<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Makale Oku Sağlık Diyet Rejim Forex Kadın &#187; kadın</title>
	<atom:link href="http://www.makale.us/tag/kadin/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.makale.us</link>
	<description>Güncel yeni eklenen köşe yazıları</description>
	<lastBuildDate>Tue, 17 May 2011 07:16:33 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Sara hastaları anne olabilir mi?</title>
		<link>http://www.makale.us/sara-hastalari-anne-olabilir-mi.html</link>
		<comments>http://www.makale.us/sara-hastalari-anne-olabilir-mi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 2009 22:07:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Saglık]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[olmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.makale.us/?p=589</guid>
		<description><![CDATA[Epilepsi ilaçlarını kesmek hatalı.
İlaç yetersizse ameliyat olmak şart
Epilepsi hastaları ve kendilerini takip eden doktorlar da “Kullanılan ilaçlar bebeğinize zarar verir” diye bir önyargı vardır. Fakat epilepsi ilaçların’ı bırakmk hatalı.Sebebi hamilelik döneminde geçirilecek büyük nöbetler, annenin karnında ki bebeğe  kullanılan ilaçların yan etkilerinden daha fazla zarar verir.
Epileptik hastaların gebelikte en çok yaptığı hatalardan biri ilacı bırakmak sağlıklı gebelik için düzenli ilaç kullanımı ve doktor takibi şart. Hamile kalmadan önce folik asit takviyesi ilaçların yan etkisini azaltıyor.
Epilepsi nasıl teşhis edilir?
Önce hastadan ayrıntılı bir önbilgi alırız. Hastaya nöbet sırasın da neler hissettiğini ve ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Epilepsi ilaçlarını kesmek hatalı.</p>
<p><strong>İlaç yetersizse ameliyat olmak şart</strong></p>
<p>Epilepsi hastaları ve kendilerini takip eden doktorlar da “Kullanılan ilaçlar bebeğinize zarar verir” diye bir önyargı vardır. Fakat epilepsi ilaçların’ı bırakmk hatalı.Sebebi hamilelik döneminde geçirilecek büyük nöbetler, annenin karnında ki bebeğe  kullanılan ilaçların yan etkilerinden daha fazla zarar verir.</p>
<p>Epileptik hastaların gebelikte en çok yaptığı hatalardan biri ilacı bırakmak sağlıklı gebelik için düzenli ilaç kullanımı ve doktor takibi şart. Hamile kalmadan önce folik asit takviyesi ilaçların yan etkisini azaltıyor.</p>
<p><strong>Epilepsi nasıl teşhis edilir?</strong></p>
<p>Önce hastadan ayrıntılı bir önbilgi alırız. Hastaya nöbet sırasın da neler hissettiğini ve nöbetin geleceğini anlayıp anlamadığını sorarız. Sonra hasta yakınlarından nöbet sırasın da neler olduğunu öğreniriz. Önbilgi kısmı çok önemlidir. Sebebi bazen ilk seferinde tabloyu anlamak pek mümkün olmayabiliyor. Hastayı defalarca görüp dinlemek gerekebiliyor. 2. adım EEG denen beyin elektrosudur. Bu yöntem ile beynin elektriksel faaliyeti kaydedilir. Yarım saat süren çekim sonunda film de bir sorun tespit edilebilir. Eğer hastanın epilepsi olduğunu düşünüyor fakat filmde problem görmüyorisek çekim mutlaka tekrarlanmalıdır. Gerekirse en az üç defa EEG çekilmelidir.</p>
<p><strong>EEG çekimi nasıl yapılıyor?</strong></p>
<p>Hastanın başına elektrot denen teller yerleştiriliyor. Kafanın derisi’nin üzerinden beynin elektrik faaliyeti bilgisayara veya kağıda aktarılıyor. Bu işlem kesinlikle hastaya zarar vermez, can acıtmaz. Çekim sırasında epilepsiyi ortaya çıkarıcı faaliyetler vardır. Örneğin;<br />
Aralıklarla hastaya ışık vererek hastanın ışığa duyarlı olup olmadığını anlıyoruz. Diğer uygulama, hastamız en az beş dakika soluk alıp verdirmedir. Sebebi soluma bazen nöbetleri tetikleyebiliyor. EEG çekimlerinin standarda uygun yapılması çok önemlidir. Maalesef ki  çekimler çoğu zaman teknik donanımlara uyulmadan yapılabiliyor.</p>
<p><strong>Kullandığınız başka tetkikler var mı?</strong></p>
<p>Eğer beyin elektrosu normal çıktı ise  şüphemiz hala sürüyorsa yapacağımız tetkik uyku-uyanıklık EEG ’sidir. Bu yöntem ile hasta bütün gece uykusuz bırakılır ve sabah EEG çekimi yapılır. En son olarak  video EEG monitörizasyon yapılır. Bu uzun süreli bir EEG incelemesidir. Bir başka görüntüleme yöntemi de MR’dır.<br />
Bu yöntem için iyi bir cihaz ve iyi bir yorum önemlidir. Her beyin MR’ı epilepsinin nedenini göstermez çünkü. MR, beyin tümörü, damar yumağı olup olmadığını açığa çıkartabilir.</p>
<p><strong>Epilepsisi hastası olan kadınlar çocuk sahibi olabilirler mi?</strong></p>
<p>Olabilir, sağlıklı bir gebelik yaşayabilirler. Bazı doktorların bu konuda çok kesin bir ön yargısı var. Hastalara bu dönem de ilaçlarını bırakmalarını söyleyebiliyor.İlaç kullanımının birtakım yan etkileri, bebeğe zarar verme riski vardır. Bu risk çok yüksek değildir. <a title="epilepsi" href="http://www.makale.us">Epilepsisi</a> olmayan, hiç ilaç kullanmayan gebe bir kadın da anomali riski yüzde 1-2’dir. İlaç kullanmak zorunda olan  epilepsi hastasında bu oran en fazla yüzde 4-5’tir.</p>
<p><strong>Gebelikte ilaç bırakılınca ne olur?</strong></p>
<p>İlacı bırakmak nöbetin gelmesini tetikler. Çünkü bağzı epilepsi türleri hamilelikte artma eğilimine girer. Bu yüzden ilaç kesildiğinde gelebilecek nöbet daha şiddetli olabilir. Şiddetli bir nöbet ilacın bebeğe vereceği zarardan çok daha fazladır.<br />
Örneğin “allah korusun” düşük, anne ve bebek ölümleri olabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.makale.us/sara-hastalari-anne-olabilir-mi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İlk Ayından Doğuma Kadar Hamilelik</title>
		<link>http://www.makale.us/ilk-ayindan-doguma-kadar-hamilelik.html</link>
		<comments>http://www.makale.us/ilk-ayindan-doguma-kadar-hamilelik.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 11 Aug 2009 23:17:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel]]></category>
		<category><![CDATA[belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[doktory]]></category>
		<category><![CDATA[hamile]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[makalesi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık makale]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.makale.us/?p=220</guid>
		<description><![CDATA[İlk 3 ay ilaç kullanımına dikkat
Hamilelik döneminde ilaç kullanımı gebelik ve bebek üzerinde istenmeyen sonuçlara yol açabilir. Fark edilmeden ilaç kullanıldığında ya da ilaç kullanımı gerektiğinde mutlaka bir uzmana başvurmak gerekiyor.Röntgen ışınları, alkol ve sigarada  gebelikte uzak durulması gerekenler listesinde
6&#8242;ncı haftada anne adayında ne tür değişiklikler olur?
