<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Makale Oku Sağlık Diyet Rejim Forex Kadın &#187; makale oku</title>
	<atom:link href="http://www.makale.us/tag/makale-oku/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.makale.us</link>
	<description>Güncel yeni eklenen köşe yazıları</description>
	<lastBuildDate>Tue, 17 May 2011 07:16:33 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Benim Dünyam</title>
		<link>http://www.makale.us/benim-dunyam.html</link>
		<comments>http://www.makale.us/benim-dunyam.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 07 May 2010 13:58:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[güncel makale]]></category>
		<category><![CDATA[makale oku]]></category>
		<category><![CDATA[yeni makaleler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.makale.us/?p=739</guid>
		<description><![CDATA[Yaşadığımız dünyada tümüyle mükemmel bir yapıya sahip birçok güzellikler var. Her şeyiyle biz insanlara hizmet etmekte ve biz insanlar da bunun değerini bilmemekteyiz…
Yaşadığımız evren gerçekten mükemmel bir şekilde yaratılmış. Ama insanlık devam ettikçe bu mükemmellik yerini gelişmiş teknolojiye bırakmakta. İnsanlık sağ olsun ne doğa doğalığıyla ne de insanlık insanlığıyla kalmış.
Ama hayallerimiz hala bizimle. Hayal deyip de geçmeyin, gerçek olur belki de bir gün.
Dünyayla ilgili hep bir hayalim ouyor. İnsanların doğayla barış içinde yaşadığı bir dünya vardır yaşamımıza. İnsan insanı, insan doğayı, insan DÜNYASINI sevmiştir. Dinginlik, sakinlik, huzur.
Dünyamda güneş batmaz asla. ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.makale.us/wp-content/uploads/2010/05/olu-deniz-1.jpg"><img src="http://www.makale.us/wp-content/uploads/2010/05/olu-deniz-1-297x300.jpg" alt="" title="olu-deniz-1" width="297" height="300" class="alignright size-medium wp-image-740" /></a>Yaşadığımız dünyada tümüyle mükemmel bir yapıya sahip birçok güzellikler var. Her şeyiyle biz insanlara hizmet etmekte ve biz insanlar da bunun değerini bilmemekteyiz…</p>
<p>Yaşadığımız evren gerçekten mükemmel bir şekilde yaratılmış. Ama insanlık devam ettikçe bu mükemmellik yerini gelişmiş teknolojiye bırakmakta. İnsanlık sağ olsun ne doğa doğalığıyla ne de insanlık insanlığıyla kalmış.</p>
<p>Ama hayallerimiz hala bizimle. Hayal deyip de geçmeyin, gerçek olur belki de bir gün.</p>
<p>Dünyayla ilgili hep bir hayalim ouyor. İnsanların doğayla barış içinde yaşadığı bir dünya vardır yaşamımıza. İnsan insanı, insan doğayı, insan DÜNYASINI sevmiştir. Dinginlik, sakinlik, huzur.</p>
<p>Dünyamda güneş batmaz asla. Batmayan bir güneş güzel olmaz mı? Karanlık olmazsa karanlığın gizledikleri de olmaz belki.</p>
<p>Öyle bir dünyadır ki hayallerimde dünyam. İnsanlar üzmez, insanlar kırmaz. E doğal olarak üzülmez, kırılmaz. Zarar vermez kimseye, zarar da görmez. Gelişmiştir. Zihinsel olarak. Zaten önemli olan da budur. İnsanlar kendini tanımıştır. Doğayı, evreni tanımıştır. Anlam yüklemiştir her şeye. Anlamıştır birbirini, anlamıştır evrenini, anlamıştır yaradanını…</p>
<p>Yokluk yoktur dünyamda. Yokluk olmazsa kim bilir belki karanlık, kötülük de olmaz. Ne de olsa karanlık ışığın yokluğu, kötülük iyiliğin yokluğu değil midir?</p>
<p>Budur hayallerimin dünyası. Boyut olarak küçük, manevi olarak alabildiğince sınırsız. Demiştim ya hayal deyip geçmeyin gerçek olur belki diye. İnanmayın. Böyle bir dünya bu saatten sonra ancak hayallerde, kilitli kapılar ardında kalır. Ama belki bulunur mu anahtarları? Orası da bu hayalin en meçhul umudu olarak kalır&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.makale.us/benim-dunyam.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Neden Sevemiyorum</title>
		<link>http://www.makale.us/neden-sevemiyorum.html</link>
		<comments>http://www.makale.us/neden-sevemiyorum.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 Dec 2009 17:42:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[aşk makalesi]]></category>
		<category><![CDATA[makale oku]]></category>
		<category><![CDATA[yeni makaleler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.makale.us/?p=603</guid>
		<description><![CDATA[Herkesin hayatında böyle anlar vardır, dinlediğiniz şarkılardan, izlediğiniz filmlerden, duyduğunuz herhangi bir hikayeden veya tanık olduğunuz bir olaydan ister istemez kendinize ait bir şeyler çıkarmaya zorlarsınız. Anlatılanlarla alakan yoktur belki de ama doğanın kanunudur bu, orada bahsi geçen mutlaka “sen” olmalısındır. Şarkıda gidemeyen adam, filmdeki aşkı için ölen kız, efsanedeki cesur ama fakir genç aşık&#8230; Bir anda rolüne bürünen bir oyuncu gibi, sahipleniriz. Böylece daha da anlam kazanır, normal bir olay bile unutulmaz olur ömür boyunca.
Biri şiir yazar herhangi birine, ölümsüz olur, başka biri girer hayatına bir şiirlik bile değeri ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-604" title="i_love_you" src="http://www.makale.us/wp-content/uploads/2009/12/i_love_you-224x300.jpg" alt="i_love_you" width="224" height="300" />Herkesin hayatında böyle anlar vardır, dinlediğiniz şarkılardan, izlediğiniz filmlerden, duyduğunuz herhangi bir hikayeden veya tanık olduğunuz bir olaydan ister istemez kendinize ait bir şeyler çıkarmaya zorlarsınız. Anlatılanlarla alakan yoktur belki de ama doğanın kanunudur bu, orada bahsi geçen mutlaka “sen” olmalısındır. Şarkıda gidemeyen adam, filmdeki aşkı için ölen kız, efsanedeki cesur ama fakir genç aşık&#8230; Bir anda rolüne bürünen bir oyuncu gibi, sahipleniriz. Böylece daha da anlam kazanır, normal bir olay bile unutulmaz olur ömür boyunca.</p>
<p>Biri şiir yazar herhangi birine, ölümsüz olur, başka biri girer hayatına bir şiirlik bile değeri olmaz. Belki bundandır en güzel aşkları romeo ve jülyet, leyla ile mecnun, aslı ile kerem&#8217;e benzetmek. Aşık olanlar kendilerine efsane aşkları layık görür hep. fakat efsane aşkları efsane yapan birbirine kavuşmaları değildir. Vuslata erememektir bu kadar sahiplenip de kendimizi bulduğumuz. İlla ki karşılıklı mı olması lazım aşkın? Kavuşmadan, yan yana olmadan, elele yaşamadan aşk olamaz mı? Aşk acıya katlanma sanatıdır, hangi tarafın daha çok acı verdiği veya kimin daha çok acıya katlandığının önemi yoktur, asıl insanı zorlayan hayatını adamaktır karşındakine! Kimse ayrılmaz, ayrılık yoktur aşkın lugatında çünkü vuslata ermek kadar zordur ayrılık&#8230;</p>
<p>Hayat kadar zalimdir aşk, zalim olduğu kadar gururu kaldırmaz! &#8216;Ayrıldım&#8217; der insan, ayrılamadığını bile bile, sonra kendini haklı çıkarmaya çalışır, nedenler arar acıtsa da, kalbini öldürmeye çalışır beyniyle ama yapamaz bunu söyleyemez kendine, aşk gurura gelmez! Şimdi neredesin, ne yaparsın bilemem, yazdıklarımdan haberin olur mu birgün emin de değilim. Sanırım yenilgiyi kabul etmemin zamanı geldi; gururuna yenik düşmüş bir kalbin hikayesidir bu. Oku!</p>
<p>Senden öncesi pek aydınlık değil ömrümde, saçma bir adamın gereksiz yaşantısı anlayacağın. Her zaman herkese ters oldum, inatlaştım onlarla, sevmedim kimseyi, benim için dost kelimesi sadece sözlükte yazan anlamından ibaret, ben sadece kendimdim! Uğurlu sayım on üçtü kimsenin sevmediği için, sadece çocuklarla aram iyiydi, sokaklarda geceleri kavgalardaydım, duman altı mekanlarda yıpratmaktaydım yaşam kırıntılarımı, herkes beni ayık sanardı oysa ben nadir ayık sokağa çıkardım, aşk çok uzaktı bana filmlerde duyardım aşkı, öylesine takılırdım hayata diğerleri buna aşk ve sevda derlerdi! Kimseye duyurmadan sessizce ama ta içten ağladığımı bilirdim senden önce. O zaman bile bir yerde saklıydım, beni bulacak birini bekliyordum. Sokaklarım yalnızlığa çıkarken ben seni bekliyordum&#8230;</p>
<p>Ve seni gördüm&#8230;</p>
<p>İlk görüşte aşk değil bu, ilk görüşte ölüm bana olan şey! Hala anlatamıyorum seni, benzetemiyorum hala yapamıyorum, beceremiyorum. Göz bebeklerinde kendimi gördüm, saçlarından ay ışığı vurdu gözüme ve ben öldüm, ne olduğunu anlamadan, bilmeden bu garip olayının adını teslim oldum sana! Çok değişmiştim artık eskisi gibi değildim. Değişen ben değildim de dünyaydı. Sonbaharda yaprak dökülmüyordu benim için. Beni bulan sendin! Girmiştin bir şekilde hayatıma ve ben olması gereken her aşık gibi ölüydüm!</p>
<p>İtiraf ediyorum bu yüzden sen gittiğinden beri ben sevemiyorum! Kaybolmama ramak kaldı, yetiş, gel kurtar beni! Nasıl geleceksin bilmiyorum ama gel ne olur! Yalvarıyorum! Kalamıyorum buralarda. Aşk toprağa gömülmüyor ! Ne olur sana yalvarıyorum yetmez mi? Şarkılar boş, filmler boş, hayat bomboş. Söz veriyorum sana kimseye benzemek değil amacım, ne mecnuna ne de başkasına seni seviyorum itiraf ediyorum! Gir hayatıma ve tekrar mutlu olalım.</p>
<p>Aşk herşeye rağmen acısı ve tatlısıyla bir ömür yaşamaya bedeldir&#8230;</p>
<p align="center"><strong>YA SİZ KENDİNİZİ KİME BENZETTİNİZ ?</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.makale.us/neden-sevemiyorum.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir Fakirin Seyahat Notları</title>
		<link>http://www.makale.us/bir-fakirin-seyahat-notlari.html</link>
		<comments>http://www.makale.us/bir-fakirin-seyahat-notlari.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Sep 2009 22:40:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[günlük]]></category>
		<category><![CDATA[makale oku]]></category>
		<category><![CDATA[makalesi]]></category>
		<category><![CDATA[seyir defteri]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi makale]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.makale.us/?p=582</guid>
		<description><![CDATA[Zurih gercegini enine boyuna inceledikten sonra o sehirde
yapilacak baska bir sey olmadigina karar verip rotayi Yukarda ismini
belirttigim ulkeye cevirdim. Baskenti vaduzmus orayi ve varsa baska sehirler
oralari gorecegim. Gorupte ne olacak henuz belli
degil.
            Zurihle Vaduz arasi 100 km civarinda. Yol insana hic agir
gelmiyor. Zaten sagli sollu manzara icin muhtesem denilebilir. Her zamanki
dekor. Ucsuz bucaksiz yesillik ormanlar ve ormandan kazanilmis tarlalar. Tabi
inekler! Kendilerini cennette hissetmeliler! Bir inek baska ne isterki! Her
taraf ot ve temiz su. Hava sicakligi da ideal. Ogleyin 23 derece civarinda.
