<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Makale Oku Sağlık Diyet Rejim Forex Kadın &#187; doktor</title>
	<atom:link href="http://www.makale.us/tag/doktor/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.makale.us</link>
	<description>Güncel yeni eklenen köşe yazıları</description>
	<lastBuildDate>Tue, 17 May 2011 07:16:33 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Romatizma Nedir? ve Tedavi Yolları</title>
		<link>http://www.makale.us/romatizma-nedir-ve-tedavi-yollari.html</link>
		<comments>http://www.makale.us/romatizma-nedir-ve-tedavi-yollari.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Sep 2009 15:31:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Saglık]]></category>
		<category><![CDATA[bayan hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[kadın hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[makale oku]]></category>
		<category><![CDATA[makale resmi]]></category>
		<category><![CDATA[romatizma]]></category>
		<category><![CDATA[romatizma hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[romatizma ilaçları]]></category>
		<category><![CDATA[romatizma nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.makale.us/?p=482</guid>
		<description><![CDATA[ Ağızdaki yaralar romatizma işareti Romatizmal rahatsızlıklardan biri olan Behçet hastalığı, eklemlerde iltihaba yol açarak ağrı ve şişlik yapıyor. Ağızda ve cinsel organlarda çıkan yaralar hastalığın önemli belirtileri arasında Vücuttaki birçok doku ve organ sistemini etkileyebüme özelliği olan kronik bir romatizma hastalığıdır.
 Türkiye&#8217;de erkeklerde sıktır ve çoğunlukla 20 -30 yaşlarında başlangıç gösterir. Bu hastalarda birçok organ işin içine girdiği için, hasta ilk önce ilgili organlarla ilişkili doktorlara gider. Behçet şüphesi doğmuşsa hastalar romatoloji uzmanına yönlendirilmeli. Aslında , birçok hekim grubunun ortak çalışmasını gerektiren, karmaşık bir hastalıktır.
Ama izlemlerin ve tedavi takibinin mutlaka romatolog ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-483" title="romatizma" src="http://www.makale.us/wp-content/uploads/2009/09/romatizma.jpg" alt="romatizma" width="250" height="175" /> Ağızdaki yaralar romatizma işareti Romatizmal rahatsızlıklardan biri olan Behçet hastalığı, eklemlerde iltihaba yol açarak ağrı ve şişlik yapıyor. Ağızda ve cinsel organlarda çıkan yaralar hastalığın önemli belirtileri arasında Vücuttaki birçok doku ve organ sistemini etkileyebüme özelliği olan kronik bir <a title="romatizma" href="http://www.makale.us">romatizma</a> hastalığıdır.</p>
<p> Türkiye&#8217;de erkeklerde sıktır ve çoğunlukla 20 -30 yaşlarında başlangıç gösterir. Bu hastalarda birçok organ işin içine girdiği için, hasta ilk önce ilgili organlarla ilişkili doktorlara gider. Behçet şüphesi doğmuşsa hastalar romatoloji uzmanına yönlendirilmeli. Aslında , birçok hekim grubunun ortak çalışmasını gerektiren, karmaşık bir hastalıktır.</p>
<p>Ama izlemlerin ve tedavi takibinin mutlaka romatolog (romatizma uzmanı) tarafından yapılması gerekir. Belirtileri neler? En belirgin yakınmalar ağız içinde sık ve çok miktarda olan aftlar, cinsel organlarda tekrarlayan yaralar, büyük ve yaygın sivilceler, ağrılı cilt altı bezeleri gibi cilt yakınmalarıdır. Gözde kızarıklık, ağrı ve bulanık görmeyle kendini gösteren, görme tabakasında iltihaplanma (üveit) önemli bulgulardandır.</p>
<p> Daha çok diz ve ayak bilek ekleminde görülen şişlik, ağrı ve kısıtlılıkla giden iskelet sistemi bulguları olabilir. Bazen bacak ve kol damarlarında, bazen iç organları besleyen damarlarda, bazen de beyin içindeki damarlarda pıhtı oluşması, tıkanıklıklar görülür. Eğer beyin damarlarında ise ani bilinç kaybı ve felç bulgularına neden olur. Bağırsaklar etkilendiğinde karın ağrısı, kanlı ishal gibi yakınmalar yapabilir.</p>
<p>Akciğer ve kalpte daha hafif bulgular yaratır. Yani Behçet hastalığı birçok sistemde yakmmaya neden olur ama tüm bulgular aynı anda ve aynı kişide olmayabilir. Bu nedenle hiçbir Behçet hastası bir diğerine tam anlamıyla benzemez. Herkeste hastalık çok farklı seyir gösterir. İlginç olarak, hastalık ilk başladığı yıllarda daha şiddetli yakınmalara yol açarken, ilerleyen yıllarda daha selim olma eğilimindedir. Ağ iz içi yaraları nasıl özelliktedir? Ağız yaralarının birçok nedeni olabilir.</p>
<p>Ailesel, alerjik, ilaçlara bağlı, beslenme ve viral enfeksiyonlar gibi çok sebep vardır. Behçet hastalığında ayda 1 veya daha sık, birkaç adet, dudak ve dilde, büyük ve uzun sürede iyileşen yaralar dikkat çekicidir. Nedenleri neler? Bu hastalığın bilinen ve kanıtlanmış en önemli nedeni genetik bir yatkınlık taşınmasıdır. Özellikle HLA-B5 ve HLA-B51 denen bir genetik molekülün Behçet hastalığına yakalanma riskini artırdığı saptanmış. Bunun dışmda da genetik yatkınlığı artıran başka faktörler var. Bu hastalık &#8216;İpek yolu hastalığı&#8217; olarak da biliniyor. İpek yolu üzerindeki ülkelerde daha sıktır.</p>
<p>Bunun nedeni olarak, bu ülkeler arasında evliliklerin sık olması ve genetik yapının karışması düşünülür. Genetik yatkınlığı olan ve ailesinde Behçet hastalığı olan kişilerde geçirilen enfeksiyonlar hastalığı başlatıcı faktör olabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.makale.us/romatizma-nedir-ve-tedavi-yollari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Selülite Son Vermenin 10 Yolu</title>
		<link>http://www.makale.us/selulite-son-vermenin-10-yolu.html</link>
		<comments>http://www.makale.us/selulite-son-vermenin-10-yolu.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 31 Aug 2009 08:55:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[acil kilo verme]]></category>
		<category><![CDATA[acil zayıfla]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Bölgesel incelme]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[diyeti]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[hemen zayıfla]]></category>
		<category><![CDATA[kalori]]></category>
		<category><![CDATA[kalori yakma]]></category>
		<category><![CDATA[kolay zayıflama]]></category>
		<category><![CDATA[Mezoterapi nedir?]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl kilo veririm]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl zayıflarım]]></category>
		<category><![CDATA[oku]]></category>
		<category><![CDATA[Saglık]]></category>
		<category><![CDATA[selilüt nedir]]></category>
		<category><![CDATA[selülit]]></category>
		<category><![CDATA[yolu]]></category>
		<category><![CDATA[zayıf kadın]]></category>
		<category><![CDATA[zone diyeti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.makale.us/?p=455</guid>
		<description><![CDATA[Yiyecek ve içeceklerden destek alarak, dar pantalonlar giymeyerek,tuzu az kullanarak portakal görünümünden kullanabilirsiniz.İşte selülit müzadelenizi kolaylaştıracak 10 pratik öneri.
Bölgesel incelme için mezoterapi
Mezoterapi nedir?
Selülitli bölgelere çok ince iğnelerle ilaç verilir. Bu ilaçlar yağ bloklarını kırarak kan dolaşımını hızlandırır. Cilt altında yağ hücrelerini sıkıştıran, dolaşımı bozan sıvı atıklarını vücuttan atar. Toplardamarlarının duvarlarındaki gevşeme ve geçirgenlik artışını da düzeltir. Bunun sonucunda yeni selülit oluşumu engellenir.
Nasıl uygulanır?
