<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>MAKALE &#187; belirtileri</title>
	<atom:link href="http://www.makale.us/tag/belirtileri/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.makale.us</link>
	<description>Just another WordPress weblog</description>
	<lastBuildDate>Wed, 25 Aug 2010 21:17:04 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>İlk Ayından Doğuma Kadar Hamilelik</title>
		<link>http://www.makale.us/ilk-ayindan-doguma-kadar-hamilelik.html</link>
		<comments>http://www.makale.us/ilk-ayindan-doguma-kadar-hamilelik.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 11 Aug 2009 23:17:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel]]></category>
		<category><![CDATA[belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[doktory]]></category>
		<category><![CDATA[hamile]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[makalesi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık makale]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.makale.us/?p=220</guid>
		<description><![CDATA[İlk 3 ay ilaç kullanımına dikkat
Hamilelik döneminde ilaç kullanımı gebelik ve bebek üzerinde istenmeyen sonuçlara yol açabilir. Fark edilmeden ilaç kullanıldığında ya da ilaç kullanımı gerektiğinde mutlaka bir uzmana başvurmak gerekiyor.Röntgen ışınları, alkol ve sigarada  gebelikte uzak durulması gerekenler listesinde
6&#8242;ncı haftada anne adayında ne tür değişiklikler olur?
Bu haftada anne adaylarının içinde hayal edemeyeceğiniz kadar hızlı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.makale.us/wp-content/uploads/2009/08/101_hamile-bebekjpg.jpg"><img src="http://www.makale.us/wp-content/uploads/2009/08/101_hamile-bebekjpg-300x185.jpg" alt="" title="101_hamile-bebekjpg" width="300" height="185" class="alignright size-medium wp-image-803" /></a>İlk 3 ay ilaç kullanımına dikkat</strong></p>
<p><a title="hamilelik dönemi" href="http://www.makale.us">Hamilelik dönemi</a>nde ilaç kullanımı gebelik ve bebek üzerinde istenmeyen sonuçlara yol açabilir. Fark edilmeden ilaç kullanıldığında ya da ilaç kullanımı gerektiğinde mutlaka bir uzmana başvurmak gerekiyor.Röntgen ışınları, alkol ve sigarada  gebelikte uzak durulması gerekenler listesinde</p>
<p><strong>6&#8242;ncı haftada anne adayında ne tür değişiklikler olur?</strong><br />
Bu haftada anne adaylarının içinde hayal edemeyeceğiniz kadar hızlı çalışan bir fabrika var! Embriyonun tek tek her hücresi sürekli faaliyet halindedir. Buna bağlı olarak anne adayında bazı şikayetler yavaş yavaş ortaya çıkar. Özellikle sabah bulantıları hatta kusma yakınması olabilir. Eskiden cezbedici yemek, parfüm kokuları artık tiksinti verebilir. Aslında tüm bu kokular yine eskisi gibidir. Ama gebelik hormonları beyindeki bulantı merkezini uyararak bu değişikliğe yol açar.</p>
<p><strong>Peki, bebeğin gelişimi nasıldır?</strong><br />
6&#8242;ncı haftanın sonunda embriyonun boyu 5 milimetre kadardır. Bu dönemde çok hızlı bir büyüme ve değişim söz konusudur. Göz ve kulak taslakları meydana gelmiştir. Embriyonun kalbi atmaya başlar. Ancak damarlar tam anlamıyla gelişmediğinden tam bir dolaşım olmaz. Kalp kapakçıkları gelişmeye başlar.</p>
<p><strong>7&#8242;nci haftada bebek, anne karnında ne durumdadır?</strong><br />
Bu haftanın sonunda bebeğin boyu bir fasulye tanesi kadar olur. Eğer rahimin içine direkt bakma ya da bir kamera yerleştirme şansınız olsaydı göreceğiniz tıpkı bir fasulye tanesi gibi bir cisim olacaktı. Bu fasulyenin tepe kısmına<br />
