucunda makatla ilgili bir hastalık düşünülüyorsa ve özellikle çatlaktan şüpheleniliyorsa çok nazik olunmalı. A<br />
nal gözlem için kalçaların yana doğru ayrılma işlemi bile çok ağrıya neden olabilir.<br />
Bazı hastalar muayene sırasında çok ağrı duyacaklarını bildikleri için muayene olmayı istemeyebilir.<br />
Muayene için uyutulmayı talep edebilir.<br />
Anal fissür bulunanlarda yapılacak en büyük kötülük rektal tuşe dediğimiz parmakla muayene yapılmasıdır.<br />
Bu hastanın hekime olan güveninin kaybolmasına neden olur.<br />
Parmakla muhtemel fissürün yerine hafifçe basılarak ağrının ve fissürün yeri belirlenmeye çalışılır.<br />
Şikayetlerin alevlendiği dönemde parmak muayenesi yapılmamalı.<br />
Fissürün birden fazla olması, ağrısız olması hallerinde diğer nedenlerin araştırılması için radyolojik, endoskopik ve laboratuvar incelemeler istenir.</p>
<p><strong>PROSTAT<br />
Nedenleri ve en son tedavi yöntemleri</strong></p>
<p>Şikayetler çoksa ameliyata</p>
<p>Prostat büyümesiyle birlikte ortaya çıkan idrar şikayetleri<br />
hastaya rahatsızlık vermeye başlarsa ameliyat kaçınılmaz oluyor. Son yıllarda geliştirilen lazer cihazlarıyla prostat ameliyatları başarılı bir şekilde yapılabiliyor</p>
<p><strong>PMR tayini ne işe yarıyor?</strong><br />
Prostat büyümesi olan, idrar yapmakta zorlanan hastalar için önemli bir değerlendirme kriteridir.<br />
Normalde idrar yaptıktan sonra mesanenin tamamen boşaltılmış olması gerekir.<br />
Mesanede kalan artık idrar miktarının fazlalığı oranmda hasta daha fazla idrara çıkma ihtiyacı hissedecek, gece ve gündüz sık idrara çıkacaktır.<br />
Prostat büyümesinin idrar yollarını zorlamaya başladığını gösteren önemli bulgulardandır. Tetkik öncesi idrara çok sıkışmış olmak yanıltıcı sonuçlar verebilir.</p>
<p><strong>Ürodinarni testi nedir?<br />
</strong>Alt idrar yollarının fonksiyonları hakkında bilgi veren bir test.<br />
Bu yöntemde mesane içine yerleştirilen özel kateterler yardımıyla elde edilen bulgular bilgisayar ortamına yansıtılır.<br />
Daha sonra veriler grafikler şeklinde incelenir.<br />
Prostat büyümesi değerlendirmesinde rutin kullanılması gerekmez.<br />
Bazı özel durumlarda ürolog bu tür testlerin yapılmasını isteyebilir.</p>
<p><strong>Sistoskopi nedir?</strong><br />
İdrar yolunun ağzmdan içeri özel ışıklı optik aletlerle girilerek alt idrar yollarının içeriden incelenmesi işlemidir.<br />
İşlem sırasında idrar yolunun içine verilen özel serumlar yardımıyla mesane iç yapısı, duvarları, her iki böbrekten gelen kanalın (üreter) mesaneye açıldığı ağızlar, prostatın idrar yoluna yaptığı basının düzeyi gibi birçok bilgiye ulaşılır.<br />
Tedavi konusunda daha doğru yorumlar yapma imkanı sağlar.<br />
Genel ya da lokal anestezi altında yapılabilir. Genel anestezi altında yapılan incelemeler sırasında daha önceden hastayla olası tedaviler konusunda görüşülmüşse, genellikle aynı yolla yapılacak<br />
devam edilebilir.</p>
<p><strong>Hangi hastalar ameliyat edilmeli?<br />
</strong>İyi huylu prostat büyümesinde prostatın mutlaka ameliyatla alınması gereken bir büyüklük ölçüsü yok.<br />
Normalde 20 gram büyüklüğündeki prostat bazen 100 grama kadar büyür ancak hastada hiçbir yakınma olmadığı için ameliyat düşünülmez.<br />
Bazen de 30-35 gram büyüklüğe ulaştığında hastada çok fazla yakınma olabilir.<br />
Bu durumda ameliyat kararı verilebilir.<br />
Hastadaki yakınmalar, idrar akım hızındaki ciddi düşmeler, mesanede artık kalan idrar miktarının artmış olması ameliyat kararında etkilidir.<br />
Zor idrar yapmayla birlikte görülebilen idrarda kanama, enfeksiyon, mesane taşları ve böbreklerde hasar oluşmaya başladığını gösteren bulgulardır.<br />
 Bunlar ameliyatın daha erken planlanmasını zorunlu kılar.</p>
<p><strong>Kaç tür <a title="prostat" href="http://www.makale.us">prostat</a> ameliyatı var?</strong><br />
İyi huylu prostat büyümesi için açık ameliyat ve TUR (kapalı ameliyat) yöntemi çok uzun yıllardan beri uygulanıyor. Artık hastaların önemli bir kısmı TUR yöntemiyle tedavi edilebiliyor.<br />
Ancak son yıllarda geliştirilen yeni bazı lazer cihazlarıyla da prostat cerrahisi başarılı bir şekilde yapüıyor, ameliyat sonrası dönemin rahatlığı nedeniyle hastalar tarafından tercih ediliyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.makale.us/hemoroid-basur-nedenleri-ve-en-son-tedavi-yontemleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
