<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Makale Oku Sağlık Diyet Rejim Forex Kadın &#187; Cinsel</title>
	<atom:link href="http://www.makale.us/category/cinsel/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.makale.us</link>
	<description>Güncel yeni eklenen köşe yazıları</description>
	<lastBuildDate>Tue, 17 May 2011 07:16:33 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>İlk Ayından Doğuma Kadar Hamilelik</title>
		<link>http://www.makale.us/ilk-ayindan-doguma-kadar-hamilelik.html</link>
		<comments>http://www.makale.us/ilk-ayindan-doguma-kadar-hamilelik.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 11 Aug 2009 23:17:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel]]></category>
		<category><![CDATA[belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[doktory]]></category>
		<category><![CDATA[hamile]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[makalesi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık makale]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.makale.us/?p=220</guid>
		<description><![CDATA[İlk 3 ay ilaç kullanımına dikkat
Hamilelik döneminde ilaç kullanımı gebelik ve bebek üzerinde istenmeyen sonuçlara yol açabilir. Fark edilmeden ilaç kullanıldığında ya da ilaç kullanımı gerektiğinde mutlaka bir uzmana başvurmak gerekiyor.Röntgen ışınları, alkol ve sigarada  gebelikte uzak durulması gerekenler listesinde
6&#8242;ncı haftada anne adayında ne tür değişiklikler olur?
Bu haftada anne adaylarının içinde hayal edemeyeceğiniz kadar hızlı çalışan bir fabrika var! Embriyonun tek tek her hücresi sürekli faaliyet halindedir. Buna bağlı olarak anne adayında bazı şikayetler yavaş yavaş ortaya çıkar. Özellikle sabah bulantıları hatta kusma yakınması olabilir. Eskiden cezbedici yemek, parfüm kokuları ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.makale.us/wp-content/uploads/2009/08/101_hamile-bebekjpg.jpg"><img src="http://www.makale.us/wp-content/uploads/2009/08/101_hamile-bebekjpg-300x185.jpg" alt="" title="101_hamile-bebekjpg" width="300" height="185" class="alignright size-medium wp-image-803" /></a>İlk 3 ay ilaç kullanımına dikkat</strong></p>
<p><a title="hamilelik dönemi" href="http://www.makale.us">Hamilelik dönemi</a>nde ilaç kullanımı gebelik ve bebek üzerinde istenmeyen sonuçlara yol açabilir. Fark edilmeden ilaç kullanıldığında ya da ilaç kullanımı gerektiğinde mutlaka bir uzmana başvurmak gerekiyor.Röntgen ışınları, alkol ve sigarada  gebelikte uzak durulması gerekenler listesinde</p>
<p><strong>6&#8242;ncı haftada anne adayında ne tür değişiklikler olur?</strong><br />
Bu haftada anne adaylarının içinde hayal edemeyeceğiniz kadar hızlı çalışan bir fabrika var! Embriyonun tek tek her hücresi sürekli faaliyet halindedir. Buna bağlı olarak anne adayında bazı şikayetler yavaş yavaş ortaya çıkar. Özellikle sabah bulantıları hatta kusma yakınması olabilir. Eskiden cezbedici yemek, parfüm kokuları artık tiksinti verebilir. Aslında tüm bu kokular yine eskisi gibidir. Ama gebelik hormonları beyindeki bulantı merkezini uyararak bu değişikliğe yol açar.</p>
<p><strong>Peki, bebeğin gelişimi nasıldır?</strong><br />
6&#8242;ncı haftanın sonunda embriyonun boyu 5 milimetre kadardır. Bu dönemde çok hızlı bir büyüme ve değişim söz konusudur. Göz ve kulak taslakları meydana gelmiştir. Embriyonun kalbi atmaya başlar. Ancak damarlar tam anlamıyla gelişmediğinden tam bir dolaşım olmaz. Kalp kapakçıkları gelişmeye başlar.</p>
<p><strong>7&#8242;nci haftada bebek, anne karnında ne durumdadır?</strong><br />
Bu haftanın sonunda bebeğin boyu bir fasulye tanesi kadar olur. Eğer rahimin içine direkt bakma ya da bir kamera yerleştirme şansınız olsaydı göreceğiniz tıpkı bir fasulye tanesi gibi bir cisim olacaktı. Bu fasulyenin tepe kısmına<br />
dikkat ettiğinizde iki   küçük siyah noktacığı fark edebilecektiniz, işte bu iki küçük nokta bebeğinizin gözleri olacaktır, hatta gözün ağ tabakası olan retina oluşmaya başlar. Biraz daha kenarda yer alan topluiğne başından küçük çukurluklar da kulaklar olarak gelişecektir. Bu organlar hem denge hem de işitmede görev alır. ilkel bir ağız ve dil fark edilebilir. Yine bu haftada kol ve bacak tomurcukları  oluşmaya başlar, ince bir tabaka halinde deri belirir. Beyin 3 ana kısma ayrüır. Tiroid bezi gelişimini sürdürür, lenfatik sistem ilk defa oluşmaya başlar. Kalp kan hücreleriyle dolar. Kan dolaşımı başlar. Şimdilik iki bölümden oluşan kalp dakikada 150 defa atar. Ultrasonla bebeğini kalp atımını doktor anneye dinletebilir. Akciğer gelişimi devam eder. Safra kesesi, mide, bağırsaklar ve pankreas gelişimini sürdürür. Plasentadan gelen kan karaciğere ulaşır. Dışarıdan anne adayınm hamile olduğunu fark ettirecek hiçbir değişim yoktur. Bu dönemde 1-2 kilo alınabilir ya da verilebilir. Her iki durum da normaldir. Gebeliğin erken belirtileri yavaş yavaş azalmaya başlar, buna karşın bulantı ve kusmalar artabilir. Bu şikayetler özellikle sabah erken saatlerde daha fazla olur.</p>
<p><strong>8&#8242;inci haftada bebekteki değişiklikler nelerdir?<br />
</strong>Bebek hâlâ embriyo olarak adlandırılır. Bunun nedeni alt kısmmda kuyruğa benzer bir çıkıntının olmasıdır. Gelişen bebekte küçülen tek bölüm bu çıkıntıdır. Diğer bölümler ise süratle büyümeye devam eder. Özellikle beyin ve kafa hızla büyür. Göz kapakları kıvrım şeklinde ayırt edilebilir. Alt çene belirginleşmeye başlar. Omurilik gelişimini sürdürür. Burnun ucu oluşur. Dişetlerinin altında dişler gelişimini başlatır. Yemek borusu farklılaşır ve nefes borusundan ayrüır. Kalp içinde kapakçıklar fark edilmeye başlar. Kalbin 4 odacığı ayırt edilebilir. Akciğerler yemek borusunun iki yanında yer alırlar. Böbrek oluşmaya başlar. Kollar silindirik şekilde uzamaya başlarken uçlarında el ayaları belirmeye başlar. Bu haftada anne adayında da bazı değişiklikler olur. Gebelik  öncesinde kapalı bir yumruk kadar olan rahim artık neredeyse portakal kadar olur. Rahimdeki bu büyümeler  zaman zaman kramplara sebep olabilir. Hormonal değişimlere bağlı olarak cilt yağlanır, sivilceler ortaya çıkabilir. Psikolojik  durum yavaş yavaş düzelir, gebelik kabullenilir. Anne adayı artık gebeliğe alışmaya başlar.</p>
<p><strong>9&#8242;uncu haftada hamilelik gelişimi nasıldır?</strong><br />
Embriyonun kuyruğu iyice kaybolur. Kıkırdak ve kemik dokuları oluşmaya başlar. Beyin hâlâ daha en büyük organdır. Yutak belli olmaya başlar. Kulak kepçesi farklılaşır. Gözde retina iyice belli olabilir. Göz kapakları fark edilebilir. Burun delikleri belirir. Koku almaya yarayan sinir oluşur. Yemek borusu uzar ve kalpten çıkan kan iki ayrı yönde pompalanmaya başlar. Meme uçları belirgindir. İnce bağırsaklar uzar, böbrek oluşumu tamamlanır ve ilk kez idrar üretmeye başlar. îlkel cinsiyet hücreleri oluşmaya başlar. Dış genital organların farklılaşması<br />