Bu haftada anne adaylarının içinde hayal edemeyeceğiniz kadar hızlı çalışan bir fabrika var! Embriyonun tek tek her hücresi sürekli faaliyet halindedir. Buna bağlı olarak anne adayında bazı şikayetler yavaş yavaş ortaya çıkar. Özellikle sabah bulantıları hatta kusma yakınması olabilir. Eskiden cezbedici yemek, parfüm kokuları ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.makale.us/wp-content/uploads/2009/08/101_hamile-bebekjpg.jpg"><img src="http://www.makale.us/wp-content/uploads/2009/08/101_hamile-bebekjpg-300x185.jpg" alt="" title="101_hamile-bebekjpg" width="300" height="185" class="alignright size-medium wp-image-803" /></a>İlk 3 ay ilaç kullanımına dikkat</strong></p>
<p><a title="hamilelik dönemi" href="http://www.makale.us">Hamilelik dönemi</a>nde ilaç kullanımı gebelik ve bebek üzerinde istenmeyen sonuçlara yol açabilir. Fark edilmeden ilaç kullanıldığında ya da ilaç kullanımı gerektiğinde mutlaka bir uzmana başvurmak gerekiyor.Röntgen ışınları, alkol ve sigarada  gebelikte uzak durulması gerekenler listesinde</p>
<p><strong>6&#8242;ncı haftada anne adayında ne tür değişiklikler olur?</strong><br />
Bu haftada anne adaylarının içinde hayal edemeyeceğiniz kadar hızlı çalışan bir fabrika var! Embriyonun tek tek her hücresi sürekli faaliyet halindedir. Buna bağlı olarak anne adayında bazı şikayetler yavaş yavaş ortaya çıkar. Özellikle sabah bulantıları hatta kusma yakınması olabilir. Eskiden cezbedici yemek, parfüm kokuları artık tiksinti verebilir. Aslında tüm bu kokular yine eskisi gibidir. Ama gebelik hormonları beyindeki bulantı merkezini uyararak bu değişikliğe yol açar.</p>
<p><strong>Peki, bebeğin gelişimi nasıldır?</strong><br />
6&#8242;ncı haftanın sonunda embriyonun boyu 5 milimetre kadardır. Bu dönemde çok hızlı bir büyüme ve değişim söz konusudur. Göz ve kulak taslakları meydana gelmiştir. Embriyonun kalbi atmaya başlar. Ancak damarlar tam anlamıyla gelişmediğinden tam bir dolaşım olmaz. Kalp kapakçıkları gelişmeye başlar.</p>
<p><strong>7&#8242;nci haftada bebek, anne karnında ne durumdadır?</strong><br />
Bu haftanın sonunda bebeğin boyu bir fasulye tanesi kadar olur. Eğer rahimin içine direkt bakma ya da bir kamera yerleştirme şansınız olsaydı göreceğiniz tıpkı bir fasulye tanesi gibi bir cisim olacaktı. Bu fasulyenin tepe kısmına<br />
dikkat ettiğinizde iki   küçük siyah noktacığı fark edebilecektiniz, işte bu iki küçük nokta bebeğinizin gözleri olacaktır, hatta gözün ağ tabakası olan retina oluşmaya başlar. Biraz daha kenarda yer alan topluiğne başından küçük çukurluklar da kulaklar olarak gelişecektir. Bu organlar hem denge hem de işitmede görev alır. ilkel bir ağız ve dil fark edilebilir. Yine bu haftada kol ve bacak tomurcukları  oluşmaya başlar, ince bir tabaka halinde deri belirir. Beyin 3 ana kısma ayrüır. Tiroid bezi gelişimini sürdürür, lenfatik sistem ilk defa oluşmaya başlar. Kalp kan hücreleriyle dolar. Kan dolaşımı başlar. Şimdilik iki bölümden oluşan kalp dakikada 150 defa atar. Ultrasonla bebeğini kalp atımını doktor anneye dinletebilir. Akciğer gelişimi devam eder. Safra kesesi, mide, bağırsaklar ve pankreas gelişimini sürdürür. Plasentadan gelen kan karaciğere ulaşır. Dışarıdan anne adayınm hamile olduğunu fark ettirecek hiçbir değişim yoktur. Bu dönemde 1-2 kilo alınabilir ya da verilebilir. Her iki durum da normaldir. Gebeliğin erken belirtileri yavaş yavaş azalmaya başlar, buna karşın bulantı ve kusmalar artabilir. Bu şikayetler özellikle sabah erken saatlerde daha fazla olur.</p>
<p><strong>8&#8242;inci haftada bebekteki değişiklikler nelerdir?<br />
</strong>Bebek hâlâ embriyo olarak adlandırılır. Bunun nedeni alt kısmmda kuyruğa benzer bir çıkıntının olmasıdır. Gelişen bebekte küçülen tek bölüm bu çıkıntıdır. Diğer bölümler ise süratle büyümeye devam eder. Özellikle beyin ve kafa hızla büyür. Göz kapakları kıvrım şeklinde ayırt edilebilir. Alt çene belirginleşmeye başlar. Omurilik gelişimini sürdürür. Burnun ucu oluşur. Dişetlerinin altında dişler gelişimini başlatır. Yemek borusu farklılaşır ve nefes borusundan ayrüır. Kalp içinde kapakçıklar fark edilmeye başlar. Kalbin 4 odacığı ayırt edilebilir. Akciğerler yemek borusunun iki yanında yer alırlar. Böbrek oluşmaya başlar. Kollar silindirik şekilde uzamaya başlarken uçlarında el ayaları belirmeye başlar. Bu haftada anne adayında da bazı değişiklikler olur. Gebelik  öncesinde kapalı bir yumruk kadar olan rahim artık neredeyse portakal kadar olur. Rahimdeki bu büyümeler  zaman zaman kramplara sebep olabilir. Hormonal değişimlere bağlı olarak cilt yağlanır, sivilceler ortaya çıkabilir. Psikolojik  durum yavaş yavaş düzelir, gebelik kabullenilir. Anne adayı artık gebeliğe alışmaya başlar.</p>