Yol boyu hiz ,limitini belirten ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.makale.us/wp-content/uploads/2009/09/vnedik.jpg"><img src="http://www.makale.us/wp-content/uploads/2009/09/vnedik-300x225.jpg" alt="" title="vnedik" width="300" height="225" class="alignright size-medium wp-image-767" /></a>Zurih gercegini enine boyuna inceledikten sonra o sehirde<br />
yapilacak baska bir sey olmadigina karar verip rotayi Yukarda ismini<br />
belirttigim ulkeye cevirdim. Baskenti vaduzmus orayi ve varsa baska sehirler<br />
oralari gorecegim. Gorupte ne olacak henuz belli<br />
degil.</p>
<p>            Zurihle Vaduz arasi 100 km civarinda. Yol insana hic agir<br />
gelmiyor. Zaten sagli sollu manzara icin muhtesem denilebilir. Her zamanki<br />
dekor. Ucsuz bucaksiz yesillik ormanlar ve ormandan kazanilmis tarlalar. Tabi<br />
inekler! Kendilerini cennette hissetmeliler! Bir inek baska ne isterki! Her<br />
taraf ot ve temiz su. Hava sicakligi da ideal. Ogleyin 23 derece civarinda.<br />
Yol boyu hiz ,limitini belirten tabelalar koymuslar. Ozellikle hiz<br />
dusururken ama hiz artan durumlarda tabela yok. Sehirler arasi yollarda bile<br />
60 la devam ettigim oldu. Simdi anliyorum arkamda beni takib eden konvoyun<br />
hayran kitlem olmadigini!</p>
<p>            Geleken gideken nihayet Vaduz a vardim. Korktugum olmadi. Ne<br />
gumruk kontrolu var nede yol vergisi. Zaten basit bir kopruyu geciyorsun ve<br />
bu ulkeye giriyorsun. Isvicrenin devami veya orda bir kucuk kasaba gibi.<br />
Aralarindan suyu berrak br irmak akiyor. Avusturya ile aralarindaki siniri<br />
tepelerin zirveleri ciziyor.Kendine ozgu parasi bile yok. Swis frangini<br />
kullaniyorlar. Sipsak ulke hakkinda bilgiler ! Nufusu 35 000 kisi, 160 km2<br />
buyuklugu, boydan boya 24,6 ve enine 12,4 km, 11 tane koyden olusuyor.<br />
Baskent en buyuk koy. Dogudan batiya 5 dakikada yurudum !Romanyada kalici<br />
olsam bu buyuklukte arazi alip bende kendi devletimi kurabilirim.  Ulke<br />
monarsi ile yonetiliyor. Vaduza hakim bir yerde Prens Hans Adem II ve ailesi<br />
yasiyor ve ulkeyi yonetiyorlar. Acaba bu Hansin bir kizi varmi? Kral olmak<br />
nasil bir duygu ki? Prens ve ailesi <a title="makale" href="http://www.makale.us">kale</a>de yasiyor ama ziyaretci<br />
almiyorlarmis. Kapidan geri dondum. Sorun degil Avrupada baska kralliklar da<br />
var.</p>
<p>            Almancanin yuksek olanini konusuyorlar. Benimde daha once<br />
Almanca calismisligim var Merhaba diyebiliyorum. Cumlenin devamini Romence<br />
devam ediyorum zaten sonrasini ne ben ne onlar anliyor. Bizim koy<br />
kalabalikligindaki Vaduzda arabayi tenha ucretsiz bir yere cekip sehri<br />
adimlamaya basladim Ilk dikkatimi ceken uzum bagi oldu. Sarap uretimi<br />
yapiyorlarmis. Koyun ortasinda birkac hektarlik bag. Hepsi sira sira<br />
dikilmis. Benim baga hic benzemiyr. Benimkinde uzum devekleri acemi askerler<br />
gibi dizilmis. Icinde uzumun yaninda cevizden kiraza bademden kusburnuna<br />
kadar envai cesit bitki mevcut. Burda ise sadece uzum ! Her siranin basina<br />
gul dikmisler ve Ordaki uzumun cinsini aciklayan bilgi notu asmislar.<br />
Aralari hep olculu ve esit mesafelerde boydan boya aralarina tel cekilmis.<br />
Koy merkezini kolay buldum. Turizm danismayida. Danismayi bulana kadar<br />
gormem gereken yerlerin hepsini gormusum. Zaten en turistik yerde Danisma<br />
ofisi ! Mimarisi kayda deger!</p>
<p>            Koy merkezinde birkac kilise, birkac muze ve buna benzer guzel<br />
gorunumlu orta boy binalar var. Burasida bankacilikla geciniyormus. Vergi<br />
kaciranlar icin ideal bir liman! Dikkat buyurulursa ineklerden baglardan<br />
bahcelerden bahsediyorum hep. Bankalardan veya buna benzer seylerden<br />
bahsetme sansim yok. Binalarin disini gorebiliyorum iceri nufuz etme sansim<br />
yok O yuzden okuyucuya detayli bilgi veremem, bankacilik merkezi olmayi<br />
nasil basardiklarina dair. Yada dis gorunuste goze carpan zenginligin<br />
kaynagi ne bunlari anlayabilmem mumkun degil. Genellemek yanlis olmakla<br />
beraber bizim Turklerin basarisizliklarinin sebeplerini<br />
aciklayabilirim.Milyonlarca<br />
Turk kucuk doner bufelerinden baska goze carpan hic bir basari ortaya<br />
koyamamislar! Tamaminin cirosu Bir Mc Donalds bile etmez. Oysa ozellikle<br />
Ingilizlerin muhtesem basarisi var. Butun orta Avrupada her taraf Shell ve<br />
BP benzinlikleri ile dolu. Ustelik daha ucuz satiyorlar. Ben taninmamis<br />
markalardan mazot aliyorum. Icim biraz daha rahat!</p>
<p>            Danismadaki kiz bir koy tavsiye etti. Ordan hem guzel manzara<br />
varmis hemde koylerini gorecekmisim.Zaten 1 saatte koyun gezmesini bitirdim.<br />
Turke durmak yok hemen o koyun yolunu tuttum. Kralin kalesinden gecerek<br />
gidiliyor. Duldulde benim gibi tembel. Tirmanmayi pek sevmez ama daracik bir<br />
yoldan tirmaniyruz. Bir iki kere karsima arac cikti soguk terler doktum<br />
dokunsa yuvarlanacagim. Ben tirmandikca yokus uzadi en sonunda baktim<br />
bitecegi yok yagmurda tuttu manzaradan soyle bakip birkac resim cektim.<br />
Manzara muhtesem. Dag bile yemyesil inekler ozgurlugun tadini cikariyor.<br />
Onlari bizimkilerin adina Gipta ile selamlayip koyuldum yola!</p>
<p>            Meggen e geri gidiyrum. Hesap ortada. Tamamen duygusal. 100 Km<br />
de 6 litre yakiyorum 6 euro. Oysa otel bulsam geceligi 100 euro civarinda.<br />
Benim kaldigim 30 euro! Dogudan ve Batidan iki muhtesem daga bakiyor.<br />
Uyandirma servisine kuslar  bakiyor. Tertemiz serin havasi var. Ev sahibemde<br />
hos bir hanim. Galiba bu isi para icin degil yalnizligina care olsun diye<br />
yapiyor. Vakitlice kararmadan evi buldum. Hayatimda zamani nadiren dolu dolu<br />
yasiyorum buda onlardan birisi o kadar hizli gectiki gun biraz dinleneyim.</p>
<p>            Pazertesi Haziranin biri ve ecnebiler bugun calismiyor. Bu benim<br />
icin harika; sehirlerde trafik olmuyor ve park ucretide. Bu harika evin<br />
harika bir bahcesi var. Ordaki bahce masasina haritalarimi actim. Goren bir<br />
sonraki muharebeyi planlayan general sanir! Franziska dediki ben onun<br />
misafiri olan ilk Turk musum! Polonyalilar yardim etmesede Viyanayi<br />
gecselerdi cok Turk goreceklerdi pasaportsuz ve vizesiz.  Istikamet  Norvec.<br />
Bumu yoksa omu daha fakir diye bilimsel incelemelerde bulunacagim Yol uzun<br />
yolcu yasli ve yorgun. Bugun 3 sehir ve 850 km yapacagim. Ya bismillah.</p>
<p>            Seyrusefer aleti ilk hedef olarak Bern~ sehrini verdi. Bern<br />
swissin baskenti. Galiba en cok hosuma giden sehirde bu. Az gittim uz gittim<br />
Dere tepe duz gittim BERN e vardim. Dere tepe duz gitmemin sebebi yuzlerce<br />
tuneldir. Bu Avrupanin en engebeli bolgesinde henuz arabaya yag yaktiracak<br />
rampa gormedim. Bernde tamda merkezde arabaya bir bosluk buldum Sehirlerin<br />
kucuklugunden olmali gezilmesi gereken yerleri cok kolay buluveriyorum.<br />
Nufuslari az ama yuksek binalara izin vermemisler. O yuzden sehirler daginik<br />
ve genis alanlara yayilmis.</p>
<p>            Bern merkezde eski binalardan olusan bir arasta var. Binalar<br />
bizdekilerden daha buyuk. Altlarinda yuruyus icin yollar yapilmis. Hepsi<br />
bakimli. Sokaklar asfaltla degil bildigimiz tasla kaplanmis. Normalde araba<br />
park etmek yasak. Yeralti otoparka cekmek lazim. Guzel bir saat kulesi ,<br />
guzel katedrali, gazinosu, icinden akan buyuk ve temiz irmagi, temiz ve<br />
modern tren gari, cok iyi organize edilmis ulasim agi ile gorulmesi gereken<br />
bir sehir burasi. Gormeye deyer baska bir yer kalmadigina kendimi ikna<br />
ettikten sonra yine bastim gaza. Dogru bizcede maruf Lozan a!</p>
<p>            Yine otoban yine yesillik yine yayilan inekler. Ulkenin bu<br />
taraflari Fransizca konusuyor ve daha duz. Gps sagolsun icat edenin mekani<br />
cennet olsun  orayida bulmam zor olmadi. Parka gerek kalmadi ilgimi cekecek<br />
yani yuruyus yapacak bir sey goremedim. Sehri trafigin musaitligindende<br />
yararlanarak koltugumda gezdim. Sanki evde genis ekran TV de belgesel izler<br />
gibi. Bu sehir inisli cikisli. Heybeti bir katedrali var. Baskaca da birsey<br />
ilgimi cekmedi. O zaman aha gidiyam. Deh Cenevreye.</p>
<p>            Cenevre istikametinde otoban yerine normal yolu tercih ettim.<br />
Otobanda biraz soyutlanmis oluyorsun mekandan. Evleri koyleri inekleri<br />
inceleme imkani olmuyor. Bende koy koy mezra mezra ara yollardan gittim. Bu<br />
Fransiz etkisindeki bolge pek gelsimis bolge havasi vermedi. Gol nedeni ile<br />
daha cok bizdeki tatil yorelerine benziyor. Insanlar yazlik tatil elbiseleri<br />
giymisler. Sanki hep tatil havasindalar. Bende sahile indim bir bakayim ne<br />
yapiyorlar diye ancak dalgaliydi ve soguktu! Nerde bulursun o muhtesem<br />
Alanya yi buralarda! Burasi gol kenari olmasina ragmen yuzlerce tekne yat<br />
gibi deniz araclari dikkatimi cekti. Zenginliktendir diye dusundum.</p>
<p>            Cenevreye vardim. Arabaya bir park bulamadim. Mecbur uzak bir<br />
noktaya park ettim. Tiyatro binasinin onune. Cenevre Swisin en batidaki<br />
sehri. Hemen Fransa sinirinda! Bu golden buyuk bir irmak akiyor ! Bu kadar<br />
su nerden geliyor insanin hafsalasi almiyor! Tertemiz su. Merkezde bit<br />
pazari vardi. Soyle 200 liraya son sistem az kullanilmis kelepir bir diz<br />
ustu bulabilirmiyim diye baktim ama nafile!Bu Lozan ve Cenevreden hic birsey<br />
anlamadim! Agzimda ozel bir tat birakmadi. Ha Osmancik ha Cenevre! Yine<br />
ismini ilk defa gordugum bankalar, yogun trafik Asyali turistlervs vs. Beni<br />
yollar teskin eder!</p>
<p>            Seyrusefercihazina parali yollari aklina bile getirme diye<br />