Anne adayının ise ikinci adet dönemi de gecikmiştir. Belirgin bir kilo artışı olmasa da memeler büyür, dolgunluk ve hassasiyet olur. Bu dönemde destekleyici sutyen giymeye başlamak gerekebilir. Mide içeriğinin yemek borusuna kaçması sonucu yanma hissi olabilir. Bu dönemde günlük kalori gereksinim yaklaşık 300 kalori artar.</p>
<p><strong>Bebek ne zaman hareket etmeye başlar?</strong><br />
10&#8242;uncu haftada bebek artık su kesesi içinde hareket etmeye başlar, ancak bu hareketleri anne adayı hissetmez. Bu haftada kafa dik durumdadır ve iç kulakta denge sağlayan kısımlar gelişir. Dudakların gelişimi tamamlanır. Gözler kapalıdır. Kalp gelişimini büyük ölçüde tamamlar. Ayak parmakları ve tırnakları belli olur. Kız bebeklerde klitoris erkek bebeklerde ise penis gelişir. Bu dönemlerde anne adayının duygu durumunda dalgalanmalar çok sık görülür. Kendilerini bazen melankolik bazen de çok mutlu hissedebilirler. Bu çok normal bir durumdur.</p>
<p><strong>Gebelikte ilaç kullanımı tehlikeli mi?</strong><br />
ilk 3 ay bebeğin organ gelişiminin kritik olduğu dönemdir. Bu süreçte organ oluşumunu etkileyecek ilaç, enfeksiyonlar, kimyasal ve çevresel faktörler embriyoda kalıcı, geri dönüşümsüz etkiler yaratabilir. Bu dönemde özeUikle kanı sulandırmakta kullanılan bazı ilaçlar (warfarin), retinoidler, bazı hormonlar (DES), kanser tedavisinde kullanılan ilaçlar, bazı antibiyotikler, mantar tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar kullanılmamalı. Ayrıca alkol ve sigaradan da kesinlikle uzak durulmalı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.makale.us/ilk-ayindan-doguma-kadar-hamilelik.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğum kontrol hapları kısırlık yapar mı?</title>
		<link>http://www.makale.us/dogum-kontrol-haplari-kisirlik-yapar-mi.html</link>
		<comments>http://www.makale.us/dogum-kontrol-haplari-kisirlik-yapar-mi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 03 Aug 2009 01:51:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel]]></category>
		<category><![CDATA[bayan]]></category>
		<category><![CDATA[Doğum kontrol hapı]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadın hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[oku]]></category>
		<category><![CDATA[Saglık]]></category>
		<category><![CDATA[sor]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[yazı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.makale.us/?p=174</guid>
		<description><![CDATA[Doğum kontrol hapıyla ilgili ençok merak edilen konu hapların kısırlık yapıp yapmadığı.Araştırmalara göre endişeler gereksiz çünkü hapları kestikten 1 ay sonra gebe kalma yeteneği geri geliyor. Hap bırakıldıktan sonra oluşan gebeliklerde düşük riskindede artış olmuyor.
Haplar kalp krizi riskini artırır mı?
Araştırmalar, yeni düşük doz östrojen ve progesteron içeren hapların kullanımıyla kalp krizi arasında olumsuz bir ilişki göstermiyor.
Hatta bu hapların lipid ve kolesterol üzerinde olumlu etkilerinin olduğu belirtiliyor.
Eski yüksek doz haplarda yüzde 5 oranında yüksek tansiyon riski ortaya çıkıyordu.
Yeni düşük doz haplarda zaman zaman tansiyon yükselmeleri görülmekle beraber, klinik olarak anlamlı bir ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-185" title="fft20_mf90343" src="http://www.makale.us/wp-content/uploads/2009/08/fft20_mf90343-300x200.jpg" alt="fft20_mf90343" width="300" height="200" />Doğum kontrol hapıyla ilgili ençok merak edilen konu hapların kısırlık yapıp yapmadığı.Araştırmalara göre endişeler gereksiz çünkü hapları kestikten 1 ay sonra gebe kalma yeteneği geri geliyor. Hap bırakıldıktan sonra oluşan gebeliklerde düşük riskindede artış olmuyor.</p>
<p><strong>Haplar kalp krizi riskini artırır mı?</strong><br />
Araştırmalar, yeni düşük doz östrojen ve progesteron içeren hapların kullanımıyla kalp krizi arasında olumsuz bir ilişki göstermiyor.<br />
Hatta bu hapların lipid ve kolesterol üzerinde olumlu etkilerinin olduğu belirtiliyor.<br />
Eski yüksek doz haplarda yüzde 5 oranında yüksek tansiyon riski ortaya çıkıyordu.<br />
Yeni düşük doz haplarda zaman zaman tansiyon yükselmeleri görülmekle beraber, klinik olarak anlamlı bir hipertansiyon rapor edilmedi.</p>
<p><strong>Doğum kontrol haplarının içinde ne var?</strong><br />
30 yılı aşkın bir süredir piyasada olan, bugün dünyada 60 milyon kişi tarafından kullanılan güvenilir bir yöntem.<br />
Doğum kontrol hapları östrojen ve progesteron denilen iki hormon içerir.<br />
Bu hormonlar normalde kadınların yumurtalıklarında üretilir.<br />
Ancak doğum kontrol hapı içinde östrojen ve progesteronun laboratuvar ortamında üretilen türevleri var.</p>
<p><strong>Bu hormonlar zararlı mı?</strong><br />
Modern doğum kontrol hapları, düşük düzeylerde hormon içerir.<br />
Bileşimlerinde insan bünyesine yabancı hiçbir madde yok.<br />
Bugünkü haplarda 20 yıl öncesine göre 3-5 kez daha az östrojen ve 5-10 kez daha az progesteron var.<br />
Yan etkiler yeni haplarda önemli derecede azaltıldı. Bu nedenle korkulacak bir durum yok.</p>
<p><strong>Haplar gebelikten nasıl korur?</strong><br />
Hamilelik kadın yumurtalıklarının ürettiği yumurtanın erkek sperm hücresiyle birleşip döllenmesi sonucu meydana gelir.<br />
Doğum kontrol hapları vücutta bulunan hormonlar gibi çalışır.<br />
Vücut nasıl hamile kaldıktan sonra, hamilelik olan hastalarda bile kontrollü olmak şartıyla kullanılabiliyor.<br />
Hormonları aracılığıyla yumurtalıkların yumurta üretmesine engel oluyorsa, doğum kontrol hapı da benzer bir etki göstererek yumurtlamayı önler.<br />
Yumurtlama olmazsa, erkeğin spermiyle yumurtanın birleşmesi gerçekleşmez ve böylece gebelik önlenir.</p>
<p><strong>Başarı oranı yüksek mi?</strong><br />
Doğum kontrol haplarının etkinliği çok yüksek. Başarısızlık oranı binde 1.</p>
<p><strong>Nasıl kullanılır?</strong><br />
Her kutuda 21 adet hap var. Bu haplara adetin l&#8217;inci günü başlanır ve 21 gün süreyle hiç ara vermeden her gün 1 adet kullanıhr. l&#8217;nci kutu bitince 7 gün ara verilir (bu süre içinde adet görülür), 1 hafta sonra 2&#8242;nci kutuya başlanır.<br />
Örneğin l&#8217;inci kutu çarşamba bittiyse 2&#8242;nci kutuya öteki hafta perşembe başlanır.</p>
<p><strong>Hap unutulursa ne olur?</strong><br />
Düzensiz adet kanaması görebilir ve gebe kalabilirsiniz.<br />
Hapı saatinde almayı unutmak herhangi bir problem yaratmaz.<br />
Ancak bu durum alınması gereken saatten sonraki 12 saat içinde fark edilirse unutulan hap, bu süreyi geçirmeden alınmalı.<br />
Ve bir sonraki hap her zamanki saatinde kullanılmalı.<br />
İki hapın alınması arasındaki zaman 36 saatten fazla olursa güvenirlilik artık tam olmaz.<br />