<p><strong>9&#8242;uncu haftada hamilelik gelişimi nasıldır?</strong><br />
Embriyonun kuyruğu iyice kaybolur. Kıkırdak ve kemik dokuları oluşmaya başlar. Beyin hâlâ daha en büyük organdır. Yutak belli olmaya başlar. Kulak kepçesi farklılaşır. Gözde retina iyice belli olabilir. Göz kapakları fark edilebilir. Burun delikleri belirir. Koku almaya yarayan sinir oluşur. Yemek borusu uzar ve kalpten çıkan kan iki ayrı yönde pompalanmaya başlar. Meme uçları belirgindir. İnce bağırsaklar uzar, böbrek oluşumu tamamlanır ve ilk kez idrar üretmeye başlar. îlkel cinsiyet hücreleri oluşmaya başlar. Dış genital organların farklılaşması<br />
Anne adayının ise ikinci adet dönemi de gecikmiştir. Belirgin bir kilo artışı olmasa da memeler büyür, dolgunluk ve hassasiyet olur. Bu dönemde destekleyici sutyen giymeye başlamak gerekebilir. Mide içeriğinin yemek borusuna kaçması sonucu yanma hissi olabilir. Bu dönemde günlük kalori gereksinim yaklaşık 300 kalori artar.</p>
<p><strong>Bebek ne zaman hareket etmeye başlar?</strong><br />
10&#8242;uncu haftada bebek artık su kesesi içinde hareket etmeye başlar, ancak bu hareketleri anne adayı hissetmez. Bu haftada kafa dik durumdadır ve iç kulakta denge sağlayan kısımlar gelişir. Dudakların gelişimi tamamlanır. Gözler kapalıdır. Kalp gelişimini büyük ölçüde tamamlar. Ayak parmakları ve tırnakları belli olur. Kız bebeklerde klitoris erkek bebeklerde ise penis gelişir. Bu dönemlerde anne adayının duygu durumunda dalgalanmalar çok sık görülür. Kendilerini bazen melankolik bazen de çok mutlu hissedebilirler. Bu çok normal bir durumdur.</p>
<p><strong>Gebelikte ilaç kullanımı tehlikeli mi?</strong><br />
ilk 3 ay bebeğin organ gelişiminin kritik olduğu dönemdir. Bu süreçte organ oluşumunu etkileyecek ilaç, enfeksiyonlar, kimyasal ve çevresel faktörler embriyoda kalıcı, geri dönüşümsüz etkiler yaratabilir. Bu dönemde özeUikle kanı sulandırmakta kullanılan bazı ilaçlar (warfarin), retinoidler, bazı hormonlar (DES), kanser tedavisinde kullanılan ilaçlar, bazı antibiyotikler, mantar tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar kullanılmamalı. Ayrıca alkol ve sigaradan da kesinlikle uzak durulmalı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.makale.us/ilk-ayindan-doguma-kadar-hamilelik.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğum kontrol hapları kısırlık yapar mı?</title>
		<link>http://www.makale.us/dogum-kontrol-haplari-kisirlik-yapar-mi.html</link>
		<comments>http://www.makale.us/dogum-kontrol-haplari-kisirlik-yapar-mi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 03 Aug 2009 01:51:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel]]></category>
		<category><![CDATA[bayan]]></category>
		<category><![CDATA[Doğum kontrol hapı]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadın hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[oku]]></category>
		<category><![CDATA[Saglık]]></category>
		<category><![CDATA[sor]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[yazı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.makale.us/?p=174</guid>
		<description><![CDATA[Doğum kontrol hapıyla ilgili ençok merak edilen konu hapların kısırlık yapıp yapmadığı.Araştırmalara göre endişeler gereksiz çünkü hapları kestikten 1 ay sonra gebe kalma yeteneği geri geliyor. Hap bırakıldıktan sonra oluşan gebeliklerde düşük riskindede artış olmuyor.
Haplar kalp krizi riskini artırır mı?
Araştırmalar, yeni düşük doz östrojen ve progesteron içeren hapların kullanımıyla kalp krizi arasında olumsuz bir ilişki göstermiyor.
Hatta bu hapların lipid ve kolesterol üzerinde olumlu etkilerinin olduğu belirtiliyor.