Tabanca benzeri bir cihazın içindeki ince uçlu iğnelerle orta deriye ilaç enjekte edilir. Tedaviden sonra kişinin günlük hayatını etkileyecek herhangi bir durum yaşanmaz ancak bazen iğne yerlerinde küçük ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-456" title="zone-diyeti" src="http://www.makale.us/wp-content/uploads/2009/08/zone-diyeti-239x300.jpg" alt="zone-diyeti" width="239" height="300" />Yiyecek ve içeceklerden destek alarak, dar pantalonlar giymeyerek,tuzu az kullanarak portakal görünümünden kullanabilirsiniz.İşte selülit müzadelenizi kolaylaştıracak 10 pratik öneri.</p>
<p>Bölgesel incelme için mezoterapi</p>
<p><strong>Mezoterapi nedir?</strong></p>
<p><a title="selülit" href="http://www.makale.us">Selülit</a>li bölgelere çok ince iğnelerle ilaç verilir. Bu ilaçlar yağ bloklarını kırarak kan dolaşımını hızlandırır. Cilt altında yağ hücrelerini sıkıştıran, dolaşımı bozan sıvı atıklarını vücuttan atar. Toplardamarlarının duvarlarındaki gevşeme ve geçirgenlik artışını da düzeltir. Bunun sonucunda yeni selülit oluşumu engellenir.</p>
<p><strong>Nasıl uygulanır?</strong></p>
<p>Tabanca benzeri bir cihazın içindeki ince uçlu iğnelerle orta deriye ilaç enjekte edilir. Tedaviden sonra kişinin günlük hayatını etkileyecek herhangi bir durum yaşanmaz ancak bazen iğne yerlerinde küçük morluklar görülebilir.</p>
<p><strong>Hangi bölgelere uygulanabilir?</strong></p>
<p>Bacaklar, kollar ve karın bölgesinde kullanılabilir. Ayrıca zayıflamaya rağmen bazı bölgelere yerleşen, verilmesi zor kilolardan kısa ve pratik yoldan kurtulmayı sağlar.</p>
<p><strong>Kaç seans sürüyor?</strong></p>
<p>Genellikle 8^ 12 seansta tamamlanır. Her seans 30 dakikadan oluşur.</p>
<p><strong>Ne kadar inceltiyor?</strong></p>
<p>Bir aylık sürede 1 ya da ya 2 beden incelme hedeflenir.</p>
<p><strong>Nelere dikkat edilmeli?</strong></p>
<p>Aynı gün kozmetik ürünler kullanmamalı, işlemin ardından 12 saat geçinceye dek banyo ve duş yapılmamalı. Güneşten 48 saat korunmaya ve havuza girmemeye özen gösterilmeli.</p>
<p><strong>Kimlere uygulanamaz?</strong></p>
<p>Mezoterapi hamileler, emzirenler, diyabet ve kanser hastaları, iyota karşı alerjisi olanlar, kan sulandıran etkiye sahip ilaç tedavisi görenler ve cilt döküntüleri olanlar için sakıncalı.</p>
<p style="text-align: center;"><em>Aşağıdaki videoda güzellik uzmanı tarafından selülitin nedenleri ve selülitten kurtulmak için neler yapabileceğimizi açıklıyor. Kan dolaşımı ve hormonların etkisi selülitin başlıca nedenleri arasında olduğunu açıklıyor. </em></p>
<p style="text-align: center;"><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="480" height="381" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowScriptAccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.dailymotion.com/swf/x6oemo_yaza-fyt-gyrmenyn-yollari_lifestyle" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="480" height="381" src="http://www.dailymotion.com/swf/x6oemo_yaza-fyt-gyrmenyn-yollari_lifestyle" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
<p><strong>Selülitle Savaş  Diyeti:</strong></p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Sabah:</span></p>
<p>/ Yarım demet maydanoz, /1 parça beyaz peynir tuzsuz (30 gram), / 2 dilim tuzsuz ekmek</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Ara:</span></p>
<p>/ 3 adet ceviz,  4 gün kurusu erik</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Öğle:</span></p>
<p>/ 5-6 yemek kaşığı etli sebze yemeği (tuzsuz), / Salata (1 tatil kaşığı zeytinyağı ile),</p>
<p>1 çay bardağı yoğurt, / 5 yemek kaşığı domatesli bulgur pilavı Ara:</p>
<p>1 su bardağı ayran, /1 orta boy elma,</p>
<p>1 çay bardağı tuzsuz leblebi Akşam:</p>
<p>► 5-6 yemek kaşığı etli sebze yemeği (tuzsuz), / Salata (1 tatlı kaşığı zeytinyağı ile),  1 dilim tuzsuz ekmek, / 1 orta boy kepçe çorba tuzsuz, /1 çay bardağı yoğurt Ara:</p>
<p>1 çay bardağı yoğurt ve 1 orta boy elma ile yapılan meyveli yoğurt, /Bol su</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">NOT:</span> Mevsim meyve ve sebzelerini tercih edin. Çünkü bunların besin değeri daha yüksektir.</p>
<p><strong>1-)</strong> Günde 5-6 porsiyon sebze meyve tüketin.</p>
<p><strong>2-)</strong> Tuzu az kullanın. Özellikle salam ve bazı peynirler gibi çok tuzlu gıdalardan uzak</p>
<p>durun. Tuz, dokularda çok su tutar. Ayrıca iştah açarak diyet yapmayı güçleştirir.</p>
<p><strong>3-)</strong> En az 2 litre (yazın 3) su için. Su, böbreklerinizin zehirli atıkları vücuttan uzaklaştırmasını sağlar,</p>
<p>Yeterince su içmek selülitli dokuları temizleyerek bu dokulardaki tuzu atar.</p>
<p><strong>4-)</strong> Unlu, şekerli, baharatlı, salçalı yiyeceklerden, kola, kahve gibi kafeinli</p>
<p>içeceklerden, alkol ve sigaradan uzak durun.</p>
<p><strong>5-)</strong> Et, peynir gibi besinlerin az yağlısını tercih edin.</p>
<p><strong>6-)</strong> Hiç mayonez kullanmayın. Soslardan uzak durun.</p>
<p><strong>7-)</strong> Margarin, tereyağı gibi katı yağlardan kaçının. Yemeklerinizde bitkisel yağ tercih edin. Etsiz pişirdiğiniz yemeklere ve salatalara zeytinyağı koyun. 1 kilo sebze pişiriyorsanız 2 yemek kaşığı yağı geçmeyin.</p>
<p><strong> <img src='http://www.makale.us/wp-includes/images/smilies/icon_cool.gif' alt='8-)' class='wp-smiley' /> </strong> Abur cubur ve fast food&#8217;tan (hazır yiyecek) uzak durun.</p>
<p><strong>9-)</strong> Kan dolaşımınızı hızlandırmak için egzersizi hayatınızda alışkanlık</p>
<p>haline getirin. Bol bol yürüyüş yapın.</p>
<p><strong>10-)</strong> Çok sıkı iş çamaşırı, pantolon, çorap gibi giysileri kullanmayın.</p>
<p>Dar giysiler topardamarları sıkıştırarak düzenli kan dolaşımını engeller.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.makale.us/selulite-son-vermenin-10-yolu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İlk Ayından Doğuma Kadar Hamilelik</title>
		<link>http://www.makale.us/ilk-ayindan-doguma-kadar-hamilelik.html</link>
		<comments>http://www.makale.us/ilk-ayindan-doguma-kadar-hamilelik.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 11 Aug 2009 23:17:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel]]></category>
		<category><![CDATA[belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[doktory]]></category>
		<category><![CDATA[hamile]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[makalesi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık makale]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.makale.us/?p=220</guid>
		<description><![CDATA[İlk 3 ay ilaç kullanımına dikkat
Hamilelik döneminde ilaç kullanımı gebelik ve bebek üzerinde istenmeyen sonuçlara yol açabilir. Fark edilmeden ilaç kullanıldığında ya da ilaç kullanımı gerektiğinde mutlaka bir uzmana başvurmak gerekiyor.Röntgen ışınları, alkol ve sigarada  gebelikte uzak durulması gerekenler listesinde
6&#8242;ncı haftada anne adayında ne tür değişiklikler olur?