Böyle bir durumda bir sonraki adet kanamasına kadar prezervatif gibi ek tedbirler kullanmalı.<br />
Unutulan haplar atlanarak, geri kalan haplara adet düzensizliğine yol açmamak için devam edilmeli.</p>
<p><strong>Peki şeker hastalığı yapar mı?<br />
</strong>Eski yüksek doz östrojen içeren haplarda gizli şeker, şeker seviyelerinde artış görülebiliyordu.<br />
Yeni haplarda bu risk yok.<br />
Ancak insüline bağımlı şeker hastalarına, hap dışında başka bir doğum kontrol yöntemi öneriyoruz.<br />
Çünkü haplar bu hastalarda kanm pıhtılaşma riskini artırabiliyor.</p>
<p><strong>Safra kesesi taşlarına yol açıyor mu?<br />
</strong>Safra taşları ilk 2 yıl kullanımda artar, 4&#8242;üncü yılda ise normale döner.<br />
Aslmda bu artış sadece safra taşlarına eğilimli olan kişilerde görülür.<br />
Normalde hapların böyle bir etkisi yok.<br />
Ancak doğum kontrol hapları akut karaciğer hastalığı olanlarda ve safra yolları tıkalı olan kişilerde kullanılmamalı.<br />
Çünkü siroz ya da geçirilmiş bir sarılık doğum kontrol hapları ile yeniden alevlenebilir.</p>
<p><strong>Hapın yan etkileri neler?<br />
</strong>Kritik aylarda bazı kadınlarda bulantı, memelerde hassasiyet, baş ağrısı gibi şikayetler görülebilir.<br />
Ama bunlar bir süre sonra kendiliğinden kaybolur.<br />
Ayrıca bazı hastalarda ilk 3 ay ara kanama olabilir.<br />
Gerekirse bu kanama uzman bir hekim tarafından uygun şekilde tedavi edilebilir.</p>
<p><strong>Cinsel isteği azaltır mı?</strong><br />
Hayır, hapların cinsel istek üzerinde olumsuz bir etkisi yok.<br />
Aksine geri çekme, takvim yöntemi gibi geleneksel yöntemler kullanılmayacağı için cinsel yaşam daha güvenli olur.<br />
Kadınlar korunduklarından emin oldukları için, kendilerini daha rahat hissederler.<br />
Bu da cinsel yaşamlarını olumlu yönde etkiler.</p>
<p><strong>Depresyon yapar mı?<br />
</strong>Depresyon çok nadir görülen bir etki. Ama depresyonda olanlara doğum kontrol hapı önermiyoruz.</p>
<p><strong>Kısırlığa sebep olur mu?<br />
</strong>Hayır. / <a title="Doğum kontrol hapı" href="http://www.makale.us">Doğum kontrol hapı</a> bırakıldıktan sonra gebe kalmada hafif bir gecikme olmakla birlikte, l&#8217;inci yılın sonunda yüzde 75.2, 2&#8242;nci yılın sonunda yüzde 90 kadm gebe kalabiliyor.<br />
Daha önce hiç hamile kalmamış olsanız bile hapı güvenle kullanabilirsiniz.</p>
<p><strong>Hap bırakıldıktan ne kadar süre sonra hamile kalınabilir?</strong><br />
Kullanmayı bıraktıktan 1 ay sonra hamile kalmanızda hiçbir sakınca yok.<br />
Hap bırakıldıktan soma oluşan gebeliğin seyri normal gebelikle aynı. Sakat bebek doğurma ve düşük riskinde artış olmuyor.</p>
<p><strong>Hap kullananlar düzenli doktor kontrolden geçmeli mi?<br />
</strong>Düşük dozlu hapların güvenirliliği nedeniyle hap kullanan hastaların yılda 1 kez kontrolden geçmesi yeterli.<br />
Başlangıçta iyi bir muayene, tansiyon ölçümü, idrar tahlili, meme muayenesi, karaciğer fonksiyon testleri, pelvik muayene ve smear testi yapılması gerekli.<br />
Risk faktörü olan kadınlar ise 6 ayda bir doktora gitmeli.<br />
Yan etkiler ya da şikayetler olduğunda doktora danışılmalı, gerektiğinde ilacın ya da yöntemin değiştirilmesine karar verilmeli.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.makale.us/dogum-kontrol-haplari-kisirlik-yapar-mi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vajinal Duş Nedir?</title>
		<link>http://www.makale.us/vajinal-dus-nedir.html</link>
		<comments>http://www.makale.us/vajinal-dus-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 30 Jul 2009 16:25:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[makale oku]]></category>
		<category><![CDATA[Saglık]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık makales]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[sor]]></category>
		<category><![CDATA[uzman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.makale.us/?p=150</guid>
		<description><![CDATA[Vajinal duş nedir?
Vajinal akıntı ya da diğer materyalin lekanik olarak temizlemek için vajina çini basınçlı su ya da başka bir sıvıyla yıkamak anlamına gelir.
Öte yandan vajinal duş için kullanılan çeşitli parfümlü meteryal ya da ilaçlar da mevcuttur.
Kadınlar neden vajinal duş yaparlar?
■ Adet kanaması sonrası vajinada kalan kanı temizlemek için,
■ Cinsel ilişki sonrası hamile kalmamak&#8217; ya da cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı (korunmak için (vajinal duş ne gebelikten korur ne de cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı koruma sağlar)
■ Vajinal kokuları azaltmak için. (Vajina bölgesinde kötü koku olan kadınlar rrutlaka jinekologlarını ziyaret ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Vajinal duş nedir?</strong><br />
Vajinal akıntı ya da diğer materyalin lekanik olarak temizlemek için vajina çini basınçlı su ya da başka bir sıvıyla yıkamak anlamına gelir.<br />
Öte yandan vajinal duş için kullanılan çeşitli parfümlü meteryal ya da ilaçlar da mevcuttur.</p>
<p><strong>Kadınlar neden vajinal duş yaparlar?</strong><br />
■ Adet kanaması sonrası vajinada kalan kanı temizlemek için,<br />
■ Cinsel ilişki sonrası hamile kalmamak&#8217; ya da cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı (korunmak için (vajinal duş ne gebelikten korur ne de cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı koruma sağlar)<br />
■ Vajinal kokuları azaltmak için. (Vajina bölgesinde kötü koku olan kadınlar rrutlaka jinekologlarını ziyaret etmeli.<br />
[ajinal duş durumu düzeltmek yerine daha kötüleşmesine neden olur.)<br />
■ Bazı kadınlar düzenli olarak vajinal duş yapmadıkları taktirde kendilerini temiz hissetmezler.<br />
■ Kronik vajinal mantar enfeksiyonu, ya da kronik bakteriyel enfeksiyon varlığında tıbbi olarak içerisinde bazı özel solüsyonlarla vajinal temizlik önerilebilir.<br />
■ Bu amaçla, yapılacak olan vajinal duş yalnızca doktor önerisiyle ve onun reçete edeceği solüsyonlarla yapılmalı.</p>
<p><strong>Vajinal duş sağlıklı mı?<br />
</strong>Bu sorunun tek ve kesin bir cevabı vardır:<br />
Hayır. Özellikle gebelikten korunmak için vajinal duş uygulaması son derece etkisiz bir yöntemdir.<br />
American Journal of Public Health dergisinde yer alan bir araştırmaya göre vajinal duş bir kadının hamile kalma olasılığını sadece yüzde 30 oranında azaltır.<br />
Düzenli yapılan vajinal duş kadının vajinadaki kimyasal dengesini bozarak enfeksiyonlara eğilimli hale gelmesine neden olur.<br />
Duş sırasında yeni mikroorganizmalann vajinaya girişine neden olunabilir.<br />
Bu mikroplar rahim ağzı, rahim ve tüplere ulaşarak ciddi enfeksiyonlara yol açabilir.<br />
Yapılan araştırmalar düzenli vajinal duş yapan kadınlarda bakteriyel vajinozis başta olmak üzere çeşitli vajinal enfeksiyonlarla cinsel yolla bulaşan hastalıklara daha fazla rastlanıldığını ortaya koyuyor.</p>