Eski yüksek doz haplarda yüzde 5 oranında yüksek tansiyon riski ortaya çıkıyordu.
Yeni düşük doz haplarda zaman zaman tansiyon yükselmeleri görülmekle beraber, klinik olarak anlamlı bir ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-185" title="fft20_mf90343" src="http://www.makale.us/wp-content/uploads/2009/08/fft20_mf90343-300x200.jpg" alt="fft20_mf90343" width="300" height="200" />Doğum kontrol hapıyla ilgili ençok merak edilen konu hapların kısırlık yapıp yapmadığı.Araştırmalara göre endişeler gereksiz çünkü hapları kestikten 1 ay sonra gebe kalma yeteneği geri geliyor. Hap bırakıldıktan sonra oluşan gebeliklerde düşük riskindede artış olmuyor.</p>
<p><strong>Haplar kalp krizi riskini artırır mı?</strong><br />
Araştırmalar, yeni düşük doz östrojen ve progesteron içeren hapların kullanımıyla kalp krizi arasında olumsuz bir ilişki göstermiyor.<br />
Hatta bu hapların lipid ve kolesterol üzerinde olumlu etkilerinin olduğu belirtiliyor.<br />
Eski yüksek doz haplarda yüzde 5 oranında yüksek tansiyon riski ortaya çıkıyordu.<br />
Yeni düşük doz haplarda zaman zaman tansiyon yükselmeleri görülmekle beraber, klinik olarak anlamlı bir hipertansiyon rapor edilmedi.</p>
<p><strong>Doğum kontrol haplarının içinde ne var?</strong><br />
30 yılı aşkın bir süredir piyasada olan, bugün dünyada 60 milyon kişi tarafından kullanılan güvenilir bir yöntem.<br />
Doğum kontrol hapları östrojen ve progesteron denilen iki hormon içerir.<br />
Bu hormonlar normalde kadınların yumurtalıklarında üretilir.<br />
Ancak doğum kontrol hapı içinde östrojen ve progesteronun laboratuvar ortamında üretilen türevleri var.</p>
<p><strong>Bu hormonlar zararlı mı?</strong><br />
Modern doğum kontrol hapları, düşük düzeylerde hormon içerir.<br />
Bileşimlerinde insan bünyesine yabancı hiçbir madde yok.<br />
Bugünkü haplarda 20 yıl öncesine göre 3-5 kez daha az östrojen ve 5-10 kez daha az progesteron var.<br />
Yan etkiler yeni haplarda önemli derecede azaltıldı. Bu nedenle korkulacak bir durum yok.</p>
<p><strong>Haplar gebelikten nasıl korur?</strong><br />
Hamilelik kadın yumurtalıklarının ürettiği yumurtanın erkek sperm hücresiyle birleşip döllenmesi sonucu meydana gelir.<br />
Doğum kontrol hapları vücutta bulunan hormonlar gibi çalışır.<br />
Vücut nasıl hamile kaldıktan sonra, hamilelik olan hastalarda bile kontrollü olmak şartıyla kullanılabiliyor.<br />
Hormonları aracılığıyla yumurtalıkların yumurta üretmesine engel oluyorsa, doğum kontrol hapı da benzer bir etki göstererek yumurtlamayı önler.<br />
Yumurtlama olmazsa, erkeğin spermiyle yumurtanın birleşmesi gerçekleşmez ve böylece gebelik önlenir.</p>
<p><strong>Başarı oranı yüksek mi?</strong><br />
Doğum kontrol haplarının etkinliği çok yüksek. Başarısızlık oranı binde 1.</p>
<p><strong>Nasıl kullanılır?</strong><br />
Her kutuda 21 adet hap var. Bu haplara adetin l&#8217;inci günü başlanır ve 21 gün süreyle hiç ara vermeden her gün 1 adet kullanıhr. l&#8217;nci kutu bitince 7 gün ara verilir (bu süre içinde adet görülür), 1 hafta sonra 2&#8242;nci kutuya başlanır.<br />
Örneğin l&#8217;inci kutu çarşamba bittiyse 2&#8242;nci kutuya öteki hafta perşembe başlanır.</p>
<p><strong>Hap unutulursa ne olur?</strong><br />
Düzensiz adet kanaması görebilir ve gebe kalabilirsiniz.<br />
Hapı saatinde almayı unutmak herhangi bir problem yaratmaz.<br />
Ancak bu durum alınması gereken saatten sonraki 12 saat içinde fark edilirse unutulan hap, bu süreyi geçirmeden alınmalı.<br />
Ve bir sonraki hap her zamanki saatinde kullanılmalı.<br />
İki hapın alınması arasındaki zaman 36 saatten fazla olursa güvenirlilik artık tam olmaz.<br />
Böyle bir durumda bir sonraki adet kanamasına kadar prezervatif gibi ek tedbirler kullanmalı.<br />
Unutulan haplar atlanarak, geri kalan haplara adet düzensizliğine yol açmamak için devam edilmeli.</p>
<p><strong>Peki şeker hastalığı yapar mı?<br />
</strong>Eski yüksek doz östrojen içeren haplarda gizli şeker, şeker seviyelerinde artış görülebiliyordu.<br />
Yeni haplarda bu risk yok.<br />
Ancak insüline bağımlı şeker hastalarına, hap dışında başka bir doğum kontrol yöntemi öneriyoruz.<br />
Çünkü haplar bu hastalarda kanm pıhtılaşma riskini artırabiliyor.</p>