Bu haftada anne adaylarının içinde hayal edemeyeceğiniz kadar hızlı çalışan bir fabrika var! Embriyonun tek tek her hücresi sürekli faaliyet halindedir. Buna bağlı olarak anne adayında bazı şikayetler yavaş yavaş ortaya çıkar. Özellikle sabah bulantıları hatta kusma yakınması olabilir. Eskiden cezbedici yemek, parfüm kokuları ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.makale.us/wp-content/uploads/2009/08/101_hamile-bebekjpg.jpg"><img src="http://www.makale.us/wp-content/uploads/2009/08/101_hamile-bebekjpg-300x185.jpg" alt="" title="101_hamile-bebekjpg" width="300" height="185" class="alignright size-medium wp-image-803" /></a>İlk 3 ay ilaç kullanımına dikkat</strong></p>
<p><a title="hamilelik dönemi" href="http://www.makale.us">Hamilelik dönemi</a>nde ilaç kullanımı gebelik ve bebek üzerinde istenmeyen sonuçlara yol açabilir. Fark edilmeden ilaç kullanıldığında ya da ilaç kullanımı gerektiğinde mutlaka bir uzmana başvurmak gerekiyor.Röntgen ışınları, alkol ve sigarada  gebelikte uzak durulması gerekenler listesinde</p>
<p><strong>6&#8242;ncı haftada anne adayında ne tür değişiklikler olur?</strong><br />
Bu haftada anne adaylarının içinde hayal edemeyeceğiniz kadar hızlı çalışan bir fabrika var! Embriyonun tek tek her hücresi sürekli faaliyet halindedir. Buna bağlı olarak anne adayında bazı şikayetler yavaş yavaş ortaya çıkar. Özellikle sabah bulantıları hatta kusma yakınması olabilir. Eskiden cezbedici yemek, parfüm kokuları artık tiksinti verebilir. Aslında tüm bu kokular yine eskisi gibidir. Ama gebelik hormonları beyindeki bulantı merkezini uyararak bu değişikliğe yol açar.</p>
<p><strong>Peki, bebeğin gelişimi nasıldır?</strong><br />
6&#8242;ncı haftanın sonunda embriyonun boyu 5 milimetre kadardır. Bu dönemde çok hızlı bir büyüme ve değişim söz konusudur. Göz ve kulak taslakları meydana gelmiştir. Embriyonun kalbi atmaya başlar. Ancak damarlar tam anlamıyla gelişmediğinden tam bir dolaşım olmaz. Kalp kapakçıkları gelişmeye başlar.</p>
<p><strong>7&#8242;nci haftada bebek, anne karnında ne durumdadır?</strong><br />
Bu haftanın sonunda bebeğin boyu bir fasulye tanesi kadar olur. Eğer rahimin içine direkt bakma ya da bir kamera yerleştirme şansınız olsaydı göreceğiniz tıpkı bir fasulye tanesi gibi bir cisim olacaktı. Bu fasulyenin tepe kısmına<br />
dikkat ettiğinizde iki   küçük siyah noktacığı fark edebilecektiniz, işte bu iki küçük nokta bebeğinizin gözleri olacaktır, hatta gözün ağ tabakası olan retina oluşmaya başlar. Biraz daha kenarda yer alan topluiğne başından küçük çukurluklar da kulaklar olarak gelişecektir. Bu organlar hem denge hem de işitmede görev alır. ilkel bir ağız ve dil fark edilebilir. Yine bu haftada kol ve bacak tomurcukları  oluşmaya başlar, ince bir tabaka halinde deri belirir. Beyin 3 ana kısma ayrüır. Tiroid bezi gelişimini sürdürür, lenfatik sistem ilk defa oluşmaya başlar. Kalp kan hücreleriyle dolar. Kan dolaşımı başlar. Şimdilik iki bölümden oluşan kalp dakikada 150 defa atar. Ultrasonla bebeğini kalp atımını doktor anneye dinletebilir. Akciğer gelişimi devam eder. Safra kesesi, mide, bağırsaklar ve pankreas gelişimini sürdürür. Plasentadan gelen kan karaciğere ulaşır. Dışarıdan anne adayınm hamile olduğunu fark ettirecek hiçbir değişim yoktur. Bu dönemde 1-2 kilo alınabilir ya da verilebilir. Her iki durum da normaldir. Gebeliğin erken belirtileri yavaş yavaş azalmaya başlar, buna karşın bulantı ve kusmalar artabilir. Bu şikayetler özellikle sabah erken saatlerde daha fazla olur.</p>
<p><strong>8&#8242;inci haftada bebekteki değişiklikler nelerdir?<br />
</strong>Bebek hâlâ embriyo olarak adlandırılır. Bunun nedeni alt kısmmda kuyruğa benzer bir çıkıntının olmasıdır. Gelişen bebekte küçülen tek bölüm bu çıkıntıdır. Diğer bölümler ise süratle büyümeye devam eder. Özellikle beyin ve kafa hızla büyür. Göz kapakları kıvrım şeklinde ayırt edilebilir. Alt çene belirginleşmeye başlar. Omurilik gelişimini sürdürür. Burnun ucu oluşur. Dişetlerinin altında dişler gelişimini başlatır. Yemek borusu farklılaşır ve nefes borusundan ayrüır. Kalp içinde kapakçıklar fark edilmeye başlar. Kalbin 4 odacığı ayırt edilebilir. Akciğerler yemek borusunun iki yanında yer alırlar. Böbrek oluşmaya başlar. Kollar silindirik şekilde uzamaya başlarken uçlarında el ayaları belirmeye başlar. Bu haftada anne adayında da bazı değişiklikler olur. Gebelik  öncesinde kapalı bir yumruk kadar olan rahim artık neredeyse portakal kadar olur. Rahimdeki bu büyümeler  zaman zaman kramplara sebep olabilir. Hormonal değişimlere bağlı olarak cilt yağlanır, sivilceler ortaya çıkabilir. Psikolojik  durum yavaş yavaş düzelir, gebelik kabullenilir. Anne adayı artık gebeliğe alışmaya başlar.</p>
<p><strong>9&#8242;uncu haftada hamilelik gelişimi nasıldır?</strong><br />
Embriyonun kuyruğu iyice kaybolur. Kıkırdak ve kemik dokuları oluşmaya başlar. Beyin hâlâ daha en büyük organdır. Yutak belli olmaya başlar. Kulak kepçesi farklılaşır. Gözde retina iyice belli olabilir. Göz kapakları fark edilebilir. Burun delikleri belirir. Koku almaya yarayan sinir oluşur. Yemek borusu uzar ve kalpten çıkan kan iki ayrı yönde pompalanmaya başlar. Meme uçları belirgindir. İnce bağırsaklar uzar, böbrek oluşumu tamamlanır ve ilk kez idrar üretmeye başlar. îlkel cinsiyet hücreleri oluşmaya başlar. Dış genital organların farklılaşması<br />
Anne adayının ise ikinci adet dönemi de gecikmiştir. Belirgin bir kilo artışı olmasa da memeler büyür, dolgunluk ve hassasiyet olur. Bu dönemde destekleyici sutyen giymeye başlamak gerekebilir. Mide içeriğinin yemek borusuna kaçması sonucu yanma hissi olabilir. Bu dönemde günlük kalori gereksinim yaklaşık 300 kalori artar.</p>
<p><strong>Bebek ne zaman hareket etmeye başlar?</strong><br />
10&#8242;uncu haftada bebek artık su kesesi içinde hareket etmeye başlar, ancak bu hareketleri anne adayı hissetmez. Bu haftada kafa dik durumdadır ve iç kulakta denge sağlayan kısımlar gelişir. Dudakların gelişimi tamamlanır. Gözler kapalıdır. Kalp gelişimini büyük ölçüde tamamlar. Ayak parmakları ve tırnakları belli olur. Kız bebeklerde klitoris erkek bebeklerde ise penis gelişir. Bu dönemlerde anne adayının duygu durumunda dalgalanmalar çok sık görülür. Kendilerini bazen melankolik bazen de çok mutlu hissedebilirler. Bu çok normal bir durumdur.</p>
<p><strong>Gebelikte ilaç kullanımı tehlikeli mi?</strong><br />
ilk 3 ay bebeğin organ gelişiminin kritik olduğu dönemdir. Bu süreçte organ oluşumunu etkileyecek ilaç, enfeksiyonlar, kimyasal ve çevresel faktörler embriyoda kalıcı, geri dönüşümsüz etkiler yaratabilir. Bu dönemde özeUikle kanı sulandırmakta kullanılan bazı ilaçlar (warfarin), retinoidler, bazı hormonlar (DES), kanser tedavisinde kullanılan ilaçlar, bazı antibiyotikler, mantar tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar kullanılmamalı. Ayrıca alkol ve sigaradan da kesinlikle uzak durulmalı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.makale.us/ilk-ayindan-doguma-kadar-hamilelik.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Saç Dökülmesini Önlemenin Yolları</title>
		<link>http://www.makale.us/sac-dokulmesini-onlemenin-yollari-2.html</link>
		<comments>http://www.makale.us/sac-dokulmesini-onlemenin-yollari-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 11 Aug 2009 22:58:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Saglık]]></category>
		<category><![CDATA[bayan]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[erkek]]></category>
		<category><![CDATA[genel]]></category>
		<category><![CDATA[kellik]]></category>
		<category><![CDATA[kız]]></category>
		<category><![CDATA[makale.com]]></category>
		<category><![CDATA[mkle.org]]></category>
		<category><![CDATA[oku]]></category>
		<category><![CDATA[saç dökülmesi]]></category>
		<category><![CDATA[sglk]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yenimakale]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.makale.us/?p=212</guid>
		<description><![CDATA[Saç nakli sorunu kökünden çözülüyor
 
Erkeklerde saç dökülmesi ne zaman başlar?
