<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Makale Oku Sağlık Diyet Rejim Forex Kadın</title>
	<atom:link href="http://www.makale.us/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.makale.us</link>
	<description>Güncel yeni eklenen köşe yazıları</description>
	<lastBuildDate>Tue, 17 May 2011 07:16:33 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Büyük Taarruz</title>
		<link>http://www.makale.us/buyuk-taarruz.html</link>
		<comments>http://www.makale.us/buyuk-taarruz.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 17 May 2011 07:16:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.makale.us/?p=1926</guid>
		<description><![CDATA[Büyük Taarruz Başkomutanlık meydan savaşı
Nedeni: Türk ordusunun Batı anadoluyu Yunan işgalinden kurtarmak istemesi
Olşumu:
20 temmuz 1922 mustafa kemalin başkomutanlık görevi süresiz olarak uzatıldı.
işgal altındakş türk topraklarını geri alma kve düşmanı yurttan atmak için odunun hitiyaçları giderilmiş
askeri birlikler gizlice yunan hatlarına yaklaştırılarak taarruz için uygun zaman beklenmiştir.
yunan tarafı ise ege rumlarını silahlandırarak söke ve kuşadasını işgal etmiştir.
26 ağustosta  türk ordusunun saldırısıyla yunan tarafı geri çekilmeye başlamıştır.
başkomutanın emrindeki 30 ağustos meydan muharebesi ile amaca alaşılmıştır.
başkomutan ordular ilk hedefiniz akdeniz emrini vermiştir.
türk ordusu daha sonra çanakkaleye doğru ilerlemeye başlamıştır.
18 eylülde anadolu tamamen yunanlılardan ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Büyük Taarruz Başkomutanlık meydan savaşı</p>
<p>Nedeni: Türk ordusunun Batı anadoluyu Yunan işgalinden kurtarmak istemesi</p>
<p>Olşumu:</p>
<p>20 temmuz 1922 mustafa kemalin başkomutanlık görevi süresiz olarak uzatıldı.<br />
işgal altındakş türk topraklarını geri alma kve düşmanı yurttan atmak için odunun hitiyaçları giderilmiş<br />
askeri birlikler gizlice yunan hatlarına yaklaştırılarak taarruz için uygun zaman beklenmiştir.<br />
yunan tarafı ise ege rumlarını silahlandırarak söke ve kuşadasını işgal etmiştir.<br />
26 ağustosta  türk ordusunun saldırısıyla yunan tarafı geri çekilmeye başlamıştır.</p>
<p>başkomutanın emrindeki 30 ağustos meydan muharebesi ile amaca alaşılmıştır.<br />
başkomutan ordular ilk hedefiniz akdeniz emrini vermiştir.<br />
türk ordusu daha sonra çanakkaleye doğru ilerlemeye başlamıştır.<br />
18 eylülde anadolu tamamen yunanlılardan temizlenmiştir.</p>
<p>bunun sonucunda itilaf devletleri ateşkes önerisinde bulunmuştur.</p>
<p>Önemi:<br />
Türk kurtuluş savaşının askeri aşaması zaferle sona ermiştir.</p>
<p>Mudanya ateşkesi ile istanbul ve doğu trakya savaş yapılmadan alınmış sevr antlaşması bölece geçerliliğini yitirmiştir.</p>
<p>sıra antlaşmalara gelmiştir.<br />
mudanya ateşkes antlaşması ve lozan barış antlaşması yapılmıştır.</p>
<p>Antlaimalar Dönemi</p>
<p>Mudanya ateşkes antlaşması</p>
<p>Nedeni:</p>
<p>Türklerin, Büyük taarruzunun başarıya ulaşmsaı ve ingilterenin türklerle yeni bir savaşı göze alamamasıdır.<br />
TBMM, İlngiltere, Fransa ve italya doğrudan katılırken yunanistanı ingiltere temsil etniştir. görüşmelerde türk tarafını ismet paşa temsil etmiştir.</p>
<p>Maddeleri<br />
- Türk ve yunan orduları arasındaki çarpışmalar durdurulacaktır.<br />
- Yunanlılar, Doğu trakyayı 15 gün içinde boşaltacaktır.<br />
- İstanbul ve çevresi barış antlaşmasından sonra TBMM hükümetine teslim edilecektir.<br />
- Barışa kadar türk ordusu çanakkale ve çevresinde kalacaktır.<br />
- Boğazlaırn durumuna barış antlaşmasında karar verilecektir.<br />
- Türk jandarması doğu trakyada bulunacaktır. İtilafların birlikleri barışa kadar istanbulda kalacaktır.<br />
- Lozan barış görüşmelerine istanbul hükümetide çağrılınca saltanat kaldırılmıştır.</p>
<p>Önemi<br />
- Mondros ateşkes antlaşması geçerliliğini yitirmiştir.<br />
- Osmanlı itilaf devletlerin tarafından hukuken yok sayılmıştır.<br />
- İngilterede hükümet değişikliği yaşanmıştır<br />
- istanbul,boğazlar,doğu trakya savaşılmadan alınmıştır.</p>
<p>Saltanaın Kaldırılması</p>
<p>Nedenleri</p>
<p>- Temel neden ulusal egemenlikle saltanat anlayışının bağdaşmaması bu durumun yönetimde ikilik yaratması<br />
- son padişahın milli mücadeleye karşı olumsuz girişimlerde bulunmuş olması<br />
- ulusal egemenliğin güçlendirilmek istenmesi<br />
- Lozan görüşmelerine hem osmnalı hükümetinin hemde tbmm nin davet edilmiş olması ( saltanatın kaldırılmasını hızlandıran nedendir )</p>
<p>Önemi</p>
<p>- Osmanlı develeti resmen sona ermiştir.<br />
- Laiklik konusunda ilk adınm atılmıştır.<br />
- Lozan barış görüşmelerine tek hükümet olarak katılmamızı dolayısıyla daha olumlu sonuçlar almamızı sağlayan gelişmedir.<br />
- Cumhuriyetnin ilanının önündeki en önemli engel kaldırılmıştır.<br />
- Birince TBMM nin gerçekleştirdiği tek devrim hareketidiri.</p>
<p>Son padişah ingilizlerle birlikte istanbuldan ayrılınca TBMMM osmnalı soyundan gelen abdulmecit efendiyi halife ilan etmiş ve ingilizlerin bu makamı islam dünyası üzerinde kullanmasına engel olmuştur.</p>
<p>Lozan barış görüşmeleri ve lozan barış antlaşması<br />
- Mustafa kemal toplantı merkezi olarak izmir önermesine karşın tarafsız bir ülke olan isviçrede  toplanılmasına karar verilmiştir.<br />
- Mudanya ateşkesindeki başarısından dolayı ismet inönünün gönderilmesine karar verilmiştir. (rauf beyde gitmek istemiştir)<br />
- lozanda ödün verilmemesi gereken üç önemli konu belirlenmiştir<br />
bunlar<br />
1 &#8211; ermeni yurdu<br />
2 &#8211; kapitilasyonlar<br />
3 &#8211; ordunun sınırlandırılmaması<br />
-İlk görüşmelerde anlaşma sağlanamadı ve dağıldı<br />
- 23 nisan 1923 te başlayan ikinci konferans sonunda antlaşma imzalandı<br />
Katılan devletler<br />
tbmm,ingiltere,frandsa,italya,japonya,romanya,yunanistan,yugoslavya,boğazlar konusunda sovyetler birliği vebulgaristan devletleridir.</p>
<p>Antlaşma Koşulları<br />