talimat verdim! Ama nafile. Parali yollardan kacinirsam 5.5 saatlik yol<br />
oluyor 9 saat ! Saat ogleden sonra 4 ! Mecbur parali yollari tercih ettim !<br />
Etmez olaydim.</p>
<p>            En son bir Paris seyahatim var. 300 kmlik otobanda  5-6 sefer<br />
otoban ucreti odemisligim var Ta o zamandan beri bu ulkeye sempati duymam.<br />
Sarkoziden sonra arada agzimi da bozdugum oldu. Ama baska care yok. Bir<br />
sefer daha gececegim. Butun AB ulkeleri gumruk kontrolunu lagvettiler. Sadece<br />
Fransizlar hala gumruklerde eleman bulunduruyor. Usulen de olsa kontrol<br />
yapiyorlar. Ama beni durduran olmadi. Gectim Fransaya girer girmez kayboldum<br />
ama bu kayda deger gelisme degil Zaten bu ilk de degil.</p>
<p>            350 km kadar gittim giseler! Bileti makinaya sokunca gordugum<br />
rakam beni bir anda gerdi! 34,5 euro! Olacak sey degil! Bu sefer kesin<br />
kararliyim birdaha adim atmam! Ispanya ve Portekizi gezmeye gidersem de<br />
asagidan Misir ve Gaddafi uzerinden dolanacagim! Bu sinirle gaza yuklenmisim<br />
yanina yaklasinca farkettim bir polis motoruna yaslanmis kamerayida omzuna<br />
almis radar uygulamasi yapiyordu! Al papazi! Aha burda durduracaklar aha<br />
surda derken gumrukten gece 11 gibi gectim! Yakayi bu sefer ucuz kurtardim!<br />
Genel kural gecerli. Olay aninda yrttin yirttin yani ilk hamlede yara<br />
almadiysan sonrakiler icin bir cozum bulunur. Cezayi nere gonderecekler ki!<br />
Benim adresim yok. Olsada ben adresimde yokum zaten! Ben varmiyim ki!</p>
<p>            Km 4300 oldu Fransa seyahat ettigim 8inci ulke oldu sekiz gunde.<br />
Turkiye dusmanligi ile taniyorum onlari. Onemsizliklerine binaen hakkinda<br />
yazmaya deger birsey yok. Zaten dillerini de dogru duzgun yazip<br />
okuyamiyorlar. Paris i Pari diye okuyorlar! Kisaca her taraf yesillik<br />
ormanlar meralar ve inekler diye ozetleyebilirim. Eger ekonomileri iyiyse<br />
sebebi kendi basarilari degil tamamen Allah vergisi zengin bereketli<br />
topraklara kapagi atmalarindandir!</p>
<p>            Zurih ile benim koydeki sosyal hayati ve yasam standartlarini az<br />
sonra kiyaslayacagim. Ayrilmayiniz!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.makale.us/bir-fakirin-seyahat-notlari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Birkaç Küçük Latife</title>
		<link>http://www.makale.us/577.html</link>
		<comments>http://www.makale.us/577.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Sep 2009 16:16:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[aşk makalesi]]></category>
		<category><![CDATA[aşk mektubu]]></category>
		<category><![CDATA[ask siiri]]></category>
		<category><![CDATA[aşk yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[chat]]></category>
		<category><![CDATA[makale nedir]]></category>
		<category><![CDATA[makale oku]]></category>
		<category><![CDATA[makalesi]]></category>
		<category><![CDATA[sohbet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.makale.us/?p=577</guid>
		<description><![CDATA[Evet arkadaşlar bu ilk yazım olmakla birlikte sizlerle konuşamamakta olsa sonu mutluyum . Şuan kendimi bir deliden ayırt etmekte zorlanıyorum. Çünkü gece bitti biticek, herkes kan uykuda ve ben oturmuş matematik defterime, edebiyatla ilgili terimlerde yeterli olmasamda sanırım deneme yazıyorum. Aklımda bir ton şey geçti az önce. Ah ah valla ben harcanıyorum burda ha! Kendimi biran yazar olarak gördüm&#8212;ne alakaysaartık&#8211;. İlginç bir duyguydu. Kuş tüyü olmasada kuş tüyleri desenli yastığımda rahat edemediğimin farkına vardım.&#8212;sanırım&#8211;. Dün bir arkadaşla konuşuyorduk&#8212;tabiki msn de: D. Gençlik işte naparsın. Neyse evlenmek için yeterli yaşta ama ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-578" title="ask_resmi" src="http://www.makale.us/wp-content/uploads/2009/09/ask_resmi-270x300.png" alt="ask_resmi" width="270" height="300" />Evet arkadaşlar bu ilk <a title="yazı" href="http://www.makale.us">yaz</a>ım olmakla birlikte sizlerle konuşamamakta olsa sonu mutluyum . Şuan kendimi bir deliden ayırt etmekte zorlanıyorum. Çünkü gece bitti biticek, herkes kan uykuda ve ben oturmuş matematik defterime, edebiyatla ilgili terimlerde yeterli olmasamda sanırım deneme yazıyorum. Aklımda bir ton şey geçti az önce. Ah ah valla ben harcanıyorum burda ha! Kendimi biran yazar olarak gördüm&#8212;ne alakaysaartık&#8211;. İlginç bir duyguydu. Kuş tüyü olmasada kuş tüyleri desenli yastığımda rahat edemediğimin farkına vardım.&#8212;sanırım&#8211;. Dün bir arkadaşla konuşuyorduk&#8212;tabiki msn de: D. Gençlik işte naparsın. Neyse evlenmek için yeterli yaşta ama okumak için küçük olduğumu söyledi. İlginç… 18 yaşını yeni doldurmuş taze körpecik küçücük bir kızım işte—küçüğü abartmıyorum&#8212;.</p>
<p>Ona göre 18 yaş çok da küçük değilmiş. Ya bize anlatmıyorlar mı okulda 21 yaşında çıkılıyor ergenlikten diye&#8212;ergenlik konularına da girdim sonum ne olur bilemiyorum artık&#8212;. Bir insan ergenliği bitirmeden nasıl mantıklı kararlar alabilir ki?—en azından benim düşüncem bu&#8212;. Bir diğer konu ise arkadaşlar geçenlerde konuştuğum bir dostum. Bir insan ağzımdan çıkan her düşünceyi nasıl olurda ölüme çevirebilir ya. &#8212;Kansızlık var bende diyorum &#8212;ben sana bütün kanımı vereyim diyor. &#8212;Sen napıcaksın diyorum &#8212;ölürüm işte fena mı diyor Ölüm bir kurtuluş mudur? Müslümanız; en azından ülkemizin çok büyük bir bölümü müslimlerden oluşuyor. Müslümanlığın kavradığı inançlardan biri de ölümden sonra da hayat olduğu değil midir? Peki neden ölmek istiyorsunuz ki… Sordum hayatında bir eksikliği mi var? Acaba bi sevgiye mi muhtaç? Yoksa çok mu yalnız? Aldığım cevaplar doğrultusunda anladığım kadarıyla 5 tane idare ettiği sevgilisi de olsa yalnız hemde çok. İnsan bazen yalnızlığın koynuna atar kendini. Kolaya kaçmak mıdır hayat? Yaşamamak daha mı kolaydır sanki. Ölüm, ölüm bir kurtuluş değildir oysa. Eğer yalnızsan daha doğru öyle hissediyorsan istediğin yere git yine yalnızsındır.</p>
<p>Tüm insanlar yalnız doğar yalnız ölür ifadesine bu kadar sığınılmaz ki! Bir kere sen varsın ya hayatta bu hayat sana bahşedilmiş ya onu iyi kullanmalısın. Bazen bir gülücük bile bir hayatın son bulmasını engellemez mi? Mesela insanların sabahları birbirine ufacık bir tebessüm etmesi onların o güne güzel başlamasını sağlamaz mı? Bazen durduğum yerde gülümserim o kadar zorlukların içinde. Sadece bir umut kaplar içimi belki bir çıkış noktası beliriverir birden. İnsan bazen üzülmemek için kendisini zorlamalı. Çünkü üzüntüdür sağlığın en büyük düşmanı. Tansiyon ve şeker gibi bir çok hastalık morale bağlı değil midir? Gülümseyebildiğine sevinmek önemli değil midir? Yüzünden ameliyat olup da gülemeyen insanları düşünmek lazım bence. Hatta belkide göremeyen, duyamayan insanların hayata olan bağlılığını örnek almak lazım… Geçen televizyonda gözleri görmeyen ve mükemmel resim çizin bir adam ile onun yine gözleri görmeyen ve şair eşini gösterdiler. Ne yetenekli bir aile dedim kendi kendime. Çabalamışlar birisi resim çiziyor birisi şiir kaydedip onu okuyor.</p>
<p>Bizim de illa bir yeteneğimiz olması için duyu organlarımızdan birini kaybetmemiz mi gerekir? Neden biz de ölümü seçip hem Allah’a karşı günahkar hem hayata karşı nankör hemde kendimize karşı bu kadar acımasız oluyoruz ki? Yaşamak güzel bir şey. Kaydıraktan kayıp gülüp eğlenen çocuklar, gondola binen gençler, bir parkta elele oturmuş hayatında neler yaşadıklarını hatırlayıp gülümseyen o yaşlı yüreklerden biri olmayalım ki?:) şimdi bir bakınız kendinize neleriniz var hayatta! Elinizdekileri düşünüp sahip olmadıklarını düşünmeyi bırakın…birazcık bardağın dolu tarafını gözetleyin olur mu!!! Hayat var olmağa değer… Tuğba Gül</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.makale.us/577.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mevlananın Güzel Sözleri</title>
		<link>http://www.makale.us/mevlananin-guzel-sozleri.html</link>
		<comments>http://www.makale.us/mevlananin-guzel-sozleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Sep 2009 18:03:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[güzel makale]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. Mevlana ile ilgili sözler]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. Mevlana şiirleri]]></category>
		<category><![CDATA[makale oku]]></category>
		<category><![CDATA[makale.org]]></category>
		<category><![CDATA[makalesi]]></category>
		<category><![CDATA[Mevlana Celalettin Rumi sözleri]]></category>
		<category><![CDATA[Mevlananın aşk sözleri]]></category>
		<category><![CDATA[Mevlananın dostluk sözleri]]></category>
		<category><![CDATA[Mevlananın hoşgörü sözleri]]></category>
		<category><![CDATA[Mevlananın önemli sözleri]]></category>
		<category><![CDATA[Mevlananın tüm sözleri]]></category>
		<category><![CDATA[Mevlananın ünlü sözleri]]></category>
		<category><![CDATA[Mevlana’nın ahlakla ilgili sözleri]]></category>
		<category><![CDATA[sözleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.makale.us/?p=555</guid>
		<description><![CDATA[ 
MEVLANANIN SÖZLERİ

Hz. Mevlana&#8217;nın sözlerine yorumlarınızla katkı sağlayın lütfen&#8230; 
1. Mevlana Sözleri
Hz. Mevlana şöyle seslenmiştir insanlığa:
&#8220;Yine gel, yine gel, her ne olursan ol yine gel
İster kafir, ateşe tapan, putperest ol yine gel
Bizim bu dergahımız ümitsizlik dergahı değildir
Yüz defa tövbeni bozmuş olsun da yine gel.&#8221;
2. Mevlana Sözleri
Hz. Mevlana, yeni bir durumsayış ve yeni bir anlayış:
&#8220;Kendine gel, yepyeni bir söz söyle de dünya yenilensin! Sözün öylesine bir söz olmalı kidünyanında sınırını aşmalı. Sınır nedir, ölçü ne? Bilmemeli!&#8221;
3. Mevlana Sözleri
Ya olduğun gibi görün,
Ya da göründüğün gibi ol.