201i yaşlardan itibaren erkeklerde hormon yapısının belirlenmesiyle birlikte saç karakteri belli olur. 100 erkeğin 60&#8242;ında 30&#8242;lu yaşlarla birlikte saç dökülmesi sorunu yaşanır.
 
Saç ekimi için en uygun yaş nedir?
Saç ekimi her yaş grubunda uygulanabiliyor. Ancak farklı yöntemler olduğu için ekim yaptırmak isteyen kişinin özelliklerinin uzman bir doktor tarafından değerlendirilmesi gerekiyor. Hangi yöntemin uygun olduğunun belirlenmesinde; verici bölgedeki saç yoğunluğu, kafa derisinin gevşekliği, saç dökülme tipi, saç rengi ve dalgalı veya düz obuası gibi pek çok faktör etkili.
 
24 yaşından önce saç ekimi sakıncalı ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><img class="alignleft size-medium wp-image-216" title="keladam" src="http://www.makale.us/wp-content/uploads/2009/08/keladam-300x224.jpg" alt="keladam" width="300" height="224" />Saç nakli sorunu kökünden çözülüyor</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><strong>Erkeklerde saç dökülmesi ne zaman başlar?</strong></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">201i yaşlardan itibaren erkeklerde hormon yapısının belirlenmesiyle birlikte saç karakteri belli olur. 100 erkeğin 60&#8242;ında 30&#8242;lu yaşlarla birlikte saç dökülmesi sorunu yaşanır.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><strong>Saç ekimi için en uygun yaş nedir?</strong></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">Saç ekimi her yaş grubunda uygulanabiliyor. Ancak farklı yöntemler olduğu için ekim yaptırmak isteyen kişinin özelliklerinin uzman bir doktor tarafından değerlendirilmesi gerekiyor. Hangi yöntemin uygun olduğunun belirlenmesinde; verici bölgedeki saç yoğunluğu, kafa derisinin gevşekliği, saç dökülme tipi, saç rengi ve dalgalı veya düz obuası gibi pek çok faktör etkili.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><strong>24 yaşından önce saç ekimi sakıncalı mı?</strong></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">Hayır. Konusunda tecrübeli bir merkez, her yaş grubuna farklı bir protokolde çalışabilir. Bu durumda uzun vadede hiçbir zaman hata oluşmaz.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><strong>Saç ekiminden önce hangi tetkikler istenir?</strong></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">Saç nakli lokal anestezi altında gerçekleştirilen bir girişimdir. Hastanın ön görüşmesi bir doktor tarafından dikkatle yapılmalı. Operasyondan önce doktorun görüşüne göre bazı tetkikler talep edilebilir.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">Saçsız kalmaktan korkanlara tıp dünyası pek çok seçenek sunuyor. Özel ürünler ve ilaç tedavilerinin yetersiz kaldığı durumlarda uygulanan saç nakli yöntemleri etkili sonuçlar veriyor. Saç ekimi kadınlara da yapılabiliyor</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><strong>Peki ekilen saç dökülmez mi?</strong></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">Hayır. Bu operasyonların sonuçları kalıcıdır. Cerrahi tedavi süreci tamamlandıktan sonra, ömrünün geri kalan kısmında, kişinin saç dökülmesini dert etmesine gerek yoktur.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><strong>Saç ekimi için en uygun adaylar kimler?</strong></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">Verici alanı yeterli, sağlıklı erkeklerin çoğu saç nakli için uygundur. Saç ekimi her yaş grubuna uygulanabilir. Fakat her hasta, her yöntemden iyi sonuç alamaz. Bir hasta için hangi yöntemin uygun olup olmadığının belirlenmesinde verici bölgedeki saç yoğunluğu, kafa derisinin gevşekliği, saç dökülme tipi, saç rengi, saçın dalgalı veya düz olması gibi pek çok faktör rol oynar. Erkekler kadar sık olmasa da kadınlar da saç dökülmesiyle karşılaşabilir. Bazı kadınlarda saç dökülmesi genetik olabilir, bazılarında ise cerrahi girişimler ya da yaralanmalardan sonra görülebilir. Kadınların saç nâkli operasyonu için uygun olup olmadıkları saç dökülme nedenine göre belirlenir. Saç ekimi operasyonu için iyi bir aday olup olmadığınıza karar verebilmeniz için muayene randevusu almakta yarar var.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><strong>Hiç saçı olmayan birine saç ekimi yapılabilir mi?</strong></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">Hayır. Saçının tamamı dökülmüş kişilerin saç ektirme şansı yoktur.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><strong>Kaç tür saç ekimi var?</strong></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">FUT ve FUE olmak üzere 2 tür saç ekim tekniği var. FUT tekniğinde kökler bir cilt şeridi halinde alınarak tek tek köklere ayrılır ve saçlanması istenilen alanda açılan kanalların içine yerleştirilir. Şeridin alındığı iki kulak arasında ince bir çizgi şeklinde iz kalır. FUE tekniğinde ise kökler iki kulak arasından teker teker &#8216;punch&#8217; adı verilen özel aletlerle çıkarılır. Köklerin tek tek çıkarıldığı FUE girişimi sonrası kalan izler yuvarlak ve çok küçük olur. FUE tekniğinde izler dağınık ve nokta şeklindedir ancak mikroskopla görülebilir. FUE girişimlerinde nakledilebilecek kök miktarı FUT&#8217;a oranla daha düşüktür. FUE operasyonunda çok sayıda kök nakledilmesi durumunda bu alanda seyrelme başlayacaktır. FUT girişiminde kökler bu bölgeden cilt şeridi halinde alındığı için herhangi bir seyrelme söz konusu olmaz.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">Yönteminizi Kendiniz<span style="mso-spacerun: yes;">  </span>seçin</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><strong>FUT yöntemi:</strong></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Kökler ince bir cilt şeridi halinde alınır.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ İnce bir iz bırakır.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Kökler topluca çıkarılırken zarar görmez.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ İki kulak arasında ciltte 2 hafta hissizlik olur.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Sadece baştaki saçlar nakledilebilir.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Bir seansta 4000 <a title="saç dökülmesi" href="http://www.makale.us">saç</a> kökü ekilebilir.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Saç kökleri üniteler mikroskop altında hazırlanır.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Mikroskopla çalışıldığı için sonuç çok doğaldır.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Bir seansta sonlanır.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Girişimden önce saçları kestirmek gerekmez.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ İyileşme süresi 7-10 gündür.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Dikişler 10 gün sonra alınır.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Bir kaç yıl ara ile operasyon aynı başarı ile tekrarlanabilir.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Gerçekleştirilmesi en az 8 kişilik büyük bir ekip gerektirir.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Maliyeti FUE operasyonuna göre düşüktür.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><strong>FUE yöntemi:</strong></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Kökler tek tek alınır.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Verici alanda mikroskop ile görülebilen nokta izler bırakır.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Yüzde 5 oranında kökün zarar görme ihtimali vardır. 100 kökün 5&#8242;i alım sırasında zarar görür.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ İki kulak arasında ciltte hissizlik olmaz.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Saç ve vücut kılları ekilebilir.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Bir seansta en fazla 1000-1200 saç kökleri ekilebilir.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Saç kökleri üniteler mikroskobik kesilerle çıkartılır.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Mikroskobik çalışıldığı için sonuç çok doğaldır.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Birkaç günlük üst üste seanslar gerekir.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Girişim öncesinde saçların tamamen traş edilmesi gerekir.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ İyileşme süresi 7-10 gündür.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Dikiş yoktur.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ Hiçbir zaman verici alan aynı verimlilikte olmaz.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;">■ 4 kişilik bir ekiple yapılabilir.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;">■ Maliyeti FUT operasyonundan yüksektir.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.makale.us/sac-dokulmesini-onlemenin-yollari-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>10 dakikada gözlüksüz hayat</title>
		<link>http://www.makale.us/10-dakikada-gozluksuz-hayat.html</link>
		<comments>http://www.makale.us/10-dakikada-gozluksuz-hayat.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 03 Aug 2009 02:04:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Saglık]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyat]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[göz]]></category>
		<category><![CDATA[GÖZ HASTALIKLARI]]></category>
		<category><![CDATA[Lazerin çeşitleri]]></category>
		<category><![CDATA[oku]]></category>
		<category><![CDATA[uzman]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[yöntemler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.makale.us/?p=177</guid>
		<description><![CDATA[Lazer,tıp dünyasının pek çok dalında olduğu gibi gözdede mucize yaratıyor. 5-10 dakikalık bir lazer operasyonuyla gözlük ve lenslerden ömür boyu kurtulmak mümkün.Üstelik 10 dereceye kadar miyoplar,6 dereceye kadar astigmat ve hipermetroplar sıfırlanabiliyor.