Yunan Sınırı: Yeniden çilmiştir. Yeni sınır meriç olmuş ve savaş ödentisi olarak Karaağaç kasabası TÜrkiyeye verilmiştir.<br />
Bozcaada ve gökçeada Türkiyeye verilirken diğer mege adaları Yunanistana , rodos ve 12 ada italyaya,kıbrıs ve mısır ingiltereye verildi</p>
<p>Bulgar sınırı: 1913 istanbul antlaşmasında olduğu gibi kabul edilmiştir.<br />
Suriye sınırı: Fransa ile imzalanan 20 ekim 1921 tarihli Ankara antlaşmasındaki sınır kabul edilmiştir.hatay anavatan dışında kalmıştır.<br />
Irak sınırı: Çözüme kavuşturulamamıştır.  İmzadan sonra 9 ay içinde çözümlenmesine karar  verilmiştir.<br />
Kapitilasyonlar tümüyle kaldırılmıştır.</p>
<p>Azınlıklar<br />
- Gayrimüslümler azınlık sayılmıştır.<br />
Türklerle eşit haklara sahip olackalardır.<br />
Türk vatandaşı kabul edilmişlerdir.</p>
<p>- İstanbul,gökçeada ve bozcaada Rumlarıyla Batı trakya dışındaki rum ve türk nufusu değiştirilecektir.(mübadele)</p>
<p>Savaş Tazminatı<br />
- Türkiye hiçbir savaş tazminatı ödemeyecektir<br />
- Yunanistan savaş tazminatı olarak Karaağaçı Türkiyeye verecektir.</p>
<p>Osmanlı Boröçları<br />
- Türkiye payına düşen borçları kabul etmiştir.<br />
- Borçlar taksitle ödeneektir.<br />
- Duyun u umumiye kaldırılacaktır.</p>
<p>Boğazlar<br />
- Boğazların yönetimi ulularası bir komisyona bırakılacaktır.<br />
- Komisyon başkanı Türk olacaktır.<br />
- Boğazların çevresi silah ve askerden arındırılacaktır<br />
- Boğazlardan geçiş serbest olacaktır<br />
- Lozan antlaşmasının TBMM de onaylanmasından 1 hafta sonra işgal güçleri istanbuldan ayrılacaklardır.</p>
<p>Yabancı Okullar<br />
- TÜrk kanunlarına uyacaktır</p>
<p>Rum Patrikhanesi<br />
- Tüm çabalara karşın kandırılamamıştır<br />
- idari ve adli yetkileri elinden alınmıştır</p>
<p>Lozan barışının önemi<br />
- Günümüzde halen geçerli bir antlaşmadır<br />
- uluslararası bir niteliği bulunmaktadır<br />
- Yeni türk devleti dünya devletleri tarafından resmen tanınmıştır<br />
- ingilterenin ortadoğu planı bozulmuştur<br />
- musul,hatay ve boğazlar dışında misakı milli sınırlarına ulaşılmıştır<br />
- osmanlı devletindan kalan birçok sorun çözüme kavuşturulmuştur<br />
- diğer sömürge uluslarına yol gösterici bir belge olmuştur<br />
- 1. dünya savaşını sonuçlandıran son antlaşma olmuştur<br />
- devrimlere ortam hazırlanmıştır<br />
-itilaf devletleri 2 ekim 1923 te istanbulu terk etmiştir<br />
- lozan antlaşmasını 2. tbmm 23 ağustos 1923  te onaylanmıştır</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.makale.us/buyuk-taarruz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Düşecek Jenerik Domain Bulma ve Backorder Yapma Yöntemi.</title>
		<link>http://www.makale.us/dusecek-jenerik-domain-bulma-ve-backorder-yapma-yontemi.html</link>
		<comments>http://www.makale.us/dusecek-jenerik-domain-bulma-ve-backorder-yapma-yontemi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 May 2011 13:26:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgisayar]]></category>
		<category><![CDATA[backorder]]></category>
		<category><![CDATA[düşecek domainler]]></category>
		<category><![CDATA[jenerik domain]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.makale.us/?p=1938</guid>
		<description><![CDATA[Jenerik domain bulma yöntemi ve backorder yapma yöntemini açıklıyorum.
Önce düşecek domainleri bulmak için bağzı siteler var o sitelere girerek hangi domainin nezaman düşeceğini bize gösteren listeler var ordan takip ederek işinize yarayabilecek jenerik domainleri tespit ederek backorder yapabirlisiniz.Bilinen ençok siteleri açıklıyorum zaten bunlar hayli hayli yeter size.
1- snapnames.com
2-namejet.com
3-pool.com
4-godaddy.com
Bu sitelere üye olmak için kredi kartınızın olması şart.Eğer ihaleye girip domaini alacak kadar teklif verdiğiniz domain size kalırsa 1 hafta içinde domain bilgileri mail adresinize gönderilir.Eğer kredi kartınızda limit yoksa domain firması parayı çekemez ve domaini size aktarmaz bölece banlanırsınız bidaha domain ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Jenerik domain bulma yöntemi ve backorder yapma yöntemini açıklıyorum.</p>
<p>Önce düşecek domainleri bulmak için bağzı siteler var o sitelere girerek hangi domainin nezaman düşeceğini bize gösteren listeler var ordan takip ederek işinize yarayabilecek jenerik domainleri tespit ederek backorder yapabirlisiniz.Bilinen ençok siteleri açıklıyorum zaten bunlar hayli hayli yeter size.</p>
<p>1- snapnames.com</p>
<p>2-namejet.com</p>
<p>3-pool.com</p>
<p>4-godaddy.com</p>
<p>Bu sitelere üye olmak için kredi kartınızın olması şart.Eğer ihaleye girip domaini alacak kadar teklif verdiğiniz domain size kalırsa 1 hafta içinde domain bilgileri mail adresinize gönderilir.Eğer kredi kartınızda limit yoksa domain firması parayı çekemez ve domaini size aktarmaz bölece banlanırsınız bidaha domain alamazsınız.O yüzden almayacağınız domaine teklif vermeyiniz.</p>
<p>Kaliteli domainler sırasıyla com,net ve org uzantılarıdır.Ve tek kelime olanlardır.Kesinlikle org uzantılı domain almayın com veya net tercih edin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.makale.us/dusecek-jenerik-domain-bulma-ve-backorder-yapma-yontemi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir kadını ağlatmak</title>
		<link>http://www.makale.us/bir-kadini-aglatmak.html</link>
		<comments>http://www.makale.us/bir-kadini-aglatmak.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 May 2011 21:37:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk Makaleleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.makale.us/?p=1935</guid>
		<description><![CDATA[Bir kadını ağlatmak çok zor değildir aslında. Kadınlar her şeye ağlayabilir; bir filme, bir şarkıya, bir yazıya&#8230; En az erkekler kadar yani! Ama bir kadını yürekten ağlatmak zordur. Eğer bir kadın yürekten ağlıyorsa, ağlatan onun yüreğine ulaşmış demektir. Ama o yüreğin değerini bilememiş olacak ki ağlatan, gözünü bile kırpmadan teker teker batırır iğnelerini yüreğe!