dikkat ettiğinizde iki   küçük siyah noktacığı fark edebilecektiniz, işte bu iki küçük nokta bebeğinizin gözleri olacaktır, hatta gözün ağ tabakası olan retina oluşmaya başlar. Biraz daha kenarda yer alan topluiğne başından küçük çukurluklar da kulaklar olarak gelişecektir. Bu organlar hem denge hem de işitmede görev alır. ilkel bir ağız ve dil fark edilebilir. Yine bu haftada kol ve bacak tomurcukları  oluşmaya başlar, ince bir tabaka halinde deri belirir. Beyin 3 ana kısma ayrüır. Tiroid bezi gelişimini sürdürür, lenfatik sistem ilk defa oluşmaya başlar. Kalp kan hücreleriyle dolar. Kan dolaşımı başlar. Şimdilik iki bölümden oluşan kalp dakikada 150 defa atar. Ultrasonla bebeğini kalp atımını doktor anneye dinletebilir. Akciğer gelişimi devam eder. Safra kesesi, mide, bağırsaklar ve pankreas gelişimini sürdürür. Plasentadan gelen kan karaciğere ulaşır. Dışarıdan anne adayınm hamile olduğunu fark ettirecek hiçbir değişim yoktur. Bu dönemde 1-2 kilo alınabilir ya da verilebilir. Her iki durum da normaldir. Gebeliğin erken belirtileri yavaş yavaş azalmaya başlar, buna karşın bulantı ve kusmalar artabilir. Bu şikayetler özellikle sabah erken saatlerde daha fazla olur.</p>
<p><strong>8&#8242;inci haftada bebekteki değişiklikler nelerdir?<br />
</strong>Bebek hâlâ embriyo olarak adlandırılır. Bunun nedeni alt kısmmda kuyruğa benzer bir çıkıntının olmasıdır. Gelişen bebekte küçülen tek bölüm bu çıkıntıdır. Diğer bölümler ise süratle büyümeye devam eder. Özellikle beyin ve kafa hızla büyür. Göz kapakları kıvrım şeklinde ayırt edilebilir. Alt çene belirginleşmeye başlar. Omurilik gelişimini sürdürür. Burnun ucu oluşur. Dişetlerinin altında dişler gelişimini başlatır. Yemek borusu farklılaşır ve nefes borusundan ayrüır. Kalp içinde kapakçıklar fark edilmeye başlar. Kalbin 4 odacığı ayırt edilebilir. Akciğerler yemek borusunun iki yanında yer alırlar. Böbrek oluşmaya başlar. Kollar silindirik şekilde uzamaya başlarken uçlarında el ayaları belirmeye başlar. Bu haftada anne adayında da bazı değişiklikler olur. Gebelik  öncesinde kapalı bir yumruk kadar olan rahim artık neredeyse portakal kadar olur. Rahimdeki bu büyümeler  zaman zaman kramplara sebep olabilir. Hormonal değişimlere bağlı olarak cilt yağlanır, sivilceler ortaya çıkabilir. Psikolojik  durum yavaş yavaş düzelir, gebelik kabullenilir. Anne adayı artık gebeliğe alışmaya başlar.</p>
<p><strong>9&#8242;uncu haftada hamilelik gelişimi nasıldır?</strong><br />
Embriyonun kuyruğu iyice kaybolur. Kıkırdak ve kemik dokuları oluşmaya başlar. Beyin hâlâ daha en büyük organdır. Yutak belli olmaya başlar. Kulak kepçesi farklılaşır. Gözde retina iyice belli olabilir. Göz kapakları fark edilebilir. Burun delikleri belirir. Koku almaya yarayan sinir oluşur. Yemek borusu uzar ve kalpten çıkan kan iki ayrı yönde pompalanmaya başlar. Meme uçları belirgindir. İnce bağırsaklar uzar, böbrek oluşumu tamamlanır ve ilk kez idrar üretmeye başlar. îlkel cinsiyet hücreleri oluşmaya başlar. Dış genital organların farklılaşması<br />
Anne adayının ise ikinci adet dönemi de gecikmiştir. Belirgin bir kilo artışı olmasa da memeler büyür, dolgunluk ve hassasiyet olur. Bu dönemde destekleyici sutyen giymeye başlamak gerekebilir. Mide içeriğinin yemek borusuna kaçması sonucu yanma hissi olabilir. Bu dönemde günlük kalori gereksinim yaklaşık 300 kalori artar.</p>
<p><strong>Bebek ne zaman hareket etmeye başlar?</strong><br />
10&#8242;uncu haftada bebek artık su kesesi içinde hareket etmeye başlar, ancak bu hareketleri anne adayı hissetmez. Bu haftada kafa dik durumdadır ve iç kulakta denge sağlayan kısımlar gelişir. Dudakların gelişimi tamamlanır. Gözler kapalıdır. Kalp gelişimini büyük ölçüde tamamlar. Ayak parmakları ve tırnakları belli olur. Kız bebeklerde klitoris erkek bebeklerde ise penis gelişir. Bu dönemlerde anne adayının duygu durumunda dalgalanmalar çok sık görülür. Kendilerini bazen melankolik bazen de çok mutlu hissedebilirler. Bu çok normal bir durumdur.</p>