Lazer hangi göz kusurları için uygulanabilir?
Miyop, hipermetrop, astigmat hastalarına ve yaşa bağlı yakını görme yeteneğini kaybedenlere uyguluyoruz.
Kimlere lazerle göz ameliyatı yapılabilir?
18 yaşını doldurmuş, son iki yılda 0.50 dereceden fazla göz kusuru değişmemiş, kornea dokusu kalınlığı yeterli olan hastalara lazer yapılabiliyor.
Lazerle kaç dereceye kadar olan göz kusurları sıfırlanıyor?
 Eksi 10 dereceye kadar miyop, eksi 6 dereceye kadar astigmat, artı 6 dereceye ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-183" title="glases" src="http://www.makale.us/wp-content/uploads/2009/08/glases.jpg" alt="glases" width="300" height="293" />Lazer,tıp dünyasının pek çok dalında olduğu gibi gözdede mucize yaratıyor. 5-10 dakikalık bir lazer operasyonuyla gözlük ve lenslerden ömür boyu kurtulmak mümkün.Üstelik 10 dereceye kadar miyoplar,6 dereceye kadar astigmat ve hipermetroplar sıfırlanabiliyor.</p>
<p><strong>Lazer hangi göz kusurları için uygulanabilir?</strong><br />
Miyop, hipermetrop, astigmat hastalarına ve yaşa bağlı yakını görme yeteneğini kaybedenlere uyguluyoruz.</p>
<p><strong>Kimlere lazerle göz ameliyatı yapılabilir?<br />
</strong>18 yaşını doldurmuş, son iki yılda 0.50 dereceden fazla göz kusuru değişmemiş, kornea dokusu kalınlığı yeterli olan hastalara lazer yapılabiliyor.</p>
<p><strong>Lazerle kaç dereceye kadar olan göz kusurları sıfırlanıyor?</strong><br />
 Eksi 10 dereceye kadar miyop, eksi 6 dereceye kadar astigmat, artı 6 dereceye kadar hipermetrop düzeltilebiliyor.</p>
<p><strong>Lazerin çeşitleri var mı?</strong><br />
Evet, çeşitti lazer tedavilerinden birkaçını şöyle sıralayabiliriz:<br />
■ Lasik: Günümüzde hâlâ miyop, hipermetrop tedavisinde en çok yapılan ameliyat türüdür.<br />
Bu yöntem, son 1 yıl içinde gözlük yada lens dereceleri 0.50 dereceden fazla değişmemiş, eksi 14&#8242;e kadar miyop, eksi 6&#8242;ya kadar astigmat, artı 6&#8242;ya kadar hipermetrop olanlara<br />
uygulanıyor. Lasik ameliyatıyla gözün önündeki saydam tabaka olan kornea belli bir oranda kaldırılarak içeri lazer yapılıyor.<br />
25-30 saniye süreyle lazer ışını gönderildikten soma kapakçık tekrar kapatılıyor.<br />
Dikiş koymadan, göz bandajlanmadan operasyon tamamlanıyor.<br />
■ Intralase lasik: Miyop, hipermetrop ve astigmat gibi göz hastalıklarının tedavisinde yeni uygulamalardan biri. Intralase&#8217;in en önemli özelliği ameliyatın bilgisayar kontrolünde ve kişiye özel programlanan bir tedavi olması.<br />
 Doktor hatasını sıfıra indiren bu yöntemle önce kornea dokusundan ince bir tabaka (flep) bilgisayarak kontrolünde kaldırılıyor, daha sonra da yatak dokuya lazer yapılarak kornea şekillendiriliyor.<br />
Kuru göz oluşumunda daha az risk taşıyan bu yöntem, korneası çok dik ya da düz, göz kapak aralığı çok dar hastalarda sorunsuz, kontrollü flep oluşturmayı sağlıyor. Ameliyat süresi yaklaşık 5 dakika olan interlasik, korneasının kesilmesinden korkan hastalarda, korneası çok düz ve çok yüksek astigmatizması olanlarda tercih ediliyor.<br />
■ Wavefront: Gözün yapısı ve görme gücü tıpkı parmak izi gibi kişiye göre farklılıklar gösterir.<br />
Örneğin 3 derece miyop olan herkesin gözü aynı özellikleri taşımadığı gibi görme kusuru da farklı gelişebilir.<br />
Dolayısıyla herkese aynı tedavi uygulanamaz. İşte wavefront adlı bir lazer tekniği bu noktada devreye giriyor.<br />
Bu yöntemde lazer cihazı, kişinin göz yapısına özel lazer ışınları programlıyor.<br />
Wavefront yöntemiyle miyop, hipermetrop, astigmat gibi göz kusurlarının dışmda yüksek seviyeli kusurlar da düzeltilebiliyor.<br />
Kişinin normal yaşantısı içinde fark etmediği sorunlar bile tespit edilebiliyor.<br />
Wavefront özellikle karanlıkta göz bebeği normalden büyük, gece görme problemi olanlarda kullanılıyor.<br />
Ayrıca pilot, kaptan gibi görme keskinliğinin en üst düzeyde olması gerekenlere, daha önce lazer ameliyatı olup başarı sağlanamayanlara uygulanıyor.<br />
■ Epi-Lasik: Yeni yöntemlerden biri. İnce kornea nedeniyle lasik ameliyatı yapılamayan 6 dereceye<br />
kadar miyop hastalara uygulanıyor. Ameliyat damla anestezisi ile yapılıyor.<br />
■ Yağ lazer: Katarakt ameliyatından sonra merceğin yerleştirildiği zardaki koyulaşmayı açmak ve bazı göz tansiyon tiplerini tedavi etmek için kullanıyor.<br />
■ Argon lazer: Şeker hastalığına (diyabet) bağlı kanamaları engellemek için uygulanıyor.</p>
<p><strong>Lazer tedavisindeki yenilikler nelerdir?</strong><br />
Şu anda ilasik denilen yeni bir tedavi var. Tedavi süreci hastanın göz yapısına özel tasarlanır. Miyop, hipermetrop ve astigmat hastaların tedavilerinde kullanılabilir.<br />
İlasik yöntemi Amerikan Ordusu&#8217;ndaki pilotların ve NASA&#8217;daki astronotların tedavisi için onaylanmış.<br />
Bu onay bize gösteriyor ki, bu yöntem astronot ve pilot gibi mesleki olarak olağanüstü koşullara maruz kalan, görüş kalitesinin çok güçlü olması gereken kişilerde dahi iyi sonuç veriyor.</p>
<p><strong>Kimler ilasik yöntemini tercih ediyor?</strong><br />
Pilotlar gibi mesleğinde gece görüşünün önemli olduğu kişiler, görme kalitesinde yüksek beklentisi olan sporcular, yüksek astigmatı olan ve gözbebeklerinin çapı 6.5 milimetrenin üzerinde olan kişiler bu yöntemi tercih ediyor.</p>
<p><strong>Operasyon ne kadar sürüyor?<br />
</strong>Hasik ile işlem yaklaşık 15 saniye, wavefront ile 30-40 saniye sürüyor. Hastanın ameliyathanede kaldığı süre 10 dakika kadardır.</p>
<p><strong><a title="lazer" href="http://www.makale.us">Lazer</a> tedavisi iş ve sosyal yaşantıyı ne kadar etkiler?</strong><br />
Operasyondan sonra yaklaşık 6 saat yanma batma şikayeti sürüyor. Aynı gün sosyal hayata dönüş mümkün.</p>
<p><strong>Lazer göz tembelliğini tedavi eder mı ?</strong><br />
Göz tembelliği lazerle tedavi edilemez. Sadece gözlükle görme kapasitesini elde edebiliriz.</p>
<p><strong>İkinci kez lazer ameliyatı olunabilir mi?</strong><br />
Evet, ancak kornea yapısı, kalınlığı uygun olmalıdır.</p>
<p><strong>Kimlere lazer yapılamaz?</strong><br />
■ Gözünde aşırı kuruluk olanlara<br />
■ Hamilelere, bebek emzirenlere<br />
■ Tedavi edilmemiş aktif halde romatizmal, cilt hastalığı olanlara<br />
■ Katarakt ve göz tansiyonu gibi hastalıkları olanlara<br />
■ Diyabetten dolayı göz için kanaması olanlara<br />
■ 18 yaşm altındakilere.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.makale.us/10-dakikada-gozluksuz-hayat.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğum kontrol hapları kısırlık yapar mı?</title>
		<link>http://www.makale.us/dogum-kontrol-haplari-kisirlik-yapar-mi.html</link>
		<comments>http://www.makale.us/dogum-kontrol-haplari-kisirlik-yapar-mi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 03 Aug 2009 01:51:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel]]></category>
		<category><![CDATA[bayan]]></category>
		<category><![CDATA[Doğum kontrol hapı]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadın hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[oku]]></category>
		<category><![CDATA[Saglık]]></category>
		<category><![CDATA[sor]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[yazı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.makale.us/?p=174</guid>
		<description><![CDATA[Doğum kontrol hapıyla ilgili ençok merak edilen konu hapların kısırlık yapıp yapmadığı.Araştırmalara göre endişeler gereksiz çünkü hapları kestikten 1 ay sonra gebe kalma yeteneği geri geliyor. Hap bırakıldıktan sonra oluşan gebeliklerde düşük riskindede artış olmuyor.