Işte o zaman koca bir yumruk gelir oturur boğazına kadının. Yutkunamaz, nefes alamaz; çünkü o koca yumruk canını çok acıtır. Gözleri buğulanır kadının sonra. Ağlamayacağım, der içinden. Ama engel olamaz işte. Çünkü yüreğine ulaşmıştır birileri ve iğneler ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir kadını ağlatmak çok zor değildir aslında. Kadınlar her şeye ağlayabilir; bir filme, bir şarkıya, bir yazıya&#8230; En az erkekler kadar yani! Ama bir kadını yürekten ağlatmak zordur. Eğer bir kadın yürekten ağlıyorsa, ağlatan onun yüreğine ulaşmış demektir. Ama o yüreğin değerini bilememiş olacak ki ağlatan, gözünü bile kırpmadan teker teker batırır iğnelerini yüreğe!</p>
<p>Işte o zaman koca bir yumruk gelir oturur boğazına kadının. Yutkunamaz, nefes alamaz; çünkü o koca yumruk canını çok acıtır. Gözleri buğulanır kadının sonra. Ağlamayacağım, der içinden. Ama engel olamaz işte. Çünkü yüreğine ulaşmıştır birileri ve iğneler saplamaktadır.. Bu acıya ne kadar karşı koyabilir ki bir kadın. Ince ince süzülür yaşlar gözünden;önce birkaç damla, sonra bir yağmur seli&#8230; Ve kadın ağ&#8230;lar; hem de çok! Sanmayın ki gidene ağlar kadın! Gidenin giderken koparttığı yerdir, onu ağlatan, orada bıraktığı yaradır. O yaranın hiç kapanmayacağını,<br />
kapansa bile izinin kalacağını bilir kadın; o yüzden ağlar. Ama bilirmisiniz, ağlamak kadınları olgunlaştırır. Her damla, daha çok kadın yapar kadınları.</p>
<p>Her damla bir derstir çünkü. Bazen kadınlar ağladığında çoğu insan, ağlama niye ağlıyorsun ki, değmez onun için derler. Bilmediklerindendir böyle demeleri. Çünkü yürekleri acıyan kadınlar ağlamazlarsa, ölürler. Içlerindeki zehirdir onları öldüren! Ağlayarak o zehirden kurtulur<br />
kadınlar, o irini temizlerler yaralarındaki! Çünkü bilirler, o irin temizlenmezse iltihaba dönüşür yaraları. Dönüşmemesi lazımdır oysa. O yüzden de bolca ağlarlar.</p>
<p>Çok ağlayan kadınlar, bir çok şeyden vazgeçen kadınlardır aslında. Her damla olgunlaştırır kadınları evet ama olgunlaştıkça o safça inandıkları aşk gerçeği onların gözünde küçülür. Küçüldükçe değerini yitirir ve işte o zaman kendilerine sarılıp, yeni bir kadın yaratırlar kendilerinden. Güçlü, yenilmez, mağrur ve aşka inanmayan&#8230;Insanlar soruyorlar çoğu zaman neden bu kadar çok bekar kadın var diye; hepsi kariyer derdinde olan. Çünkü inançlarını yitirdi o kadınlar.</p>
<p>Zamanında yüreklerine o kadar çok iğne saplandı ki, o kadar çok ağladılar ki! Artık kendilerinden başka bir doğru olmadığına inanıyorlar, o yüzden kendilerine sarılıyorlar. Çünkü biliyorlar ki sarıldıkları adamlar onları hak etmedi; hem de hiçbir zaman! Hep<br />
bir çıkarları oldu sarıldıkları adamların. E o zaman niye sarılsınlar ki! Niye sarılalım ki!</p>
<p>Etrafınızda yürekten ağlayan bir kadın varsa bilin ki olgunlaşıyordur. Bilin ki, gerçekleri kabul etmeye başlamıştır. Bilin ki, artık aşkın olmadığına inanmıştır. Bilin ki, sarılacak tek bir doğrusu<br />
kalmıştır. O da kim, ne diye sormayın artık. Çok ağlayan kadınlar, eninde sonunda kendilerine sarılırlar çünkü!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.makale.us/bir-kadini-aglatmak.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İlk Aşkım</title>
		<link>http://www.makale.us/ilk-askim.html</link>
		<comments>http://www.makale.us/ilk-askim.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 May 2011 21:31:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk Makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[aşk makalesi]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.makale.us/?p=1932</guid>
		<description><![CDATA[Onu ilk defa sınıfın en ön sırasında otururken gördüm.Çok tatlı biriydi hemen konuşmak için arka sıraya gittim ve biraz sohbet ettim.
Birden gelen bir cesaretti bu. Hergün onu düşünmeye başlamıştım, kendime olan güvenip yoktu hep reddedilme korkusu vardı içimde.
Birgün yine sohbet ederken bana hoşlandığım biri olup olmadığını sormuştu.Bende sensin demek istemiyordum çünkü aramızdaki arkadaşlık bozulabilirdi.
Seni uzaktan sevdiğimi bilmeni istemiyordum.Aslında senden hoşlandığımı anlamışsındır ama benden duymak istediğini biliyordum.
Yarım saat konuşmamızın ardından ona sevden hoşlandığımı sölediğimde aynen içindeki kendime güvensizlik hissi doğru çıktı ve bana olumsuz yanıt verdi.
O günden sonra yıkılmıştım hayatla olan ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Onu ilk defa sınıfın en ön sırasında otururken gördüm.Çok tatlı biriydi hemen konuşmak için arka sıraya gittim ve biraz sohbet ettim.<br />
Birden gelen bir cesaretti bu. Hergün onu düşünmeye başlamıştım, kendime olan güvenip yoktu hep reddedilme korkusu vardı içimde.<br />
Birgün yine sohbet ederken bana hoşlandığım biri olup olmadığını sormuştu.Bende sensin demek istemiyordum çünkü aramızdaki arkadaşlık bozulabilirdi.<br />
Seni uzaktan sevdiğimi bilmeni istemiyordum.Aslında senden hoşlandığımı anlamışsındır ama benden duymak istediğini biliyordum.<br />
Yarım saat konuşmamızın ardından ona sevden hoşlandığımı sölediğimde aynen içindeki kendime güvensizlik hissi doğru çıktı ve bana olumsuz yanıt verdi.</p>
<p>O günden sonra yıkılmıştım hayatla olan bağlarım tamamen kopmuştu.Onu gördüğüm zaman içli içli bakıyor hüzünleniyordum.<br />
Yanlız kalmak çok zordu bir gün başka biriyle tanışmıştım onla iyi anlaşmaya başlamıştık. Onu yurdundan alıp gezmeye giderken karşıma o çıktı ve bende yeni tanıştığım kişinin hemen elini tuttum ve onu kıskandırmak istedim.<br />
Arkadaşlar devamını sonra yazıcam kafamı toparlamam lazım&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.makale.us/ilk-askim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Seni Unutamıyorum</title>
		<link>http://www.makale.us/seni-unutamiyorum.html</link>
		<comments>http://www.makale.us/seni-unutamiyorum.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 May 2011 21:06:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.makale.us/?p=1930</guid>
		<description><![CDATA[Biricek Aşkıma
Kaç zaman oldu bilmiyorum, ellerim kaleme değmeyeli. Kendime bile itiraf edemediğim şeylerle bocalıyorum bugünlerde… Güneş ilk günkü gibi değil artık, sevdalar eskisi gibi yaşanmazken yıldızlar isyanını anlatıyor dünya’ya. Gözlerde yaş, dillerde laf, yüreklerde sevda kalmamış artık. Günleri sayıyorum, takvim elimde. Gitmek istiyorum, mesafeler uzak. Sevdanın küflenmeye yüz tuttuğu bu şehirden gidiyorum şimdi.