<p><strong>Safra kesesi taşlarına yol açıyor mu?<br />
</strong>Safra taşları ilk 2 yıl kullanımda artar, 4&#8242;üncü yılda ise normale döner.<br />
Aslmda bu artış sadece safra taşlarına eğilimli olan kişilerde görülür.<br />
Normalde hapların böyle bir etkisi yok.<br />
Ancak doğum kontrol hapları akut karaciğer hastalığı olanlarda ve safra yolları tıkalı olan kişilerde kullanılmamalı.<br />
Çünkü siroz ya da geçirilmiş bir sarılık doğum kontrol hapları ile yeniden alevlenebilir.</p>
<p><strong>Hapın yan etkileri neler?<br />
</strong>Kritik aylarda bazı kadınlarda bulantı, memelerde hassasiyet, baş ağrısı gibi şikayetler görülebilir.<br />
Ama bunlar bir süre sonra kendiliğinden kaybolur.<br />
Ayrıca bazı hastalarda ilk 3 ay ara kanama olabilir.<br />
Gerekirse bu kanama uzman bir hekim tarafından uygun şekilde tedavi edilebilir.</p>
<p><strong>Cinsel isteği azaltır mı?</strong><br />
Hayır, hapların cinsel istek üzerinde olumsuz bir etkisi yok.<br />
Aksine geri çekme, takvim yöntemi gibi geleneksel yöntemler kullanılmayacağı için cinsel yaşam daha güvenli olur.<br />
Kadınlar korunduklarından emin oldukları için, kendilerini daha rahat hissederler.<br />
Bu da cinsel yaşamlarını olumlu yönde etkiler.</p>
<p><strong>Depresyon yapar mı?<br />
</strong>Depresyon çok nadir görülen bir etki. Ama depresyonda olanlara doğum kontrol hapı önermiyoruz.</p>
<p><strong>Kısırlığa sebep olur mu?<br />
</strong>Hayır. / <a title="Doğum kontrol hapı" href="http://www.makale.us">Doğum kontrol hapı</a> bırakıldıktan sonra gebe kalmada hafif bir gecikme olmakla birlikte, l&#8217;inci yılın sonunda yüzde 75.2, 2&#8242;nci yılın sonunda yüzde 90 kadm gebe kalabiliyor.<br />
Daha önce hiç hamile kalmamış olsanız bile hapı güvenle kullanabilirsiniz.</p>
<p><strong>Hap bırakıldıktan ne kadar süre sonra hamile kalınabilir?</strong><br />
Kullanmayı bıraktıktan 1 ay sonra hamile kalmanızda hiçbir sakınca yok.<br />
Hap bırakıldıktan soma oluşan gebeliğin seyri normal gebelikle aynı. Sakat bebek doğurma ve düşük riskinde artış olmuyor.</p>
<p><strong>Hap kullananlar düzenli doktor kontrolden geçmeli mi?<br />
</strong>Düşük dozlu hapların güvenirliliği nedeniyle hap kullanan hastaların yılda 1 kez kontrolden geçmesi yeterli.<br />
Başlangıçta iyi bir muayene, tansiyon ölçümü, idrar tahlili, meme muayenesi, karaciğer fonksiyon testleri, pelvik muayene ve smear testi yapılması gerekli.<br />
Risk faktörü olan kadınlar ise 6 ayda bir doktora gitmeli.<br />
Yan etkiler ya da şikayetler olduğunda doktora danışılmalı, gerektiğinde ilacın ya da yöntemin değiştirilmesine karar verilmeli.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.makale.us/dogum-kontrol-haplari-kisirlik-yapar-mi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Selülitler kaderiniz değil</title>
		<link>http://www.makale.us/selulitler-kaderiniz-degil.html</link>
		<comments>http://www.makale.us/selulitler-kaderiniz-degil.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 03 Aug 2009 01:37:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[bilinçli]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[hızlık]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kolay]]></category>
		<category><![CDATA[oku]]></category>
		<category><![CDATA[Ozon sauna]]></category>
		<category><![CDATA[Saglık]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[selülit]]></category>
		<category><![CDATA[zayıflamak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.makale.us/?p=171</guid>
		<description><![CDATA[Selülit ile yaşama yolları
Kadınların korkulu rüyası olan selülitler artık çözümsüz değil. Önemli olan beslenme alışkanlığınızı değiştirip, sağlıklı yaşam kurallarına uymanız. İşte, kısa sürede pürüzsüz ve sıkı bir cilde kavuşmak için yapmanız gerekenler.
Selülit nasıl ortaya çıkıyor?
Deri altındaki yağ hücrelerinin fazla genişlemesi, kan dolaşımının bozulmasına yol açar. Bu da deri altında sıvı birikimine ve bağ dokularının yeterince beslenememesine sebep olur. Sonuçta deride çökmeler ve portakal kabuğu görünümü ortaya çıkar.
Selülit her kadını etkiliyor mu?
Selülit deriye portakal kabuğu görünümü veren değişimlerin tümüdür. Kadınların yüzde 90-98&#8242;sinde görülüyor.
Zayıf kadınlarda selülitlerden yakınıyor. Neden?