Haplar kalp krizi riskini artırır mı?
Araştırmalar, yeni düşük doz östrojen ve progesteron içeren hapların kullanımıyla kalp krizi arasında olumsuz bir ilişki göstermiyor.
Hatta bu hapların lipid ve kolesterol üzerinde olumlu etkilerinin olduğu belirtiliyor.
Eski yüksek doz haplarda yüzde 5 oranında yüksek tansiyon riski ortaya çıkıyordu.
Yeni düşük doz haplarda zaman zaman tansiyon yükselmeleri görülmekle beraber, klinik olarak anlamlı bir ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-185" title="fft20_mf90343" src="http://www.makale.us/wp-content/uploads/2009/08/fft20_mf90343-300x200.jpg" alt="fft20_mf90343" width="300" height="200" />Doğum kontrol hapıyla ilgili ençok merak edilen konu hapların kısırlık yapıp yapmadığı.Araştırmalara göre endişeler gereksiz çünkü hapları kestikten 1 ay sonra gebe kalma yeteneği geri geliyor. Hap bırakıldıktan sonra oluşan gebeliklerde düşük riskindede artış olmuyor.</p>
<p><strong>Haplar kalp krizi riskini artırır mı?</strong><br />
Araştırmalar, yeni düşük doz östrojen ve progesteron içeren hapların kullanımıyla kalp krizi arasında olumsuz bir ilişki göstermiyor.<br />
Hatta bu hapların lipid ve kolesterol üzerinde olumlu etkilerinin olduğu belirtiliyor.<br />
Eski yüksek doz haplarda yüzde 5 oranında yüksek tansiyon riski ortaya çıkıyordu.<br />
Yeni düşük doz haplarda zaman zaman tansiyon yükselmeleri görülmekle beraber, klinik olarak anlamlı bir hipertansiyon rapor edilmedi.</p>
<p><strong>Doğum kontrol haplarının içinde ne var?</strong><br />
30 yılı aşkın bir süredir piyasada olan, bugün dünyada 60 milyon kişi tarafından kullanılan güvenilir bir yöntem.<br />
Doğum kontrol hapları östrojen ve progesteron denilen iki hormon içerir.<br />
Bu hormonlar normalde kadınların yumurtalıklarında üretilir.<br />
Ancak doğum kontrol hapı içinde östrojen ve progesteronun laboratuvar ortamında üretilen türevleri var.</p>
<p><strong>Bu hormonlar zararlı mı?</strong><br />
Modern doğum kontrol hapları, düşük düzeylerde hormon içerir.<br />
Bileşimlerinde insan bünyesine yabancı hiçbir madde yok.<br />
Bugünkü haplarda 20 yıl öncesine göre 3-5 kez daha az östrojen ve 5-10 kez daha az progesteron var.<br />
Yan etkiler yeni haplarda önemli derecede azaltıldı. Bu nedenle korkulacak bir durum yok.</p>
<p><strong>Haplar gebelikten nasıl korur?</strong><br />
Hamilelik kadın yumurtalıklarının ürettiği yumurtanın erkek sperm hücresiyle birleşip döllenmesi sonucu meydana gelir.<br />
Doğum kontrol hapları vücutta bulunan hormonlar gibi çalışır.<br />
Vücut nasıl hamile kaldıktan sonra, hamilelik olan hastalarda bile kontrollü olmak şartıyla kullanılabiliyor.<br />
Hormonları aracılığıyla yumurtalıkların yumurta üretmesine engel oluyorsa, doğum kontrol hapı da benzer bir etki göstererek yumurtlamayı önler.<br />
Yumurtlama olmazsa, erkeğin spermiyle yumurtanın birleşmesi gerçekleşmez ve böylece gebelik önlenir.</p>
<p><strong>Başarı oranı yüksek mi?</strong><br />
Doğum kontrol haplarının etkinliği çok yüksek. Başarısızlık oranı binde 1.</p>
<p><strong>Nasıl kullanılır?</strong><br />
Her kutuda 21 adet hap var. Bu haplara adetin l&#8217;inci günü başlanır ve 21 gün süreyle hiç ara vermeden her gün 1 adet kullanıhr. l&#8217;nci kutu bitince 7 gün ara verilir (bu süre içinde adet görülür), 1 hafta sonra 2&#8242;nci kutuya başlanır.<br />
Örneğin l&#8217;inci kutu çarşamba bittiyse 2&#8242;nci kutuya öteki hafta perşembe başlanır.</p>
<p><strong>Hap unutulursa ne olur?</strong><br />
Düzensiz adet kanaması görebilir ve gebe kalabilirsiniz.<br />
Hapı saatinde almayı unutmak herhangi bir problem yaratmaz.<br />
Ancak bu durum alınması gereken saatten sonraki 12 saat içinde fark edilirse unutulan hap, bu süreyi geçirmeden alınmalı.<br />
Ve bir sonraki hap her zamanki saatinde kullanılmalı.<br />
İki hapın alınması arasındaki zaman 36 saatten fazla olursa güvenirlilik artık tam olmaz.<br />
Böyle bir durumda bir sonraki adet kanamasına kadar prezervatif gibi ek tedbirler kullanmalı.<br />
Unutulan haplar atlanarak, geri kalan haplara adet düzensizliğine yol açmamak için devam edilmeli.</p>
<p><strong>Peki şeker hastalığı yapar mı?<br />
</strong>Eski yüksek doz östrojen içeren haplarda gizli şeker, şeker seviyelerinde artış görülebiliyordu.<br />
Yeni haplarda bu risk yok.<br />
Ancak insüline bağımlı şeker hastalarına, hap dışında başka bir doğum kontrol yöntemi öneriyoruz.<br />
Çünkü haplar bu hastalarda kanm pıhtılaşma riskini artırabiliyor.</p>
<p><strong>Safra kesesi taşlarına yol açıyor mu?<br />
</strong>Safra taşları ilk 2 yıl kullanımda artar, 4&#8242;üncü yılda ise normale döner.<br />
Aslmda bu artış sadece safra taşlarına eğilimli olan kişilerde görülür.<br />
Normalde hapların böyle bir etkisi yok.<br />
Ancak doğum kontrol hapları akut karaciğer hastalığı olanlarda ve safra yolları tıkalı olan kişilerde kullanılmamalı.<br />
Çünkü siroz ya da geçirilmiş bir sarılık doğum kontrol hapları ile yeniden alevlenebilir.</p>
<p><strong>Hapın yan etkileri neler?<br />
</strong>Kritik aylarda bazı kadınlarda bulantı, memelerde hassasiyet, baş ağrısı gibi şikayetler görülebilir.<br />
Ama bunlar bir süre sonra kendiliğinden kaybolur.<br />
Ayrıca bazı hastalarda ilk 3 ay ara kanama olabilir.<br />
Gerekirse bu kanama uzman bir hekim tarafından uygun şekilde tedavi edilebilir.</p>
<p><strong>Cinsel isteği azaltır mı?</strong><br />
Hayır, hapların cinsel istek üzerinde olumsuz bir etkisi yok.<br />
Aksine geri çekme, takvim yöntemi gibi geleneksel yöntemler kullanılmayacağı için cinsel yaşam daha güvenli olur.<br />
Kadınlar korunduklarından emin oldukları için, kendilerini daha rahat hissederler.<br />
Bu da cinsel yaşamlarını olumlu yönde etkiler.</p>
<p><strong>Depresyon yapar mı?<br />
</strong>Depresyon çok nadir görülen bir etki. Ama depresyonda olanlara doğum kontrol hapı önermiyoruz.</p>
<p><strong>Kısırlığa sebep olur mu?<br />
</strong>Hayır. / <a title="Doğum kontrol hapı" href="http://www.makale.us">Doğum kontrol hapı</a> bırakıldıktan sonra gebe kalmada hafif bir gecikme olmakla birlikte, l&#8217;inci yılın sonunda yüzde 75.2, 2&#8242;nci yılın sonunda yüzde 90 kadm gebe kalabiliyor.<br />
Daha önce hiç hamile kalmamış olsanız bile hapı güvenle kullanabilirsiniz.</p>
<p><strong>Hap bırakıldıktan ne kadar süre sonra hamile kalınabilir?</strong><br />
Kullanmayı bıraktıktan 1 ay sonra hamile kalmanızda hiçbir sakınca yok.<br />
Hap bırakıldıktan soma oluşan gebeliğin seyri normal gebelikle aynı. Sakat bebek doğurma ve düşük riskinde artış olmuyor.</p>
<p><strong>Hap kullananlar düzenli doktor kontrolden geçmeli mi?<br />
</strong>Düşük dozlu hapların güvenirliliği nedeniyle hap kullanan hastaların yılda 1 kez kontrolden geçmesi yeterli.<br />
Başlangıçta iyi bir muayene, tansiyon ölçümü, idrar tahlili, meme muayenesi, karaciğer fonksiyon testleri, pelvik muayene ve smear testi yapılması gerekli.<br />
Risk faktörü olan kadınlar ise 6 ayda bir doktora gitmeli.<br />
Yan etkiler ya da şikayetler olduğunda doktora danışılmalı, gerektiğinde ilacın ya da yöntemin değiştirilmesine karar verilmeli.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.makale.us/dogum-kontrol-haplari-kisirlik-yapar-mi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Selülitler kaderiniz değil</title>
		<link>http://www.makale.us/selulitler-kaderiniz-degil.html</link>
		<comments>http://www.makale.us/selulitler-kaderiniz-degil.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 03 Aug 2009 01:37:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[bilinçli]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[hızlık]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kolay]]></category>
		<category><![CDATA[oku]]></category>
		<category><![CDATA[Ozon sauna]]></category>
		<category><![CDATA[Saglık]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[selülit]]></category>
		<category><![CDATA[zayıflamak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.makale.us/?p=171</guid>
		<description><![CDATA[Selülit ile yaşama yolları
Kadınların korkulu rüyası olan selülitler artık çözümsüz değil. Önemli olan beslenme alışkanlığınızı değiştirip, sağlıklı yaşam kurallarına uymanız. İşte, kısa sürede pürüzsüz ve sıkı bir cilde kavuşmak için yapmanız gerekenler.