4. Mevlana Sözleri
Ne olurdu, seninle tatlılaşsaydım; yaşayış zaten ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3><span style="color: #000080;"><strong> </strong></span></h3>
<h3><span style="color: #000080;"><strong>MEVLANANIN SÖZLERİ</strong><br />
</span></h3>
<h3><span style="color: #ff6600;">Hz. Mevlana&#8217;nın sözlerine yorumlarınızla katkı sağlayın lütfen&#8230; </span></h3>
<h3><span style="color: #333399;"><img class="alignleft size-medium wp-image-556" title="mevlana" src="http://www.makale.us/wp-content/uploads/2009/09/mevlana-217x300.jpg" alt="mevlana" width="217" height="300" />1. Mevlana Sözleri</span></h3>
<p>Hz. <a title="Mevlana" href="http://www.makale.us">Mevlana</a> şöyle seslenmiştir insanlığa:</p>
<p>&#8220;Yine gel, yine gel, her ne olursan ol yine gel<br />
İster kafir, ateşe tapan, putperest ol yine gel<br />
Bizim bu dergahımız ümitsizlik dergahı değildir<br />
Yüz defa tövbeni bozmuş olsun da yine gel.&#8221;</p>
<h3><span style="color: #333399;">2. Mevlana Sözleri</span></h3>
<p>Hz. Mevlana, yeni bir durumsayış ve yeni bir anlayış:</p>
<p>&#8220;Kendine gel, yepyeni bir söz söyle de dünya yenilensin! Sözün öylesine bir söz olmalı kidünyanında sınırını aşmalı. Sınır nedir, ölçü ne? Bilmemeli!&#8221;</p>
<h3><span style="color: #333399;">3. Mevlana Sözleri</span></h3>
<p>Ya olduğun gibi görün,<br />
Ya da göründüğün gibi ol.</p>
<h3><span style="color: #333399;">4. Mevlana Sözleri</span></h3>
<p>Ne olurdu, seninle tatlılaşsaydım; yaşayış zaten acı.<br />
Ne olurdu, sen razı olsaydın benden de, herkes kızsaydı bana.<br />
Ne olurdu, seninle aram düzgün olsaydı da, bütün alemlerle aram açılsaydı, dünya yıkılıp yansaydı.<br />
Sen beni sevdikten sonra malın mülkün değeri mi olur? Zaten toprak üstünde ne varsa hepsi de toprak olacaktır.<br />
Alem O&#8217;nunla kaimdir ve O&#8217;nsuz olan hiçbir şey yoktur. O&#8217;nun rızası, rahmeti, bereketi ve tecellisi olmayan hiçbir şeyin değeri yoktur.</p>
<h3><span style="color: #333399;">5. Mevlana İle İlgili Sözler</span></h3>
<p>Hz. Mevlana&#8217;nın kendi bakış açılarını yansıttığı ve amaçlarını açıkladığı sözü:</p>
<p>&#8220;Biz birleştirmek için geldik, ayırmak için değil.&#8221;</p>
<h3><span style="color: #333399;">6. Mevlana İle İlgili Sözler</span></h3>
<p>Sen, değerinle ve düşüncenle iki aleme bedelsin.<br />
Ama ne yapayım ki kendi değerini blmiyorsun.<br />
Kendini ucuza satma, çünkü değerin yüksektir.</p>
<h3><span style="color: #333399;">7. Mevlana İle İlgili Sözler</span></h3>
<p>Hz. Mevlana&#8217;nın evrensel bakış açısını anlatan bir sözü:</p>
<p>&#8220;Tapımızda (yolumuzda) riyazat yok; burada hep lütuf var, bağış var. Hep sevgi, hep gönül alış, hep aşk, hep huzur var burada.&#8221;</p>
<h3><span style="color: #333399;">8. Mevlana İle İlgili Sözler</span></h3>
<p>Bizim Peygamberimizin yolu aşk yoludur.<br />
Biz şktan doğmuşuz, annemiz aşktır.</p>
<p>Aşk şeriatı, bütün dinlerden ayrıdır.<br />
Aşıkların şeriatı da Allah&#8217;tır, mezhebi de.</p>
<p>Bu dünya pazarında sermaye altındır;<br />
orada ise aşk ve ıslak iki göz.</p>
<h3><span style="color: #333399;">9. Hz. Mevlana Sözleri</span></h3>
<p>Hz. Mevlana sözlerinin şifa ve gıda oluşunun sırrını şu sözlerle açıklaaktadır:</p>
<p>&#8220;Söz söyleyen kemal sahibi olursa, marifet ve hakikat sofrasını serdi mi, o sofrada her türlü yemek bulunur. Herkes orada gıdasını bulur.&#8221;</p>
<h3><span style="color: #333399;">10. Hz. Mevlana Sözleri</span></h3>
<p>Mesnevi şerhlerinde, Mevlana&#8217;nın &#8220;ney&#8221; ile &#8220;insan-ı kamil&#8221;i, &#8220;kamışlık&#8221; ile &#8220;elest bezmi&#8221;ni, &#8220;ateş&#8221; ile &#8220;ilahi aşk&#8221;ı sembolize ettiği belirtilmiştir.</p>
<p>&#8220;Duy şikayet etmede her an bu Ney,<br />
Anlatır hep bu ayrılıklardan bu Ney.<br />
Der ki; feryadım kamışlıktan gelir,<br />
Duysa her kim, gözlerinden kan gelir.<br />
Ayrılıktan parçalanmış bir yürek,<br />
İsterim ben, derdimi dökmem gerek.<br />
Şayet aslından biraz ayrılsa can,<br />
Öyle bekler, vuslata ersin zaman.<br />
Ağladım her yerde, hep ah eyledim,<br />
Gördüğüm her kul için, dostum dedim.<br />
Herkesin zannında dost oldum ama;<br />
Kimse talip olmadı esrarıma.<br />
Hiç değil feryadıma sırrım uzak,<br />
Gözde lakin yok ışık, duymaz kulak.<br />
Aşikardır can-beden, gör insanı,<br />
Yok izin, görmez fakat insan, canı.<br />
Ney sesi tekmil hava; oldu ateş,<br />
Hem yok olsun, kimde yoksa bu ateş!<br />
Ateş ateş olmuş, dökülmüştür Ney&#8217;e,<br />
Cebesi aşkın karışmıştır mey&#8217;e.<br />
Yardan ayrı dostu Ney dost kıldı hem,<br />
Perdesinden perdemiz yırtıldı hem.<br />
Kanlı yoldan Ney sunar hep arzuhal,<br />
Hem verir Mecun&#8217;un aşkından misal.<br />
Ney zehir, hem panzehir; ah nerde var,<br />
Böyle bir dost, böyle bir özlemli yar?<br />
Sırrı bu aklın, bilinmez akl ile,<br />
Tek kulaktır müşteri, ancak dile.<br />
Sırf keder, gam; gitti kaç gün kaç gece,<br />
Geçti yanışlarla günler, öylece.<br />
Geçse günler, korku yok, her şey masal;<br />
Ey temizlik örneği, sen gitme kal!<br />
Kandı her şey, tek balık kanmaz sudan,<br />
Anlamaz olgun adamdan bil ki, ham,<br />
Söz uzar, kesmek gerektir vesselam!&#8221;</p>
<h3><span style="color: #333399;">11. Hz. Mevlana Sözleri</span></h3>
<p>Ben sağ olduğum müddetçe Kur&#8217;an&#8217;ın bendesiyim<br />
Ben, Seçilmiş Muhammed&#8217;in yolunun toprağıyım<br />
Eğer birisi benden bundan başka söz naklederse<br />
Ben ondan da bizarım, naklettiği sözlerden de bizarım.</p>
<p>Hasan Ali Yücel&#8217;in manzum tercümesi şöyledir:</p>
<p>&#8220;Can tende var oldukça kulum Kur&#8217;an&#8217;a,<br />
Yol toprağıyımPeygamber-i zişana,<br />
Hakkımda bunun zıddına söz etse biri,<br />
Vay bu söze, vay böyle diyen insana&#8230;&#8221;</p>
<h3><span style="color: #333399;">12. Hz. Mevlana Sözleri</span></h3>
<p>Allah&#8217;a tekrar tekrar yemin ederim ki,<br />
Bu mana (Mesnevi),<br />
Güneşin doğduğu yerden, battığı yere kadar bütün dünyayı kaplayacak,<br />
Ve bütün ülkelere ulaşacaktır.<br />
Hiçbir mahfil ve meclis olmayacak ki orada Mesnevi okunmuş olmasın.<br />
Hatta o dereceye varacak ki,<br />
Mabetlerde, zevk u safa yerlerinde okunacak;<br />
Bütün milletler bu sözlerle süslenecek ve onlardan faydalanacaktır.</p>
<h3><span style="color: #333399;">13. Hz. Mevlana Sözleri</span></h3>
<p>Güzel söyle de halk, yüzyıllar boyunca okusun.<br />
Tanrı&#8217;nın dokuduğu kumaş ne yıpranır, ne eskir.</p>
<h3><span style="color: #333399;">14. Hz. Mevlana Sözleri</span></h3>
<p>Ben kilitten seslenen bir kapı anahtarı gibiyim sanki.<br />
Sanır mısın ki benim sözüm sadece bir sözdür.</p>
<h3><span style="color: #333399;">15. Hz. Mevlana Sözleri</span></h3>
<p>Ey oğul, herkesin ölümü kendi rengindendir. Düşmana düşmandır, dosta dost!<br />
Ayna Türk&#8217;e nazaran güzel bir renktedir. Zenciye nazaran o da zencidir.<br />
Ey can, aklını başına devşir. Ölümden korkup kaçarsın ya; doğrusu sen, kendinden korkmaktasın.<br />
Gördüğün, ölümün yüzü değil, kendi çirkin yüzün. Canın bir ağaca benzer; ölüm onun yaprağıdır.<br />
İyiyse de senden yetişmiş, yeşermiştir; kötüyse de. Hoş nahoş.. gönlüne gelen her şey senden, senin varlığından gelir.</p>
<h3><span style="color: #333399;">16. Hz. Mevlana Sözleri <br />
</span></h3>
<p>Bizim sözlerimizin hepsi nakit, başkalarınınki nakildir.<br />
Nakil, nakdin fer&#8217;idir.</p>
<h3><span style="color: #333399;">17. Mevlananın Sözleri</span></h3>
<p>Sözünü öyle bir izah et ki havas da avam da istifade etsin.<br />
Herkesin aklının ereceği, fikrinin anlayacağı bir tarzda anlat.<br />
Söz söyleyen kemal sahibi olursa,<br />
(mağfiret ve hakikat) sofrasını yaydı mı, o sofrada her türlü aş bulunur.<br />
Hiçbir misafir aç kalmaz, herkes o sofrada kendi gıdasını bulur.</p>
<h3><span style="color: #333399;">18. Mevlananın Sözleri <br />
</span></h3>
<p>Güzel üslupla söz söyleyenleriz;<br />
Mesih&#8217;in talebesiyiz; nice ölülere tuttuk da can üfürdük biz.</p>
<h3><span style="color: #333399;">19. Mevlananın Sözleri</span></h3>
<p>Surette kalırsan putperestsin. Her şeyin suretini bırak, manaya bak.<br />
Hacca giderken hac yoldaşı ara. Ama ha Hintli olmuş, ha Türk, ha Arap.<br />
Onun şekline, rengine bakma; azmine ve maksadına bak.<br />
Rengi kara bile olsa değil mi ki seninle aynı maksadı gdüyor, aynı senin rengindedir, sen ona beyaz de.</p>
<h3><span style="color: #333399;">20. Mevlananın Sözleri</span></h3>