<p><strong>Gebelikte ilaç kullanımı tehlikeli mi?</strong><br />
ilk 3 ay bebeğin organ gelişiminin kritik olduğu dönemdir. Bu süreçte organ oluşumunu etkileyecek ilaç, enfeksiyonlar, kimyasal ve çevresel faktörler embriyoda kalıcı, geri dönüşümsüz etkiler yaratabilir. Bu dönemde özeUikle kanı sulandırmakta kullanılan bazı ilaçlar (warfarin), retinoidler, bazı hormonlar (DES), kanser tedavisinde kullanılan ilaçlar, bazı antibiyotikler, mantar tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar kullanılmamalı. Ayrıca alkol ve sigaradan da kesinlikle uzak durulmalı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.makale.us/ilk-ayindan-doguma-kadar-hamilelik.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Panik Atak Hastalığı Hakkında Herşey</title>
		<link>http://www.makale.us/panik-atak-hastaligi-hakkinda-hersey.html</link>
		<comments>http://www.makale.us/panik-atak-hastaligi-hakkinda-hersey.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 29 May 2009 16:01:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Saglık]]></category>
		<category><![CDATA[belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[bul]]></category>
		<category><![CDATA[getir]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[makale oku]]></category>
		<category><![CDATA[nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Panik Atak]]></category>
		<category><![CDATA[Panik Atak hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.makale.us/?p=120</guid>
		<description><![CDATA[Tedavi 2 yıl sürüyor
Panik atak hastaları &#8216;Asla iyileşemeyeceğim&#8217; diye düşünmemeli. Çünkü hastalık psikoterapi ve ilaç tedavisine başarılı yanıt veriyor. Ancak panik atakların tekrarlamaması için hastaların en az 2 yıl ilaç kullanması gerekli

Panik atağın diğer psikiyatrik rahatsızlıklarla ilişkisi var mı?
Panik ataklar çoğu kez alkol kullanılarak yatıştırılmaya veya önlenmeye çalışılıyor. Bu durum alkolizme yol açabilir. Panik ataklar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tedavi 2 yıl sürüyor</strong></p>
<p>Panik atak hastaları &#8216;Asla iyileşemeyeceğim&#8217; diye düşünmemeli. Çünkü hastalık psikoterapi ve ilaç tedavisine başarılı yanıt veriyor. Ancak panik atakların tekrarlamaması için hastaların en az 2 yıl ilaç kullanması gerekli</p>
<p><strong><br />
Panik atağın diğer psikiyatrik rahatsızlıklarla ilişkisi var mı?</strong></p>
<p>Panik ataklar çoğu kez alkol kullanılarak yatıştırılmaya veya önlenmeye çalışılıyor. Bu durum alkolizme yol açabilir. Panik ataklar ve panik bozukluğu belirtileri genellikle depresyonla birlikte görülür. Fobiler panik bozukluğunda gelişen korkulardan kaynağmı alır.</p>
<p><strong>Panik atağın tekrarlama riski neyle ilgili?</strong></p>
<p>Aslında en kritik konulardan biri bu. Bü¬kere panik atak geçiren bir kişi tekrar geçirebileceği ihtimalini aklından uzaklaştıramıyor. Bu yüzden kaçınma davranışlarında bulunuyor. Biz de ne kadar sonra tekrarlayabildiğim öngöremiyoruz. Panik ataklar tedavi olduktan sonra belli bir süre görülmeyebilir.<br />
Ancak tekrarlayacaktır. Bu nedenle önlem almak ve tedavi etmek gerekir.</p>
<p><strong>Peki tekrarlamaması için neler yapılabilir?</strong><br />
En önemlisi hastalık hakkında bilgi sahibi olmaktır. Burada hastalığın tekrar riski nedeniyle uzun süreli tedavisinin gerekeceğini baştan kabullenmek en iyi seçimdir. Gevşeme egzersizlerini öğrenmek ve kaçınma davranışına karşı koymak hastaya ciddi bir mesafe kat ettirir. Hekime danışmak, psikiyatrist kontrolünde olmak, ilacını düzenli almak da alınabilecek önlemler arasında.</p>