Selülit nasıl ortaya çıkıyor?
Deri altındaki yağ hücrelerinin fazla genişlemesi, kan dolaşımının bozulmasına yol açar. Bu da deri altında sıvı birikimine ve bağ dokularının yeterince beslenememesine sebep olur. Sonuçta deride çökmeler ve portakal kabuğu görünümü ortaya çıkar.
Selülit her kadını etkiliyor mu?
Selülit deriye portakal kabuğu görünümü veren değişimlerin tümüdür. Kadınların yüzde 90-98&#8242;sinde görülüyor.
Zayıf kadınlarda selülitlerden yakınıyor. Neden?
Çünkü selülit genetik ve hormonal ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img class="alignleft size-medium wp-image-189" title="zayiflama3" src="http://www.makale.us/wp-content/uploads/2009/08/zayiflama3-300x200.jpg" alt="zayiflama3" width="300" height="200" />Selülit ile yaşama yolları</strong><br />
Kadınların korkulu rüyası olan selülitler artık çözümsüz değil. Önemli olan beslenme alışkanlığınızı değiştirip, sağlıklı yaşam kurallarına uymanız. İşte, kısa sürede pürüzsüz ve sıkı bir cilde kavuşmak için yapmanız gerekenler.</p>
<p><strong>Selülit nasıl ortaya çıkıyor?</strong><br />
Deri altındaki yağ hücrelerinin fazla genişlemesi, kan dolaşımının bozulmasına yol açar. Bu da deri altında sıvı birikimine ve bağ dokularının yeterince beslenememesine sebep olur. Sonuçta deride çökmeler ve portakal kabuğu görünümü ortaya çıkar.</p>
<p><strong>Selülit her kadını etkiliyor mu?</strong><br />
Selülit deriye portakal kabuğu görünümü veren değişimlerin tümüdür. Kadınların yüzde 90-98&#8242;sinde görülüyor.</p>
<p><strong>Zayıf kadınlarda selülitlerden yakınıyor. Neden?</strong><br />
Çünkü selülit genetik ve hormonal kaynaklı bir sorun. Bu nedenle çok zayıf kadınlarda bile görülebilir.<br />
<strong>Selülitin sebepleri neler?</strong><br />
Genetik faktörler çok önem taşıyor. Annenizde selülit varsa sizde de görülme ihtimali yüksek.<br />
Vücuttaki hormonal değişiklikler de selülit oluşumunu tetikliyor.<br />
Örneğin ergenlik, hamilelik, menopoz gibi durumlarda selülitler çoğalabiliyor. Yine doğum kontrol hapları gibi bazı ilaçlar selülit nedeni.<br />
Hatalı beslenme de ciddi bir selülit sebebi olarak karşımıza çıkıyor.<br />
Aşın yağlı, şekerli ve asitli yiyecekleri çok sık tüketen kadınlarda selülit daha fazla görülüyor.<br />
Hareketsizlik, aşırı stres ve yorgunluk da selüliti artıyor.</p>
<p><strong>Erkeklerde neden selülit olmuyor?</strong><br />
Çünkü erkeklerdeki testosteron hormonu, kadınlardaki östrojen hormonu gibi davranış sergilemiyor, vücudun yağlanmasına neden olmuyor.</p>
<p><strong><a title="sülülit" href="http://www.makale.us">Selülit</a> oluşmasına nasıl engelleyebiliriz?</strong><br />
Deri altındaki yağ hücrelerinin genişlemesini engelleyici besinler tüketilmeli ve kan dolaşımını hızlandıncı hareketler yapılmalı. Diyetinizdeki 5 değişiklikle selülit oluşumunu engelleyebilirsiniz:<br />
1) Yağ oranı yüksek besinleri tüketmeyin. Et ve tavuğun yağlı kısımları, katı yağlar, mayonez, kaymak, hamur işleri gibi.<br />
2) Şeker oranı yüksek besinlerden uzak durun: Hamur tatlıları, pastalar, çikolata, kek gibi.<br />
3) Kafein içeren koyu çay, kahve, kola gibi içeceklerden uzak durun<br />
4) Katkı maddesi içeren hazır besinleri diyetinizden çıkann.<br />
5) Tuz tüketimini mutlaka sınırlayın.</p>
<p><strong>10 dakikada yarım kilo verin</strong><br />
<strong>Ozon sauna nedir?</strong><br />
Yumurta şeklindeki bir kabin içinde deri yoluyla vücuda oksijen verme yöntemidir.<br />
Ozon buharı derinin 4-6 santim altına inerek selülit hücrelerinin oksijenle dolmasını sağlar.<br />
Böylece kan dolaşımını düzelir, cilt ısısı artar, selülitli bölgeler harekete geçer. Düzenli uygulandığında daha pürüzsüz ve sıkı bir cilt oluşur.<br />
Evet. Ozon sauna yağ asit zincirlerini kırarak vücuttan atılmasına neden olur.<br />
Her seans sonrasında 200-600 gram (400-600 kalori) kadar azalma olur. Tedavi anında yoğun terlemeyle su kaybederiz ancak terlemeyle vücuttan toksinler de atılır.<br />
Ozon sauna böbreklerin 24 saat boyunca çalışmasını gerektiren ağır metallerin boşaltım işini, terleme yoluyla 15 dakikada yerine getirir.</p>
<p><strong>Kaç seans uygulanıyor?</strong><br />
Haftada 2 kez olmak üzere en az 8-10 seans uygulanır. Sauna süresi başlangıçta 10 dakikadır.<br />
Daha sonra 20 dakikaya kadar çıkabilir.<br />
Toksinler atılırken ve yerine yeni dokular oluşurken baş ağrısı, yorgunluk, ishal ve deride hafif kızarıklık olabilir. Bu şikayetler genellikle 3 gün sürer. Ancak hastanın toksin yükü fazlaysa 1 haftayı aşabilir.</p>
<p><strong>Ozon sauna sonrası sorun olabilir mi?</strong><br />
Toksinler atılırken ve yerine yeni dokular oluşurken baş ağrısı, yorgunluk, ishal ve deride hafif kızarıklık olabilir.Bu şikayetler genelde 3 gün sürer.Ancak hastanın toksin yükü fazlaysa 1 haftayı aşabilir<br />
Nelere dikkat edilmeli?<br />
Hastalarımın her zaman özel bir beslenme programıyla beslenmelerini istiyorum.<br />
Özellikle tuzlu ve şekerli gıdalardan uzak durmaları gerekiyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.makale.us/selulitler-kaderiniz-degil.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vajinal Duş Nedir?</title>
		<link>http://www.makale.us/vajinal-dus-nedir.html</link>
		<comments>http://www.makale.us/vajinal-dus-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 30 Jul 2009 16:25:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[makale oku]]></category>
		<category><![CDATA[Saglık]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık makales]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[sor]]></category>
		<category><![CDATA[uzman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.makale.us/?p=150</guid>
		<description><![CDATA[Vajinal duş nedir?