<p>Bu dünya zindandır, biz de zindandaki mahkumlarız.<br />
Zindanı del, kendini kurtar!<br />
Dünya nedir? Allah&#8217;tan gafil olmaktır.<br />
Kumaş, para, ölçüp tartarak ticaret yapmak ve kadın; dünya değildir.</p>
<h3><span style="color: #333399;">21. Mevlana&#8217;nın Sözleri</span></h3>
<p>İnsan, büyük bir şeydir ve içinde her şey yazılıdır. Fakat karanlıklar ve perdeler bırakmaz ki insan içindeki o ilmi okuyabilsin. Bu perdeler ve karanlıklar; bu dünyadaki türlü türlü meşguliyetler, insanın dünya işlerinde aldığı çeşitli tedbirler ve gönlün sonsuz arzularıdır.</p>
<h3><span style="color: #333399;">22. Mevlana&#8217;nın Sözleri</span></h3>
<p>İnsaf et, aşk güzel bir iştir!<br />
Onun bozulması, güzelliğini kaybetmesi, (insanlardaki) tabiatın kötü niyetli oluşundandır.<br />
Sen, kendi şehvetine ve arzularına aşk adını takmışsın;<br />
Halbuki şehvetten kurtulup aşka ulaşabilmek için yol çok uzundur.</p>
<h3><span style="color: #333399;">23. Mevlananın Güzel Sözleri</span></h3>
<p>Gönlünde Allah sevgisi arttı mı, şüphe yokki Allah seni seviyor.</p>
<h3><span style="color: #333399;">24. Mevlananın Güzel Sözleri</span></h3>
<p>Ben,<br />
İnsanlara faydam dokunsun diye bu dünya zindanında kalmışım.<br />
(Yoksa) hapishane nerede, ben nerede?<br />
Kimin malını çalmışım?</p>
<h3><span style="color: #333399;">25. Mevlananın Güzel Sözleri</span></h3>
<p>Aynı dili konuşmak, akrabalık ve bağlılıktır.<br />
İnsan, yabancılarla kalırsamahpusa benzer.<br />
Nice Hintli, nice Türk vardır ki dildeştirler (aynı dili konuşurlar).<br />
Nice iki Türk de vardır ki birbirine yabancı gibidirler.<br />
Şu halde &#8220;mahremlik (yakınlık) dili&#8221; bambaşka bir dildir.<br />
Gönül birliği (gönüldaşlık) dil birliğinden daha iyidir.<br />
Gönülden sözsüz, işaretsiz, yazısız yüz binlerce tercüman zuhur eder.</p>
<h3><span style="color: #333399;">26. Mevlananın Güzel Sözleri</span></h3>
<p>Pergel gibiyiz; bir ayağımız sımsıkı şeriata bağlı,<br />
Diğer ayağımızla yetmiş iki milleti dolaşıyoruz.</p>
<h3><span style="color: #333399;">27. Mevlana Özlü Sözleri</span></h3>
<p>Hz Mevlana &#8220;Ne Arıyorsan Kendinde Ara&#8221;&#8230;</p>
<p>Kişinin değeri nedir?<br />
- Aradığı şeydir!</p>
<p>Eğer sen, can konağını arıyorsan, bil ki sen cansın.<br />
Eğer bir lokma ekmek peşinde koşuyorsan, sen bir ekmeksin.<br />
Bu gizli, bu nükteli sözün manasına akıl erdirirsen, anlarsın ki<br />
Aradığın ancak sensin, sen.</p>
<p>Madendeki inciyi aradıkça madensin.<br />
Ekmek lokmasına heves ettikçe ekmeksin.<br />
Şu kapalı sözü anlarsan, anlarsın her şeyi;<br />
Neyi arıyorsun, sen osun.</p>
<p>Senin canın içinde bir can var, o canı ara!<br />
Beden dağının içinde mücevher var, o mücevherin madenini ara!<br />
A yürüyüp giden sufi, gücün yeterse ara;<br />
Ama dışarıda değil, aradığını kendinde ara.</p>
<h3><span style="color: #333399;">28. Mevlana Özlü Sözleri</span></h3>
<p>Hz. Mevlana &#8220;Ben&#8217;im Ancak&#8221;&#8230;</p>
<p>Demedim mi sana, gitme oraya; seni tanıyan, bilen ben&#8217;im ancak;<br />
şu yokluk serabında hayat pınarın ben&#8217;im.<br />
Kızıp uzaklaşsan da yüz yıllık yola gitsen, sonunda dönüp gene bana gelirsin;<br />
son durağın ben&#8217;im demedim mi?<br />
Demedim mi sana, dünyanın süsüne razı olma;<br />
senin razı olacağın otağın ressamı ben&#8217;im ancak.<br />
Demedim mi sana deniz ben&#8217;im, sen bir balıksın;<br />
karaya gitme; arı duru denizin ben&#8217;im ancak.<br />
Sana, kuşlar gibi tuzağa gitme;<br />
haydi gel, kolundaki, kanadındaki kuvvet ben&#8217;im demedim mi?<br />
Demedim mi sana, keserler yolunu, soğuturlar seni;<br />
ateşin, coşkun, sıcaklığın ben&#8217;im ancak.<br />
Demedim mi, yakıştırırlar sana kötü kötü sıfatlar; sen olursun kaybeden;<br />
halbuki sıfatlarının kaynağın ben&#8217;im ancak.<br />
Demedim mi sana; &#8220;kulun işi gücü hangi sebeple düzene girer acaba?&#8221; deme;<br />
sebepsiz, cihetsiz yaratıcı ben&#8217;im ancak.<br />
Gönlünde bir ışık varsa bil bakalım, nerede evinin yolu;<br />
Tanrı sıfatlıysan eğer, bil ki ev sahibin, efendin ben&#8217;im ancak.</p>
<h3><span style="color: #333399;">29. Mevlana Özlü Sözleri</span></h3>
<p>Ey özden habersiz gafil!<br />
Sen hala kabukla öğünüyorsun!</p>
<h3><span style="color: #333399;">30. Mevlana Özlü Sözleri</span></h3>
<p>Göğsünün içindekini hakiki gönül sanan kimse,<br />
Hak yolunda iki üç adım attı da her şey oldu bitti sandı.<br />
Aslında tesbih, seccade, tevbe, sofuluk, günahtan sakınma, bunların hepsi yolun başıdır.<br />
Hak yolcusu aldandı da bunları varacağı konak sandı.</p>
<h3><span style="color: #333399;">31. Mevlana Özlü Sözleri</span></h3>
<p>Bedenler, ağızları kapalı testilere benzerler.<br />
Her testide ne var? Sen ona bak.</p>
<h3><span style="color: #333399;">32. Mevlana Özlü Sözleri</span></h3>
<p>Ey Tanrı kitabının nüshası insanoğlu!<br />
Sen, kainatı yaratan Hakk&#8217;ın güzelliğinin bir aynasısın!<br />
Her şey sensin. Alemde ne varsa, senden dışarıda değil.<br />
Her ne ararsan, onu kendinden iste, kendinde ara.</p>
<h3><span style="color: #333399;">33. Mevlana İle İlgili Sözler</span></h3>
<p>Kimden kaçıyoruz, kendimizden mi? Ne olmayacak şey!<br />
Kimden kapıp kurtarıyoruz, Hak&#8217;tan mı? Ne boş zahmet.</p>
<h3><span style="color: #333399;">34. Mevlana İle İlgili Sözler</span></h3>
<p>Her gün bir yerden göçmek ne iyi!<br />
Her gün bir yere konmak ne güzel!<br />
Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş!<br />
Dünle beraber gitti cancağızım,<br />
Ne kadar söz varsa düne ait.<br />
Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.</p>
<h3><span style="color: #333399;">35. Mevlana İle İlgili Sözler</span></h3>
<p>Yetmiş iki millet kendi sırrını bizden dinler. Biz, bir perde ile yüzlerce ses çıkaran bir ney gibiyiz.</p>
<h3><span style="color: #333399;">36. Mevlana Sözleri</span></h3>
<p>Yapılma, yıkılmadadır; topluluk, dağınıklıkta; düzeltme, kırılmada; murat, muratsızlıktadır; varlık yoklukta. Her şey buna benzer.. öbür zıtlar ve eşler de hep bunlar gibidir.<br />
Birisi geldi, yeri bellemeye, sürmeye başladı. Aptalın biri dayanamayıp feryat etti.<br />
Dedi ki: &#8220;Bu yeri neden yıkıyorsun&#8230; Neden yarıyor, dağıtıyorsun?!&#8221;<br />
Adam dedi ki: &#8220;A ahmak, yürü git.. benimle uğraşma! Sen yapılmayı yıkılmada bil!&#8221;<br />
Bu yer, böyle çirkin ve yıkık bir hale gelmedikçe, nasıl olur da gül bahçesi, buğday tarlası haline gelir?<br />
Düzeni alt üst olmadıkça nasıl olur da bostanlık, ekinlik olur, mahsul ve meyve yetiştirir?<br />
Yarayı neşterle deşmedikçe iyileşir, onulur mu hiç?<br />
Ahlatın, ilaçla yıkanmadıkça hastalığın nasıl geçer, nasıl şifa bulursun?<br />
Terzi kumaşı paramparça eder. Bir kimse çıkıp da o sanatını bilen terziye,<br />
&#8220;Bu canım atlası neden bu hale getirdin, neden kestin; ben kesik kumaşı ne yapayım?&#8221; der mi?<br />
Her eski yapıyı yaparlar, yenilerlerken eski yapıyı yıkmazlar mı?<br />
Marangoz, demirci ve kasap da bunun gibi, yeni bir şey yapacakları zaman önce o şeyi yıkıp yakıp harap etmez mi?<br />
O helileyi, belileyi dövmek -de öyledir-, onları adeta telef etmek, bedenin yapılmasıdır.<br />
Buğdayı değirmende ezmeseydin ondan ekmek yapılabilir miydi? Bizim soframızı bezeyebilir miydi?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.makale.us/mevlananin-guzel-sozleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nesli Tükenmekte Olan Hayvanlar</title>
		<link>http://www.makale.us/nesli-tukenmekte-olan-hayvanlar.html</link>
		<comments>http://www.makale.us/nesli-tukenmekte-olan-hayvanlar.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Sep 2009 17:13:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[aşk makalesi]]></category>
		<category><![CDATA[dini makale]]></category>
		<category><![CDATA[hayan resmi]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan makalesi]]></category>
		<category><![CDATA[makale oku]]></category>
		<category><![CDATA[nesli tükenen hayvanlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.makale.us/?p=514</guid>
		<description><![CDATA[Nesli tükenmekte olan hayvanlar, hayvan ve bitkiler, nesli tükenmekte olan hayvanların resimleri, Türkiye’de ve dünyada nesli tükenmekte olan hayvanlar, bunların türleri, isimleri, bunlar hakkında bilgiler, ülkemizde hangileri var, listesi, koruma yolları, ülkemizde soyu tükenmekte olan hayvanlar, neden soyları tukenmekte gibi sorularınıza cevaplar içermektedir.
