Ana sayfa
|
Video Clip
|
Hesabınız
|
Haber Öner
  
Son Dakika
MAKALE
Ana sayfa Bilgisayar Cinsel Fıkra Makaleler Mektuplar Mitoloji Saglık Şiirler Tarifler Tarih Teknoloji Uncategorized
Mantı Tarifi
MALZEMELER (5 Kişilik) HAMURU İÇİN: 3-4 su bardağı un 4 yumurta 1 çay bardağı su Tuz HARCI İÇİN: 2 soğan 400 gr koyun...
12/05/10 - 2:50 Yorum sayisi 0(0)
Suşi Nasıl Yapılır
MALZEMELER 1 adet su bardağı kırık pirinç 4 adet su bardağı su Yarım yemek kaşığı  kaşığı tuz Yarım su...
30/01/10 - 9:09 Yorum sayisi 0(0)
Hindi Dolması Tarifi
Malzemeler: 1 adet bütün hindi 1 adet soğan kekik, fesleğen, kırmızı toz biber, kara biber iç pilavı için; 1.5 su...
26/12/09 - 10:12 Yorum sayisi 1(1)
Dinin İnsan Hayatındaki Yeri
Kategori: UncategorizedEklenme Tarihi: Aug 28th, 2009Ekleyen: boruk
.

Bismillahirrahmanirrahim-10Din inancı, insanla beraber doğmuştur. Çünkü insanlık tarihinin hiçbir döneminde din duygusundan mahrum bir millete rastlanamamaktadır. Nerede insan varsa, orada bir nevi îman, ibâdet ve din duygusu görülmüştür. Bundan anlaşılıyor ki, din, insanlığın yaratılışından getirdiği fıtrî ve zarurî ihtiyacıdır. İnsanoğlu vâr oldukça, din de vârolacaktır. Filozof Auguste Sabatier bu konuda der ki: “Diyânet, gayet kuvvetli bir ağaç gibi, insaniyetin geçirdiği inkılâpların hepsinde hayatını muhafaza etmiş ve edecektir. Zaman geçmekle, onun kaynağı kurumak şöyle dursun, bilâkis, gittikçe o menbaın derinleştiğini, genişlediğini görmekteyiz. Binaenaleyh, insan hayatı diyânetle başlamış olduğu gibi, diyânetle kuvvet bulacak, diyânetle nihayetlenecektir.” “Ben niçin dinliyim” suâlini nefsime sorar sormaz, şu cevabı alıyorum: Dindarım, çünkü başka türlü olmaya muktedir değilim.
Dinin Fertlere ve Cemiyete Sağladığı Faydalar Nelerdir?

1. İnsan, akıl ve şuur sahibi, varlığı üzerinde düşünebilen bir canlıdır. Nereden gelip nereye gittiğini, niçin yaratıldığını, hayat yolunun onu nasıl bir sonuca ulaştıracağını, vicdânıyla başbaşa kaldığı zaman, kendi kendine sorup durmaktadır.

 Bu konuda tatmîn olmak, içinde geleceğe ait olarak beliren endişelerden kurtulmak, sükûnete ve iç huzura ermek ihtiyacındadır. Bu huzuru, insan, ancak insanüstü bir hakikata inanıp bağlanmakla bulabilir. Bu hakikatı ise, ona ancak din verir ve öğretir. 2. İnsanlığın kendi dünyasında maddeten ve mânen inkişaf etmesi, gerçek insanlık mertebesine ulaşması için de, din mutlaka gereklidir. Bu hususu Bediüzzaman şöyle ifâde eder: “Nev’-i beşerin ahvaline dikkatle bakılsa görülür ki, ruhun mânen terakkisini, vicdanın tekâmülünü, akıl ve fikrin inkişaf ve terakkisini telkin eden, yani aşılayan şeriatlardır.

 Vücud veren tekliftir. Hayat veren peygamberlerin gönderilmesidir. İlham eden dinlerdir. Eğer bu noktalar olmasaydı, insan hayvan olarak kalacaktı. Ve insandaki bu kadar kemâlât-ı vicdaniye ve ahlâk-ı hasene tamamen yok olurlardı.” (İşârâtü’l-İ’caz). Aynı konuda Ali Fuad Başgil ise şöyle der: “En âliminden câhiline kadar insan, nerden gelip nereye gittiğini kendi kendine soracak; insanüstü âlemlerden yüksek bir ideâl mesnedi ve bir hareket ve faaliyet prensibi arayacaktır.