Çünkü selülit genetik ve hormonal ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img class="alignleft size-medium wp-image-189" title="zayiflama3" src="http://www.makale.us/wp-content/uploads/2009/08/zayiflama3-300x200.jpg" alt="zayiflama3" width="300" height="200" />Selülit ile yaşama yolları</strong><br />
Kadınların korkulu rüyası olan selülitler artık çözümsüz değil. Önemli olan beslenme alışkanlığınızı değiştirip, sağlıklı yaşam kurallarına uymanız. İşte, kısa sürede pürüzsüz ve sıkı bir cilde kavuşmak için yapmanız gerekenler.</p>
<p><strong>Selülit nasıl ortaya çıkıyor?</strong><br />
Deri altındaki yağ hücrelerinin fazla genişlemesi, kan dolaşımının bozulmasına yol açar. Bu da deri altında sıvı birikimine ve bağ dokularının yeterince beslenememesine sebep olur. Sonuçta deride çökmeler ve portakal kabuğu görünümü ortaya çıkar.</p>
<p><strong>Selülit her kadını etkiliyor mu?</strong><br />
Selülit deriye portakal kabuğu görünümü veren değişimlerin tümüdür. Kadınların yüzde 90-98&#8242;sinde görülüyor.</p>
<p><strong>Zayıf kadınlarda selülitlerden yakınıyor. Neden?</strong><br />
Çünkü selülit genetik ve hormonal kaynaklı bir sorun. Bu nedenle çok zayıf kadınlarda bile görülebilir.<br />
<strong>Selülitin sebepleri neler?</strong><br />
Genetik faktörler çok önem taşıyor. Annenizde selülit varsa sizde de görülme ihtimali yüksek.<br />
Vücuttaki hormonal değişiklikler de selülit oluşumunu tetikliyor.<br />
Örneğin ergenlik, hamilelik, menopoz gibi durumlarda selülitler çoğalabiliyor. Yine doğum kontrol hapları gibi bazı ilaçlar selülit nedeni.<br />
Hatalı beslenme de ciddi bir selülit sebebi olarak karşımıza çıkıyor.<br />
Aşın yağlı, şekerli ve asitli yiyecekleri çok sık tüketen kadınlarda selülit daha fazla görülüyor.<br />
Hareketsizlik, aşırı stres ve yorgunluk da selüliti artıyor.</p>
<p><strong>Erkeklerde neden selülit olmuyor?</strong><br />
Çünkü erkeklerdeki testosteron hormonu, kadınlardaki östrojen hormonu gibi davranış sergilemiyor, vücudun yağlanmasına neden olmuyor.</p>
<p><strong><a title="sülülit" href="http://www.makale.us">Selülit</a> oluşmasına nasıl engelleyebiliriz?</strong><br />
Deri altındaki yağ hücrelerinin genişlemesini engelleyici besinler tüketilmeli ve kan dolaşımını hızlandıncı hareketler yapılmalı. Diyetinizdeki 5 değişiklikle selülit oluşumunu engelleyebilirsiniz:<br />
1) Yağ oranı yüksek besinleri tüketmeyin. Et ve tavuğun yağlı kısımları, katı yağlar, mayonez, kaymak, hamur işleri gibi.<br />
2) Şeker oranı yüksek besinlerden uzak durun: Hamur tatlıları, pastalar, çikolata, kek gibi.<br />
3) Kafein içeren koyu çay, kahve, kola gibi içeceklerden uzak durun<br />
4) Katkı maddesi içeren hazır besinleri diyetinizden çıkann.<br />
5) Tuz tüketimini mutlaka sınırlayın.</p>
<p><strong>10 dakikada yarım kilo verin</strong><br />
<strong>Ozon sauna nedir?</strong><br />
Yumurta şeklindeki bir kabin içinde deri yoluyla vücuda oksijen verme yöntemidir.<br />
Ozon buharı derinin 4-6 santim altına inerek selülit hücrelerinin oksijenle dolmasını sağlar.<br />
Böylece kan dolaşımını düzelir, cilt ısısı artar, selülitli bölgeler harekete geçer. Düzenli uygulandığında daha pürüzsüz ve sıkı bir cilt oluşur.<br />
Evet. Ozon sauna yağ asit zincirlerini kırarak vücuttan atılmasına neden olur.<br />
Her seans sonrasında 200-600 gram (400-600 kalori) kadar azalma olur. Tedavi anında yoğun terlemeyle su kaybederiz ancak terlemeyle vücuttan toksinler de atılır.<br />
Ozon sauna böbreklerin 24 saat boyunca çalışmasını gerektiren ağır metallerin boşaltım işini, terleme yoluyla 15 dakikada yerine getirir.</p>
<p><strong>Kaç seans uygulanıyor?</strong><br />
Haftada 2 kez olmak üzere en az 8-10 seans uygulanır. Sauna süresi başlangıçta 10 dakikadır.<br />
Daha sonra 20 dakikaya kadar çıkabilir.<br />
Toksinler atılırken ve yerine yeni dokular oluşurken baş ağrısı, yorgunluk, ishal ve deride hafif kızarıklık olabilir. Bu şikayetler genellikle 3 gün sürer. Ancak hastanın toksin yükü fazlaysa 1 haftayı aşabilir.</p>
<p><strong>Ozon sauna sonrası sorun olabilir mi?</strong><br />
Toksinler atılırken ve yerine yeni dokular oluşurken baş ağrısı, yorgunluk, ishal ve deride hafif kızarıklık olabilir.Bu şikayetler genelde 3 gün sürer.Ancak hastanın toksin yükü fazlaysa 1 haftayı aşabilir<br />
Nelere dikkat edilmeli?<br />
Hastalarımın her zaman özel bir beslenme programıyla beslenmelerini istiyorum.<br />
Özellikle tuzlu ve şekerli gıdalardan uzak durmaları gerekiyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.makale.us/selulitler-kaderiniz-degil.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vajinal Duş Nedir?</title>
		<link>http://www.makale.us/vajinal-dus-nedir.html</link>
		<comments>http://www.makale.us/vajinal-dus-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 30 Jul 2009 16:25:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[makale oku]]></category>
		<category><![CDATA[Saglık]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık makales]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[sor]]></category>
		<category><![CDATA[uzman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.makale.us/?p=150</guid>
		<description><![CDATA[Vajinal duş nedir?
Vajinal akıntı ya da diğer materyalin lekanik olarak temizlemek için vajina çini basınçlı su ya da başka bir sıvıyla yıkamak anlamına gelir.
Öte yandan vajinal duş için kullanılan çeşitli parfümlü meteryal ya da ilaçlar da mevcuttur.
Kadınlar neden vajinal duş yaparlar?