Sonu olmayan bir yolda, uçsuz bucaksız bir şehre gidiyorum. Yokum artık, yüreğimi yanıma alıp, gölgemi yakıp, benden bir iz bırakmadan gidiyorum. Sonu olmayan bir diyarda, yalnızlığa gidiyorum. Kaf dağının eteklerinde gün geçtikçe yalnızlaşan kardelenlere gidiyorum. Bulutlara gidiyorum, yıldızlarla ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Biricek Aşkıma</p>
<div>Kaç zaman oldu bilmiyorum, ellerim kaleme değmeyeli. Kendime bile itiraf edemediğim şeylerle bocalıyorum bugünlerde… Güneş ilk günkü gibi değil artık, sevdalar eskisi gibi yaşanmazken yıldızlar isyanını anlatıyor dünya’ya. Gözlerde yaş, dillerde laf, yüreklerde sevda kalmamış artık. Günleri sayıyorum, takvim elimde. Gitmek istiyorum, mesafeler uzak. Sevdanın küflenmeye yüz tuttuğu bu şehirden gidiyorum şimdi.</p>
<p>Sonu olmayan bir yolda, uçsuz bucaksız bir şehre gidiyorum. Yokum artık, yüreğimi yanıma alıp, gölgemi yakıp, benden bir iz bırakmadan gidiyorum. Sonu olmayan bir diyarda, yalnızlığa gidiyorum. Kaf dağının eteklerinde gün geçtikçe yalnızlaşan kardelenlere gidiyorum. Bulutlara gidiyorum, yıldızlarla derdimi paylaşmaya gidiyorum. Gölgemi, hayallerimi ve geride kalan ayak izimi yakıp gidiyorum. Giderken uzaklara, sevdamı bırakıyorum sana.</p>
<p>Sonra Seni soruyorum gözlere, seni arıyor yüreğim… Sevdanın kapısını çaldığımda seni buluyorum karşımda. Sensiz yaşıyorum aşkların yalnızlığını, sensiz başlıyorum doğan her yeni güne, yüreğimin kıyılarında dalgalara vuruyor sensizliğim. Sensiz sokaklarda sensizliğimle, sensiz bir şehirde sessizliğimle yürüyorum… Yoksun biliyorum, olmayacaksın. Ellerimi uzattığımda boşlukta kalacak ellerim, onca hayallerimin içinde. Seni sensiz yaşamayı da bilirim ama yokluğunun acısına yok mu bir derman?</p>
<p>Sevda yüklü gemilerde, sensizlik sarıyor her yanı. Umudun yoksunluğunu yaşarken tenha sokaklarda, yüreğin tutuyor ellerimden. Sevdanın yollarında çakılı taşlar varken önümde, sevdan çıkıyor yüreğimin karşısına. Sensiz gecelerde, sensiz sokaklarda, sensiz yüreğimle başbaşayım şimdi…</p>
<p>Yüreğimin derinliklerinde buluyorum seni zaman zaman. Gözlerimi kapayınca kasvet dolu gecelerde, ürküyorum… Sonra gözlerin geliyor aklıma, yok oluyor kara bulutlar, sevda oluyor tüm umutlar…</p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.makale.us/seni-unutamiyorum.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aşkı Aramak</title>
		<link>http://www.makale.us/aski-aramak.html</link>
		<comments>http://www.makale.us/aski-aramak.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 May 2011 21:05:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.makale.us/?p=1928</guid>
		<description><![CDATA[
Nice aşklar vardır sonu belli olmayan&#8230;
Seni tanımaksızın düştük yollara. Kör vadilerde, yalancı sahralarda, vefasız diyarlarda düşe kalka yol aldıktan sonra, sonsuz ve hapseden bir dehlizin içinde mahkum kaldığımızı anladık. Susuz çöllerde bitap kalmış mecnun  gibi senin mutluluk vaha na kandık. Buz gibi akan ihanet kıvamında bade lerinden içtik. Sararmış solmuş, ruhları kurban edilmiş, el ele dolaşan insan müsvettelerine rastladık.
Bunlara aşık denildiğini öğrendik ve senden korktuk. Sevdiğimize göstermek için geldiğimizi,  körelmiş nefsimizi, utangaç benliğimizi, isyankar arzularımızı meşale yapıp yaktık. Gırtlağımızdan son nefesimiz çıkana kadar bağırıyorduk. Etekleri dikenli, zirvesi karanlık beyaz bir ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>Nice aşklar vardır sonu belli olmayan&#8230;</p>
<p>Seni tanımaksızın düştük yollara. Kör vadilerde, yalancı sahralarda, vefasız diyarlarda düşe kalka yol aldıktan sonra, sonsuz ve hapseden bir dehlizin içinde mahkum kaldığımızı anladık. Susuz çöllerde bitap kalmış mecnun  gibi senin mutluluk vaha na kandık. Buz gibi akan ihanet kıvamında bade lerinden içtik. Sararmış solmuş, ruhları kurban edilmiş, el ele dolaşan insan müsvettelerine rastladık.</p>
<p>Bunlara aşık denildiğini öğrendik ve senden korktuk. Sevdiğimize göstermek için geldiğimizi,  körelmiş nefsimizi, utangaç benliğimizi, isyankar arzularımızı meşale yapıp yaktık. Gırtlağımızdan son nefesimiz çıkana kadar bağırıyorduk. Etekleri dikenli, zirvesi karanlık beyaz bir dağa çarpıp geri geliyordu inançsız çığlıklarımız. Umutsuzca tekrar çıkıyorduk yola. Zirveye her yaklaştiğımızda aslında uzaklaştığımızı anlıyorduk. Her geri dönüşümüzde bir parçamızı kaybediyorduk. Sevgilinin silüeti yavaş yavaş görünmeye başlamıştı. Sıcak bir meltem bize onun vefasız kokusunu getiriyordu. Ama hala çok uzaktaydık, bilmediğimiz bir zamanda, feth edilemeyen bir mekanda ona ilerliyorduk bilinçsizce.</p>
<p>Artık hataya yer yoktu. Her hata bir adım geriye gitmekti. Biz böylesine körü körüne ona hicret ederken peki o neden başımıza fırtınalar kopartıyordu, neden şimşeklerini üzerimize gönderiyordu. Anladık ki kıymetini bilelim, onu yeniden incitmeyelim, yeniden itmeyelim uçurumlara diye yapıyordu tüm bunlari. Haklıydı da aslında. Çünki karşısındaki onun değerli her şeyini tüketen, doyumsuz bir varlıktı. Ama ne yaparsa yapsın biz asla vazgeçmiyorduk. Çünki güneş tekrar sevgilinin güzel gözlerinden doğacak, bizi ısıtacak, tek bir hata da ise kavuracaktı. Bunu çok iyi biliyorduk.</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.makale.us/aski-aramak.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir Kızın Aşk Acısı</title>
		<link>http://www.makale.us/bir-kizin-ask-acisi.html</link>
		<comments>http://www.makale.us/bir-kizin-ask-acisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 May 2011 21:03:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[aşk makalesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.makale.us/?p=1921</guid>
		<description><![CDATA[Bu hikayem gerçektir lütfen sonuna kadar okuyunuz.
Sizlere hayatımda en çok acı çektiğim günü anlatacağım. Kız olsun, erkek olsun fark etmez, hayatta her insan bu aşamaya geliyordur eminim. Ama benim kadar acı çekmişmidir ondan emin değilim. Sizlere gerçek isim vermeyeceğim, isimler sahte ama duygular gerçek olacak.
Lise öğrencisiydim o zamanlar. Hergün başka bir kıza aşıktım. Nedense hep aşık olduğumu hissediyordum. Bir sabah uyandığımda, hayatımın en acı gününe ilk adımı atacağımı bilmiyordum.