<p><strong>Panik atak nasıl teşhis edilir?</strong>Öncelikle panik atakla karışan bazı hastalıkları gözden geçiririz. Örneğin tiroid bezinin fazla çalıştığı hipertiroidi dediğimiz bir hastalık çarpıntı, terleme gibi belirtileri yüzünden panik bozulduğuyla karıştırılabilir. Yine kanda kortizol hormonunu artıran hastalıklara bakarız. Bunları ekarte ettikten soma hastanın ruh halini anlamak için bazı testlerden yararlanırız. Hastanın öyküsünü dinlemek de çok önemli. Bu aşamada hastanm yakınlarını da dinleriz. Çünkü psikiyatri hastaları kendilerine ait bir durumun farkında olmayabilir.<br />
Örneğin ilişkilerinin nasıl etkilendiğini, geçmişe göre nasıl değiştiklerini ayırt edemeyebilirler. Yakınlarından aldığımız &#8216;Eskiden bu kadar sinirli değildi&#8217; gibi bilgiler bizim için çok önemli. Bir de bizim hastalarımızın bir kısmı belirtilerini saklama eğilimdedir. Farkında olmadan, kendilerini kötü bir halde göstermemek için durumlarını inkar ederler. Bu nedenle varsa eşiyle,anne-babasıyla, veya onu yıllardır tanıyan arkadaşlarıyla görüşüyoruz. Tanı koyarken, ruhsal hastalıkları, kişilik özelliklerini, yaşanmış fiziksel hastalıklar, son bir yılın nasıl geçirdiğini, sosyal uyumunu bilmek bizim için çok önemli.</p>
<p><strong>Peki nasıl tedavi edilir?</strong><br />
Tedavi iki başlık altında toplanabilir: İlaçlar ve psikoterapi. İlaç tedavisinde yatıştırıcılar ve özellikle antidepresanlar kullanılıyor. İlaçlar bir süre alındıktan sonra etkileri ortaya çıkar ve hastanın yaşamı yeniden rayma girer. Yatıştırıcıları mümkün olduğunca kısa süre için kullanır, asıl tedavi edici etkisi olan antidepresifleri ise sürdürürüz. Psikoterapi hastaya yaşamını sağlıklı olarak devam ettirmesinde önemli rol oynar. Ailenin tedavinin içinde olması, hekimin işini kolaylaştırır.<br />
İlaç tedavisi ne kadar sürüyor?<br />
Panik atak geçiren hastalarda tedavi süremiz iki yıldan az olmamalı. İlk aşamada 2 yılı duymak bazı hastalar için moral bozucu olabiliyor. Ancak ilaç tavsiye edildiği gibi kullanılmazsa hastalığın tekrarlaması kaçınılmaz.<br />
İlaçların yan etkileri var mı?<br />
Sağladığı avantajlar göz önünde bulundurulduğunda yan etkiler çok önemli boyutta değil. Hastalar uzun süreli kullandıklarında ilaç aldıklarını bile farketmezler. Her ihtimale karşı yılda bir kez karaciğer testlerinin yapılması uygundur. Bir de ilacın mutlaka azaltılarak kesilmesi gereklidir.</p>
<p>Tedavi birkaç ay gibi kısa sürelerle yapılmışsa hastalığın tekrarlama riski yüzde 100&#8242;dür. Uzun süreli tedavide küçük bir tekrarlama riski vardır, ancak bu tür olaylarda belirtilerin şiddeti çok daha düşüktür.</p>
<p>Kişinin kendisini tanıması, hangi savunma mekanizmalarını kullandığının öğretilmesi, her stresin zararlı olmadığının anlatılması, panikle başa çıkma teknikleri konusunda bilgi verilmesi gibi yararları vardır. Güven duygusunun geliştirilmesi amaçlanır.</p>
<p>Hastalar uyarıcı olan çay-kahve kullanması azaltmalı, koyu kahve, çay kullanımından vazgeçmelidir. Hastalık belirtilerinin bastırılmasında alkol kullanılmamalı, Stresi yaşamanın kaçınılmaz olduğu düşünülerek başa çıkma yolları (örneğin gevşeme egsersizleri) öğrenilmeli ve uygulanmalı. Sigaranın sıkıntıyı giderdiği düşüncesi yanlıştır, sigaraya hiç başlanmamalı.</p>
<p>&#8216;Bir şeyin yok, evham yapıyorsun, herşey senin elinde&#8217; gibi cümlelerle hastaya yaklaşmamak, paniğin kişinin kontrolü dışında olduğunu bilmek ve onu anlamak gerekir. Eleştirmek, küçük düşürücü davranışlarda bulunmak hastayı daha da güç bir duruma düşürebilir. Ona zor durumdayken yardımcı olup tedavinin sürdürülmesi için onu teşvik edin. Gerektiğinde uzmanından yardım almaktan kaçınmayın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.makale.us/panik-atak-hastaligi-hakkinda-hersey.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