<p><strong>İltihabi hastalıklara neden olabilir mi?</strong><br />
Evet. Vajinal duş ciddi bir sorun olan pelvik iltihabi hastalığına (PID) sebep olabilir. Düzenli olarak vajinal duş yapan kadınlarda pelvik iltihabi hastalık geçirme riski yüzde 78 daha fazladır<br />
PID uzun dönemde kısırlık ve hatta tedavi edilmediği taktirde hayati tehlikeye neden olabilen bir durumdur.<br />
Bu nedenle rutin temizlik için düzenli vajinal duş yapılması sağlıklı değil ve günümüzde kesinlikle önerilmiyor.<br />
Vajinayı temizlemenin tek güvenli ve sağlıklı yolu vajinanın kendi kendini temizlemesine izin vermektir.<br />
Vajinadaki kimyasal denge çok hassastır ve bu dengedeki küçük sapmalar ciddi olumsuz etkilere neden olabilir.</p>
<p><strong>Vajina kendi kendini nasıl temizler?</strong><br />
Vajina kendi mukus salgısıyla kendi kendini doğal olarak temizleme yeteneğine sahiptir.<br />
Bu nedenle ilişki sonrası, tuvaletten sonra ya da yıkanırken vajina içini yıkamamaya özen gösterin.<br />
Dış bölgeleri temizlemek için ılık su ve parfümsüz beyaz sabun kullanabilirsiniz.<br />
<a title="doktor" href="http://www.makale.us">Doktor</a>unuz önermedikçe kadın hijyenine yönelik sabun, sprey, pudra türü maddelerin kullanımı yeterli bir vajinal temizlik için gerekli değildir.<br />
Üstelik bu tür maddeler vajinada tahrişe ve alerjik reaksiyona neden olabilir.</p>
<p><strong>Kadınlar hangi durumlarda doktora başvurmalı?</strong><br />
■ Vajinada ağn,<br />
■ Vajinada yanma hissi,<br />
■ Vajinada kaşınma.<br />
■ Vajinadan kötü koku gelmesi,<br />
■ drar yaparken yanma,<br />
■Normal akıntıdan daha farklı türde ve renkte içinde peynir kesiği ya da kireç benzeri parça içeren akıntı varsa doktora başvurulmalı.<br />
Muayeneye gitmeden önce asla vajinal temizlik yapılmamalı.<br />
Bu tür bir temizlik vajinal akıntıyı uzaklaştırarak jinekologun tanıya ulaşmasını güçleştirir.</p>
<p><strong>Cinsel tiksinme bozukluğu nedir?</strong><br />
Sürekli ve tekrarlayan bir biçimde cinsel bir partnerle tüm cinsel temaslara karşı, tiksinme ve kaçınmadır.</p>
<p><strong>Sebepleri nelerdir?</strong><br />
Bazı kadınlar cinsel ilişkinin çeşitli kısımlarından iğrenebilir.<br />
Öpüşmekten, vücut sıvılarından ya da kokularından rahatsız olan birinde cinsel tiksinme bozukluğu gelişebilir.<br />
Özellikle temizlik takıntıları olan ve bunu rahat ifade edemeyen bir kadında, mesela eşinin dişlerini fırçalamıyor oluşu tiksinme duyguları uyandırabilir.<br />
Çiftlerin ilişkilerinde hoşlarına giden şeyleri söylemeleri kadar, kendilerini rahatsız eden şeyleri ifade edebilmeleri de keyifli bir cinsel yaşam için son derece önemli.<br />
Cinsel tiksinme bozukluğu olan bir kadın hastam, eşinin sevişirken kulağını emmesi sırasında çıkan seslerden çok rahatsız olduğu halde, kocasını incitmemek için yıllarca buna katlanmaya çalışmış ama sonunda kadında cinsel tiksinme bozukluğu gelişmişti.<br />
Bu çiftte cinsel iletişimlerini artırmak cinsel sorunlarının giderilmesi için yeterli olmuştu.<br />
Bu arada özellikle çocuklukta ve ergenlik döneminde yaşanan travmatik cinsel deneyimler de bu soruna yol açabilir.<br />
Cinsel travmanın önde olduğu vakalarda seks terapisinden önce travmaya yönelik bireysel terapiler gerekebilir.</p>
<p><strong>Nasıl tedavi edilir?</strong><br />
Cinsel tiksinme bozukluğu yaklaşık iki ay süren seks terapileriyle tedavi edilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.makale.us/vajinal-dus-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kısırlık ve Tüp Bebek Hakkında Bilgiler</title>
		<link>http://www.makale.us/kisirlik-ve-tup-bebek-hakkinda-bilgiler.html</link>
		<comments>http://www.makale.us/kisirlik-ve-tup-bebek-hakkinda-bilgiler.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 30 Apr 2009 22:18:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel]]></category>
		<category><![CDATA[kısır kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[kısır kızlar]]></category>
		<category><![CDATA[kısır makale]]></category>
		<category><![CDATA[kısırlık belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[Kısırlık hakında]]></category>
		<category><![CDATA[kısırlık nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[kısırlık nedir]]></category>
		<category><![CDATA[kısırmıyım?]]></category>
		<category><![CDATA[makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[maklesini oku]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık makalesi]]></category>
		<category><![CDATA[tüp bebek]]></category>
		<category><![CDATA[tüp bebek nasıl yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[tüp bebek nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.makale.us/?p=103</guid>
		<description><![CDATA[
İdeal Gebelik Yaşı 20-30 Arası
İlerleyen yaş kadının doğurganlığını olumsuz etkiliyor.35 yaşından sonra gebelik kapasitesi ciddi biçimde azalıyor, düşük ve problemli gebelik oluşma riski arttıyor.Uzmanlara göre gebelik için en ideal yaş 20-30 arası.
Kadınların Doğurgan Olup Olmadıklarını Gösteren Testler Var mı?
Evet var.
Adetin 3. günü yapılan hormonal testler (FSH,LH,estradiol,AMH,inhibin b,fragil x testi,otoimmün adrenal antikorları) kadının doğurganlığı hakkında önemli bilgi verir.
Ayrıca ultrasonla yumurtalıklarda antral folikül (yumurtalık rezervi) incelemesi doğurganlık hakkında fikir sahibi olmamızı sağlar.
Kadınlar Çocuk Sahibi Olmayı Nekadar Erteleyebilir?
Bu sorunun cevabı kişiden kişiye değişeceği içinhekim yardımı almak önemli.Önce kariyer sahibi olmak,sağlıklı bir ilişkiyi beklemek,ekonomik ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.makale.us/wp-content/uploads/kisirlik.jpg" alt="Kısır Tüp bebek resmi" /><br />
<strong>İdeal Gebelik Yaşı 20-30 Arası</strong></p>
<p>İlerleyen yaş kadının doğurganlığını olumsuz etkiliyor.35 yaşından sonra gebelik kapasitesi ciddi biçimde azalıyor, düşük ve problemli gebelik oluşma riski arttıyor.Uzmanlara göre gebelik için en ideal yaş 20-30 arası.</p>
<p><strong>Kadınların Doğurgan Olup Olmadıklarını Gösteren Testler Var mı?</strong></p>
<p>Evet var.<br />
Adetin 3. günü yapılan hormonal testler (FSH,LH,estradiol,AMH,inhibin b,fragil x testi,otoimmün adrenal antikorları) kadının doğurganlığı hakkında önemli bilgi verir.<br />
Ayrıca ultrasonla yumurtalıklarda antral folikül (yumurtalık rezervi) incelemesi doğurganlık hakkında fikir sahibi olmamızı sağlar.</p>
<p><strong>Kadınlar Çocuk Sahibi Olmayı Nekadar Erteleyebilir?</strong></p>