Her sabah nasıl uyanırsam öyle uyandım, kapıdan nasıl çıkıyorsam öyle çıktım. Kapıdan çıktıktan sonra ise hayatım değişti. Sokakta yürüyen ve yavaş yavaş ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu hikayem gerçektir lütfen sonuna kadar okuyunuz.</p>
<p>Sizlere hayatımda en çok acı çektiğim günü anlatacağım. Kız olsun, erkek olsun fark etmez, hayatta her insan bu aşamaya geliyordur eminim. Ama benim kadar acı çekmişmidir ondan emin değilim. Sizlere gerçek isim vermeyeceğim, isimler sahte ama duygular gerçek olacak.</p>
<p>Lise öğrencisiydim o zamanlar. Hergün başka bir kıza aşıktım. Nedense hep aşık olduğumu hissediyordum. Bir sabah uyandığımda, hayatımın en acı gününe ilk adımı atacağımı bilmiyordum.</p>
<p>Her sabah nasıl uyanırsam öyle uyandım, kapıdan nasıl çıkıyorsam öyle çıktım. Kapıdan çıktıktan sonra ise hayatım değişti. Sokakta yürüyen ve yavaş yavaş yaklaşan güzel bir kız gördüm. Sokağa çıktım bende, birbirimizin yanından geçişimiz filmlerdeki kadar etkiliydi. Sarı saçları, mavi gözleri uzaktan bile seçilebiliyordu. Her filmde olur ya, yan yana geçtikten sonra geri dönüp bakmalar. Normalde kolay kolay hiçbir kız için arkamı dönmezdim. Ancak bu kızı merak ettim. İlk defa görüyordum, hem de sabahın o saatinde. İçimden bir ses arkanı dönüp bak dedi, geç olsada dönüp bakmaya karar verdim. Arkama baktığımda bu dünyalar güzeli kızın bizim evin bahçesine girdiğini gördüm. Daha da ilgincini de yaşadım. Ben ona bakarken, o da dönmüş bana bakıyordu. Heyecanımı saklamak istercesine hemen önüme döndüm ama aklım o kızda kalmıştı. Bir daha dönüp bakamadım geriye. Çocukca bir duygu işte, utandım.</p>
<p>Bütün günüm onu düşünmekle geçti. O güne dair ondan başka hiçbir şey düşünmüyordum. Kimdi o güzel kız, neden bizim sokaktaydı, hatta bizim evde ne işi vardı? Tüm gün bu soruları cevaplamaya çalıştım. Kız kardeşimin yaşlarındaydı, kız kardeşimin okul arkadaşıdır diye düşündüm. Peki niye daha önceden görmedim? Yeni taşınmıştır bizim mahalleye beklide… Sorular, cevaplar hep birbirini kovaladı.</p>
<p>Aradan henüz birkaç gün geçmişti ki, bu sefer aynı kız bizim evin içindeydi. Kız kardeşimin sınıf arkadaşıymış. Yakın bir çevreye taşınmışlardı sanırım. Hafta sonu kardeşimin yanına gelmişti. Onu görünce sevindim, kaçamak bakışlarım oldu ama belli etmemeye çalıştım. İlk günlerde konuşma bile konuşmadık.</p>
<p>Sonraki günlerde beni daha da sevindiren gelişmeler oldu. Bizim bir arka sokağa taşınmışlardı. Neredeyse her sabah karşılaşıyorduk artık. Gün içinde de bizim eve sık sık uğruyordu. Yavaş yavaş konuşmaya da başlamıştık. Bizim karşı evde bir daire boşalınca, bir arka sokaktan tam karşımızdaki eve taşındılar. İlk gün onu görebilirmiyim diye düşünürken, artık hergün görüyor, hergün onuna zaman geçiriyordum.</p>
<p>Zaman hızla geçiyor, günler, aylar hatta yıllar geçiyordu ama ben bir türlü ona sevdiğimi hala söyleyememiştim. Kız kardeşime yanlış bir örnek olmak istemiyordum, hem kabul etmemesinden de korkuyordum.</p>
<p>Onunla inanılmaz güzel zaman geçiriyordum. Hergün bizim evdeydi. Gözlerine dalıp uzaklaşıyor, kokusunu duyuyor, yakınlaştığını hissediyordum. Her geldiğinde beni şaşırtmayı başarıyordu. En çok etkilendiğim konu ise sabahları hiç kapıyı çalmadan, aniden odama girmesi ve uyandırıp kahvaltıya çağırmasıydı. Ben kendi evimde bir odadan başka odaya geçerken kapıyı çalarken, komşu kızı kapıyı çalmadan, damdan düşer gibi odama dalıyordu <img src='http://www.makale.us/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Ne yalan söyleyeyim çok hoşuma gidiyordu onun sesiyle uyanmak, uyanınca ilk onu görmek, yatağıma oturması ve beni dokundurarak uyandırması… Kaçamak bakışlar, kaçamak dokunuşlar, kaçamak gülüşler aramızdan hiç eksik olmuyordu. Kapılmıştım onun rüzgarına, nereye sürüklerse oraya gidiyordum artık.</p>
<p>Gülüşü bir başkaydı, konuşması bir başka… Bana her şeyi başka geliyordu zaten, her şeyi bam başka. Onunla aynı evi paylaşıyor gibiydik. Güzel bir kızla bu kadar çok zaman geçirip, insanın ondan etkilenmemesi mümkün değildi. Zaman geçiyor, duygularım ısınmayı, kaynamayı geçmiş artık buhar olup uçuyordu. Elbet söylemeliydim onu sevdiğimi. Beklemenin, daha çok mutlu olmayı ertelemenin bir anlamı yoktu ki… Hem onunda beni sevdiğine dair belirtiler hissediyordum. Bakışları, her fırsatta bana dokunması, odama aniden girmesi, karşımda her zaman rahat davranması, sözleri…</p>
<p>Yeter artık demeye başladım. Hem seviyorsun hem söyleyemiyorsun. Aradan üç yıldan fazla zaman geçmiş. Yuh artık daha ne bekliyorsun! Söyle sevdiğini olacaksa olsun artık. Duygularınız karşılıklıysa dünyanın en mutlu çifti siz olacaksınız…</p>
<p>Bu düşünceler beynimdeyken, karşıt görüşlerinde çıkması çok normaldi… Onunla çok iyi zaman geçiriyorsun, her gün sizde, zaten sevgili gibisiniz, gülüyorsunuz eğleniyorsunuz, seni uyandırıyor ister misin her şey bitsin. İster misin bir daha size gelmesin. Onu tamamen kaybetmeyi göze alabilir misin? Bu kadar mutlulukla yetinemez misin?</p>
<p>Lanet olsun yetinemedim. Her olumsuzluğa karşıt bir görüş üretti beynim. Aşk varsa akıl yok demektir. Aklımla değil, kalbimle hareket etmeye başladım.</p>
<p>Ona, onu sevdiğimi söylemek için bir fırsat yakaladım. Kitabı bizdeydi, ders mi yapıyordu, ne yapıyordu hatırlamıyorum. Kitabının bir sayfasına “Seni seviyorum” yazdım. Üç dört yıldır beraberdik, ben ilk kez seni seviyorum diyordum ona. Orasını da tam hatırlamıyorum ama bir şekilde kitabın o sayfasına bakmasını sağlamıştım. Ondan gelecek cevabı beklerken kalp atışlarımı kulaklarımla duyabiliyordum sanki. Yine kapıyı çalmadan girdi odama. Yatağıma oturdu. Gülerek “benimle niye dalga geçiyorsun!” dedi. Ben heyecandan ölüyordum zaten, sanki onun ne dediğini duyuyorum… Bir şeyler söyledi, ben kekeledim. Gerçi ilk kez kekelemiyordum. Onun karşısında hiç düzgün konuşamazdım ki ben onunlayken. Doğru düzgün cümle kuramaz, kelimeleri birbirine karıştırırır, sakarlıklar yapar, çok heycanlanıp kekelerdim. O tatlı heyecanları mumla arıyorum şuan. Neyse konumuza dönelim. O ne söyledi bilmiyorum tam ama ben heycandan konuşamadım geçiştirdim. Sanki o da uzatmak istemedi. Kalktı yatağımdan ve içeri gitti.</p>