■ Adet kanaması sonrası vajinada kalan kanı temizlemek için,
■ Cinsel ilişki sonrası hamile kalmamak&#8217; ya da cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı (korunmak için (vajinal duş ne gebelikten korur ne de cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı koruma sağlar)
■ Vajinal kokuları azaltmak için. (Vajina bölgesinde kötü koku olan kadınlar rrutlaka jinekologlarını ziyaret ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Vajinal duş nedir?</strong><br />
Vajinal akıntı ya da diğer materyalin lekanik olarak temizlemek için vajina çini basınçlı su ya da başka bir sıvıyla yıkamak anlamına gelir.<br />
Öte yandan vajinal duş için kullanılan çeşitli parfümlü meteryal ya da ilaçlar da mevcuttur.</p>
<p><strong>Kadınlar neden vajinal duş yaparlar?</strong><br />
■ Adet kanaması sonrası vajinada kalan kanı temizlemek için,<br />
■ Cinsel ilişki sonrası hamile kalmamak&#8217; ya da cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı (korunmak için (vajinal duş ne gebelikten korur ne de cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı koruma sağlar)<br />
■ Vajinal kokuları azaltmak için. (Vajina bölgesinde kötü koku olan kadınlar rrutlaka jinekologlarını ziyaret etmeli.<br />
[ajinal duş durumu düzeltmek yerine daha kötüleşmesine neden olur.)<br />
■ Bazı kadınlar düzenli olarak vajinal duş yapmadıkları taktirde kendilerini temiz hissetmezler.<br />
■ Kronik vajinal mantar enfeksiyonu, ya da kronik bakteriyel enfeksiyon varlığında tıbbi olarak içerisinde bazı özel solüsyonlarla vajinal temizlik önerilebilir.<br />
■ Bu amaçla, yapılacak olan vajinal duş yalnızca doktor önerisiyle ve onun reçete edeceği solüsyonlarla yapılmalı.</p>
<p><strong>Vajinal duş sağlıklı mı?<br />
</strong>Bu sorunun tek ve kesin bir cevabı vardır:<br />
Hayır. Özellikle gebelikten korunmak için vajinal duş uygulaması son derece etkisiz bir yöntemdir.<br />
American Journal of Public Health dergisinde yer alan bir araştırmaya göre vajinal duş bir kadının hamile kalma olasılığını sadece yüzde 30 oranında azaltır.<br />
Düzenli yapılan vajinal duş kadının vajinadaki kimyasal dengesini bozarak enfeksiyonlara eğilimli hale gelmesine neden olur.<br />
Duş sırasında yeni mikroorganizmalann vajinaya girişine neden olunabilir.<br />
Bu mikroplar rahim ağzı, rahim ve tüplere ulaşarak ciddi enfeksiyonlara yol açabilir.<br />
Yapılan araştırmalar düzenli vajinal duş yapan kadınlarda bakteriyel vajinozis başta olmak üzere çeşitli vajinal enfeksiyonlarla cinsel yolla bulaşan hastalıklara daha fazla rastlanıldığını ortaya koyuyor.</p>
<p><strong>İltihabi hastalıklara neden olabilir mi?</strong><br />
Evet. Vajinal duş ciddi bir sorun olan pelvik iltihabi hastalığına (PID) sebep olabilir. Düzenli olarak vajinal duş yapan kadınlarda pelvik iltihabi hastalık geçirme riski yüzde 78 daha fazladır<br />
PID uzun dönemde kısırlık ve hatta tedavi edilmediği taktirde hayati tehlikeye neden olabilen bir durumdur.<br />
Bu nedenle rutin temizlik için düzenli vajinal duş yapılması sağlıklı değil ve günümüzde kesinlikle önerilmiyor.<br />
Vajinayı temizlemenin tek güvenli ve sağlıklı yolu vajinanın kendi kendini temizlemesine izin vermektir.<br />
Vajinadaki kimyasal denge çok hassastır ve bu dengedeki küçük sapmalar ciddi olumsuz etkilere neden olabilir.</p>
<p><strong>Vajina kendi kendini nasıl temizler?</strong><br />
Vajina kendi mukus salgısıyla kendi kendini doğal olarak temizleme yeteneğine sahiptir.<br />
Bu nedenle ilişki sonrası, tuvaletten sonra ya da yıkanırken vajina içini yıkamamaya özen gösterin.<br />
Dış bölgeleri temizlemek için ılık su ve parfümsüz beyaz sabun kullanabilirsiniz.<br />
<a title="doktor" href="http://www.makale.us">Doktor</a>unuz önermedikçe kadın hijyenine yönelik sabun, sprey, pudra türü maddelerin kullanımı yeterli bir vajinal temizlik için gerekli değildir.<br />
Üstelik bu tür maddeler vajinada tahrişe ve alerjik reaksiyona neden olabilir.</p>
<p><strong>Kadınlar hangi durumlarda doktora başvurmalı?</strong><br />
■ Vajinada ağn,<br />
■ Vajinada yanma hissi,<br />
■ Vajinada kaşınma.<br />
■ Vajinadan kötü koku gelmesi,<br />
■ drar yaparken yanma,<br />
■Normal akıntıdan daha farklı türde ve renkte içinde peynir kesiği ya da kireç benzeri parça içeren akıntı varsa doktora başvurulmalı.<br />
Muayeneye gitmeden önce asla vajinal temizlik yapılmamalı.<br />
Bu tür bir temizlik vajinal akıntıyı uzaklaştırarak jinekologun tanıya ulaşmasını güçleştirir.</p>
<p><strong>Cinsel tiksinme bozukluğu nedir?</strong><br />
Sürekli ve tekrarlayan bir biçimde cinsel bir partnerle tüm cinsel temaslara karşı, tiksinme ve kaçınmadır.</p>
<p><strong>Sebepleri nelerdir?</strong><br />
Bazı kadınlar cinsel ilişkinin çeşitli kısımlarından iğrenebilir.<br />
Öpüşmekten, vücut sıvılarından ya da kokularından rahatsız olan birinde cinsel tiksinme bozukluğu gelişebilir.<br />
Özellikle temizlik takıntıları olan ve bunu rahat ifade edemeyen bir kadında, mesela eşinin dişlerini fırçalamıyor oluşu tiksinme duyguları uyandırabilir.<br />