<p>Bu sorunun cevabı kişiden kişiye değişeceği içinhekim yardımı almak önemli.Önce kariyer sahibi olmak,sağlıklı bir ilişkiyi beklemek,ekonomik olarak hayatı bir güvenceye almak,eşler arasında uyumun tam oturduğuna inandıktan sonra çocuk yapma arzusu kabul edilebilir.Makul nedenlar ama çocuk yapmayı nekadar geciktirebilirim? sorusunun cevabını mutlaka doktordan almakta yarar var. Her kadının yumurtalık rezervi farklı. Yumurtalık rezervi yumurta sayısı ve kalitesini doğrudan etkileyeceği için rezervin bilinmesi önemli.Rezerv tayinini tespit etmenin çeşitli yolları var. Hastanın hikayesi, annesinin,teyzesinin adetten kesilme yaşı, adet düzenin öğrenilmesi gerekir.Bazı laboratuvar testleri ve ultrasonla yumurtalıkların büyüklükleri ve içerdikleri küçük kist sayısının tespiti bize yumurtalık rezervi konusunda ışık tutar.Dolayısıya doktor muayenesi sonrası kadın,yumurtalık rezervi konusunda bilgi sahibi olur.Nekadar oyalanabileceği sorusuna cevap bulmuş olur.Bu arada basit olması sebebiyle eşinin de sperm tetkiki yaptırmasında yarar var.</p>
<p><strong>İdeal Gebelik Yaşı Nedir?</strong></p>
<p>İdeal gebelik dönemi hem fiziksel hem de psikolojik olgunluğa erişilen 20-30 yaşları arasındadır.Ancak günümüzde giderek daha fazla kadın pek çok nedenden dolayı gebeliği 30 yaş sonrasına erteliyor.30 yaşın altındaki kadınlarda her ay gebe kalabilme olasılığı %20 dolayındayken,<br />
40 yaşın üzerinde bu oran sadece %5 tir.<br />
35 yaşın üzerindeki evli çiftlerdüzenli ilişki kurmalarına rağmen gebe kalamadıkları taktirde hekime başvurmak için 6 aydab fazla beklememeli.<br />
25 yaşındaki bir kadın genellikle 2-3 ay içinde gebe kalabilirken, 35 yaşın üzerindeki normal kadınlarda bu süre 6 aydan daha uzun sürebilir.<br />
Düşük yapma riski ise 30 yaşına kadar %10,<br />
30&#8242;lu yaşlarda %13<br />
40&#8242;lu yaşlarda ise %34 e yükselir ve elde edilen gebeliğin sağlıklı bir şekilde ilerlemesi zorlaşır.<br />
35 yaşından sonra gebelik kapasitesi ciddi bir biçimde düşer.Ek olarak üretilen yumurtaların genetik kalitesi bozulduğundan olası gebeliklerin düşükle veya kromozom anomalili bebekle sonuçlanma olasılığı artar.Yaşla birlikte hem yumurta sayısı azalır,hem de bu yumurtaların kalitesi düşer.Bu da yumurtaların sperm tarafından döllenebilme (fertilizasyon) yeteneğinin azalması anlamına geliyor.<br />
Ayrıca döllenme olsa bile,oluşan embriyolarda genetik hastalık riski artar.Örneğin ileri yaşlarda doğum yapan kadınların çocuklarında Down sendromu (mongolizm) riski yükseliyor.</p>
<p><strong>Yaş İlerledikçe Gebelik Elde Edilmesini Zorlaştıran Nedenler Neler?</strong></p>
<p>Yumurtaların yaşlanması: Doğduklarında kız çocukların yumurtalıklarında yaklaşık 400 bin adet yumurta bulunur.Doğumdan sonra yumurta üretimi olmaz ve kadının yaşı ilerledikçe yumurtalar da yaşlanır.</p>
<p>Döllenme oranında azalma: Yaş ilerledikçe yumurtanın spermle döllenebilme ve döllendikten sonra iyi kalitede bir embriyo oluşturma şansı azalır.Elde edilen gebeliklerin düşükle sonlanma ihtimali artar.<br />
Ergenlikten itibaren yumurtaların sayısında azalma olur.Yaş ilerledikçe yumurtalıkların yaşlanması,yumurtaların spermler tarafından döllenme oranında azalma,rahim iç zarının döllenen yumurtayı tutma yeteneğinin azalması gibi sorunların oluştuğu biliniyor.</p>
<p>Rahim döllenen yumurtayı tutma yeteneğinin azalması: İlerleyen yaşla endometriumun ( rahim iç tabakasının) döllenen yumurtayı tutma yeteneğini azalır.</p>
<p>Endometriyozis ve miyomların artması: Yaş ilerledikçe karın içinde kanamalar yaparak kısırlığa neden olan endometriyozis hastalığı ve rahim içinde yer kaplayan miyomlar daha sık görülür.Ayrıca 40 yaşına gelene kadar birçok kadının başından doğurganlığını etkileyebilecek kadınlık organlarıyla ilgili sorunlar ortaya çıkabiliyor.Tüpleri tıkayabilen iltihaplar,dış gebelik apandisit ya da değişik nedenlere bağlı ameliyatlar gibi.</p>
<p><strong>Erkeklere ilk yapılan test nedir?</strong></p>
<p>İlk test spermiogramdır(sperm testi). 3-5 günlük cinsel perhiz sonrası yapılır.Test sonunda sperm sayısı,hareketlilik oranı,yapısal şekil bozukluğu oranı hakkında bilgi edinilir.Sonuca göre sperm kültür,sperm canlılık testi,kanda bakılan hormonal değerlendirme yapılabilir.Ayrıca testisler ve bunları besleyen damarlar ultrasonla incelenebilir.</p>
<p><strong>Erkek Kısırlığının Sebepleri Neler?</strong></p>
<p>Hiç sperm olmamasına azospermi deniyor.Azospermik erkeklerde öncelikle ürolojik muayene yapıyoruz.Sperm yokluğu ya spermin yapılamamasından kaynaklanır ya da üretilen spermin taşınamamasından.Eğer taşıma kanallarında tıkanıklık varsa sperm kolay işlemlerle testislerden elde edilir.Eğer yapımla ilgili şüphemiz varsa genetik ve hormonal tahliller istiyoruz.Tüm testler sonucu sperm bulma ihtimalimiz oluşursa ozaman tedaviye başlar ve mikro-TESE yöntemini uygularız.Bu son teknoloji bir sperm arama yöntemidir.Başarısı çok yüksektir.Sperm bulunursa yumurtalar toplanır ve tüp bebek yöntemi yapılır.Böylece sperm üretim bozukluğu olan lişilerde çocuk sahibi olabilme şansını yakalar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.makale.us/kisirlik-ve-tup-bebek-hakkinda-bilgiler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kısırlık Tedavisi,Nedenleri ve Testi</title>
		<link>http://www.makale.us/kisirlik-tedavisinedenleri-ve-testi.html</link>
		<comments>http://www.makale.us/kisirlik-tedavisinedenleri-ve-testi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 29 Apr 2009 11:14:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel]]></category>
		<category><![CDATA[kadın sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[kısırlık]]></category>
		<category><![CDATA[kısırlık belritisi]]></category>
		<category><![CDATA[kısırlık makale]]></category>
		<category><![CDATA[kısırlık nasıl anlaşılır]]></category>
		<category><![CDATA[kısırlık nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[kısırlık nedir]]></category>
		<category><![CDATA[kısırlık sebepleri]]></category>
		<category><![CDATA[kısırlık testi]]></category>
		<category><![CDATA[makale oku]]></category>
		<category><![CDATA[makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[makalesi]]></category>
		<category><![CDATA[Saglık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.makale.us/?p=94</guid>
		<description><![CDATA[Adet düzensizliği kısırlığa işaret
Yumurtlama bozukluğunun belirtileri neler?
Yumurtlama,üreme çağında olan kadınların vücutlarının en temel işlevlerinden biri.Yumurtlamanın olmaması, kısırlığın en önemli ve en sık sebeplerinden biri olarak karşımıza çıkıyor.Belirtileri ise şunlar:
Adet görememe
Çoğunlukla gecikme şeklinde olan adet düzensizliği
Tüylenme artışı ve kısırlık
Özellikle adet düzensizliği olanlar dikkatli olmalı.Sağlıklı bir kadın 28 günde bir adet görür.Adet düzenindeki 1-2 günlük oynamayı normal kabul ediyoruz. Fakat 2 ya da 3 ayda bir adet görenler mutlaka doktora başvurmalı.
Yumurtlama bozukluğu tedavi edilmezse ne tür sonuçlar doğurur?