<p>Artık ona daha farklı baktığımı biliyordu. Belkide bunu çok öncesinden biliyordu. Ama artık kesin olarak biliyordu <img src='http://www.makale.us/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Bakışlarımız farklılaştı. Konuşmamız farklılaştı. Bize gelip gitmesinde pek bir değişiklik olmadı. Yine hergün bizde sayılırdı. Ardından nefret ettiğim bir icatla tanıştık. Benim cep telefonum vardı, hemde biraz zorunlu bir cep telefonu. Ben çok fazla kullanma meraklısı değildim. Artık onunda bir cep telefonu vardı. Akşam akşam cep telefonum çaldı. Bilmediğim bir numara. Ardından bir daha çaldı. Ardından yine çaldı. Beni ara diyordu heralde. İyi dedim arayalım bakalım kimmiş, ne istiyormuş! Aradım o tatlı sesi duydum: “ben …..” Arayan oydu, cep telefonu almış. Benim numaramı da öğrenmesi zor değil heralde. Artık bende de onun numarası vardı…</p>
<p>Aşığım ona. Deliler gibi aşığım. Söylemem gerekiyor onu sevdiğimi. Telefon bana bakıyor artık, ben telefona. Bir kere söyledin ne değişti ki… Bir daha söyle ne kaybedersin! Anlasın artık seni, duygularını oda hissetsin. İlk söylediğinde alaya alması, evet de diyebilir, hayır da diyebilir anlamındadır heralde. Hem sen akıllısın, ikna yeteneğinde yüksek. Birlikte o kadar zaman geçirdiniz. Söyle gitsin. Rahatlaman için bu şart. Gecenin bir yarısında aldım telefonu elime içimi dökmeye başladım. Her cümleyi en az on defa düşündüm, yazdığımı tekrar tekrar okudum. Tamam olduğunu düşününce sıra “gönder”e basmaya gelmişti. Nefesimi tutarak “Gönder” dedim…</p>
<p>Mesajı yolladıktan sonra ne kadar süre nefessiz kaldım bilmiyorum ama mesajı yollamış olmanın verdiği bir rahatlık vardı içimde. Bunun yanında, bekleyiş, red edilme korkusu, arzu, istek, üzüntü, sevinç… Tüm duygular birbirine mi giriyor ne! Heyecanlı dakikalar başlamıştı benim için artık. Telefonu atmıştım bir kenara ama gözüm, kulağım telefondaydı. Bekliyordum ama mesaj gelmiyordu. Okumamıştır diyorum, okumuştur ama düşünüyordur diyorum, okumuştur ama bunu istemiyor da olabilir. Aklınıza o an her türlü ihtimal geliyor. Dayanamadım ve telefonu alıp tekrar mesaj yazmaya başladım: “Cevap vermeyecek misin?” Cevabı olumlu olacak olsaydı, cevap vermesi bu kadar uzun sürmezdi sanırım. Her geçen dakika umutlarımı kaybediyordum. Sevmiyorsa neden o kadar sıcak davranıyordu ki bana!</p>
<p>Bakışı, gülüşü, gözleri, sesi, dudakları, hareketleri, vurdumduymaz oluşu her şeyine hayrandım. Bütün hayallerim ondan ibaretti. Hayallerime kavuşmakta vardı işin içinde, hayallerimle vedalaşmakta… Bir cevap ver be güzelim… Bir güzel söz söyle… Aşkım de, Seni Seviyorum de, hiç değilse düşüneyim de… Beklemek en kötüsü canım.</p>
<p>Bekleyemedim, bir mesaj daha attım ve cevap vermesini istedim. Bir mesaj geldi en sonunda. Ondan mıydı acaba? Evet, cevap vermişti en sonunda: “Sen iyi birisin ama ben o gözle bakmadım hiç sana.” Ne demekti bu! Hayır mı, belki mi, evet mi? Anlamam ki kızım ben sizin kurduğunuz cümlelerden. Benim için ya evet vardır ya da hayır.</p>
<p>Sordum tekrar, evet mi hayır mı? Her şeyi bitirmek, üzüntümle yalnız kalmak istercesine bir havam vardı. Kalbim kırılmıştı, üzülmüştüm. Sonuçta evet demediği kesindi. Peki o bakışlarının anlamı neydi? O dokunuşlar ne içindi? Yalan mıydı her şey?…</p>
<p>Yalanmış meğer. İnsanın gözü kör olmasın. Ona aşık olduktan sonra hayata bakışım değişmişti. Başka hiçbir kızı gözüm görmüyordu. Her yerde o vardı ve beni izliyordu sanki. Bende aşkımıza sadık kalıyor başımı kaldırıp başka bir kıza bakmıyordum.</p>
<p>Aldığım cevap kesin değildi belki ama evet olmadığı kesindi. Aşk acısı çekmekte varmış demek ki… Olsun dedim içimden, ne olursa olsun. Seveceğim, aşkıyla yanıp kül olacağım ama ne sevgimden vazgeçeceğim, ne de bu sevgiye ihanet edeceğim…</p>
<p>Aradan günler geçmeye başladı. Artık bize hergün gelmek yerine haftada bir, iki gün gelmeye başlamıştı. Korktuğum başıma gelmişti. Ben onu görmeden nasıl yaşardım. Onu görmemeye nasıl dayanırdım. Her şeyden vazgeçebilirdim. Sevdiğimi ona söylemedim saysın, ona mesaj atmadım saysın. Her şeyi unutalım. Hiçbir şey olmamış gibi, eskisi gibi devam edelim. Olmaz mı? Olmuyordu işte. Sen ona başka gözle bakarken ve o da buna cevap vermek istemezken olmuyordu.</p>
<p>Ben aşk acısı çekerken, günler, aylar geçmeye başladı. Hiçbir şey kesinlikle eskisi gibi değildi. Karşımızdaki evde oturuyordu ama onu göremiyordum. Telefon numarası vardı yalnızca. Mesaj yazabiliyordum o kadar. Ona ne zaman yaklaşsam benden kaçıyordu. Olmayacaktı bu şekilde. Uzunca bir zaman çektikten sonra bu acıyı tamam dedim. Dünyada sadece o mu var? Neden göz göre göre acı çekeyim? Mutluluk sadece onda mı?</p>
<p>Ondan uzaklaşmaya ve unutmaya karar verdim. Unutmak mümkün değildi ama uzaklaşmak, belki de başkasına aşık olabilmek mümkündü. Kaçan kovalanır ya. Ben uzaklaştıkça o yaklaşmaya başladı. Tekrar uzaklaştım yine yaklaştı. İçimdeki ateşin sönmesine bir türlü izin vermiyordu. Kontrol altına almak istediğim bütün duygularım, onun tek bir sözüyle allak bullak oluyordu.</p>
<p>Yaklaşıyorum kaçıyorsun, uzaklaşıyorum geliyorsun, söylesene benden ne istiyorsun??? Bu sorunun cevabını aradım durdum. Ona her dönüşüm daha büyük bir bağlılıktı. Mesaj atarken canım diyordum bir şey demiyordu. İçimden gelen, ona karşı olan her duyguyu onunla paylaşıyordum. Cevapsız bırakıyordu ama hiç değilse dinliyordu. Bu da bir şey sayılırdı. Bir süre daha karşılıksız devam aşk, her defasında olduğu gibi yine ondan cevap istemeye geliyor ve tıkanıyordu.</p>
<p>Evet de artık. Yıllar geçti, gözüm senden başkasını görmüyor. Benim sana olan sevgimin onda birini göster bana yeter. Hatta vazgeçtim yüzde biri hatta binde biri bile yeter. Sana olan sevgim bu kadar fazla. Beni mutlu etmen bu kadar basit. Yalanda olsa söyle, bir kere beni sevdiğini söyle. Ne olur, yalvarırım söyle. Çok mutsuzum, çok acı çekiyorum. Senden uzaklaşmaya çalışıyorum izin vermiyorsun, sana yaklaşmaya çalışınca kaçıyorsun. Ne istiyorsun benden?</p>
<p>Aramızda canımlı, cicimli mesajlaşmalar geçiyor, beni sevdiğini düşünmeye başlıyordum. Sonra cesaretimi toplayıp net bir cevap vermesini istediğimde, yine cevapsız bırakılıyordum. Çok iyi hatırlıyorum o anlardan birini. Elime telefonu almış cevap vermesini istiyordum. Yeter bende insanım. Seviyorsan seviyorum de. Sevmiyorsan söyle de unutmaya çalışayım, acı çekmeyeyim. Yazıyorum mesaj yolluyorum cevap yok. Tekrar yazıyorum, yine cevap yok. Akşam başlayıp sabaha kadar mesaj yazdım. Belkide yüz tane mesaj yolladım. Gelen cevap sayısı sıfır…</p>