Vajinal akıntı ya da diğer materyalin lekanik olarak temizlemek için vajina çini basınçlı su ya da başka bir sıvıyla yıkamak anlamına gelir.
Öte yandan vajinal duş için kullanılan çeşitli parfümlü meteryal ya da ilaçlar da mevcuttur.
Kadınlar neden vajinal duş yaparlar?
■ Adet kanaması sonrası vajinada kalan kanı temizlemek için,
■ Cinsel ilişki sonrası hamile kalmamak&#8217; ya da cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı (korunmak için (vajinal duş ne gebelikten korur ne de cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı koruma sağlar)
■ Vajinal kokuları azaltmak için. (Vajina bölgesinde kötü koku olan kadınlar rrutlaka jinekologlarını ziyaret ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Vajinal duş nedir?</strong><br />
Vajinal akıntı ya da diğer materyalin lekanik olarak temizlemek için vajina çini basınçlı su ya da başka bir sıvıyla yıkamak anlamına gelir.<br />
Öte yandan vajinal duş için kullanılan çeşitli parfümlü meteryal ya da ilaçlar da mevcuttur.</p>
<p><strong>Kadınlar neden vajinal duş yaparlar?</strong><br />
■ Adet kanaması sonrası vajinada kalan kanı temizlemek için,<br />
■ Cinsel ilişki sonrası hamile kalmamak&#8217; ya da cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı (korunmak için (vajinal duş ne gebelikten korur ne de cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı koruma sağlar)<br />
■ Vajinal kokuları azaltmak için. (Vajina bölgesinde kötü koku olan kadınlar rrutlaka jinekologlarını ziyaret etmeli.<br />
[ajinal duş durumu düzeltmek yerine daha kötüleşmesine neden olur.)<br />
■ Bazı kadınlar düzenli olarak vajinal duş yapmadıkları taktirde kendilerini temiz hissetmezler.<br />
■ Kronik vajinal mantar enfeksiyonu, ya da kronik bakteriyel enfeksiyon varlığında tıbbi olarak içerisinde bazı özel solüsyonlarla vajinal temizlik önerilebilir.<br />
■ Bu amaçla, yapılacak olan vajinal duş yalnızca doktor önerisiyle ve onun reçete edeceği solüsyonlarla yapılmalı.</p>
<p><strong>Vajinal duş sağlıklı mı?<br />
</strong>Bu sorunun tek ve kesin bir cevabı vardır:<br />
Hayır. Özellikle gebelikten korunmak için vajinal duş uygulaması son derece etkisiz bir yöntemdir.<br />
American Journal of Public Health dergisinde yer alan bir araştırmaya göre vajinal duş bir kadının hamile kalma olasılığını sadece yüzde 30 oranında azaltır.<br />
Düzenli yapılan vajinal duş kadının vajinadaki kimyasal dengesini bozarak enfeksiyonlara eğilimli hale gelmesine neden olur.<br />
Duş sırasında yeni mikroorganizmalann vajinaya girişine neden olunabilir.<br />
Bu mikroplar rahim ağzı, rahim ve tüplere ulaşarak ciddi enfeksiyonlara yol açabilir.<br />
Yapılan araştırmalar düzenli vajinal duş yapan kadınlarda bakteriyel vajinozis başta olmak üzere çeşitli vajinal enfeksiyonlarla cinsel yolla bulaşan hastalıklara daha fazla rastlanıldığını ortaya koyuyor.</p>
<p><strong>İltihabi hastalıklara neden olabilir mi?</strong><br />
Evet. Vajinal duş ciddi bir sorun olan pelvik iltihabi hastalığına (PID) sebep olabilir. Düzenli olarak vajinal duş yapan kadınlarda pelvik iltihabi hastalık geçirme riski yüzde 78 daha fazladır<br />
PID uzun dönemde kısırlık ve hatta tedavi edilmediği taktirde hayati tehlikeye neden olabilen bir durumdur.<br />
Bu nedenle rutin temizlik için düzenli vajinal duş yapılması sağlıklı değil ve günümüzde kesinlikle önerilmiyor.<br />
Vajinayı temizlemenin tek güvenli ve sağlıklı yolu vajinanın kendi kendini temizlemesine izin vermektir.<br />
Vajinadaki kimyasal denge çok hassastır ve bu dengedeki küçük sapmalar ciddi olumsuz etkilere neden olabilir.</p>
<p><strong>Vajina kendi kendini nasıl temizler?</strong><br />
Vajina kendi mukus salgısıyla kendi kendini doğal olarak temizleme yeteneğine sahiptir.<br />
Bu nedenle ilişki sonrası, tuvaletten sonra ya da yıkanırken vajina içini yıkamamaya özen gösterin.<br />
Dış bölgeleri temizlemek için ılık su ve parfümsüz beyaz sabun kullanabilirsiniz.<br />
<a title="doktor" href="http://www.makale.us">Doktor</a>unuz önermedikçe kadın hijyenine yönelik sabun, sprey, pudra türü maddelerin kullanımı yeterli bir vajinal temizlik için gerekli değildir.<br />
Üstelik bu tür maddeler vajinada tahrişe ve alerjik reaksiyona neden olabilir.</p>
<p><strong>Kadınlar hangi durumlarda doktora başvurmalı?</strong><br />
■ Vajinada ağn,<br />
■ Vajinada yanma hissi,<br />
■ Vajinada kaşınma.<br />
■ Vajinadan kötü koku gelmesi,<br />
■ drar yaparken yanma,<br />
■Normal akıntıdan daha farklı türde ve renkte içinde peynir kesiği ya da kireç benzeri parça içeren akıntı varsa doktora başvurulmalı.<br />
Muayeneye gitmeden önce asla vajinal temizlik yapılmamalı.<br />
Bu tür bir temizlik vajinal akıntıyı uzaklaştırarak jinekologun tanıya ulaşmasını güçleştirir.</p>
<p><strong>Cinsel tiksinme bozukluğu nedir?</strong><br />
Sürekli ve tekrarlayan bir biçimde cinsel bir partnerle tüm cinsel temaslara karşı, tiksinme ve kaçınmadır.</p>
<p><strong>Sebepleri nelerdir?</strong><br />
Bazı kadınlar cinsel ilişkinin çeşitli kısımlarından iğrenebilir.<br />
Öpüşmekten, vücut sıvılarından ya da kokularından rahatsız olan birinde cinsel tiksinme bozukluğu gelişebilir.<br />
Özellikle temizlik takıntıları olan ve bunu rahat ifade edemeyen bir kadında, mesela eşinin dişlerini fırçalamıyor oluşu tiksinme duyguları uyandırabilir.<br />
Çiftlerin ilişkilerinde hoşlarına giden şeyleri söylemeleri kadar, kendilerini rahatsız eden şeyleri ifade edebilmeleri de keyifli bir cinsel yaşam için son derece önemli.<br />
Cinsel tiksinme bozukluğu olan bir kadın hastam, eşinin sevişirken kulağını emmesi sırasında çıkan seslerden çok rahatsız olduğu halde, kocasını incitmemek için yıllarca buna katlanmaya çalışmış ama sonunda kadında cinsel tiksinme bozukluğu gelişmişti.<br />
Bu çiftte cinsel iletişimlerini artırmak cinsel sorunlarının giderilmesi için yeterli olmuştu.<br />
Bu arada özellikle çocuklukta ve ergenlik döneminde yaşanan travmatik cinsel deneyimler de bu soruna yol açabilir.<br />
Cinsel travmanın önde olduğu vakalarda seks terapisinden önce travmaya yönelik bireysel terapiler gerekebilir.</p>
<p><strong>Nasıl tedavi edilir?</strong><br />
Cinsel tiksinme bozukluğu yaklaşık iki ay süren seks terapileriyle tedavi edilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.makale.us/vajinal-dus-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