Adet düzensizlikleri, tüylenme artışı, saçlarda dökülme, akne (sivilceler), rahim içi kalınlaşması gibi sorunlara yol açar.Ayrıca ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Adet düzensizliği kısırlığa işaret</strong></p>
<p><strong>Yumurtlama bozukluğunun belirtileri neler?</strong></p>
<p>Yumurtlama,üreme çağında olan kadınların vücutlarının en temel işlevlerinden biri.Yumurtlamanın olmaması, kısırlığın en önemli ve en sık sebeplerinden biri olarak karşımıza çıkıyor.Belirtileri ise şunlar:<br />
Adet görememe<br />
Çoğunlukla gecikme şeklinde olan adet düzensizliği<br />
Tüylenme artışı ve kısırlık<br />
Özellikle adet düzensizliği olanlar dikkatli olmalı.Sağlıklı bir kadın 28 günde bir adet görür.Adet düzenindeki 1-2 günlük oynamayı normal kabul ediyoruz. Fakat 2 ya da 3 ayda bir adet görenler mutlaka doktora başvurmalı.</p>
<p><strong>Yumurtlama bozukluğu tedavi edilmezse ne tür sonuçlar doğurur?</strong></p>
<p>Adet düzensizlikleri, tüylenme artışı, saçlarda dökülme, akne (sivilceler), rahim içi kalınlaşması gibi sorunlara yol açar.Ayrıca rahim kanseri,meme kanseri, kalp-damar hastalığı, tansiyon ve şeker hastalığı riskinde artışa sebep olur.</p>
<p><strong>Yumurtlama günleri nasıl tespit edilir?</strong></p>
<p>Düzenli adet göre kadınlara adetin 1’ince gününden itibaren sayılan 14’üncü gün muhtemel yumurtlama günüdür.Yumurtlama gününün tam kesin tahmin edilmediğini düşünürsek hesapladığımız bu günden 5 gün önce 5 gün sonra, gün aşırı ilişkiyle en yüksek gebelik oranı elde edilebilir.<br />
Yumurtlamanın değerlendirilebilmesi için başvurulan temel testler ise şunlar:</p>
<p><strong>1-Vücut ısı takibi</strong></p>
<p>Genel olarak 28-30 günde bir adet gören kadınlarda yumurtlama adetin 14-15’inci günlerinde oluşur.Yumurtlama sonrası kanda progesteron hormonu artar.Bu hormon vücut ısı merkezi olan beyindeki hipotalamusu etkileyerek vücut ısısının yaklaşık yarım derece artmasına neden olur.Günlük sabah saatlerinde ölçülüp takip kağıdına kaydedilen vücut ısısında artış olması yumurtlamanın olduğunun göstergesidir.Ancak takibi zor ve güvenilirliği de çok yüksek değil</p>
<p><strong>2-Progesteron hormonu ölçümü</strong></p>
<p>Progestreron hormonu yumurtlama olduktan sonra salgılanır.Adet döngüsünün genellikle 21’nci gününde kanda yapılan ölçüm belli bir seviyenin üzerinde saptandığında bu yumurtlama olduğunun kesin göstergesidir.<br />
Yumurtlama anından yaklaşık olarak 7 gün sonra bakılması bu testide ideal bir test olmaktan uzaklaştırır.</p>
<p><strong>3-İdrar LH kitleri</strong></p>
<p>LH (luteinize edici hormon) yumurtlamaya yakın bir dönemde kesin bir artış gösteren sonra birden seviyesi yine keskin bir şekilde azalan hormondur.Kandaki bu değişiklikler idrara da yansır.İdrar seviyelerini belirleyen LH kiti adı verilen test çubuklarının bu değişiklikleri göstermesi yumurtlama olduğuna dair önemli bulgular verir.Gebe kalma şansının en yüksek olduğu 2 günü bu test kitleleriyle %99 güvenilirlikle saptamak mümkün.<br />
Ülkemizde de eczaneler bulunan bu LH kitleri kolaylıkla kullanılabilir.Gebe kalma şansının en yüksek olduğu 2 günü bu test kitleleriyle %99 güvenilirlikle saptamak mümkün.<a href="http://flashoyunoyna.info/">flashoyunoyna</a></p>
<p><strong>4-Fern Testi</strong></p>
<p>Yumurtlama olduğunda rahim ağzı salgısında mikroskop görünümü bir eğrelti otu manzarası oluşur.Bu zahmetli ve sürekli jinekolojik muayene gerektirdiğinden günümüzde uygulanmayan bir yöntemdir.</p>
<p><strong>5-Spinnbarkeit testi</strong></p>
<p>Yumurtlama olduğunda rahim ağzı salgısı uzama özelliği kazanır.İki parmak arasına alındığında bu salgı hiç kopmadan 8-10 cm kadar uzar.Zahmetli bir testtir ve günümüzde pek uygulanmayan bir yöntemdir.</p>
<p><strong>6-Folikülometri, ultrasonografi ile yumurtlamanın takibi</strong></p>
<p>Folikül, yumurtlamanın gerçekleşeceği yumurtalıkta adet döngüsünün başlangıcından itibaren büyüyen ve belli bir çapa ulaştığında çatlayarak içindeki yumurta hücresini serbest bırakan içi sıvı dolu keseciktir. Folikülometri veya diğer adıyla folikül takibi,adet süresince bu değişikliklerin ultrasonografi yardımıyla takibinin sağlanmasıdır.Adetin başında yumurtalıklardan birine belirmeye başlayan folikül gün geçtikçe büyür ve bu büyüme takip edilir.Genellikle 18-20 milimetre çapa ulaştıktan sonra, hekim olgunlaştırıcı (çatlatma) iğnesini yapar.Çoğunlukla da kendiliğinden olan yumurtlamadan sonra bu folikülün çapının küçüldüğü,büzüştüğü ve söndüğü gözlenir.İçindeki sıvı ise bu aşamada rahim arkasında serbest sıvı olarak gözlenir.Bu değişiklikler yumurtlama olduğuna dair kesin bir bulgu olarak kabul edilebilir.<br />
Çatlatma iğnesi yapıldığı saatten 36 saat sonrada genellikle aşılma yapılır veya cinsel ilişki önerilir.</p>
<p><strong>7-Endometriyal biyopsi</strong></p>
<p>Adetin 19-21’nci günlerinde rahim içinden parça alınmasıyla yapılan bir işlem.Alınan doku örneği patolojik olarak incelenir.Alınan örneğin hangi hormon etkisinde olduğu ve son adet gününe göre uygun olup olmadığı tespit edilir.Bu yolla hastanın yumurtlayıp yumurtlamadığı, eğer yumurtlama olmuşsa yeterli rahim içi gelişimim olup olmadığı anlaşılabilir.Eskiden sık başvurulan bir yöntemdi. Ancak günümüzde istisnai durumlar hariç uygulamıyoruz.</p>
<p><strong>Tüpler neden takılır?</strong></p>
<p>Genellikle geçirilen ameliyatlara, enfeksiyonlar ve endometriyozise bağlı gelişen yapışıklıklar sonucu fonksiyonlarını kaybeder veya tıkanır.Tüpleri değerlendirmenin standart yolu rahim filmi dediğimiz “HSG” çekilerek yapılabilir. Bu yöntem hastanın adetinin bitiminden sonraki 7 gün içinde yapılır ve o ay çiftin korunması istenir.Koruyucu olarak işlem gününden 2-3 gün önce antibiyotik kullanımı önerilebilir.<br />
HSG hem tüpleri hem e rahim içini değerlendirmede faydalıdır.Rahimde bir sorun veya polip , miyop gibi bir oluşum olup olmadığı ve tüplerin açık olup olmadığı hakkında fikir verir.<br />
Tüplerin kapalı olduğundan şüphelenildiği durumlarda laparoskapi yapılarak tanı kesinleştirilmesi uygun olur.<br />
Laparoskapi işleminde tüplerin durumu kesin olarak anlaşılır.Bir yapışıklı varsa açılabilir.<br />
Ya da tüplerin uç kısımlarındaki tıkanıklıklar başarılı bir şekilde aynı seansta ameliyat edilebilir.Eğer mümkünse tüplerin orta kısımlarındaki tıkanıklıklarda başka tekniklerle (anastomoz) açılabilir.Laparoskopiyle endometriozis tanısı koymak, gerekli durumlarda tedavi de mümkün.<br />
Rahim içinde perde tespit edilen olgularda histereskopi ile bu bölmeyi açmak, polip ve miyom tespit edilen hastalarda yine histereskopik işlemle tedavi yapılabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.makale.us/kisirlik-tedavisinedenleri-ve-testi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İktidarsızlık Artık Sorun Değil</title>
		<link>http://www.makale.us/iktidarsizlik-sorunu-cinsellik.html</link>
		<comments>http://www.makale.us/iktidarsizlik-sorunu-cinsellik.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Apr 2009 09:01:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel]]></category>