 
 
 
NESLİ TÜKENMEKTE OLAN HAYVANLAR
Nesli tükenmekte olan hayvanlar, yok olma tehdidi altındaki hayvan türleridir. Bir türün tükenmekte olması demek,  sayılarının giderek azalıyor olması ve doğal ortamlarında onları tehdit eden unsurlar ortadan kaldırılmazsa yok olacakları anlamını taşır. Dünya Doğayı Koruma Birliği&#8217;nin (IUCN) iki yılda bir yayımlanan kırmızı listesinde yer alırlar.  ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><img class="alignleft size-medium wp-image-524" title="fil" src="http://www.makale.us/wp-content/uploads/2009/09/fil-300x225.jpg" alt="fil" width="128" height="78" /><a title="makale" href="http://www.makale.us">Nesli tükenmekte olan hayvanlar</a>, hayvan ve bitkiler, nesli tükenmekte olan hayvanların resimleri, Türkiye’de ve dünyada nesli tükenmekte olan hayvanlar, bunların türleri, isimleri, bunlar hakkında bilgiler, ülkemizde hangileri var, listesi, koruma yolları, ülkemizde soyu tükenmekte olan hayvanlar, neden soyları tukenmekte gibi sorularınıza cevaplar içermektedir.</div>
<div><span style="color: #ff0000;"><strong> </strong></span></div>
<div><span style="color: #ff0000;"><strong> </strong></span></div>
<div><span style="color: #ff0000;"><strong> </strong></span></div>
<div><span style="color: #ff0000;"><strong>NESLİ TÜKENMEKTE OLAN HAYVANLAR</strong></span></div>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-515" title="panda-resmi" src="http://www.makale.us/wp-content/uploads/2009/09/panda-resmi-300x284.jpg" alt="panda-resmi" width="149" height="98" />Nesli tükenmekte olan hayvanlar, yok olma tehdidi altındaki hayvan türleridir. Bir türün tükenmekte olması demek,  sayılarının giderek azalıyor olması ve doğal ortamlarında onları tehdit eden unsurlar ortadan kaldırılmazsa yok olacakları anlamını taşır. Dünya Doğayı Koruma Birliği&#8217;nin (IUCN) iki yılda bir yayımlanan kırmızı listesinde yer alırlar.  Bir türün kırmızı listeye alınması için dünya üzerinde 50&#8242;den az yetişkin bireyin kalmış olması gereklidir.</p>
<div> </div>
<div>Diğer bir kategori hassas türlerdir. Bunun için temel kıstas türün yetişkin popülasyonunun 1000&#8242;den az olmasıdır.</div>
<p><a title="Anadolu Leoparı" href="http://www.makale.us/resim/2/Anadolu_Leopari.JPG" target="_blank"></a><img class="alignleft size-medium wp-image-516" title="leopar-panthera-pardus" src="http://www.makale.us/wp-content/uploads/2009/09/leopar-panthera-pardus-225x300.jpg" alt="leopar-panthera-pardus" width="154" height="131" />Dünya Doğayı Koruma Birliği&#8217;nin (IUCN) 2006 raporu, insan kaynaklı suistimaller sonucu 784 türün dünya üzerinden tamamen yok olduğunu ve 16.119 hayvan türünün tükenmekte olduğunu göstermekte.  Sadece 2006&#8242;da listeye 530 türün eklenmiş olması canlı türlerinin ne büyük bir tehdit altında olduğunu gösterir.</p>
<p>Bir türün soyunun tükenmesi doğal yaşamın bir parçasıdır aslında, hatta şu anda dünyada bulunan canlıların sayısı, dünyada yaşamış tüm canlıların %5&#8242;i kadar olduğu tahmin edilmektedir.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;"> </span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;"> </span></strong><strong><span style="color: #ff0000;">Kelaynak</span></strong></p>
<p><a title="Kelaynak" href="http://www.makale.us/resim/2/kelaynak.jpg" target="_blank"></a></p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-523" title="kelaynak" src="http://www.makale.us/wp-content/uploads/2009/09/kelaynak.jpg" alt="kelaynak" width="225" height="149" />Deniz ürünlerine ve suya duyduğumuz açlığın giderek yoğunlaşması gezegenimizde yaşayan su canlıları için giderek ciddi bir tehlike oluşturuyor. Sığ suda yaşayan balık türleri azaldıkça, balıkçılar da gözlerini derin sulara dikiyorlar ve böylece oralarda yaşayan canlıların geleceğini tehlikeye sokuyorlar.Hayvanların neslinin tükenmekte olmasının ana sebebi insanlardır. Diğer sebepler ise insanın ortaya çıkardığı türevlerdir.       </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Goril</strong><br />
 <br />
<a title="Goril" href="http://www.makale.us/resim/2/goril.jpg" target="_blank"></a><img class="alignleft size-medium wp-image-517" title="goril" src="http://www.makale.us/wp-content/uploads/2009/09/goril-295x300.jpg" alt="goril" width="295" height="271" />Bütün canlıların yaşamlarını sürdürebilmeleri için kesinlikle insana ihtiyacı bulunmaz, ama insanın yaşamını sürdürebilmesi için en küçük hücreliden yırtıcılara kadar bu canlılara ihtiyacı var. Eğer habitat (hayvanların yaşam ortamı) tahribatı, plansız nüfus artışı, yapılaşma, ormanların yakılması, sulak alan tahribi sürerse, birçok tür tükenme tehlikesine girer. Bir türün, dünya üzerinde ya da lokal olarak bulunduğu bölgede yok olmasının kötü sonuçlarını kimse kestiremez. Bu, yakın zamanda da ortaya çıkmaz. Örneğin bizi rahatsız eden karasinek birden ortadan kalksa, her tarafı hayvan leşleri götürür. Ya da baykuşların yok olduğunu düşünelim; o zaman tarla fareleri üzerindeki baskı kalkar.</p>
<p>Bilim adamları, kıtalardaki doğal yaşam alanlarının insanlar tarafından çitler, asfalt yollar, çiftlikler ve şehirlerle bölünerek, bazı biologların “sanal adalar” olarak adlandırdığı kopuk yaşam alanlarına dönüştüğünü söylüyorlar. Doğal yaşam alanlarının yokedilmesi, aşırı avlanma, iklim değişikliği ve kirlenme pek çok canlının neslinin tükenmesinde etken olan diğer faktörler.<br />
<a title="Akdeniz Foku" href="http://www.makale.us/resim/2/akdeniz_foku.jpg" target="_blank"></a><br />
&#8220;Bilinçli bir koruma olmazsa, doğal hayat bir gün bitecek. Sivrisineğin bile korunmaya ihtiyacı var. Ama yasaklar dinlenmiyor. Bu gidişle doğa diye bir şey kalmayacak&#8221;</p>
<p>İnsanlar, hayvanların yaşam alanlarını kendi çıkarları için yok etmektedirler ama bunu yaparken asıl kendi yaşamlarını tehdit altına soktuklarının farkında değiller.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>NESLİ TÜKENMEKTE OLAN HAYVANLARDAN BAZILARI</strong></span></p>
<p><strong><span style="color: #333399;">Panda “Bambu Ayısı”</span></strong></p>
<p><a title="Panda Bambu Ayısı" href="http://www.makale.us/resim/2/panda.jpg" target="_blank"></a><img class="alignleft size-medium wp-image-519" title="bambu-ayisi" src="http://www.makale.us/wp-content/uploads/2009/09/bambu-ayisi-300x209.jpg" alt="bambu-ayisi" width="300" height="209" />Dev panda, Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) için ayrı bir anlam taşır, çünkü bu sevimli hayvan 1961 yılından beri vakfın sembolü. Dev panda ayrıca anavatanı olan Çin’in de milli amblemi. Siyah-beyaz kürküyle dikkat çeken dev pandaların boyu yaklaşık 1,5 metre, ağırlığı ise 100-150 kg arasındadır. Bambu ormanlarında yaşayan dev pandalar, günde 12-38 kg kadar bambu ağacı yiyerek hayatta kalır.</p>
<p>Dev panda Çin’in Yangtze Havzası’ndaki bambu ormanlarında yaşar. Bu havza, biyoçeşitlilik açısından dünyanın en zengin bölgelerinden biridir. Burada nesli tehlike altında olan pek çok hayvan ve bitki türü barınır. Bu açıdan Yangtze Havzası’nın mutlaka korunması gerekiyor.</p>
<p>Çin’deki bambu ormanlarının giderek yok olması, pandaların hayatını da tehdit ediyor. Şu anda sadece 700 adet kalan pandaların 21. yüzyılın sonunda soylarının tükenmemesi için extra çaba sarfedilmektedir. Panda avlamanın cezası Çin&#8217;de ölüme çarptırılmaktır. Bu hayvanların da habitat kaybı yüzünden sayılarının azaldığı bilinmektedir.</p>
<p>Diğer bir adı bambu ayısı olan pandaların kilosu neredeyse 120 kilo civarında. Panda gününün büyük bir çoğunluğu bambu yemekle geçirir. Çok sevdiği bambuyu yiyebilmek için Çin’den başka bir yere gitmediklerinden, ne yazık ki nesilleri tükenmek üzere.</p>
<p>Pandalar çok tembel hayvanlardır. Dişleri bambunun sert kabuklarına uygun olarak sağlam ve keskin. Beslenmek onların yaklaşık 14 saatini alıyor. Hayvanat bahçelerinde yaşayan pandalar, doğal ortamlarında yaşayan pandalara göre çok daha farklı beslenebiliyorlar.</p>
<p>Yemek yemediği zamanlar panda sürekli uyur. Uyumadığında ise hiç acelesi yoktur ve çok yavaş hareket eder. Düşmanları kovaladığında bile paçasını kurtarır kurtarmaz ilk gördüğü ağaca atlar ve uykusuna veya yemeğine kaldığı yerden devam eder.</p>
<p>Hayvanlar aleminin en şefkatli annesi pandalardır. Yeni doğan panda ancak bir fare büyüklüğünde ve 100 gr ağırlığındadır.</p>
<p>Bebek pandanın gözlerinin açılması 6 hafta sürer. 3 aylık olduğunda tek başına yürümeye, 5 aylık olduğunda ise koşmaya ve bambunun tadına bakmaya başlar. Bebek panda bir buçuk seneden uzun bir süre annesinin yanında kalır. Ancak bu uzun dönemin sonunda tek başına yaşamaya hazırdır.</p>
<p>Bu dönemle ilgili en önemli ayrıntı pandanın çok şefkatli ve sevecen bir anne olmasıdır.</p>
<p>Anne panda bebeğine çok düşkündür, onu kolların arasında insanların bebeklerini salladıkları gibi sallar ve sabırla emzirir. Zaten hayvanlar aleminde de yavrularına karşı en sevecen hayvan pandalardır. Pandalar yalnızlığı sever.</p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-520" title="kutup-ayisi" src="http://www.makale.us/wp-content/uploads/2009/09/kutup-ayisi-300x196.jpg" alt="kutup-ayisi" width="300" height="196" /><span style="color: #333399;"><strong>Kutup Ayısı</strong></span>Kutup ayısı (Ursus maritimus), 2006 yılında hassas türden tehlike altındaki tür kategorisine geçti. Kutup bölgesindeki buzulların erimesiyle yaşam alanı tehlike altına girmiştir. Tahminlere göre kutup bölgesindeki bu durum değişmezse önümüzdeki 45 yıl içinde türde yüzde 30&#8242;luk bir azalma olacak ve sonunda da tümüyle yok olacak. Yapılan ölçümler buzulların yüzölçümünün önümüzdeki yüzyıl içinde en az yarı yarıya azalacağını, hatta tümden yok olabileceğini ortaya koyuyor.</p>
<p>Kutup ayıları öylesine güçlü yüzücüler ki, dirimbilimcilerin büyük bir bölümü bunların karadan çok denizde yaşayan canlılar kapsamında ele alınmaları gerektiğine inanıyor. Ne var ki, küresel ısınma Kuzey Kutbu’ndaki buzulları erittikçe bu hayvanların büyük bir çoğunluğu açlıktan ölecek ya da sularda boğulup yok olacak.</p>
<p><a title="Penguen" href="http://www.makale.us/resim/2/penguen.jpg" target="_blank"></a><img class="alignleft size-medium wp-image-521" title="penguen" src="http://www.makale.us/wp-content/uploads/2009/09/penguen-300x285.jpg" alt="penguen" width="206" height="122" /><span style="color: #333399;"><strong>Penguenler</strong></span><br />
Çin pandaların soyunun giderek azaldığını gördükçe endişelenirken, şimdi de imparator penguenleri sorunu ortaya çıktı. Tasmanya&#8217;nın güneyinde Antarktik kıyısında yaşayan imparator penguenleri büyük bir hızla azalıyor. Bölgedeki buzlar eridikçe hayvanların sayısı da düşüyor. Penguenlerin sayısı son 50 yılda 3 bine kadar düştü. En büyük ölüm oranına 1976-1980 arasında denizde buzların azalması sırasında rastlandı.</p>
<p> <br />
<a title="Kısa Gagalı Yunus" href="http://www.makale.us/resim/2/kisa_gagali_yunus.JPG" target="_blank"></a><span style="color: #333399;"><strong><img class="alignleft size-medium wp-image-522" title="kisa-gagali-yunus" src="http://www.makale.us/wp-content/uploads/2009/09/kisa-gagali-yunus-300x180.jpg" alt="kisa-gagali-yunus" width="300" height="180" />Kısa Gagalı Yunus</strong></span><br />
Kısa gagalı yunus (Delphinus delphis), Akdeniz alttürüdür. Son 40 yıl içinde türün nüfusu aşırı avlanma ve yaşam alanlarının bozulması sonucu %50 düşmüştür.</p>
<p>Diğer nesli tükenen hayvanlar ise: Akdeniz foku, Anadolu Leoparı, Carrette Carrette, Kelaynak kuşları ve Gorillerdir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.makale.us/nesli-tukenmekte-olan-hayvanlar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hız Çağında</title>
		<link>http://www.makale.us/hiz-caginda.html</link>
		<comments>http://www.makale.us/hiz-caginda.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Sep 2009 16:14:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[aşk makalesi]]></category>
		<category><![CDATA[dini makale]]></category>
		<category><![CDATA[hız çağı]]></category>
		<category><![CDATA[makale oku]]></category>
		<category><![CDATA[makalesi]]></category>
		<category><![CDATA[masallar]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık makalesi]]></category>
		<category><![CDATA[şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi makale]]></category>
		<category><![CDATA[yeni makale]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.makale.us/?p=510</guid>
		<description><![CDATA[Modern çağı bir hız çağı olarak adlandırmak mümkündür. Bu çağda her şey ve herkes daha hızlı olmak zorundadır. Üretim ve tüketim hızlıdır. Arkada kalan, yavaş ilerleyenin yaşama şansı yoktur.
Tüm toplumlar hız çağının peşine takılmış koşarlar. Önde olanlara gelişmiş, ortalarda olanlara gelişmekte olan ve en geride kalmış toplumlara da az gelişmiş dense de gerçek olan herkesin bu yarışta olduğudur.
Yarışa katılmak istemeyenler zorla sokulmuştur yarışa. Buna modernleşme denir. Yani herkesin hız trenine binmesi.