<p>Olmayacaktı böyle. Oynuyordu benimle resmen. Ne yaparsan yap sevmeyeceğim artık seni dedim. Telefon numaramı değiştirdim. Bir süre görüşmedik. Her yıkılış yeni bir dirilişin başlangıcıdır ya, dirilmeye çalışıyordum bende. Onu unutmak için her şeyi yapıyordum ama bu ne kadar mümkündü ki! Her sabah uyandığımda perdeyi açtığımda karşımda onların evi. Her sabah o acıyı çekmek, güne o şekilde başlamak ne demektir bilir misiniz? Perdeyi açmaya korkar oldum zamanla. Hadi perdeyi açmadık diyelim, kapıyı da mı açmayacağım! Olmuyor işte olmuyor. Ya ben gideyim, ya sen git.</p>
<p>Günlerden bir gün, balkondayım. Komşunun kızı ve kardeşim var yanımda. Derken o da balkona çıktı annesiyle birlikte. Bakmıyordum ona, istemiyordum artık. Uzaklaşmalıydım ondan. Umursamazca davrandım, komşunun kızıyla şakalaştım, güldüm geçtim. Akşam oldu mesaj geldi. Nerden bulmuştu telefon numaramı? Niye bırakmıyorsun benim yakamı? Daha ne kadar yanmam gerekiyor?&#8230;</p>
<p>Mesajında balkonda beni komşu kızıyla gülerken gördüğü için kıskandığını yazıyordu. Onu severken, neden başka bir kızla ilgilendiğimi soruyordu. Onu seviyorsan öyle olsun dedi… Bu mesaj onun bana karşı bir şeyler hissettiğini gösteriyordu. Ben saf oğlan tabi. Aldandım, yine düştüm tuzağına. Sönmüş bir volkanı yine patlatmayı başarmıştı işte. Yine sabaha kadar uykusuz kaldım, onlarca mesaj attım. Ona olan aşkımı gösteren her şeyden bahsettim. Bir cevap ver be güzelim. Madem cevap vermeyeceksin neden mesaj yazıyorsun? Ama cevap vermemişti her zaman ki gibi. Uykusuz kalan, acı çeken yine ben olmuştum.</p>
<p>Annesi ona attığım mesajları görmüş. Benim anneme gelip sitem etmiş. Ben oğlunuzu tanırım, çok severim ama kızım rahatsız oluyor, bir daha kızımı rahatsız etmesin demiş. Bunları öğrendiğimde susmayı tercih ettim. Ah be güzelim demek rahatsız da ediyordum seni!</p>
<p>O gün geçmek bitmiyordu. Üzgündüm, tuzağına düşmüştüm. Annesi derin bir yaraya tuz basmaya gelmişti. Daha kötü ne olabilirdi ki! Daha kötüsü de varmış. O günün akşamı kız kardeşim olayı öğrendiğinde, o bile bana nasihat vermek için odama gelmişti. Abi dedi, o kızın çıktığı bilmem şuradan bir erkek var zaten. Uzun zamandan beri onunla çıkıyor diye biliyorum. Hem yapmaması gereken şeyler de yapmışlar diye biliyorum. O seni sevmiyor. O her erkeğin ona sevdiğini söylemesini istiyor. Bundan zevk alıyor. Derste akadaşlarına “….. abisi bakın bana ne mesaj atmış” diye senin ona gönderdiğin mesajları arkadaşlarına gösterip alay ediyor. Senin üzülmemen için bugüne kadar söylemedim bunları sana ama artık bilmen gerekiyor.</p>
<p>Kardeşimin her sözü, kalbime saplanan bir hançer gibiydi. O sözleri duyunca ne kadar acı çektim, ne kadar üzüldüm bir Allah biliyor. Üzerinden yıllar geçmesine rağmen, şu satırları yazarken bile kalbimde o depremin artçı sarsıntılarını hissediyorum. Gözlerim doluyor, duygusallaşıyorum. Allah’ım bu acıyı çekecek ne günah işledim ben! Hangi günah bu kadar büyük bir acının karşılığı olabilir ki! Kalbim, ahhh kalbim. O gece bitermi artık! Kapıyı kapattım gözlerim bir yandan ağlıyor, kalbim bir yandan. Üzüldükçe daha çok üzülüyorum. Kalbimi söküp atsam bu kadar acı çekmem. Ölüm geliyor aklıma. Allah’ım intihar etmek neden günah! Böyle bir acıyı ölümden başka ne dindirebilir. Bütün yollarım kapanmış, gece boyunca ağladım, ağladım, ağladım…</p>
<p>Siz hiç duygusuz bir insan gördünüz mü? Duyguları olmayan bir insan gördünüz mü? O gece beni görmeniz gerekirdi. O ağladım, kalbim o kadar acı çekti ki… Gecenin bir yarısında gözyaşlarım aniden durdu. Hiçbir şey hissetmiyordum. Kalbimmm, ah kalbim sana ne oldu peki! Kalbimde hiçbir acı hissetmiyorum artık. Ne sevinç, ne üzüntü, ne kızgınlık… Yok, duygularım yok artık. Hiçbir şey hissetmiyorum. Ne ağlayabiliyorum, ne de kalbimde bir şey hissediyorum. Acı çekmenin bir sınırı mı var Allah’ım. İnsan kalbi belli bir sınıra kadar dayanıp, zirveye ulaştığında kendini sıfırdan mı başlatıyor! Acı çekmenin bir sınırı varsa eğer, o gün o sınıra ulaştığıma eminim.</p>
<p>O gün bir söz verdim kalbime: “Bundan sonra sana böyle bir acı yaşatmayacağım kalbim.” 6 yıl geçti o günün üzerinden. 6 yılda çektiğim bütün acıları, bütün üzüntüleri toplasam yine de bir o gün etmez. Acıyla savaşmayı öğrendim. Aşık olmamayı öğrendim. Hangi kıza ilgi duysam o gün geldi aklıma uzak durdum. “Seni Seviyorum” demekten hep kaçındım. O gün lanet ettim aşka. Hiçbir şeye lanet etmeyen ben, ilk defa lanet okuyordum bir şeye.</p>
<p>Lanet olsun böyle aşka, lanet olsun böyle sevgiye, lanet olsun…</p>
<p>Ah kalbim söz verdim sana. Acı çekmeni istemiyorum artık. Hangi doktor o gün çektiğin acıyı tarif edebilir sana! Kim öyle bir acıya karşı koyabilir! Anla beni kalbim, söz dinle kalbim, bir daha aşık olma kalbim.</p>
<p>Kalbim, ya senden vazgeçeceğim ya da aşktan. Senin için aşktan vazgeçmeyi göze aldım. Sende benim için aşık olmaktan vazgeçebilecek misin?&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.makale.us/bir-kizin-ask-acisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Auto</title>
		<link>http://www.makale.us/auto.html</link>
		<comments>http://www.makale.us/auto.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 27 Apr 2011 19:55:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.makale.us/?p=1917</guid>
		<description><![CDATA[Auto Site. Klicken Sie hier für Bilder und Preise von Autos.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a title="auto" href="http://latinocambio.com/">Auto</a> Site. Klicken Sie hier für Bilder und Preise von Autos.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.makale.us/auto.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>V-Boom İle Hızlı Etki</title>
		<link>http://www.makale.us/v-boom-ile-hizli-etki.html</link>
		<comments>http://www.makale.us/v-boom-ile-hizli-etki.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 05 Apr 2011 15:55:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.makale.us/?p=1913</guid>
		<description><![CDATA[V-Boom’un özelliklerinden bahsetmeye devam ediyoruz. V-Boom‘un en önemli özelliklerinden birisi de çok hızlı bir şekilde etki göstermesidir. Bu kadar hızlı ve muhteşem bir etkiye çok şaşıracaksınız. Belli bir yaştan sonra erkeklerde cinsel isteksizlik ve iktidarsızlık sorunları baş göstermeye başlar. Bu nedenle birçok erkek cinsel olarak kendi mutlu olamaz ve partnerini mutlu edemez.