		<category><![CDATA[erken boşalma]]></category>
		<category><![CDATA[iktidar olmak]]></category>
		<category><![CDATA[iktidarsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[makale oku]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık makalesi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı insan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.makale.us/?p=22</guid>
		<description><![CDATA[http://tbn0.google.com/images?q=tbn:pGn4qh--VBcWaM:http://www.sugarslam.com/wp-content/uploads/2008/10/zac-efron2.jpg]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.makale.us/wp-content/uploads/iktidar.jpg" alt="iktidarsızlık" /><br />
<strong>Cinsellikte Şehir Efsaneleri Varmı?</strong></p>
<p>Tabii ki var.Hem de çok fazla.Üstelik bu şehir efsaneleri cinselliğe bakışı olumsuz etkiliyor.<br />
Mesela erkek her zaman cinsel istek duyar inancı var.Oysa hormonlar,hastalıklar,ilaçlar,duygular,düşünceler,sigara ve alkol kullanımı ve stres gibi birçok faktör cinsel isteği azaltabilir.</p>
<p><strong>Yaşlanınca İnsanların Cinselliği Bitiyor Mu?</strong></p>
<p>Yaşlılık sürecinde tüm vücut fonksiyonlarında doğal bir yavaşlama olur.Cinsel fonksiyonlarda da bu durum böyledir.<br />
Mesela kadınlarda vajina,erkekte penis yapısında değişiklikler,sertleşme süresi ve kalitesinde azalma,cinsel istekte değişimler görülebilir.<br />
Ancak bunlar cinselliğin bittiği anlamına gelmez.<br />
Kadın menopoza girince artık benim anneanne yaşım geldi diyerek cinsellikten uzaklaşıyor.Erkekte sertleşme kaybını doğal kabul ediyor.Böylece cinsellikten emekliye ayrılıyorlar.Yaşlanma sürecinde karşılaşılan sağlık sorunları mesela şeker hastalığı,kalp-damar problemleri ve bunların tedavisinde kullanılan ilaçlar da cinsel fonksiyonları azaltabilir.Oysa şunun bilinmesi gerekir.Cinsel fonksiyonlarda değişme olsa da Tüm cinsel fonksiyonların tedavisi var.</p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-6852433861304837";
/* 468x60, oluşturulma 04.09.2009 */
google_ad_slot = "4095761092";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<p><strong>Performans İlaçları Cinsel İsteği Arttırır Mı?</strong></p>
<p>Sertleşme sorununda ilaçlardan enjeksiyonlara ve protezlere kadar pek çok tedavi var.<br />
Bu sorunun tedavisinde kullanılan ilaçlar damarlarda nitrik oksit denilen bir maddenin salgılanmasını arttırır.Bu madde de damarları genişletir ve cinsel bölgelere giden kan akımını arttırır.Penis kanla oldukça sertleşir.Ancak bu ilaçların cinsel istek üzerinde hiçbir etkisi yok.Ayrıca performans ilaçlarını her sertleşme sorunu yaşayan erkek kullanmamalı.Çünkü eğer sertleşme sorununun sebebi psikolojikse bu ilaçlar işe yaramaz ve kişiler Bu bile işe yaramadı diyerek şiddetli bir performans kaygısı duyar.</p>
<p><strong>Sertleşme Sorunu Yaşayan Erkekler Bu Benim Başıma Nasıl Geldi Diye mi Düşünüyor? </strong></p>
<p>Böyle düşünmeleri çok yanlış.Çünkü biz yaptığımız çalışmalarda Türkiye’de 10 erkekten 7’sinin sertleşme sorunu yaşadığını bulduk.Cinsellik erkeklerde güç ve iktidar simgesi olarak görüldüğünden bu tip sorun yaşayan erkekler problemlerinden hiç bahsetmiyor.Hatta unutma duygusuyla doktora bile başvurmuyor.Doktora gittiklerinde sorunlarının kolayca tedavi edildiğine şaşırıyolar.</p>
<p><strong>Sertleşme Problemi Yaşlılara Özgü Bir Sorun Mudur?</strong></p>
<p>Hayır,sertleşme problemi yaşla birlikte daha sık görülse de çok genç yaşlardan itibaren bu sorunu yaşayan kişiler var.Gençlerde sağlıksız beslenme,hareketsiz bir hayat,aşırı sigara ve alkol tüketimi gibi risk faktörler önem kazanmaya başladı.Bunun yanında gençlerde de şeker hastalığı,kullanılan ilaçlar,kalp-damar sorunları,yüksek kolesterol,yüksek tansiyon,sinir sistemi rahatsızlıkları,hormonal problemler sertleşme sorununa yol açabiliyor.Bir de stres,gerginlik,endişe,depresif hisler,aşırı mükemmeliyetçi bir yapı riski arttırıyor.</p>
<p><strong>Sanal Seks Gerçek Seksin Yerini Tutar Mı?</strong></p>
<p>Sanal seks gerçek <a title="cinsel" href="http://www.makale.us">cinsel</a> ilişkiden son derece farklı bir kavram.Karşılıklı uyum,aynı ortamı paylaşma ve tensel beraberlik gibi cinsel ilişkinin belirleyici özellikleri sadece gerçek cinsel ilişkiyle mümkün.Sanal seksin bu niteliklere sahip değil.İçe dönük,Kendini ortaya koyma ve gerçekleştirmede zorluklar yaşayan,sosyal fobileri olan ve eleştiriye karşı hassas olan kişiler internet ortamının sağladığı görünmezlik duvarları sayesinde kendilerini daha rahat ifade edebiliyor.<br />
Ancak internette başarı elde edenler gerçek hayatta bu başarıyı devam ettiremeyebiliyor.Eğer kişiler sanal ortamda kendilerini oldukları gibi ifade edebiliyor ve abartılı beklentilerde bulunmuyorlarsa internet uygun bir tanışma ve paylaşma ortamı sunabiliyor.<br />
İnternetteki porno sitelerine daha çok gençlerle ilişkilerinde mutsuz olan ve yenilik arayan bireyler giriyor.Evliliklerinde veya süre giden ilişkilerinde mutsuz olan,yenilik arayan,ilişkilerinin eski heyecanını ve cinsel cazibesini yitirdiğini düşünenler de porno sitelere rağbet ediyor.Ülkemizdeki cinsel bilgi eksikliği ve ilişkilerin daha çok evlilikte ilk geceyle başlaması yani flört döneminin eksik olması da bu tarz sitelere girmeyi arttırıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.makale.us/iktidarsizlik-sorunu-cinsellik.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tüp Bebek Yapmak</title>
		<link>http://www.makale.us/tup-bebek-endometriozis-nedir.html</link>
		<comments>http://www.makale.us/tup-bebek-endometriozis-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 25 Apr 2009 11:07:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk yapmak]]></category>
		<category><![CDATA[endometriozis]]></category>
		<category><![CDATA[endometriozis nedir]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik testi]]></category>
		<category><![CDATA[makale oku]]></category>
		<category><![CDATA[makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[tüp bebek]]></category>
		<category><![CDATA[tüp bebek izle]]></category>
		<category><![CDATA[tüp bebek nasıl yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[tüp bebek videosu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.makale.us/?p=3</guid>
		<description><![CDATA[Adet dönemimdeki sancılar kısırlık işareti olabilir.Adet sancısı ve cinsel ilişki sırasında ağrı kısırlığa yol açan endometriozis adlı ciddi bir hastalıpın habercisi olabilir.Kısır kadınların yarısında bu hastalığı tespit ettiklerini söyleyen uzmanlar uyarıyor: Her adet döneminde şiddetli ağrınız oluyorsa mutlaka doktora başvurun.
Endometriozis nedir?
Rahimin içinde bir tabaka her adet döneminde dökülerek adet kanamasına neden olur.Bu tabaka bazı nedenlerle rahimin dışında örneğin yumurtalıklarda,mesanede,bağırsaklar üzerinde,böbrekte hatta beyin üzerinde gelişebiliyor.Bu tip anormal yerleşimlerin niçin olduğu tam açıklanamıyor malesef.Ancak anotomil bozukluklar ,bağışıklık sistemindeki aksaklıklar veya hormonal faktörler üzerinde duruyoruz.