Frene basan yok. Herkes gönüllü. Hız çağının insanı hıza iman etmiştir. Arabası hızlıysa havası yerindedir. Bindiği uçak çok hızlıdır. Bilgisayarı ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="TEXT-ALIGN: justify"><img class="alignleft size-medium wp-image-511" title="ucak resmi" src="http://www.makale.us/wp-content/uploads/2009/09/ucak-resmi-300x300.jpg" alt="ucak resmi" width="300" height="300" />Modern çağı bir hız çağı olarak adlandırmak mümkündür. Bu çağda her şey ve herkes daha hızlı olmak zorundadır. Üretim ve tüketim hızlıdır. Arkada kalan, yavaş ilerleyenin yaşama şansı yoktur.</div>
<div style="TEXT-ALIGN: justify">Tüm toplumlar hız çağının peşine takılmış koşarlar. Önde olanlara gelişmiş, ortalarda olanlara gelişmekte olan ve en geride kalmış toplumlara da az gelişmiş dense de gerçek olan herkesin bu yarışta olduğudur.</p>
<p>Yarışa katılmak istemeyenler zorla sokulmuştur yarışa. Buna modernleşme denir. Yani herkesin hız trenine binmesi.</p></div>
<div style="TEXT-ALIGN: justify">Frene basan yok. Herkes gönüllü. Hız çağının insanı hıza iman etmiştir. Arabası hızlıysa havası yerindedir. Bindiği uçak çok hızlıdır. Bilgisayarı ve interneti de hızlı olmak zorundadır. Hayatı hızlıdır bay modernin. Hızlı düşünür, hızlı hareket eder. İbadeti hızlıdır. Yemeği fastfooddur yani hızlı yenmek içindir. Hızlı üretir, hızlı tüketir.</div>
<div style="TEXT-ALIGN: justify">Bay moderni sanki bir atlı kovalamaktadır. Bu açıdan yani hıza iman açısından toplumlar ve insanlar arasında fark yoktur. Dindar da hızlıdır, dinsiz de. Müslüman da hızlıdır, Budist de ve Hristiyan da. Afrikalı da hızlıdır Avrupalı da.<br />
<script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-6852433861304837";
/* 468x60, oluşturulma 04.09.2009 */
google_ad_slot = "4095761092";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script><br />
Modernlik hızla mutlu olunacağına inandırmıştır herkesi. Mutluluk ya da dünya cenneti karşıdadır ve hızla koşmalıyız ona der. Ancak hızdan başı dönmüş insanoğlunun hızla yitirdiklerini gördükçe frene basmanın önemini anlarız. İnsanoğlu kitlesel olarak hızla birbirini öldürüyor. <a title="dünya makale" href="http://www.makale.us">Dünya</a> kaynakları hızla tüketiliyor. Dünyamız hızla kirleniyor. Ruhsal sapkınlık hızla yayılıyor. Uyuşturucu kullanan gençler hızla çoğalıyor.</div>
<div style="TEXT-ALIGN: justify">İnsanlık  kendini görsel medyayla ve internetle uyuşturmanın peşinde. Hızla yok oluyor ve yok ediyoruz. Dünya cenneti yalan. Karşımızda bir uçurum var ve biri treni durdursun.</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.makale.us/hiz-caginda.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Depresyon &#8211; Panik  Atak</title>
		<link>http://www.makale.us/depresyon-panik-atak.html</link>
		<comments>http://www.makale.us/depresyon-panik-atak.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 04 Sep 2009 11:08:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Saglık]]></category>
		<category><![CDATA[ask makale]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon nedir]]></category>
		<category><![CDATA[dini makale]]></category>
		<category><![CDATA[edebi makale]]></category>
		<category><![CDATA[güncel makale]]></category>
		<category><![CDATA[güzel makale]]></category>
		<category><![CDATA[makale bul]]></category>
		<category><![CDATA[makale nasıl]]></category>
		<category><![CDATA[makale oku]]></category>
		<category><![CDATA[makale.org]]></category>
		<category><![CDATA[makle örnekler]]></category>
		<category><![CDATA[Panik Atak]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık makalesi]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[www.yenimakale.com]]></category>
		<category><![CDATA[yeni makale]]></category>
		<category><![CDATA[yenimakale]]></category>
		<category><![CDATA[yenimakale.com]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.makale.us/?p=501</guid>
		<description><![CDATA[
Panik atağı yenmek için melissa ve papatya çayı
Yeme içme alışkanlıkları panik atağı yakından ilgilendiriyor.Panik atak hastaları tok karnına yatmamalı, aç kalmamaya özen göstermeli. Hastalar bol bol somon yiyip melissa ve papatya çayı gibi sakinleştirici içecekler tüketmeli.
Panik ataklı biri hamile kalabilir mi?
Elbette. Fakat bu süreç bazıları için güç olabilir. Öte yandan birçok panik ataklının hastalığının hamilelik sürecinde azaldığı da görülmüştür. Çocuk sahibi olmak isteyen hastalarımla ben şöyle bir yol takip ediyorum: Önce hastalığını tedavi edip 6 ayda tam düzelmenin olmasını ve ilacı kesme aşamasına gelmesini sağlamaya çalışıyorum. &#8220;Düzeldim&#8221; diyebilmek için hastalıkla ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-502" title="papatya" src="http://www.makale.us/wp-content/uploads/2009/09/papatya-300x225.jpg" alt="papatya" width="300" height="225" /></p>
<p>Panik atağı yenmek için melissa ve papatya çayı</p>
<p>Yeme içme alışkanlıkları panik atağı yakından ilgilendiriyor.Panik atak hastaları tok karnına yatmamalı, aç kalmamaya özen göstermeli. Hastalar bol bol somon yiyip melissa ve papatya çayı gibi sakinleştirici içecekler tüketmeli.</p>
<p><strong>Panik ataklı biri hamile kalabilir mi?</strong></p>
<p>Elbette. Fakat bu süreç bazıları için güç olabilir. Öte yandan birçok <a title="panik atak" href="http://www.makale.us">panik atak</a>lının hastalığının hamilelik sürecinde azaldığı da görülmüştür. Çocuk sahibi olmak isteyen hastalarımla ben şöyle bir yol takip ediyorum: Önce hastalığını tedavi edip 6 ayda tam düzelmenin olmasını ve ilacı kesme aşamasına gelmesini sağlamaya çalışıyorum. &#8220;Düzeldim&#8221; diyebilmek için hastalıkla ilgili hiçbir belirti ve şikayetin olmaması ve bu durumun da en az 6 ay devam etmesi gerekir. Bu aşamada hasta, çocuk sahibi olmak için hazırdır. Hastalık tam düzelmediği halde kişi çocuk sahibi olmak istiyorsa ya da kazara hamile kalmışsa bu kez şöyle bir yol izliyorum:</p>
<p>Kullanılan ilaçlar hamilelik için zararlıysa, kademeli olarak azaltıp kesiyorum. Hastayı terapi ve doğal yöntemlerle tedaviye alıyorum.<br />
<script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-6852433861304837";
/* 468x60, oluşturulma 04.09.2009 */
google_ad_slot = "4095761092";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script><br />
Hamile hastamız hiçbir şekilde ilaç kullanmak istemiyorsa, ona da bu yöntemi uyguluyorum.</p>
<p>Kendilerini 15 gün arayla terapiye almamın yanı sıra, arzu ettikleri an bana ulaşma imkanları olduğunu bildiriyorum.</p>
<p>Kullanılan ilaç doğacak çocuk için zararlı değilse ve hastamız da ilaç kullanmaktan geri çekilmiyorsa, ilacı kullanmaya devam ediyoruz. Sadece ilacın dozaj mı düşürüyorum.</p>
<p>Mutlaka ilaç kullanılması gerekiyorsa, hamilelikte sakıncalı olmayan ilaçları öneriyor ve tedaviyi terapiyle destekliyorum.</p>
<p><strong> Panik atağı durdurmak için önerileriniz nelerdir?</strong></p>
<p>Elinizi dirseklerinize kadar soğuk suyun içine koyun. Bu mümkün değilse bol soğuk suyla elinizi yüzünüzü yıkayın.</p>
<p>■ Dondurma yiyin yoksa soğuk/buzlu bir içecek için.</p>
<p>20 saniye kadar kulaklarınızı patlatmaya çalışırcasma, burnunuzu kapatıp üfleyin. Böylece çarpıntı azaltılabilir.</p>
<p>■ Panik anında sık sık nefes alma yerine, derin nefes alıp içinizde tutun, 6&#8242;ya kadar sayıp sonra üfler gibi nefesinizi verin. Bu derin nefes alıp yavaşça vermeyi 10 kere tekrarlayın.</p>
<p>Panik anındaki sık nefes alma vermeler kan kimyasını bozar. Kandaki kalsiyum proteinlere bağlanır; bu yüzden uyuşmalar, kasılmalar yaşayabilirsiniz. Kendinizi sıkmayın,kasmayın. Bırakın panik akıp gitsin, muhatap almayın. &#8220;Seni tanıyorum, bana bir şey yapamazsın. Daha önce yapamadığın gibi&#8221; diye kendinize telkinde bulunun. Kendinizi kontrol ettikçe, kastıkça stresinizin artacağını unutmayın.</p>
<p>Bulunduğunuz toplantı, davet, ibadet yerlerinde, toplu taşıma vasıtalarında, kendi aracınızda nöbet yaşadığınızda şöyle düşünün: &#8220;Panik atak yaşamak bir eksiklik, zaaf değildir. Asla küçük düşürücü bir şey değildir. Sıkıldığım an dışarı çıkabilirim. Hava almaya ihtiyacım var, başım döndü, bulantım var, lavaboya kadar çıkacağım diyebilirim. Araçlardan istediğim zaman inebilirim. Kendi aracımı istediğim yerde bırakabilirim. Bu çok normal bir durum; gerektiği için bunu yapıyorum. Kimseyi rahatsız etmek gibi bir düşüncem yok. Herkesin basma acil durumlar gelebilir. Anlayışlı olmak gerek&#8221;.</p>
<p>Panik atak yaşayanların çoğu söz konusu ortam ve durumlarda &#8220;Aman, paniğim tutmasın&#8221; diye dua eder ve tetikte bekler. Oysa, az önce söylediğim gibi düşünüp o şekilde davranırsanız, kendinizi &#8220;kapana sıkışmış&#8221; psikolojisinden kurtarırsınız. Büyük bir olasılıkla kendinize bu rahatlığı, hareket serbestliğini sağladığınız için panik atak da yaşamayacaksınız. Panik atağın öncü belirtileri başladığında &#8220;Eyvah, yine geldi, ne yapacağım?&#8221; demeyin. &#8220;Kontrol bende, bunlar adrenalin yükselmesinin yarattığı bedensel belirtiler. Adrenalinimi durdurabilirim&#8221; deyin ve ona emir verin. Kendinizden emin ve güvenli bir sesle &#8220;Ey adrenalin! Geldiğin yere geri dön ve panik yapma!&#8221; diye söylenin.</p>
<p><strong> Panik atağı tetikleyeri yiyecek ve içecekler var mı?</strong></p>
<p>Koyu çay,   Kahve, Kolalı içecekler,   Alkol (başlangıçta rahatlatır, sonraları paniği artırır),</p>
<p>Aşırı sigara içimi, Esrar, &#8216;Ecstasy&#8217;, kokain,   Aşırı yemek yemek,</p>
<p>Özellikle tatlı yiyecekler. Çünkü kan şekerini aniden yükselttiğinden şekeri düşüren insülin hormonunu aşırı salgılatır ve kan şekerini aniden düşürüp paniğe sebep olabilir. Düzensiz ve tek yönlü beslenmeler, Uzun süre aç kalmak,   Yemeklerden sonra hemen uyumak,   Vitaminden yoksun yiyecekle beslenmek,</p>
<p>Aşırı ve hızlı kilo vermek-rejim yapmak. Bu durum vücut kimyasını bozarak paniğe depresyona yol açabilir. Ayda en fazla 2-3 kilo verecek şekilde diyet yapılmalıdır.</p>
<p>Günde toplam 8-10 bardak su, soda, taze sıkılmış meyve suları için.</p>
<p>Günde 5 adet değişik ve özellikle o mevsimde olan meyvelerden yiyin.</p>
<p>Günde 3 öğün yerine 5 öğün, ama az az yiyin.</p>
<p>■ B vitaminlerinin sinir sistemini güçlendirdiği ve beyindeki serotonini arttırdığı, adet öncesi gerilimi azalttığı biliniyor. Bu nedenle kepekli buğday ekmeği yemek; mercimek, nohut, fasulye, bezelye, barbunya tüketmek faydalıdır.</p>
<p>Sütlü ve meyve tatlılarını tercih edin.</p>
<p>Meyve ve tatlıları yemekten 2 saat önce ya da sonra yiyin.</p>
<p>Çay tüketimini günde 5-6 bardakla sınırlayın ve açık çay için.</p>
<p>Panik ataklar kontrol altına almdıktan sonra günde 1 fincan kahve içüebilirsiniz.</p>
<p>Her gün mutlaka bitkisel çay için. Özellikle panik atak ve kaygı giderici özelliği olan melisa, papatya gibi bitki çaylarından günde 3 fincan için.</p>
<p>■Omega-3 ve Omega-6 bakmamdan zengin olan ton balığı ve somon tüketin.</p>
<p>Ev ve işyerinizde lavanta bulundurup, ondan yaydan rahatlatıcı kokuları içinize çekin. Güzel kokular ve bazı müziklerin gevşetici ve huzur verici gücü var.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.makale.us/depresyon-panik-atak.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Romatizma Nedir? ve Tedavi Yolları</title>
		<link>http://www.makale.us/romatizma-nedir-ve-tedavi-yollari.html</link>
		<comments>http://www.makale.us/romatizma-nedir-ve-tedavi-yollari.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Sep 2009 15:31:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Saglık]]></category>
		<category><![CDATA[bayan hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[kadın hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[makale oku]]></category>
		<category><![CDATA[makale resmi]]></category>
		<category><![CDATA[romatizma]]></category>
		<category><![CDATA[romatizma hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[romatizma ilaçları]]></category>
		<category><![CDATA[romatizma nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.makale.us/?p=482</guid>
		<description><![CDATA[ Ağızdaki yaralar romatizma işareti Romatizmal rahatsızlıklardan biri olan Behçet hastalığı, eklemlerde iltihaba yol açarak ağrı ve şişlik yapıyor. Ağızda ve cinsel organlarda çıkan yaralar hastalığın önemli belirtileri arasında Vücuttaki birçok doku ve organ sistemini etkileyebüme özelliği olan kronik bir romatizma hastalığıdır.