Bu nedenle bir çok erkek cinsel istek artırıcı ilaçlara güvenir ve bir çok zaman bu ilaçlardan da beklediği etkiyi alamaz, etki gösterse bile bu etkinin görülmesi çok uzun süre alabilir. Fakat V Boom’u hazırlayanlar sizler için her şeyi düşünmüşlerdir. ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>V-Boom’un özelliklerinden bahsetmeye devam ediyoruz. V-Boom‘un en önemli özelliklerinden birisi de çok hızlı bir şekilde etki göstermesidir. Bu kadar hızlı ve muhteşem bir etkiye çok şaşıracaksınız. Belli bir yaştan sonra erkeklerde cinsel isteksizlik ve iktidarsızlık sorunları baş göstermeye başlar. Bu nedenle birçok erkek cinsel olarak kendi mutlu olamaz ve partnerini mutlu edemez.</p>
<p>Bu nedenle bir çok erkek cinsel istek artırıcı ilaçlara güvenir ve bir çok zaman bu ilaçlardan da beklediği etkiyi alamaz, etki gösterse bile bu etkinin görülmesi çok uzun süre alabilir. Fakat <a title="V Boom" href="http://www.vboom.com.tr/">V Boom</a>’u hazırlayanlar sizler için her şeyi düşünmüşlerdir. <a title="VBoom" href="http://www.vboom.com.tr/">VBoom</a> çok hızlı bir şekilde etki göstermektedir.</p>
<p>V-Boom stripini dilinizin altına yerleştirdikten itibaren birkaç dakika içerisinde etkiyi görmeye başlarsınız. Maksimum 5-10 dakika içerisinde V-Boom’un etkisini maksimum seviye de hissedersiniz. Başınız mı sıkıştı? Kendinizi cinsel olarak isteksiz mi hissediyorsunuz? Atın ağzınıza 1 tane V Boom stripti 5 dakika içerisinde zirveye ulaşın. Bu hızlı etkiye siz de partnerinizde şaşıracaktır.</p>
<p>V-Boom hızlı olmasının yanında sağlığa zararlı değildir ve maksimum etki gösterir. Hızlı etki göstermesi sizi yanıltmasın. Hızlıysa etkisi azdır diye düşünmeyin. V-Boom’un etkisi piyasa da birçok cinsel istek artırıcı ve iktidarsızlığa karşı kullanılan maddelerden ve ilaçlardan kat kat fazladır. <a title="V-Boom" href="http://www.vboom.com.tr/">V-Boom</a> nokta atışı yapmanızı sağlar. Sizin yanınıza en zor durumlar da bile hemen koşarak, sizlere maksimum güven kazandırır. Cinsel isteksizliklerinize hızlı bir çözüm mü istiyorsunuz. V-Boom her zaman yanınızda.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.makale.us/v-boom-ile-hizli-etki.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dondurarak Zayıflama</title>
		<link>http://www.makale.us/dondurarak-zayiflama.html</link>
		<comments>http://www.makale.us/dondurarak-zayiflama.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 05 Apr 2011 06:58:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.makale.us/?p=1911</guid>
		<description><![CDATA[Bölgesel fazlalıklarından kurtulmak ve selülitlerini gidermek isteyenler için en yeni ve etkili teknoloji&#8221; Dondurarak Zayıflama ,Soğuk Lipoliz&#8221; yöntemi, bugüne kadar ki yöntemlerden daha çok geliştirilmiş ve farklıdır. Yağ hücrelerini dondurarak yok eden kontrollü ve bölgesel zayıflama yöntemidir.Yağ hücreleri soğuğun etkisiyle daralıp büzülünce lenfatik sistem tarafından vücuttan atılır.Kontrollü ve bölgesel bir incelme sağlayan Tüm estetik dünyasının mucize zayıflama diye adlandırdığı bu yöntem şu anda Uygulama yeni başladı ama çok olumlu sonuçlar alıyoruz.Anesteziye gerek kalmadan,rahat ve konforlu bir uygulama yapılıyor. Uygulama sonrası kişi aynı gün normal yaşama dönebilir. Kontrollü soğutma sistemi sadece ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bölgesel fazlalıklarından kurtulmak ve selülitlerini gidermek isteyenler için en yeni ve etkili teknoloji&#8221; <a href="http://www.lazerline.com.tr/soguklipoliz.asp">Dondurarak Zayıflama</a> ,Soğuk Lipoliz&#8221; yöntemi, bugüne kadar ki yöntemlerden daha çok geliştirilmiş ve farklıdır. Yağ hücrelerini dondurarak yok eden kontrollü ve <a href="http://www.lazerline.com.tr/zayiflama+bolgesel-incelme+selulit.asp">bölgesel zayıflama</a> yöntemidir.Yağ hücreleri soğuğun etkisiyle daralıp büzülünce lenfatik sistem tarafından vücuttan atılır.Kontrollü ve bölgesel bir incelme sağlayan Tüm estetik dünyasının mucize zayıflama diye adlandırdığı bu yöntem şu anda Uygulama yeni başladı ama çok olumlu sonuçlar alıyoruz.Anesteziye gerek kalmadan,rahat ve konforlu bir uygulama yapılıyor. Uygulama sonrası kişi aynı gün normal yaşama dönebilir. Kontrollü soğutma sistemi sadece yağ hücrelerini hedef alıyor ve yok ediyor..Sistemin en güzel yanı ise yağları eritirken,aynı anda sıkılaşma yapabilmesidir. Eğer yağ tabakasının kalın olduğu belirgin bölgelerde bir incelme elde etmek istiyorsanız ve cerrahi müdahale gerektirmeyen bu yöntemi tercih edebilirsiniz.</p>
<p>Artık obez insanların vücutlarındaki yağı dondurma yöntemiyle atan ve kilo vermelerini sağlayan yeni bir teknoloji var. Bu teknoloji soğuğun lipolizi (yağ yakımı) tetikleyeceği düşüncesine dayanılarak geliştirilmiştir. Dondurarak zayıflama yöntemi ( <a href="http://www.lazerline.com.tr/soguklipoliz.asp">Soğuk lipoliz</a> ) yağ hücrelerini dondurarak işlevsiz hale gelerek onların ölmelerini sağlayan kontrollü ve bölgesel bir cilt soğutma yöntemidir. Aslında yağ hücrelerinin soğuğa maruz kaldığı zaman dermatolojide “soğuk kaynaklı panikülit” olarak da ifade edilen programlanmış hücre ölümüne (apoptoz) girdikleri yaygın bilinen bir gerçektir. Dondurarak zayıflama  sistemi ile yağ hücreleri hedef alınarak yağ tabakasının bulunduğu bölgeler soğuk aracılığıyla parçalanır. Yağ hücreleri soğuğun etkisiyle daralıp büzülünce lenfatik sistem tarafından vücuttan atılır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.makale.us/dondurarak-zayiflama.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