Neden ne olursa olsun, genel olarak bu hastalığa endometriozis ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Adet dönemimdeki sancılar kısırlık işareti olabilir.Adet sancısı ve cinsel ilişki sırasında ağrı kısırlığa yol açan endometriozis adlı ciddi bir hastalıpın habercisi olabilir.Kısır kadınların yarısında bu hastalığı tespit ettiklerini söyleyen uzmanlar uyarıyor: Her adet döneminde şiddetli ağrınız oluyorsa mutlaka doktora başvurun.</p>
<p><strong>Endometriozis nedir?</strong></p>
<p>Rahimin içinde bir tabaka her adet döneminde dökülerek adet kanamasına neden olur.Bu tabaka bazı nedenlerle rahimin dışında örneğin yumurtalıklarda,mesanede,bağırsaklar üzerinde,böbrekte hatta beyin üzerinde gelişebiliyor.Bu tip anormal yerleşimlerin niçin olduğu tam açıklanamıyor malesef.Ancak anotomil bozukluklar ,bağışıklık sistemindeki aksaklıklar veya hormonal faktörler üzerinde duruyoruz.<br />
Neden ne olursa olsun, genel olarak bu hastalığa <a title="endometriozis nedir" href="http://www.makale.us">endometriozis </a>kadınlarda kısırlığa yol açan hastalıkların başında geliyor.</p>
<p><strong>Kimlerde daha sık görülür? </strong></p>
<p>Kısırlık şikayeti olan kadınların yarısında bu problem var.Çocuk sahibi olmuş kadınların da yüzde 20 sinde gözleniyor.Daha çok modern hayatın hastalığı olarak biliniyor.Sosyoekonomik seviyesi yüksek,şehir hayatı içinde,meslek sahibi kadınlarda daha fazla izliyoruz.</p>
<p><script type="text/javascript">// <![CDATA[
google_ad_client = "pub-6852433861304837";
/* 468x60, oluşturulma 04.09.2009 */
google_ad_slot = "4095761092";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
// ]]&gt;</script><br />
<script src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js" type="text/javascript"></script></p>
<p style="text-align: center;"><em>Aşağıdaki video<strong> tüp bebek aşamalarının</strong> nasıl olduğunu anlatmaktadır. <strong>Tüp bebek tedavisi</strong> aşamalarını izleyin seyredin.</em></p>
<p style="text-align: center;"><object id="VideoPlayback" style="width: 400px; height: 326px;" classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="100" height="100" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="src" value="http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=1174621235016255152&amp;hl=tr&amp;fs=true" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed id="VideoPlayback" style="width: 400px; height: 326px;" type="application/x-shockwave-flash" width="100" height="100" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=1174621235016255152&amp;hl=tr&amp;fs=true" allowfullscreen="true"> </embed></object></p>
<p style="text-align: center;"><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="425" height="343" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="bgcolor" value="#090909" /><param name="src" value="http://www.vidivodo.com/VideoPlayerShare.swf?u=BFdHR1ZGXBI=" /><param name="wmode" value="window" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="425" height="343" src="http://www.vidivodo.com/VideoPlayerShare.swf?u=BFdHR1ZGXBI=" wmode="window" bgcolor="#090909" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
<p><strong>Belirtileri nelerdir?</strong></p>
<p>Bazen hiçbir şikayete yol açmaz,tesadüfen saptanır.Ama en fazla görülen yakınma sancılı adet kanamasıdır.Ağrı okadar şiddetlidir ki hasta adet döneminden çok korkar.Ağrıyı dindirebilmek için acil servislere bile başvurular olabilir.<br />
İkince önemli belirti adet düzensizliğidir.Endometriozis en sık yumurtalıklara yerleşir ve yumurtalıklarad çikolata kisti dediğimiz kitlelere yol açar.Çikolata kisti söz konusu olduğunda kasık ağrısı,kabızlık veya cinsel ilişki sırasında ağrıya da neden olabilir.Bazen kısırlık şikayetiyle başvuran ve o zamana kadar hiçbir yakınmaya neden olmayan endometriozis olgularına da rastlıyoruz.</p>
<p><strong>Endometriozis diğer adet ağrılarından nasıl ayırt edilir?</strong></p>
<p>Endometriozisteki kasık ağrısı adet dönemleriyle ilgilidir.Sancılar kanamayla başlar,adet döneminde devam eder ve daha sonra kaybolur.Başka bir deyişle ağrılar her ay halinde mesai yapar.</p>
<p><strong>Nasıl teşhis ediyorsunuz?</strong></p>
<p>Endometriozisin kesin tanısı endometriozis odaklarını direk görmektir.Bu da ancak laparoskopi içerisine endoskopik bir aletle girip rahmin üst kısmı,yumurtalıklar,bağırsaklar ve bunları çevreleyen zarlar gözlemlenerek ,endometriozis bulgularını saptıyoruz.<br />
Bazen mum alevi gibi sarı renkte olur.Bazen de mürekkep renginde olabilir.Bazı durumlarda yumurtalıklarda çikolata kisti saptıyoruz.Laporoskopi dışında ultrasonografi,jinekolojik muayene bulguları ve kanda bakılacak Ca 125 adlı hormon seviyesi tanıda yardımcı oluyor.Zor olgularda ,MR gibi ileri görüntüleme yöntemlerine başvurulabiliyor.</p>
<p><strong>Hastalığın tedavisi nasıl yapılıyor?</strong></p>
<p>Endometrioziste ana 2 şikayet var.<br />
Birincisi sancılı adet görme,diğeri ise kısırlıktır.Şikayetin tipine göre tedavi yolu farklı olabiliyor.Örneğin sadece ağrı şikayeti olan kadınlara ağrı kesiciler,hormonal ilaçlar verebiliyoruz.Daha ağır hastalarda cerrahi yöntemler öneriyoruz.Kısırlık şikayeti olan anne adayları için farklı görüşler var.Bazen laparoskopi tercih edilebiliyor, bazen çikolata kistleri çıkarılıyor,bazen de direkt yumurtlamayı arttırıcı tedavi ya da tüp bebek tavsiye ediliyor.<br />
Hastanın yaşı,evlilik süresi, eşlik eden erkek faktörünün olması hangi tedavi yönteminin seçileceğinde önemli rol oynuyor.Çocuk sahibi olan ve artık üreme potansiyellerini düşünmeyen, daha ileri yaştaki hastalarımıza ise rahim ile yumurtalıkların alınmasını kesin tedavi şekli olarak öneriyoruz.</p>
<p><strong>Endometriozis ameliyatından sonra gebe kalma oranı nedir?</strong></p>
<p>Endometrioziste operasyon sonrası gebe kalma olasılığı, cerrahi tekniğe ve uygulamayı yapan hekimin tecrübesine göre değişiyor.İlk yıl içeriside yüzde 50 ye varan gebe kalma şansı doğuyor.Ancak özellikle ilerlemiş olgularda sadece cerrahi müdahale yeterli olmuyor.Bu nedenle ameliyattan sonra yumurtlamayı arttırıcı tedavi veya direkt tüp bebek tedavisine geçmeyi öneriyoruz. Endometriozisin nedeni tam anlaşılamadığı için cerrahi sonrası nüksetme olasılığı da birinci yıldan sonra yüzde 50 ye varıyor.<br />
Bu yüzden hastalığın ilerlememesi için ya baskılayıcı tedavi uygulamak veya en kısa sürede gebelik elde etmek için hastaya uygun üremeye yardımcı tedavi yöntemlerinden birine başlamak gerekiyor.</p>
<p><strong>Tedavide ilaçlar da kullanılıyor mu?</strong></p>
<p>Hastalığın ilerlemesini veya ağrı gibi şikayetlerin azalamasını sağlamak için kullanılıyor.İlaç tedavisini kestikten sonra endometriozise bağlı bulguların tekrarlayacağını göz önüne almak gerekir.<br />
İlaç tedavisini daha çok, henüz evlenmemiş veya gençlik çağından olan hanımlar için öneriyoruz.Kullanılan ilaçların endometriozisi tedavi edici özelliği yanında maalesef yan etkileri de var.</p>
<p><strong>Beslenme, endometriozis üzerinde nekadar etkili?</strong></p>
<p>Modern hayatın neden olduğu bir hastalık olduğu için yaşam biçiminde yapılacak değişiklikler hastalığın ilerlemesini engelleyebilir.Hastalara önerilerim şunlar:<br />
Hayvansal gıdalardan uzak durun<br />
Yeşil yapraklı sebzeleri bol tüketin<br />
Omega-3 içeren ceviz,semizotu,keten tohumu gibi gıdaları yiyin<br />
İdrar renginizin berrak olduğundan emin olana kadar yeterince sıvı alın<br />
Kalsiyumdan zengin probiyotik ürünleri bol tüketin<br />
Hergün en az yarım saat yürüyüş yapın<br />
Hormonal testlerinizi mutlaka periyodik olarak doktor kontrolünde yaptırın</p>
<p>
<p><a href="http://www.kimya.net" title=""kimya"><br />
<h1>Kimya</h1>
<p></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.makale.us/tup-bebek-endometriozis-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