 Türkiye&#8217;de erkeklerde sıktır ve çoğunlukla 20 -30 yaşlarında başlangıç gösterir. Bu hastalarda birçok organ işin içine girdiği için, hasta ilk önce ilgili organlarla ilişkili doktorlara gider. Behçet şüphesi doğmuşsa hastalar romatoloji uzmanına yönlendirilmeli. Aslında , birçok hekim grubunun ortak çalışmasını gerektiren, karmaşık bir hastalıktır.
Ama izlemlerin ve tedavi takibinin mutlaka romatolog ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-483" title="romatizma" src="http://www.makale.us/wp-content/uploads/2009/09/romatizma.jpg" alt="romatizma" width="250" height="175" /> Ağızdaki yaralar romatizma işareti Romatizmal rahatsızlıklardan biri olan Behçet hastalığı, eklemlerde iltihaba yol açarak ağrı ve şişlik yapıyor. Ağızda ve cinsel organlarda çıkan yaralar hastalığın önemli belirtileri arasında Vücuttaki birçok doku ve organ sistemini etkileyebüme özelliği olan kronik bir <a title="romatizma" href="http://www.makale.us">romatizma</a> hastalığıdır.</p>
<p> Türkiye&#8217;de erkeklerde sıktır ve çoğunlukla 20 -30 yaşlarında başlangıç gösterir. Bu hastalarda birçok organ işin içine girdiği için, hasta ilk önce ilgili organlarla ilişkili doktorlara gider. Behçet şüphesi doğmuşsa hastalar romatoloji uzmanına yönlendirilmeli. Aslında , birçok hekim grubunun ortak çalışmasını gerektiren, karmaşık bir hastalıktır.</p>
<p>Ama izlemlerin ve tedavi takibinin mutlaka romatolog (romatizma uzmanı) tarafından yapılması gerekir. Belirtileri neler? En belirgin yakınmalar ağız içinde sık ve çok miktarda olan aftlar, cinsel organlarda tekrarlayan yaralar, büyük ve yaygın sivilceler, ağrılı cilt altı bezeleri gibi cilt yakınmalarıdır. Gözde kızarıklık, ağrı ve bulanık görmeyle kendini gösteren, görme tabakasında iltihaplanma (üveit) önemli bulgulardandır.</p>
<p> Daha çok diz ve ayak bilek ekleminde görülen şişlik, ağrı ve kısıtlılıkla giden iskelet sistemi bulguları olabilir. Bazen bacak ve kol damarlarında, bazen iç organları besleyen damarlarda, bazen de beyin içindeki damarlarda pıhtı oluşması, tıkanıklıklar görülür. Eğer beyin damarlarında ise ani bilinç kaybı ve felç bulgularına neden olur. Bağırsaklar etkilendiğinde karın ağrısı, kanlı ishal gibi yakınmalar yapabilir.</p>
<p>Akciğer ve kalpte daha hafif bulgular yaratır. Yani Behçet hastalığı birçok sistemde yakmmaya neden olur ama tüm bulgular aynı anda ve aynı kişide olmayabilir. Bu nedenle hiçbir Behçet hastası bir diğerine tam anlamıyla benzemez. Herkeste hastalık çok farklı seyir gösterir. İlginç olarak, hastalık ilk başladığı yıllarda daha şiddetli yakınmalara yol açarken, ilerleyen yıllarda daha selim olma eğilimindedir. Ağ iz içi yaraları nasıl özelliktedir? Ağız yaralarının birçok nedeni olabilir.</p>
<p>Ailesel, alerjik, ilaçlara bağlı, beslenme ve viral enfeksiyonlar gibi çok sebep vardır. Behçet hastalığında ayda 1 veya daha sık, birkaç adet, dudak ve dilde, büyük ve uzun sürede iyileşen yaralar dikkat çekicidir. Nedenleri neler? Bu hastalığın bilinen ve kanıtlanmış en önemli nedeni genetik bir yatkınlık taşınmasıdır. Özellikle HLA-B5 ve HLA-B51 denen bir genetik molekülün Behçet hastalığına yakalanma riskini artırdığı saptanmış. Bunun dışmda da genetik yatkınlığı artıran başka faktörler var. Bu hastalık &#8216;İpek yolu hastalığı&#8217; olarak da biliniyor. İpek yolu üzerindeki ülkelerde daha sıktır.</p>
<p>Bunun nedeni olarak, bu ülkeler arasında evliliklerin sık olması ve genetik yapının karışması düşünülür. Genetik yatkınlığı olan ve ailesinde Behçet hastalığı olan kişilerde geçirilen enfeksiyonlar hastalığı başlatıcı faktör olabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.makale.us/romatizma-nedir-ve-tedavi-yollari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Varis Nedenleri ve Son Tedavi Yöntemleri</title>
		<link>http://www.makale.us/varis-nedenleri-ve-son-tedavi-yontemleri.html</link>
		<comments>http://www.makale.us/varis-nedenleri-ve-son-tedavi-yontemleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Sep 2009 15:28:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Saglık]]></category>
		<category><![CDATA[makale oku]]></category>
		<category><![CDATA[makalesi]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[varis nedir]]></category>
		<category><![CDATA[varis öğren]]></category>
		<category><![CDATA[www.makale.org]]></category>
		<category><![CDATA[www.yenimakale.com]]></category>
		<category><![CDATA[yenimakale]]></category>
		<category><![CDATA[yenimakale.com]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.makale.us/?p=479</guid>
		<description><![CDATA[Yarım saatte varise veda
Varis ameliyatları artık hastanede kalmayı bile gerektirmeden, etkili bir şekilde yapılabiliyor. Radyofrekans teknolojisi sayesinde damar içindeki varislerden yarım saatte kurtulmak mümkün
Kimler ameliyat edilmeli?
Tedavide amaç yaşam kalitesini artırmaktır. Şikayetler hastanın yaşam kalitesini ciddi olarak etkiliyorsa tedavi düşünülmeli. Tedavi edilmeyen toplardamar yetersizliği olan hastalar çoğu zaman karşımıza iyileşmeyen yara, nadiren de kanamayla gelir. Bu hastalarda cerrahi tedavi kaçınılmazdır. Büyük ve küçük toplardamar sisteminin varisleri, cerrahi işlem (soyma=stripping) ile çıkarılarak tedavi edilebilir. En iyi cerrahi adayları aktif, kilolu olmayan sağlıklı kişilerdir. Hastalar kozmetik nedenlerle de varisli damarların çıkarılmasını isteyebilir.
Ameliyat öncesinde ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-480" title="varis" src="http://www.makale.us/wp-content/uploads/2009/09/varis.jpg" alt="varis" width="230" height="230" />Yarım saatte varise veda<br />
<a title="varis" href="http://www.makale.us">Varis</a> ameliyatları artık hastanede kalmayı bile gerektirmeden, etkili bir şekilde yapılabiliyor. Radyofrekans teknolojisi sayesinde damar içindeki varislerden yarım saatte kurtulmak mümkün</p>
<p><strong>Kimler ameliyat edilmeli?</strong></p>
<p>Tedavide amaç yaşam kalitesini artırmaktır. Şikayetler hastanın yaşam kalitesini ciddi olarak etkiliyorsa tedavi düşünülmeli. Tedavi edilmeyen toplardamar yetersizliği olan hastalar çoğu zaman karşımıza iyileşmeyen yara, nadiren de kanamayla gelir. Bu hastalarda cerrahi tedavi kaçınılmazdır. Büyük ve küçük toplardamar sisteminin varisleri, cerrahi işlem (soyma=stripping) ile çıkarılarak tedavi edilebilir. En iyi cerrahi adayları aktif, kilolu olmayan sağlıklı kişilerdir. Hastalar kozmetik nedenlerle de varisli damarların çıkarılmasını isteyebilir.</p>
<p><strong>Ameliyat öncesinde ne tür hazırlıklar yapılır?</strong></p>
<p>Ameliyat planlanan bacağın cilt hazırlığı yapılır. Hasta erkekse bacak tıraş edilir ve pürüzsüz hale getirilir. Varislerin belirginleşmesi için hastanm bir süre ayakta durması istenir. Hasta ayakta dururken uygun bir kalemle varisli damarlar işaretlenir. Genellikle işaretleme işlemi ameliyattan hemen önce yapılır.</p>
<p><strong>Varisler nasıl çıkartılıyor?</strong></p>
<p>Ameliyat steril ortamda (ameliyathane) yapılmalı. Kısmen kozmetik bir işlem olduğu için cilt kesileri 0.5 santimden küçük olmalı. Cerrahi işlem sırasında varisli ana damar içine ince bir kılavuz tel gönderilir. Varisli damar kılavuz telle birlikte dışarı çıkarılır. Ardından diz altı ve diz üstünde bulunan varisli küçük damarlar küçük cilt kesileri<br />
yardımıyla çıkarılır. Son olarak küçük cilt kesileri özel bir yapıştırıcı bant yardımıyla bazen de küçük dikişlerle kapatılır. İşlem sonrası ameliyat edilen bacağa ayak parmaklarmdan, kasığa kadar sıkı bandaj uygulanır. Varislerin bacaktaki yaygınlığına göre işlem ortalama 1.5 -2.5 saat sürer.</p>
<p><strong>Nelere dikkat edilmeli?<br />
</strong>Ameliyat sonrası hasta ameliyat olan bacağı yüksekte olacak şekilde yatakta istirahat ettirilir. Ertesi sabah pansumanı değiştirilir ve elastik bandaj uygulaması tekrarlanır. Cerrahın görüşüne, hastaya uygulanan cerrahinin büyüklüğüne ve hastanm ağrı durumuna göre hasta ameliyat günü veya ertesi gün taburcu edilebilir. Hastalarda ameliyat sonrası ağrı şikayetine sık rastlanılmaz. Hasta 1 hafta sonra kontrole çağrılır. Eğer varsa dikişleri alınır ve bacağa varis çorabı giydirilir. Bu yöntemle tedavi edilen hastalar günlük yaşantılarına kısa sürede dönebilir.<br />
<strong></strong></p>
<p><strong>Yeni tedavi yöntemleri var mı?</strong><br />
Radyofrekans ablasyon, varis tedavisinde yeni bir uygulamadır. Bu yöntem, özel bir kateter ile varisli damarların kurutulmasıdır. İşlem lokal anesteziyle uygulanır. Genellikle diz altı veya diz üstünden bir iğneyle girildikten sonra radyofrekans kateteri, doppler ultrasonografi eşliğinde damar içine yerleştirilir. Bu kateter yardımıyla hastalıklı toplardamara yüksek enerji verilir. Ortalama işlem süresi 30-35 dakikadır. İşlem sonrası hastanm bacağına elastik bandaj uygulanır ve 2-3 gün bacakta kain. Bu sürenin sonunda hastalara varis çorabı giydirilir. Bu yöntemle hastalar günlük yaşantılarına hemen dönebilir. Ayrıca bacakta yara izi olmaz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.makale.us/varis-nedenleri-ve-son-tedavi-yontemleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