 Fakat bu aradıklarına ve sorduklarına dînin dışında -ne ilimde, ne de felsefede- tatmin edici ve iç ferahlatıcı bir cevab bulamıyacaktır. Neticede ya dindâr olup, dinî hakikatlere gönül bağlayacak ve insan hayatı yaşayacaktır, yahut da hayvanlaşıp, fizikî hisler ve bayağı zevkleriyle yaşama yolunu tutacaktır. Bu yol, insanlığı uçuruma ***ürülecektir.” (Din ve Lâiklik) 3. Din, cemiyet hayatını düzenleyici ve disipline edici olarak da, insanlık için lüzumlu bir müessesedir. * Dinî duygu, insandan hiçbir vakit ayrılmayan, onu daima murakabe altında bulunduran mânevî bir bekçidir.

Bu bekçi, vicdanlar üzerinde son derece etkili olduğundan, hem insanı gizli âşikâr bütün fenalıklardan alıkoyar, hem de her nevi iyiliklere sevkeder. “Din, insan ihtiraslarını frenliyen en kuvvetli mânevî bir dizgindir.” * Din sayesinde Allah’ın herşeyi bileceğini, hiçbir şeyin ondan gizlenemeyeceğini idrâk eden insanda kuvvetli bir irâde hâsıl olur. Böyle kuvvetli irâde ve seciye sahibi kişilerden meydana gelen bir cemiyette ise, âsâyiş ve istikrar, nizam ve âhenk bulunur. * Din her türlü ahlâkî fazîletin kaynağıdır. İnsanlık için dinin getirdiği ahlâkî sistemin ehemmiyeti çok büyüktür.

Aleksi Betran şöyle der: “Dindar kimselerde mevcut olan îman, ahlâk için pek kıymetli bir istinad noktasıdır.” Bir milletin ahlâkî yönden alçalması kadar müdhiş bir felâket yoktur. Tarih boyunca pek çok milletler, ahlâken tefessüh ettikleri için batmış, tarih sahnesinden silinip gitmişlerdir. 4. Dinsizlik, herşeyden önce ahlâk fikrini yıkar. Çünkü din olmadığı takdirde, ahlâk için hiçbir yaptırıcı güç kalmadığından, dinsizlik her türlü kötülüğün yayılmasına ve genişlemesine ve neticede cemiyetin çökmesine sebeb olur. Dinsizlik, aynı zamanda hukuk fikrini de ortadan kaldırır. Kendini herhangi bir ahlâkî müeyyideye bağlı hissetmeyen dinsiz insan, hiçbir hak ve hukuku yerine getirmez. Eline fırsat geçtiğinde zulüm yapmaktan, gasbetmekten, her türlü kötülüğü işlemekten geri durmaz. “Maddeye tapan ve şehvetlerine esîr olan dinsiz insanda, insanlık seciyeleri silinmekte; fazîlet, ferâgat ve fedakârlık yerine feci bir ‘BOŞVER’ zihniyeti hâkim olmaktadır. Bu zihniyet ise, bir cemiyet için felâkettir.

Free Image Hosting At site
Free Image Hosting At site
Uncategorized Kategorisindeki Diğer Haberler
ZAYIFLAMA
Linkler
- evden eve nakliyat - sitemap çeviri tıbbi çeviri betsson rental home insurance San Diego Lida emlakçı emlak gayrimenkul ankara evden eve nakliyat casus telefon Estetik ( hd video clipMakale Yazıları ) fix it pro ab rocket Biber Hapı kilovertr.com komik ve yalan haberler travel yemek tarifleri Kemal Kılıçdaroğlusağlıkelectronics directoryprefabrik ModaFan to Travel
evden eve nakliyat evden eve nakliyat
----------------------------------- A good
online casino is one that makes an extra special effort in ensuring that the online players visiting the casino website have a fun and satisfying gambling experience. In this way the online casino can ensure that the players will come back for more fun gambling and games