Çiftlerin ilişkilerinde hoşlarına giden şeyleri söylemeleri kadar, kendilerini rahatsız eden şeyleri ifade edebilmeleri de keyifli bir cinsel yaşam için son derece önemli.<br />
Cinsel tiksinme bozukluğu olan bir kadın hastam, eşinin sevişirken kulağını emmesi sırasında çıkan seslerden çok rahatsız olduğu halde, kocasını incitmemek için yıllarca buna katlanmaya çalışmış ama sonunda kadında cinsel tiksinme bozukluğu gelişmişti.<br />
Bu çiftte cinsel iletişimlerini artırmak cinsel sorunlarının giderilmesi için yeterli olmuştu.<br />
Bu arada özellikle çocuklukta ve ergenlik döneminde yaşanan travmatik cinsel deneyimler de bu soruna yol açabilir.<br />
Cinsel travmanın önde olduğu vakalarda seks terapisinden önce travmaya yönelik bireysel terapiler gerekebilir.</p>
<p><strong>Nasıl tedavi edilir?</strong><br />
Cinsel tiksinme bozukluğu yaklaşık iki ay süren seks terapileriyle tedavi edilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.makale.us/vajinal-dus-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yumurtalarını Dondur Sonra Anne Ol</title>
		<link>http://www.makale.us/yumurtalarini-dondur-sonra-anne-ol.html</link>
		<comments>http://www.makale.us/yumurtalarini-dondur-sonra-anne-ol.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 28 Jul 2009 15:23:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Saglık]]></category>
		<category><![CDATA[embriyo]]></category>
		<category><![CDATA[hamile]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınlar neden yumurtalarını dondurmak istiyor?]]></category>
		<category><![CDATA[makale oku]]></category>
		<category><![CDATA[makale.com]]></category>
		<category><![CDATA[makale.org]]></category>
		<category><![CDATA[makalesi]]></category>
		<category><![CDATA[yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[yeni makaleler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.makale.us/?p=141</guid>
		<description><![CDATA[Kadınlar neden yumurtalarını dondurmak istiyor?
Yaş ilerledikçe gebelik şansı düştüğü gibi, genetik anomalinin ortaya çıkma riski de artıyor.
Örneğin 25 yaşında gebelik şansı yüzde 85 normalken, 40 yaşındaki gebeliklerin sadece yüzde 40&#8242;ı normal oluyor.
Bu yüzden işi gücü olan ve eğitimine devam edip kariyer yapmak isteyen kadınlar, anne olmakta geç kalıyor.
Bu kadınlar ileriki yaşlarda çocuk yapma yeteneklerini garantiye almak için yumurtalarını dondurmak istiyor.
Bu yöntemle gebe&#8217; kalan hastanız oldu mu?
Yumurta dondurma işlemi birkaç yıl öncesine kadar çok başarısızdı.
Ancak son yıllarda basan oranı arttı.
Bizim şu anda 3 hastamız bu yöntemle hamile kaldı.
Birkaç tane gebe kalıp ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kadınlar neden yumurtalarını dondurmak istiyor?</strong><br />
Yaş ilerledikçe gebelik şansı düştüğü gibi, genetik anomalinin ortaya çıkma riski de artıyor.<br />
Örneğin 25 yaşında gebelik şansı yüzde 85 normalken, 40 yaşındaki gebeliklerin sadece yüzde 40&#8242;ı normal oluyor.<br />
Bu yüzden işi gücü olan ve eğitimine devam edip kariyer yapmak isteyen kadınlar, anne olmakta geç kalıyor.<br />
Bu kadınlar ileriki yaşlarda çocuk yapma yeteneklerini garantiye almak için yumurtalarını dondurmak istiyor.</p>
<p><strong>Bu yöntemle gebe&#8217; kalan hastanız oldu mu?</strong><br />
Yumurta dondurma işlemi birkaç yıl öncesine kadar çok başarısızdı.<br />
Ancak son yıllarda basan oranı arttı.<br />
Bizim şu anda 3 hastamız bu yöntemle hamile kaldı.<br />
Birkaç tane gebe kalıp hamileliği devam eden, bir iki tane de düşükle sonuçlanan vakamız var.</p>
<p><strong>Kaç tane yumurtanın dondurulması yeterli?</strong><br />
Hastayı ilaçlarla uyardığımızda bir uygulamada 5 ya da 5&#8242;in altında yumurta elde ettiğimiz hastalarda başarı oranı çok düşük.<br />
Bu kişilere 3 ayrı uygulama öneriyoruz.<br />
Ama hasta 25-30 yaşındaysa, 20 tane yumurtası çıkarsa bu rakam bence yeterli.<br />
Ama yaşı 40&#8242;a yakın ya da yumurta rezervi azalmış kadınlarda birkaç kez yumurta toplamakta fayda var.</p>
<p><strong>Çözülmüş yumurtaların döllenme oranı nedir?</strong><br />
Yüzde 85e kadar döllenme elde edilebiliyor.<br />
Kaldı ki bu yöntemle 3 tane doğum yaptık.<br />
Amerika&#8217;da da büyük çalışmalar var.</p>
<p><strong>Dondurulmuş yumurtadan olan bebeklerin sakat kalma ihtimali daha mı yüksek?</strong><br />
<a title="embriyo" href="http://www.makale.us">Embriyo</a> dondurma için de aynı risk vardı ama korkulacak bir şey olmadığı görüldü.<br />
Bugün dondurulmuş embriyodan yapılan tüp bebek işlemlerinde başarı oranlan çok yüksek ve doğan bebekler de tamamen sağlıklı.<br />
Yumurta dondurma yöntemiyle doğmuş çok fazla çocuk yok. Herhalde 5-6 sene sonra daha net verilerimiz olacak.<br />
Ama kromozomlar içinde bulunan yapıya zarar vermediğiniz sürece çocuk sağlıklı olur.<br />
Zaten zarar verirseniz yumurta bölünmez, döllenmez, gelişmez ve gebelik oluşmaz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.makale.us/yumurtalarini-dondur-sonra-anne-ol.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

